Bizi takip edin
Bizi takip edin
Güncel

Kaz Dağları'nda ağaçları kesen firma da kaç ağacın kesildiğini bilmiyor



8.08.2019 15:51:19
TMMOB Maden Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu da, Çanakkale’deki altın madeni çalışması ile ilgili ön raporunu yayımlandı.

TMMOB Maden Mühendisleri Odası (MMO) Yönetim Kurulu da, Çanakkale’deki altın madeni çalışması ile ilgili ön raporunu yayımlandı. 2007 yılında başlayan "Kaz Dağlarında Altın Madenciliği" faaliyetleriyle ilgili MMO, 2007 yılında yaptığı incelemeler ve bu incelemeler sonucunda ürettiği görüşlere ek olarak yeni bir çalışma grubu kurdu. Çalışma grubu 31 Temmuz-2 Ağustos 2019 tarihlerinde bölgede yaptığı incelemeler ve raporlar üzerinden yürüttüğü çalışmaların sonucunda "Ön İnceleme Raporu"nu hazırlayarak paylaştı.

KAZ DAĞLARINDAKİ EKOSİSTEMİ ETKİLEYECEK

Ön raporda işletmenin yeri olarak, “İşletme Çanakkale ile Çan ilçesi arasında Kirazlı Köyü Balaban Tepesi mevkiinde olup ‘Kaz Dağları Milli Parkı’ sınırlarına 40 km. mesafededir. Tartışma işletmenin her ne kadar milli park sınırları dışında olsa da Kaz dağları ekosistemi içerisinde yer aldığı ve ekosistemi etkileyeceği düşüncesinden kaynaklanmaktadır” ifadeleri yer alırken, “Altın madeninin siyanür ile ayrıştırılma işleminde, yöntemi olarak yığın liçi yöntemi yerine, çevreye daha duyarlı olması nedeniyle neden tank liçi yönteminin seçilmediği çalışma grubu tarafından sorgulanmıştır” dendi.

KESİLEN AĞAÇ SAYISINI FİRMA DA BİLMİYOR

Kesilen ağaç sayısının kaç olduğu tartışmalara neden olmuştu. Raporda bu sayının firma yetkililerine sorulduğu, ancak firmanın kesilen ağaç sayının kaç olduğunu bilmediği belirtildi ve “kesim işlerinin tamamının Orman Bölge Müdürlüğü tarafından yapıldığı” şeklinde açıklandı. AKP’li birçok yönetici, 13 bin 400 ağacın kesildiği, firmanın buna karşılık 14 bin ağaç diktiği ifade edilmişti. Firma yetkililerinin kesilen ağaç sayısını bilmezken, 14 bin ağaç diktiği yönündeki AKP’lilerin iddiaları dikkat çekti.

Rapordaki o bölüm şöyle:

“Çalışma Grubu tarafından kamuoyunda altın madeni işletmesi için ÇED Raporunda 45.000 ağaç kesileceği belirtilmesine rağmen, Bakanlık tarafından yaklaşık 13.400 ağaç kesildiğinin açıklanması, buna karşılık kamu oyunda 195.000 ağaç kesildiği iddiaları firma yetkililerine sorulmuştur. Firma yetkilileri kesilen ağaç sayısı konusundaki farklılığın amenajman hesaplamalarındaki kriterler ile ağaç tanımlamasındaki farklılıklardan kaynaklandığını ifade etmişlerdir. Firma yetkilileri kesilen ağaç sayısını kendileri tarafından da bilinmediğini kesim işlerinin tamamının Orman Bölge Müdürlüğü tarafından yapıldığı, ancak kesim alanı sınırlarının ÇED Raporu sınırları ile aynı olduğu ifade edilmiştir.”

FİRMANIN KAZANCI 472 MİLYON DOLAR

Raporda maden faaliyetlerini yürüten firmanın kazancına ilişkin de şu ifadeler yer aldı:

“Çalışma Grubu tarafından fizibilite raporunun incelenmesi sonucunda işletmenin ilk yatırım maliyetinin 492.382.000 USD, işletme maliyetinin 814.682.000 USD olmak üzere toplam yatırım maliyetinin 1.307.064.000 USD olacağı tespit edilmiştir. Buna karşın elde edilecek gelirin 1.854.826.000 USD olacağı öngörülmektedir. Bu verilere göre 52.980.000 USD devlet hakkı, 22.287.000 USD kurumlar vergisi ödenecek olup bu faaliyetten dolayı firmanın vergilendirilmiş net kazancının 472.495.000 USD olacağı öngörülmektedir.”

“MADENLERİMİZİN HAM OLARAK İHRAÇ EDİLMESİ…”

Raporun “Genel Değerlendirme” bölümünde ise, madde madde itirazlar sıralandı. “Madenler yenilenemeyen ve işletildiklerinde tükenen kıt kaynaklardır. Bu nedenlerle, madencilik ile ilgili politikaların gelecek nesillerin haklarının da kollanarak tayin edilmesi gerekmektedir” denilen bölümdeki şu ifadeler dikkat çekti:

“IMF ve Dünya Bankası reçeteleriyle ülkemizde kamu madencilik kuruluşlarının özelleştirilmesi veya kapatılması madencilik sektörünün daralmasına ve yok olmasına neden olmaktadır. Yatırım yapılmayarak üretimden çekilmek zorunda bırakılan kamu madencilik kuruluşlarımız son aşamada yabancı şirketlerin eline geçmekte ve kaynaklarımızın kullanımı da bu güçler tarafından değerlendirilmektedir. Ülkemizin sanayileşememesi ve mamul madde üretiminin yeterince yapılamaması madenlerimizin hammadde olarak ihracı sonucunu doğurmaktadır. Madenlerimizin ham olarak ihraç edilmesi; yer altı kaynaklarımızı ekonomiye kazandırmak yerine tam tersine ekonomi dışına itilmesi anlamına gelmektedir.

Altın, diğer madenlerimiz gibi yeraltı zenginliklerimizden birisidir. Resmi raporlara göre, ülkemizde yaklaşık 650 ton işletilebilir altın rezervi bulunmaktadır. Bu rakam aramalara bağlı olarak artabilir. Yabancı şirketlerin ülkemize ilgileri bu rezervin çok daha fazla olabileceğini göstermektedir.”



İLGİLİ HABERLER