Bizi takip edin
Bizi takip edin
Siyaset

Kılıçdaroğlu'ndan PM üyelerine görev: İsraf ekonomisini her yerde anlatacağız



15.09.2019 12:49:02
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Parti Meclisi (PM) Toplantısı öncesi yaptığı açıklamada PM üyelerine israf ekonomisi ile ilgili önemli bir çağrıda bulundu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Parti Meclisi (PM) Toplantısı öncesi yaptığı açıklamada PM üyelerine AKP hükümetinin israf ekonomisi ile ilgili önemli bir çağrıda bulundu.

Kılıçdaroğlu, "Sizden de istirhamım PM üyeleri olarak israf ekonomisini her yerde anlatacağız. Vatandaştan katrilyonlarca vergi topladılar. Cumhuriyetin kuruluşuna kadar toplanan vergiden daha fazlasını AK Parti iktidarında topladılar. Fabrikaları sattılar. Devletin Telekomu'nu sattılar. Bankalardan kredi aldılar karını götürdüler. Borç bize kaldı. Bu da yetmedi. Devletin arsalarını otellerini sattılar.Bu da yetmiyor Cumhuriyet tarihinin en büyük borçlanmasını yaptılar. Nereye gitti bu paralar? Köprünün parasını vatandaş ödüyor. Bedelini torunlarımız ödeyecek. Geleceğimizi borçlandırdılar." "şeklinde konuştu. 

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında şu başlıklar öne çıktı:

12 EYLÜL DARBESİ

Acılar dedik. Birisi de 12 Eylül. Öncesinde ve sonrasında çok kişi hayatını kaybetti. Fidan gibi gençlerimiz birbirlerini öldürdüler. Sonra bunlar hapishanede buluştular. İki taraf da yapılan yanlışları gördü. Tekin Bingöl, ‘CHP’li olup kaç kişi hayatını kaybetti’ diye bir araştırma yaptı. ‘Canlar Pahasına Özgür Türkiye’ isimli. Bu ilk adım devamının gelmesini isteriz. CHP’liler elit derler ya hep. Anadolu’nun değişik yerlerinde yaşam mücadelesi veren kardeşlerimiz onlar.

YENİ SİYASET ANLAYIŞI

Yeni bir siyaset anlayışını Türkiye’ye getirmek istiyoruz. Kavgadan uzak bir siyaset anlayışı. Herkesi kucaklayan, her insana saygı duyduğumuz bir siyaset anlayışı. Eleştiri yapacağız, bilgiye dayalı bir eleştiri anlayışı. CHP eleştiriyorsa bir şey olduğunu vatandaş bunu bilmeli. Kimin çıkarı için, bu ülkede yaşayanların çıkarı için. Kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Aynı vatanda yaşıyorsak niçin bir başkasını ötekileştirelim? Yeni siyaset felsefemizin özünde yatan budur. İktidar sahipleri bazen belirgin bir şekilde bu ayrımı yapıyorlar. Şehitler 82 milyonun onurudur.  Hepimiz şehit yakınlarına sahip çıkıyoruz. Şehitleri ve şehit yakınlarını 15 Temmuz’da ve diğerleri diye ayırt edemezsiniz. Biz bunlara karşı çıkınca ‘siz 15 Temmuz’u destekliyorsunuz’ dediler. Hayır. şehitler arasında ayrım yapılmasına karşıyız dedik.

ANNELER

Toplumun gündeminde anneler var. Anne için evladın ne kadar değerli olduğunu ancak anneler bilir. Çocuk hastalandığında anne de hastadır. Hayatı bir anlamda çocuğuna bağlıdır. Kendisinden daha iyi bir yaşam standardı sağlamasını ister. Her çocuk annesinin turnasıdır. Anneler arasında da bir ayrım yapılıyor. Cumartesi Anneleri, Diyarbakır Anneleri. Nasıl bir ayrım? İkisi de çocuklarını istiyor. Bir anne Diyarbakır’da diyor ki, ‘Benim evladım geri gelmeyecek, sizin ki inşallah gelir.’ Bu tabloya baktığımızda annelerin hukukunu savunmak gerekmiyor mu? Cumartesi Anneleri 702 haftadır evlatlarının fotoğrafını taşıyarak kimseye bir söz söylemeden oturuyor. Evlatlarının mezarını istiyor. Diyarbakır Anneleri. Onların da evlatları var? Bu annenin acısı yok mu? Oda ister evladının gelmesini, üretmesini, alın terini dökmesini, evlat sahibi olmasını. Oğlunu askere vatan savunması için göndermiş. Ama terör örgütü kaçırmış. Bakanlarla görüştüler. Ben aktardım yetkililere. Bu çocukların kurtarılması lazım diye. Biz yetkili değiliz, elimizde güç yok. Yetki sahibi olanlar güç sahibi olanlar gitmiş annelerle oturuyor.

SEN ÇÖZECEKSİN, ELİNDE YETKİ VAR

Sen bakansın. Çözeceksin sorunu. Acıyı çözmek. Yetki, imkan, güç, ordu, vali general sende. Diyarbakır Annesi’nin elinde sadece bir feryat var. Şimdi anneleri de bölüyorlar. Yazık olan da bu. Anne annedir. İnsanlığın sürdürülebilirliğini sağlayan en önemli bir aktör. Acısını paylaşmak ortak görevimiz.

ADALETSİZLİĞİ BESLİYORLAR

Vatandaş oy veriyor. İktidara geliyorsunuz. Vatandaşı bölmeyecek, kutuplaştırmayacaksınız. Bölerseniz ne olur? Adaletin içini boşaltırsınız. Ne demiş Hz. Ali; ‘Devletin dini adalettir’. Kimse kimseye baskı yapmasın diye adalet oluşturulur. Devlet adaletsizliğin kaynağı olursa toplum vicdanı derin yaralar alır. Her insanın varlık nedeni adalettir. Siz adaletsizliği besliyorsanız ciddi sorunlar doğar. Adalete duyulan güven yerlerde sürüklenirse bundan en büyük zararı vatandaş görür. Adalete güvenin yüzde 30’lara dştüğü görülüyor. İktidar sahiplerinin oturup düşünmesi lazım. Adalete sadece bizim ihtiyacımız yok. Bütün canlıların adalete ihtiyacı var. Bu kadar yüce bir kavramın içini hangi iktidar boşaltabilir. Boşalttılar. Son 5 yılda uluslararası araştırmalarda Türkiye hukukun üstünlüğü konusunda 50 basamak geriye düştü. Adaletsizlik konusunda dünya rekoru. Bütün dünya Türkiye’de adaletsizlik olduğunu söylüyor.

TUTUKLU GAZETECİLER

Cumhuriyet Gazetesi çalışanlarına bakalım. Haksız hukuk yere yattıklarını herkes biliyor. İçeriden çıkamıyorlar. En sonunda çıktılar. Haksız bir şekilde içeride yatmalarının hesabını kim verecek?

FETÖ BORSASI

Osman Kavala, yazarlar, askeri öğrenciler hapiste. Yeşil dolarları olanlar dışarıda. FETÖ borsasını önce AK Parti kanadından dillendirdiler. Orada da vicdanlı insanlar var.

PAMUK, MERCİMEK

"Pamuk mevsimi. Türkiye pamuk üretiminde sayılı ülkelerden birisi. Cumhuriyetin kuruluşunda en büyük ihracatımız tarımdı. Pamuğun yeri önemliydi. Şimdi pamuk üreticisini cezalandırıyorrlar. Girdi fiyatları artmış vaziyette.

2002 yılında 7 milyon dekar pamuk ekiliyordu. Bugün 5 milyon dekara düştü. Üretici zarar ediyor. İthal eidyoruz. 2003 yılından bu yılında temmuz ayına kadar ithal ettiğimiz pamuğa 21 milyar 468 milyar dolar pamuk ödedik.

O 21 milyar doları bizim pamuk üreticisine verseler ne olurdu? AK Parti'ye oy veren kardeşlerimize seslenmek istiyorum; Neden kendi çiftçimize ödemiyoruz? Adalet mi bu?

Yozgat'ta Mercimek. Dünyada bir numara. Yozgatlılar 'bizi perişan ettiniz' diye AK Partiye oy veriyor.  Hepimizin bilinçlenmesi lazım. Kaynaklar bu ülkenin insanlarına akıtılmalı.

Biz doğalgaz, elektrik fiyatlarını indiriyoruz diyordu. 'Bay Kemal' diyordu. İktidar oldu zam yaptı. 'Bay Kemal duy' demiyor. Vatandaşı kandırıyor devletin en tepesindeki kişi. Türkiye'nin en tepesindeki temsil noktasındaki kişi vatandaşı kandırıyor. Topluma örnek olması gereken kişi. Bakan dese siyaseten der anlarsınız. www.gercekgundem.com 'un toplantıdan derlediği habere göre Kılıçdaroğlu açıklamalarına şöyle devam etti: İcra dairesinde dosyası olmayan vatandaş kalmadı. 1 Ocak ile 29 Ağustos arası vatandaşın bankalara borcu 15 milyar lira arttı, 533 milyar lira oldu.

İcra daireleri tıka basa dolu. Bu mudur adalet? Memleketi yönetmek bu mudur? Vatandaş borç batağında inim inim inliyor kendini yakıyor? Beyler Saray'da saltanat sürüyor. O borçlu olan vatandaş ne alırsa vergi ödüyor.

Tarımda üretemiyor. Gübresi, mazotu pahalı. Fabrikada üretemiyor. Elektriği, doğalgazı. Çalışamıyor. Geniş tanımlı işsizlik 8 milyona ulaştı. Üniversite mezunları işsiz.

Bu iktidar sahiplerinin işsizliğinin ne olduğundan haberi var mı? Hepsinin çocukları işte. Halıları, yeğenler, amcaları dayıları işte.

YAP-İŞLET-DEVRET

Vatandaşlar yatmadığı hastanenin garantisini ödüyor. Dünyanın hangi ülkesinde hastaneye hasta garantisi verilir? Söyle, niye hangi gerekçesiyle verdiniz? Uçmadığı havaalanının garantisini, geçmediği otoyolun köprünün garantisini ödeyecek.

Devlete eğil müteahhide. 82 milyon ödüyorsa sözleşmeleri, garantilerin büyüklüğünü, maliyeti bilmem lazım. Sır bilemezsin. Hangi gerekçeyle? 'Yap işlet devret' modeliyle yapıyoruz. Vatandaşın cebinden para çıkmayacak. 'Sen Onu külahıma anlat.

Devletin tepesindeki kişi vatandaşına doğruları söylemezse devlet yönetiminde kriz vardır. Boşuna demiyoruz devlet yönetilmiyor savruluyor. Devlet borç batağı içinde.

BORÇLANMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Baktılar borcu bir kişi yönetemiyor. Borçlanma Genel Müdürlüğü kuruldu! Cumhuriyet tarihinde ilk kez. Duyun-u Umumiye vardı. Osmanlının paralarını toplayıp bir şekilde el koyup dışarıya aktarıyorlardı. İsraf ekonomisi Borçlanma Genel Müdürlüğü'nün kurulmasını zorunlu kurdu.

PARTİ MECLİSİ ÜYELERİNE GÖREV

Sizden de istirhamım PM üyeleri olarak israf ekonomisini her yerde anlatacağız. Vatandaştan katrilyonlarca vergi topladılar. Cumhuriyetin kuruluşuna kadar toplanan vergiden daha fazlasını AK Parti iktidarında topladılar. Fabrikaları sattılar. Devletin Telekomu'nu sattılar. Bankalardan kredi aldılar karını götürdüler. Borç bize kaldı. Bu da yetmedi. Devletin arsalarını otellerini sattılar.

Bu da yetmiyor Cumhuriyet tarihinin en büyük borçlanmasını yaptılar. Nereye gitti bu paralar? Köprünün parasını vatandaş ödüyor. Bedelini torunlarımız ödeyecek. Geleceğimizi borçlandırdılar."





İLGİLİ HABERLER