Bizi takip edin
Bizi takip edin
Medya

Trump'ın 'terörist' danışmanı 'FETÖ' demiş



13.8.2017 12:59:15


Trump’ın, “terör ve Ortadoğu uzmanı” Walid Phares isminde bir tescilli terör azmettiricisi danışmanın “FETÖ” ile ilgili ifadeleri Türk matbuatı tarafından büyük puntolarla kamuoyuna takdim ediliyor. Odatv internet haber sitesi Sabah ceridesinden Sabah gazetesi, Akşam ceridesinden Akşam gazetesi ATV Ankara temsilcisi Şebnem Bursalı’nın röportajından kamuoyuna sunulan haber Türkiye’de matbuatın hazin ama tahripkar rolüne elit bir örnek teşkil ediyor. Medya sorumsuzluğuna, sırf sayfa dolsun haber olsun zihniyetinin ulaştığı trajik seviyeyi ibraz ediyor.

Bu röportaj hangi amaçla yapılmış, yabancı bir dilde gerçekleştirilen mülakatın tercümesi doğru yapılmış mı, aynen aktarılmış mı, ABD’nin Türkiye’yi içeriden ve dışarıdan hedef aldığı bir dönemde ABD’yi FETÖ, PKK ve El-Kaide konularında aklayan bir röportajın yayına sokulması neye ve kime hizmet eder ama özellikle bu röportajın muhatabı “Trump’ın terör ve Ortadoğu danışmanı” Walid Phares kimdir bu hususlar es geçilmiş.

CIA'NIN MUTEBER ELEMANI

Bir caniyi, soykırımcıyı, teröristi “terör ve Ortadoğu uzmanı” olarak tanınmasına katkıda bulunuyor. Meşhur silah kaçakçısı ve terör finansmanı Suudili Adnan Kaşıkçıyı CNN, ABD kamuoyuna “iktisat uzmanı” olarak sunmuştu. Bizim yandaş ve muhalif medya da, cinayet ve soykırım eylemlerini meşru gören, emrindeki paramiliter örgütü katliama azmettiren, CIA ve MOSSAD’ın en muteber eleman saydığı bir beynelmilel teröristi “terör uzmanı” olarak tedavüle sokuyor.

Olgu, veri, ilke, vicdan çerçevesinde basın görevini yerine getirdiğini, neşriyatı sadece halkın menfati doğrultusunda yaptığını iddia eden medya kuruluşları bile bu konuları sorgulama ve araştırma zahmetine girmiyor. Önce lafa bakarım laf mı diye sonra lafı söyleyene bakarım adam mı diye” ecdat tembihini nazar-ı dikkate almıyor.

Röportajda kullanılan ifadeler ABD’nin teröre ve terör örgütlerine verdiği destek ve savaş-işgal tarihini aklamaya çalışmaktadır. Deşifre olmuş bir cinayet ve talan şebekesinde sahip olduğu sorumluluğu başkalarına yıkmaya hedeflidir. Röportajın muhatabı, CIA eli ile inşa edilmiş FETÖ ve şürekası benzeri örgütlerin Türkiye ve başka ülkelerdeki ajanlık, bölücülük, semavi dinlerin içini boşaltma, sulandırma ve toplumu mafyalaştırma ahlaksızlaştırma faaliyetlerini sistemin dışında gösterme çabasına hizmet etmektedir.

 

KAMUOYUNA AŞILAMA

Röportajı yapanlar ve neşredenler bu hizmete katkıda bulunmuşlardır. Özellikle halen FETÖ’yü koruyan, kollayan, kaçanları iade etmeyen, kırmızı bültenlere itibar etmeyen Trump idaresini aklama gayesi güdülmüştür. Bizim sazan basın da bu ifadeler üzerinden ‘Trump üzerinden halen bir ABD dostluğu mümkündür’ boş temennisini kamuoyuna aşılamaya çalışmaktadır.

Lafa bakılınca amaç gayet net görülüyor. Lafta bunu göremeyenler zahmet edip lafı söyleyene bakıp adam olmadığını rahatlıkla görebilirlerdi. Walid Phares (Velid Fares) Lübnanlı. Lübnan Faşist Falanjist hareketin başındaki ideolog. Uzun yıllar cinayetten mahkum edilen bu örgütün kurucu lideri Semir Caca’nın danışmanı ve azmettiricisi. Maruni Katolik olduğunu iddia eder. Batı Haçlı seferleri hayranıdır. 1798-99’da Suriye ve Mısır’ı işgal eden Fransız Napolyon Bonapart aşığıdır. Tescilli ve azılı bir Müslüman ve Doğu Kilisesi düşmanıdır. Arap olmaktan nefret eder. Bir gün Lübnanlı başka bir gün Finikeli ardından Fransız olur.

Filistinli mülteciler için Lübnan’da inşa edilen Sabra ve Şatila kampında İsrail işgal kuvvetleri gözetiminde yapılan katliamın sorumlusudur. Denetimindeki Faşist Hristiyan Falanjistler Yaşlı, kadın, çocuk ve hayvan yüzlerce canı vahşice yok etmişlerdi. İsrail’in 82 Lübnan işgaline destek verdi. İsrail’den Güney Lübnan’ı Şiilerden boşaltmasını ve o bölgeye tehcir edilecek Hristiyanlarla bir İsrail Maruni Kantonu inşa etmesini talep etti. Böylece İsrail ile Lübnan arasında bir güvenli bölge inşa edilecek ve İsrail’in güvenliği daha iyi korunacaktı.

İsrail ve ABD’ye karşı olan Maruni taifesi üyesi dahil onlarca Mesihi ve Müslümanın öldürülmesini tezgahlamıştı. Lübnan devlet başkanı Maruni olmasına karşın Müslümanları Hristiyanları yok ettiklerini propaganda eder ve Batının Doğuya müdahalesini isterdi. Lübnan mahkemelerinin arşivlerinde kabarık karanlık mazisi duruyor.

ABD’ye kaçırıldı. Orada “akademisyen” ve “uzman” kimliği ile yalan ve fitne tohumları ekiyor. Beyinleri zehirleyen fetvalarına devam ediyor. Siyonist Yahudi ve Protestan mahfilin gözbebeği. ABD işgal, talan ve yalan sektörü siyaset erbabına ve Trump’a danışman olarak hizmet ediyor. Ve bu terörist müsveddesi yandaş ve muhalif medyamızda uzman olarak tedavüle sokuluyor.

Mehmet Yuva / Aydınlık



İLGİLİ HABERLER