Bizi takip edin
Bizi takip edin
Emek Dünyası

HABAŞ, fazla mesaiye kalmama eylemini kırmaya çalışıyor



7.12.2017 05:56:38
HABAŞ yönetimi, işçilerin MESS dayatmalarına karşı başlattığı fazla mesaiye kalmama eylemini kırmak için türlü yöntemlere başvuruyor.

HABAŞ Demir Çelik Fabrikası işçileri, MESS’in dayatmalarına karşı fazla mesaiye kalmama eylemini sürdürüyor. Fabrika yönetimi ise mesai bitiminde fabrika kapısına TIR çekerek servislerin dışarı çıkmasını engellemek dahil türlü baskılarla üretimin aksamasını önlemeye çalışıyor. Üretim eksikliği nedeniyle formenler ve vardiya amirleri de üretime girerken, fabrikadaki taşeron işçiler ise makine başında ekmek arası yiyerek çalıştırılıyor. Eylemin etkisizleşmesi için en son vardiya sistemi değiştirilirken, işçiler iş güvenliğini de tehdit eden baskılara karşı Türk Metal’in daha ileri eylem kararları almasını istiyor.

“Fazla mesaiye kalmazsanız, bir daha fazla mesai hakkı vermem” tehdidinde bulunan fabrika müdürleri, vardiya bitiş saatinde kapıyı TIR’larla kapatarak servis çıkışını engelleme, normal mesainin bitiminin ardından fabrikadan ayrılan işçilerin eve dönüşünü zorlaştırmak gibi baskılar yapıyor. Müdürler aynı zamanda işçilere iş yükü bindiren 7’li vardiya düzeni getirerek üretimin azalmasını engellemeye çabalıyor. 

7’Lİ DÜZEN EYLEMİ KIRAR 

Sendika temsilcilerine her hangi bir öneri getirdiklerinde “Müdür izin vermiyor” yanıtını aldıklarını söyleyen işçiler, fabrika yönetimin bu baskılarına dur demeleri için sendikacıları sıkıştırıyor. Eylem nedeniyle normal mesainin ardından idari kadrodan vardiya amiri ve formenlerin üretimi sürdürmeye çalıştığını, taşeron işçilere baskı yapıldığını anlatan işçiler, eylemi kırmak için getirilen yeni vardiya sisteminin tehlikelerine dikkat çektiler. 

İşçilerin “7’li düzen” dediği sistemde işçiler 4 vardiyaya ayrılıyor. Bir vardiya değiştirici vardiya diye adlandırılmıyor. Gruplara bölünen işçiler haftanın her hangi bir günü izine gönderilirken, bu dönüşümler kısa periyotlarla oluyor. Tatile çıkan vardiyanın yerine diğer grup işbaşı yapıyor. Bu nedenle hem tatil günleri hem de çalışma saatleri sürekli değişiyor. Öyle ki gece 12’de çıkan işçiden sabah 8’de işbaşı yapması istenebiliyor. Kimi işçiler ise 12 saat çalışmaya zorlanıyor. Fazla çalışılan sürelerin karşılığında ise denkleştirme adı altında izin veriliyor. Böylece işçiler günlük olarak uzun ve ağır çalıştığı halde fazla mesai ücreti alamıyor. İşçiler “Sendikacılara söyledik henüz çözüm bulamadılar. Çalıştığımız yer ağır sanayi, en ufak dalgınlığın, hatanın affı yok. İş cinayetleri hep bu yüzden oluyor. Temel sebebi bu çalışma temposu” dedi. 

Bu çalışma düzeninin fazla mesai kalmama eylemini etkisizleştirdiğini ifade eden işçiler şunları söyledi: “Hafta sonu tek ocak çalıştı, hafta içi de 3 ocak 1.5’e  düşüyor. Üretim önemli ölçüde etkilendi ve bu müdürlerin hiç hoşuna gitmiyor. Ama bu eylemin başarısı sesimizi duyurmak açısından önemli.” 

BİZE KALSA ÜRETİMİ DURDURURUZ

“Bize kalsa üretimi durdurup haklarımızı aramalıyız, böyle de baskı var zaten üzerimizde. Şimdi bizi çok çalıştırarak fazla mesai kalmamanız etkisini azaltmaya çalışıyorlar” diyen işçiler, taşeron işçilerin durumuna da dikkat çektiler. Sendikalı işçiler fabrikadan ayrıldıktan sonra taşeron işçilerin, “Hadi hadi” baskısıyla koşturulduğunu söyleyen işçiler, yaşananları şöyle aktardılar: “Taşeron işçiler tuvalete bile gidemez olmuşlar. Adamların ellerindeki yemek kartlarını almışlar, yemekhaneye gitmesinler diye. Çalışırken kumanyayla idare etmek zorunda kalmışlar. 4 saat fazla mesaide makine başında ekmek arası peynir ve ayranla çalıştırılmışlar.” 

HABAŞ yönetiminin insanların yoksulluğunu istismar ettiğini ifade eden işçiler “İzmirli meslek lisesi mezunu işçileri taşerona alınca 1 hafta durmuyor kimse. İşe alımlarda itina gösteriyorlar.Kütahya, Afyon gibi Ege köylerinden göç etmiş, kirada ise ihtiyacı olan, belli bir mesleği olmayanları alıyorlar” dedi.

TAŞERON İŞÇİLERİN HAKLARINI ARAMALIYIZ

Türk Metal yöneticilerini bu konuda da uyardıklarını belirten işçiler şunları söyledi: “Taşeron arkadaşların bize katılması bizim için de onlar için de hayati. Bölünmemeliyiz, sendikaya söyledik, toplanalım hepimiz taşeronlara namus şeref sözü verilsin. Sözleşme bitse de kadro mücadelesi için grevi bitirmeyeceğiz desinler. Bizim grevimiz sizin için devam edecek bize katılın desinler. Taşeron işçilerin destek çıkması için onların haklarını da almamız lazım.” 

Kadrolu, taşeron diye bölünseler de aslında aynı işi yaptıklarına vurgu yapan işçiler, “Fabrikada hemen her idarecinin kendi yönettiği bir taşeron firma var. Mesela çevre mühendisi olarak çalışıyor. Hemen taşeron şirket kurup ona bağlı işleri yapan işçileri o şirkete alıyorlar. Öyle ki bir vinç yolunda fırın tarafındakiler sendikalı, paketleme tarafındakiler taşeron. Her gün aynı işi, aynı saat, aynı şekilde yapıyorlar. Hatta paketlemedeki daha çok iş yükü var ama taşeron işçi görünüyorlar” dedi. İşçiler fabrikada 42 taşeron şirket olduğunu, bunun 32’sinin sahibinin HABAŞ adına yöneticiler olduğunu söyledi.

İŞÇİLERE ZERRE KIYMET VERMİYORLAR 

Türk Metal’in masaya yüzde 38’le oturmasının işçiler arasında en az yüzde 20-22 artış beklentisi yarattığını söyleyen işçiler “Eğer o orana düşerlerse pazarlıkta alacakları şey yüzde 10-15’i geçmez. Enflasyon yüzde 13 olmuş. Yüzde 20 derken bile sosyal haklar vesaire yüzde 24’müş gibi göstermeye çalışıyorlar. Söyledikleri rakamları bile şişiriyorlar” dedi. İşçiler yaşadıkları diğer sorunları ise şöyle sıraladı: “Soyunma odalarımız bile yok. Varolan bir yer var yol geçen hanı gibi, kamyoncusu gelir, temizlikçisi gelir soyunur kullanır, dolaplarımızın kilidini kırılmış buluruz. Para, telefon ne varsa alınmıştır. Geçenlerde jandarma geldi bu yüzden. Hem de bu odalar elektrik trafosunun üzerine yapılmış. Çalışma bakanlığına kadar şikayet ettik, geldiler baktılar güvenli dediler. Nasıl güvenli olabilir? Duş alıyoruz, alttan su sızsa binlerce volt enerji olacak, kaçacak yerimiz de yok! Müdür bu konularda yetki sahibi ve işçilere zerre kıymet vermiyor.”

 

Evrensel





İLGİLİ HABERLER