Bizi takip edin
Bizi takip edin
Afrin Harekâtı

“Ankara ve Şam acil şekilde ilişki kurmak zorunda”



12.2.2018 09:46:02
Çavuşoğlu’nun, Türkiye’nin Suriye hükümetine yönelik bir tehdit olmadığını vurgulaması bir kez daha Ankara ile Şam arasında doğrudan temas kurulması tartışmalarını gündeme getirdi. CHP’li Serkan Topal, “Ankara ve Şam acil şekilde ilişki kurmak zorundadır” derken; emekli büyükelçi Onur Öymen, mutlaka bir temas noktasının olması gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin Afrin'e yönelik başlattığı Zeytin dalı harekatıyla ilgili Suriye hükümetine yazılı bilgi vermesi ‘Ankara ile Şam yakınlaşıyor mu?' sorularını gündeme getirmişti. Ancak Hükümet, Suriye hükümetiyle diplomatik temasın olmadığını açıkladı. CHP'nin de aralarında yer aldığı bazı muhalefet partileri ise Ankara'nın bir şekilde Şam ile doğrudan ilişki kurması gerektiği görüşünü savundu.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu TGRT Haber'de katıldığı programda, Suriye hükümetiyle herhangi bir diplomatik temasın olmadığını yinelerken, "Biz rejime yönelik bir tehdit değiliz ama rejim de Guta ve İdlib bölgesindeki ihlalleri bir an önce durdurması lazım ki sağlıklı bir şekilde siyasi sürece gidebilelim. Sanırım YPG konusunda da farklı düşünmüyoruz. Yani YPG'nin de Suriye'yi bölmek isteyen bir terör örgütü olduğu konusunda rejim de aynı şeyi düşünüyor. Rejimi destekleyen ülkelerin bize söylediği de bu zaten. İlişkilerimiz yok diye belli konuda da zıt düşünecek değiliz. YPG'nin oluşturduğu tehdit sadece bize yönelik değil, Suriye'nin geleceğine de yönelik" dedi. Suriye hükümetiyle Kudüs konusunda da aynı çizgide olduklarını hatırlatan Çavuşoğlu, "Herhangi bir temasımızın olmaması her konuda hem fikir olmamamızı gerektirmez" diye de konuştu.

Peki Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun bu açıklamaları ne anlama geliyor, Ankara ile Şam arasında doğrudan bir ilişki yeniden kurulabilir mi? Konuyu ‘Türkiye-Suriye uzlaşması komitesi' kurulması önerisini gündeme getiren TBMM Dışişleri Komisyonu'nun CHP'li Üyesi Serkan Topal ile emekli Büyükelçi Onur Öymen Sputnik'e değerlendirdi.

CHP'Lİ TOPAL SURİYE İLE İŞBİRLİĞİ ÖNERDİ, AK PARTİLİ BOZKIR YORUM YAPMADI

CHP'li Serkan Topal üyesi olduğu TBMM Dışişleri Komisyonu'nun geçen hafta yapılan toplantısında önerisini resmen gündeme getirdi. Basına kapalı yapılan toplantının tutanaklarına göre Topal, Türkiye'nin mücadelesinde daha başarılı olabilmesi için Suriye ile işbirliği yapması gerektiğini söyledi.

Topal, Dışişleri Komisyonu Başkanı AKP'li Volkan Bozkır'a, "Daha başarılı olabilmek için Suriye devletiyle iş ve güç birliği yapmamız gerektiğini ve bu konuda bir komisyon kurulması gerektiğini, bu komisyonun kurulması aşamasında da özellikle Komisyon Başkanı olarak bir inisiyatif almanızı ve bunu gerek Başbakanla, Cumhurbaşkanıyla ve Bakanlar Kuruluyla görüşmenizi talep ediyorum. Bir dahaki sefere umarım bu konuda bu Komisyon ya da bu heyet, özellikle yeniden iş ve güç birliği yapabilecek bir zemini, barışı tesis edebilecek görüşmeleri yapabilecek bir komisyon olur. Bu konuda bunu talep ediyorum" diye seslendi. Komisyon Başkanı Bozkır öneriyle ilgili bir değerlendirmede bulunmayarak "Bu talebiniz ve görüşleriniz de kayda geçmiştir" dedi.

'İNANIYORUM EN KISA SÜREDE OLUMLU CEVAP ALIRIZ'

CHP'li Serkan Topal, teklifini bu sorun çözülünceye kadar da her yerde dile getireceğini ifade ederek, "Barışın tesis edilebilmesi, yeniden dostluk hukukunun, yeniden kardeşlik hukukunun tesis edilebilmesinin temel şartı budur. Ankara ve Şam acil, ivedi bir şekilde ilişkiye girmek zorundadır. İş ve güç birliği yapılabilmesinin ön koşulu budur. Bunu savunuyorum. Ben bunu dile getirdim. Bakanlar Kurulu'nda görüşülmesi gerektiğini de vurguladım. Oradan olumlu ya da olumsuz bir şey tam olarak alamadık. Ama ben inanıyorum en kısa sürede olumlu bir cevap alırız inşallah" diye konuştu.

'DEVLET YÖNETİMİ CİDDİYET İSTER, SOMUT ADIM ATILMALI'

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun açıklamalarını da doğru bulmadığını vurgulayan CHP'li Serkan Topal, "Devlet yönetimi ciddiyet ister, devlet yönetimi somut örneklerle pekiştirilmek ister" dedi. Hükümetin 2011 yılından beri izlediği dış politikayı gördüklerini kaydeden Topal, "Hepsi hüsran. Bunun da hüsran olmaması için somut bir adım atılması gerekiyor. Ben bunu defalarca dile getirdim. Mutlaka buradan bir heyet oluşturulup Suriye heyetiyle, parlamentolar arası bir komisyonla mutlaka bu ilişkilerin başlatılması gerektiğini dile getirdim öyle düşünüyorum. Muhtemelen de bu öyle olabilir. Yani yakın bir süreçte" dedi. Topal, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun bu açıklamalarından sonra, somut adımların atılması gerektiğini, somut bir adım atılmadığı müddetçe netice alınamayacağını vurguladı.

ÖYMEN: TEMAS DOĞRUDAN ESAD İLE MASAYA OTURMAK ANLAMINA GELMEZ 

Emekli Büyükelçi Onur Öymen ise, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun açıklamalarını, "Türkiye, Suriye'ye bütün kapıları kapatmıyor" şeklinde yorumladı. Öymen, "Benim anladığım bütün kapıları kapatmıyor. Her ne kadar Cumhurbaşkanı'nın daha kuvvetli ifadelerle varsa da buna tepkisi…" dedi. Suriye hükümetiyle temasın doğrudan doğruya Esad ile masaya oturmak anlamına gelmediğini vurgulayan Öymen, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Herhangi bir düzeyde, alt düzeyde de olabilir bir temas noktası olması lazım. Önemli bir olay olsa, bir yanlış anlamanın giderilmesi gerekse, ne bileyim acil bir insanı durum olsa bir temas noktası gerekebilir, sivillerin korunması gibi konularda en azından. Ama bir temas noktasının olmasında bene yarar var. Aslında savaş halinde bile bir temas noktası oluyor savaşan taraflar arasında. İlişkiler ne kadar kötü olursa olsun, iletişim kanalının olması beni kanaatimce her iki tarafa da yarar sağlar."

'TÜRKİYE'NİN DE SURİYE'DEN BEKLENTİLERİ VAR'

Emekli Büyükelçi Öymen, herkesin Türkiye'den beklentilerini söylediğini ancak Türkiye'nin de Suriye'den beklentileri olduğunu vurguladı. Türkiye'nin Suriye'nin toprak bütünlüğüne taraftar olduğunu, egemenliğini desteklediğini ifade eden Öymen, "Peki Suriye, Türkiye'nin toprak bütünlüğüne saygılı mı? Bugün bile hala Sureye haritalarında Hatay Suriye toprağı gösteriliyor. Şimdi bunu kabul etmemiz mümkün müdür? Türkiye'nin Suriye ile imzaladığı bir anlaşma var, Adana Mutabakatı var. Orada teröre karşı işbirliği hükümleri var, o hükümlerin de uygulanması lazım. Biz Suriye'nin teröre karşı orada üstlendiği yükümlülükleri de yerine getirmesini bekliyoruz" diye konuştu.

'TÜRKİYE'NİN BU YAPTIĞI İŞ KAÇINILMAZ'

Öymen, Türkiye'nin bu operasyonun hedefinin Suriye'nin toprak bütünlüğünü korumak, Suriye'ye de zarar verecek bir Kürt koridoru oluşturulmasını engellemekten başka bir amacı olmadığını savundu. Öymen, "Türkiye operasyon yapmasaydı diyenlere sormak lazım; sizin ülkenize böyle saldırılar, ateşler olsa siz ne yapardınız? O bakımdan Türkiye'nin bu yaptığı iş kaçınılmaz. Yeter ki Suriye bunu Türkiye'nin başka bir amaçla yaptığını düşünmesin" dedi.

'İLETİŞİM KANALLARI OLMALI'

Onur Öymen, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun bu açıklamasının ardından bir adım atılıp atılmayacağının beklenerek görüleceğini söyledi. Öymen, "Bu gibi konular çok böyle zaman içerisinde değişiyor, ortam, düşünceler. Ama sağduyunun sesi bir iletişim kanalının olması gerekiyor, bunu anlamak lazım" diye konuştu.

'ESAS TEHLİKE IRAK'IN KUZEYİNİN SURİYE'YE KOPYA EDİLMESİ'

Bir de resmin bütününü görmek gerektiğine işaret eden Öymen, bugünkü koşulların ötesinde en büyük tehlikenin, bu savaşın bir şekilde bitmesinden sonraki Suriye'nin durumu olduğunu söyledi. Öymen, şöyle konuştu:

"Suriye'ye muhtemelen bir anayasa kabul ettirmeye çalışacaklar, Irak'a yaptıkları gibi. Esas tehlike burada. Irak'a dayattıkları anayasada bir madde koymuşlar, 117. Madde. Orada diyor ki, Irak'ın kuzeyinde Kürt bölgesi olacak, Kürt bölgesinin yasama, yürütme organı, yargısı olacak ve silahlı gücü olacak. Yani adı konulmamış bir devlet. Aynı şeyi Suriye'de yapmaya çalışabilirler. Onun için bizim bir adım ilerisini görmemiz lazım. Bu eğer Irak'ın kuzeyindeki tabloyu ortaya çıkarırsa yeniden o Türkiye içinde bir güvenlik riski çıkarır. Nitekim bugün Irak'ın kuzeyinde Irak devleti yok, Irak ordusu yok, Irak polisi yok, Irak valisi yok. Ne oluyor orada, Kürt terör örgütleri yeşeriyor, orayı örgütlüyorlar. Anı şeyin Suriye'de olmasını istemeyiz. Burada tehlikeli olan unsur Irak'ın kuzeyindeki rejimin Suriye'nin kuzeyinde kopya edilmek istenmesidir."

 

 


İLGİLİ HABERLER