Bizi takip edin
Bizi takip edin
Blog

Lucescu Türk futbolunun ayıbıdır!



07.08.2017 14:39:49


Yazımın başlığını değerli dostum İskender Günen’in, Cumartesi günkü mini yorumundan aldım. Gerçekten de Lucescu Türk futbolunun ne durumda olduğunu, futbolumuzu yönetenlerin başta Ulusal takım olmak üzere futbolumuzu hangi konuma getirdiklerinin en belirgin örneğidir. 20 bini aşkın teknik adamı olan bir ülke teknik adamlarına güvenmiyor, dünyanın en geniş genetik haritasına sahip olduğu halde Cengiz Ünder’den başka bir tek evrensel futbolcuyu son on yıl içinde yetiştiremeyince kurtarıcı olarak Mircea Lucescu’ya sarılıyor. Yıllık 2,5 milyon Euro ücret ile 72 yaşında bir adama... Bu ayıp Yıldırım Demirören ve ekibine yeter de artar bile. Doğaldır ki yaptığı yanlışlıklardan alınmak, utanmak gibi duygulara sahip olunabiliniyorsa...

EN İYİSİ GORDON MİLNE

Lucescu, Türkiye’deki hizmetlerine bakıldığında benim bakış açımla futbol tarihimize gelmiş en başarılı ikinci yabancı teknik adamdır. Derwall’den daha başarılıdır. Çünkü o Galatasaray’da şampiyonluk yaşarken takımın içi tamamen boşaltılmış, adı bilinmeyen, bugün kimsenin anımsamadığı sıradan yerli ve yabancı oyuncularla mücadelesini sürdürmüştü. Derwall’in şampiyonluğunda oyuncular ya yabancıydı ya da Almanya’da yetişmiş Türkler vardı. Ülkemize gelmiş en iyi yabancı teknik adam ise Gordon Milne’dir. Kendi deyimiyle “Çocuklarla” şampiyonluklar yaşayarak Türkiye’de her takımın yandaşlarını Beşiktaş’a hayran bırakmıştı.

 

KÖPEKLER İSTEDİ DİYE ATLAR ÖLMEZ

Lucescu salt sporsal başarısı ile değil, etik ve insancıl tutum ve davranışları ile de herkesin beyenisini kazanmıştı. Soğuk havada televizyona demeç veren futbolcusunun sırtına paltosunu koyması, takımı 4-0 ilerideyken yedek kulübesinden çıkıp beşinci gole giden takımına “yeter artık, atmayın” diye bağırarak uyarıda bulunması unutulur gibi değil. Türkiye’de minikler ya da yıldızlar liginde takımlar birbirine 20-30 gol atarken Lucescu profesyonel dünyaya insanlık dersi vermiştir. Bunun yanında Türkiye için “Çavuşesku’nun Romanyası’ndan daha kötü” demiş, kendini eleştirenlere “Köpekler istiyor diye atlar ölmez” de diyebilmiştir. Bunların hepsi bir yana Lucescu önce sporcu sonra futbolcu olan oyuncuları bulmak konusunda ustadır. Türkiye’de ne yazık ki teknik adamların büyük çoğunluğu ve futbol yazanların tamamına yakını “sporcu futbolcu” nun ne demek olduğunu bilmemektedirler. Onun içindir ki, Galatasaray’da Bülent Akın’ı oynattığı için yazmadıklarını bırakmadılar, yerli teknik adamlar ise bu tür oyunculara “yeteneksiz” ya da “düz futbolcu” diyerek futboldan çok da anlamadıklarını belgelemişlerdir. Son 10 yıl içinde bir tek Cengiz Ünder’in yetişmesinin başka anlamı olamaz.

DOĞRU SEÇİM DEĞİL

Spor yazarları ve teknik adamların çoğunun yeteneği dilinden düşürmedikleri ama yeteneğin ne olduğunu bilmedikleri bir ülke için Lucescu çok iyi bir seçim olabilir. Ancak hangi Lucescu, sağlıklı bir Lucescu. Oysa Lucescu’nun hasta olduğu için Shaktar takımından gönderildiği haberleri yazılıyor ve yayılıyor. Bunun ne denli doğru olduğunu bilemiyorum ama bildiğim bir şey varsa o da Lucescu’nun yaşlılık psikolojisine girmiş olduğudur. Kendisine bu konuda soru soran bir muhabire “gel fotoğraf çektirelim, bakalım hangimiz genciz” demesi de yaşlılık bilinçaltının dışa vurumu olsa gerek. Sonuç olarak futbol gibi dinamik, hareketli, hızlı iniş çıkışların ve değişimlerin yaşandığı bir alan için Lucescu doğru seçim değildir.

Metin Tükenmez / Aydınlık



İLGİLİ HABERLER