Bizi takip edin
Bizi takip edin
Blog

Ölmez ağacı



7.12.2017 05:38:10
Bir Akdeniz bitkisi olan zeytin ağacının ana vatanı Mardin - Kahramanmaraş- Hatay üçgenidir. Zeytin yetiştiriciliği ilk kez M.Ö. 4000’de Anadolu’da başlamış, tüm Akdeniz’e buradan yayılmıştır.

Sabahın seher vaktinde kalkıyorlar. Birkaç lokma atıştırıp sepetlerinde ekmek, salça, zeytin ve zeytinyağından ibaret kumanyaları, ellerinde sırıkları ve taraklarıyla, traktörlerin, kamyonetlerin kasalarına doluşarak kadın erkek, yaşlı genç yollara dökülüyorlar. Kasım ayı başından Şubat-Mart’a kadar Kuzey Ege kıyılarında bu görüntülerle karşılaşırsınız. Bu aylar Çanakkale’den İzmir’e kadar tüm kıyı kasaba ve köylerinde zeytin hasadı zamanıdır (20-25 gündür ben de hasattaydım. Yazılarıma ara verişim bu yüzden).

Kuzey Ege’de köylüsü, kasabalısı, esnafı, memuru bu aylarda zeytinle yatar, zeytinle kalkar. Hele zeytin köylüsü; gözlerini açar zeytin görür, kapar zeytin... Borçlar, alacaklar, ihtiyaçlar hep hasat sonuna bırakılmıştır. Oysa ne borç biter, ne alacak... Bir yıl sinek vurur zeytini, bir yıl yere dökülür tüm mahsul, bir yıl beklenen yağmurlar yağmaz, bir yıl don vurur, bir yıl yağ tüccarlarının ithal oyunu vurur.

İKİ AYRI SABAH EZANI

Her yıl durum daha da kötüleşiyor aslında. Eskisi gibi civar köylerden tayfa da (zeytin toplayan mevsimlik işçi) getiremiyor zeytin köylüsü. Sarsıcı ve tarayıcı makinelerin kullanılmaya başlamasına karşın hasadın uzun sürmesi biraz da bu nedenle. Hasat makineleriyle birlikte son bir iki yıldır çok düşük ücretlerle Suriyeli mülteciler almaya başladı tayfanın yerini. 30-40 yıl öncesine kadar kafile kafile tayfa gelirmiş yöreye. Büyük zeytin üreticilerinin yaptırdıkları tayfa damlarında konaklarlarmış. Daha eskilerde kâhyaların insafınaymış her şey. Sabah ezanının iki kere okutulduğunu anlatır eskiler, ilki gecenin üçünde dördünde tayfa için, diğeri daha geç vakitte, ağalar için! Bugün de hasat sonuna kadar bilinmemektedir tayfa yevmiyesinin ne olacağı. Erkek ve kadın yevmiyesi arasındaki fark gelenekselleşmiş durumda. Bir başka önemli sorun da sosyal güvenlik ve sendikal haklar... Zeytin tarımında her ikisi de yok.

Tüm bunlara karşın, zeytinlik alanlara yönelik hükümet uygulamalarına, maden, HES, RES ve JES zorlamalarına karşı tüm zeytin sektörünün birlikte karşı koyabilmesi anlamlı.

ÜZERİNE AND İÇİLEN AĞAÇ

Türkiye’nin üç bir yanı Artvin’den Hatay’a kadar -denizin yanı sıra- zeytindir. Toplamda 750 bin ailenin geçimi zeytin üzerine. Zeytin üretimimizin yüzde 76’sını Ege, yüzde 14’ünü Akdeniz, yüzde 5.7’sini Marmara, yüzde 4’ünü Güneydoğu Anadolu gerçekleştirmektedir. Günümüzde zeytin üretim miktarı hayli düşük olsa da -yüzde 0.3-eski metinlerde Karadeniz’de deönemli bir zeytin ağacı varlığından söz edilmektedir. Zeytin yaprağının yeşilinden söz eden iki farklı türküden birinin Artvin kaynaklı olması da bunu gösteriyor kanımca. İkinci türkü Kilis’ten... Zeytinden söz eden bir türkü de Muğla- Fethiye kökenli... Türkü her ne kadar “zeytin dalı çürük olur basmaya gelmez” dese de gerçek, bu doldurma dizenin tam tersidir. Zeytin dalı sağlam olur, zeytin ağacı da ölümsüzdür. Bir Akdeniz bitkisi olan zeytin ağacının ana vatanı Mardin - Kahramanmaraş- Hatay üçgenidir. Zeytin yetiştiriciliği ilk kez M.Ö. 4000’de Anadolu’da başlamış, tüm Akdeniz’e buradan yayılmıştır. Akdeniz, zeytinin başladığı yerde başlar, bittiği yerde biter. Bu tarih, zeytinden söz edilen Tufan efsanesinden de eski olsa gerektir. Kur’an’daki “Vet tîni vez zeytuni/İncire ve zeytine and olsun” diye başlayan “Tîn” suresi ise az önce söylenmiş gibidir bunun karşısında.

Hayatımızın bu kadar içinde olan, kahvaltımızın, iftar sofralarımızın olmazsa olmazı zeytin, Adana’nın pamuğu, Zonguldak’ın kömürü kadar, tütün, çay, buğday ve hatta fındık kadar yer alamamıştır sanat ve edebiyatımızda. Zeytinden söz eden pek az şiir bulabildim. Romana ise rastlayamadım doğrusu.

 

Mecit Ünal

Aydınlık



İLGİLİ HABERLER