Bizi takip edin
Bizi takip edin
Güncel

İsmail Hakkı Karadayı hayatını kaybetti



26.5.2020 17:09:22
Türk Silahlı Kuvvetlerinin 22'nci Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı hayatını kaybetti.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin 22'nci Genelkurmay Başkanı, 28 Şubat döneminde Genelkurmay Başkanı görevinde olan ve ardından açılan davada yargılanan emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı hayatını kaybetti.

İsmail Hakkı Karadayı bayramın birinci günü Florence Nightingale hastanesine kaldırıldı. Kanser teşhisi konan Karadayı birçok ameliyat geçirmişti. Karadayı’nın yüksek ateş ve enfeksiyon nedeniyle hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

28 Şubat dönemine ilişkin 103 sanıklı davada yargılanıp, müebbette çarptırılan İsmail Hakkı Karadayı, hastane odasına davet ettiği avukatına, “Ölmeden önce aklanmak istiyorum. 16 aydır davamız İstinaf Mahkemesi'nde sonuçlanmadı. Dilekçe verip., davamızın öne çekilmesini, bütün arkadaşlarımızın aklanmasını görmek istiyorum. Darbecilik lekesiyle bu dünyadan ayrılmak istemiyorum” demişti.

 

1932 yılında Çankırı'da doğan Karadayı, 1951 yılında Kara Harp Okulu'ndan, 1953 yılında Uçaksavar Okulu'ndan mezun oldu. 1977'de Tuğgeneral, 1985'te Korgeneral, 1989 yılında da Orgeneral olan Karadayı Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanlığı, 1'inci Ordu Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı yaptı, 30 Ağustos 1994 tarihinde atandığı Genelkurmay Başkanlığı'ndan 30 Ağustos 1998 tarihinde emekliye ayrdı. 

28 Şubat döneminde Genelkurmay Başkanı olan Karadayı 2013'te açılan soruşturma kapsamında önce gözaltına alındı, ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. 13 Nisan 2018'de sona eren davada ise müebbet hapis cezasına çarptırıldı, ancak yaşı ve sağlık sorunları nedeniyle adli kontrolle serbest kalmıştı.

28 ŞUBAT'TA NELER OLDU?

30 Ocak 1997'de Ankara Sincan'da ‘hükümete gözdağı vermek üzere’ ilçede tanklar yürütüldü. Ardından Necmettin Erbakan'ın başbakan, Tansu Çiller'in dışişleri bakanı olduğu 28 Şubat 1997'de olağanüstü toplanan Millî Güvenlik Kurulu toplantısında kararlar alındı.

Erbakan’ın karara imza atmaması tartışma yarattı. 18 Haziran’da Erbakan başbakanlıktan istifa etti. İstifasının nedeninin başbakanlığı Tansu Çiller’e devretmek olduğunu belirtti. 19 Haziran’da Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, hükümet kurma görevini o sırada arkasında TBMM çoğunluğu olan DYP lideri Tansu Çiller’e yerine ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’a verdi. 30 Haziran’da Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit ve Hüsamettin Cindoruk’la birlikte ANASOL-D Hükümeti’ni kurdu.

Postmodern darbe olarak anılan 28 Şubat sürecine ilişkin yaşanan olaylar nedeniyle   "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren devirmeye, düşürmeye iştirak"la suçlamasıyla Karadayı ve 102 sanık hakkında 2 Eylül 2013'te Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde davada açıldı.

KARADAYI MAHKEMEDE NE DEDİ?

Karadayı mahkemedeki savunmasında ‘din istismarı ve bazı yolsuzluklarla yaratılan bu olumsuz gelişmelerde, silahlı kuvvetlerin gerçek dışı bazı söylemlerle yıpratılmaya çalışıldığını' ifade ederek, "Bu süreç, bazı çevrelerde sıkça söylendiği gibi asla bir darbe süreci değildir" dedi. Karadayı şunlara vurgu yaptı:

"28 Şubat aslında bu anlayışa ters düşen siyasal, sosyal, yönetimsel uygulamaların ortaya çıkardığı bir tablodur, bir huzursuzluktur. Ama bunun kaynağı kesinlikle silahlı kuvvetler olmamıştır. Bazı çevreler, bunu silahlı kuvvetlere bir darbe anlayışı çerçevesinde yansıtmak isteseler de bu yanlıştır, iftiradır, planlı algı operasyonudur. Bu saçma söylentiler, son günlerde olduğu gibi çeşitli maksatlarla zaman zaman kullanılmıştır. Buna rağmen, silahlı kuvvetlerin tecrübeleri, demokrasi dışı darbelerin ülkeye daima kaybettirdiğini göstermiştir." 

13 Nisan 2018 kararını açıklayan mahkeme heyeti,  emekli orgeneraller İsmail Hakkı Karadayı, Çevik Bir, Çetin Doğan, Erol Özkasnak ile dönemin YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz’ün de aralarında bulunduğu 21 sanık, ‘darbeye teşebbüs ettikleri’ gerekçesiyle önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, daha sonra takdir indirimi yapılarak müebbet hapis cezasına mahkûm etti.

21 sanık hakkında yaş ve sağlık durumları gerekçesiyle tutuklama tedbiri yerine yurtdışına çıkış yasağı ve imza şartı ile adli kontrol uygulanmasına karar verilirken, kararın kesinleşmesi halinde asker sanıkların Türk Silahlı Kuvvetleri’nden çıkarılmasına, rütbelerinin sökülmesine hükmedildi.  





İLGİLİ HABERLER