Bizi takip edin
Bizi takip edin
Emek Dünyası

Yangında can veren mülteci işçilerin isimleri bile bilinmiyor



30.03.2019 16:24:57
Ankara İskitler Ata Sanayi Sitesinde çıkan yangında yaşamını yitiren 5 Afgan mültecinin henüz kimlikleri dahi tespit edilemedi.

Ankara’nın Altındağ ilçesindeki İskitler Ata Sanayi Sitesinde 3 katlı metruk bir binada çıkan ve 5 Afgan atık kağıt toplayıcısının hayatını kaybettiği, 11 işçinin de yaralandığı olayda henüz yangının çıkış nedeni ve yaşamını yitiren Afgan mültecilerin kimlikleri tespit edilemedi. Yanan binanın yan tarafında bulunan çay ocağından kaynaklı yangının çıkmış olabileceğine ilişkin iddialar olsa da yangının çıkış nedeni ancak yapılan incelemelerin ardından netlik kazanacak. Yaralanan ve yanıkları olan Afgan mülteci işçilerin tedavileri Ankara Gazi Hastanesi ve Dışkapı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sürerken, ölen Afgan mültecilerin cenazeleri ise adli tıp kurumunda bekletiliyor.

"KAÇAK STATÜSÜNDELER VE AİLELERİ YANINDA DEĞİL"

 Yangının yaşandığı bölgede gözlemleri ve mültecilerin çalışma koşullarını gazetemize değerlendiren İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Ankara Meclisinden Pınar Abdal, Afgan mültecilerin kaçak statüsünde olduğunu, 3 aylık vize ile geldiklerini, ailelerinin yanında olmadığını ve 10-15 kişilik gruplar halinde bölgede barındıklarını söyledi.Abdal, “Atık toplama işi onlar için daha geçici bir iş. Geçici yapılan işler olduğu için de birbirlerini tanımıyorlar. Bu yüzden kimlik bilgilerine de sahip değil kimse” diye konuştu.  Yaralanan Afgan mültecilerin de ciddi yanıkları olduğunu, bir tanesinin de ikinci kattan atladığını belirten Abdal, dışarıdan gelen bir ateş sonucu yangının çıktığına ilişkin iddiaların olduğunu söyledi. Abdal, kentsel dönüşüm nedeniyle boşaltılan bu binaların işyerlerinin sahiplerinin çoğunluğunun artık burayla bağlantısı olmadığını ancak gözlemleri sırasında bir iki esnaftan burada kalan işçilerden kira alan işyeri sahiplerinin olduğuna ilişkin de duyumlar aldıklarını söyledi.

"SADECE YAŞAMALARINA YETECEK BİR YAŞAM ALANI"

Yangının yaşandığı yerin işçiler tarafından hem çalışma alanı hem de yaşam alanı olduğunu söyleyen Abdal şöyle devam etti: “Ancak sadece uyumalarına yetecek bir yaşam alanı. Binalar bütünlüklü bile değil. Su, elektrik yok, sağlıklı tuvaletler ya da beslenmelerini sağlayacak yerler yok. Sadece geceyi geçiriyorlar. Dört duvar arasında, dışarıdan korundukları bir yer.”

Barınmasını bu tip metruk binalardan sağlayan 500 civarında Afgan mülteci olduğunu belirten Abdal,  “Atık toplayıcılığı yapan Afgan, Irak, Suriyeli mültecilerin dışında Urfa, Hakkarililerin yoğunlukta olduğu Türkiyeli emekçiler de var. Ama Türkiyeliler için daha sürekli bir iş. Mülteciler için ise çocuk emeği açısından sürekli olan bir iş. Genç iş gücü ve çocuk emeği çok yoğun. Ama diğer yandan kadınların da yaptığı herkesin içinde bulunduğu bir iş. Haftanın 7 günü,  günlük 16-17 saatlik bir çalışma. Kimisi gece başlıyor, kimisi sabahtan başlayıp geceye kadar çalışıyor” şeklinde konuştu.

"DEVLETİN HABERSİZ OLMASI MÜMKÜN DEĞİL"

Bölgenin şehrin merkezinde olduğunu ve 13 yıl önce kentsel dönüşüm nedeniyle boşaltıldığını ve şimdilerde atık toplayıcılarının merkezi olduğunu kaydeden Abdal, devletin buradaki çalışma koşullarından ve mülteci işçilerden habersiz olmasının mümkün olmadığını şu sözlerle ifade etti: “Bu biliniyor, burada olan her şeyden herkesin haberi var. Göz göre göre gelen ölümler.”

KOŞULLAR SİTELER’DEN DAHA VAHİM’

Mülteci emeği açısından atık toplayıcılarının bir başka boyutta olduğunu kaydeden Abdal, “Mültecilerin çalıştığı bir başka alan Siteler’de en azından bir mülteci statüsü var, düzenli konut var. Buradaki durum çok daha vahim, insan onuruna yakışmayacak bir durum içindeler. Ocak ayında Siteler’de çıkan yangın çok kötü işleri en ucuza yapan mülteci işlerin yaşamını yitirmesi  mültecilerin emeğine reva görülen durumu göstermişti. Bu ise bir tık daha üstü. İskitler mülteci emeğinin geldiği son nokta” dedi.

İSİMLERİNİ BİLE BİLMİYORUZ’

Yangının başkentin göbeğinde yaşandığına dikkat çeken Abdal şöyle konuştu: “Mültecilere çok fazla imkan sağlanıyor, iyi koşullar yaşıyorlar’ dedikleri bir noktada insanlar barınma bile diyemeyeceğimiz koşullarda öldüler. İsimlerini bile bilmiyoruz. Günlük 40-50 lira için buralarda yaşamak zorunda kalan insanlar. Uyku saati dışında bir çalışmadan bahsediyoruz.” Yaşanan ölümlerin sadece Afgan ya da Suriyeli mülteci işçilerin sorunu olmadığını belirten Abdal, “Bu Türkiye işçi sınıfının da bir sorunu. Buna karşı duruş ancak topyekün bir mücadeleden geçiyor” dedi.

İNSANIN YAŞAYABİLECEĞİ BİR ORTAM YOK’

Sokak Atık Toplayıcıları Derneği Başkanı Recep Karaman, bölgede yaptıkları gözlem ve görüşmelere dayalı olarak yangının yaşandığı metruk binanın yan tarafında bulunan çay ocağından kaynaklı yangının çıkmış olabileceğine ilişkin duyumlar olduğunu söyledi. Bölgenin kentsel dönüşüm alanı olduğunu belirten Karaman, çoğu yerin boşaltıldığını, bazı alanların ise depo olarak kullanıldığını ve Afganların bir kısmının da barınma ihtiyaçlarını burada giderdiğini belirtti. Karaman, Afgan mültecilerin atık toplama işini günlük ya da mevsimlik yapmasından kaynaklı sürekli olmadıklarını ve bu yüzden çok fazla iletişimlerinin de olmadığını ifade etti. Afgan mültecilerinin yangının çıktığı metruk binada kendilerine barınma için oda yaptığını belirten Karaman, “Koşulları hiç iyi değil, bir insanın yaşayabileceği bir ortam yok. Mecburiyetten orada yaşıyorlar” dedi. Atık toplayıcılarının her gün çok fazla sorunla yüz yüze olduğunu belirten Karaman şunları söyledi: “Çoğu arkadaşımıza araba çarpıyor, hastalıklara maruz kalıyor, tifo gibi hastalıklara yakalanıyor, bu ölümler de kötü koşullarda yaşamalarının bir sonucu.” Atık toplayıcılarının geri dönüşüm işinin yüzde 80’ini üstlendiğini belirten Karaman, bu atıkların çevreye kazandırılması için bir sürü kaynak,para ve emek harcadıklarını ancak buna rağmen toplumdan dışlandıklarını ve emeklerinin görülmediğini söyledi. Karaman, “Bu atıklara önem veriyorsak, toplayana da değer verilmesi lazım. Bu koşullar daha insani bir hale getirilebilir. Atık işi için ayrı bir sanayi sitesi kurulabilir, işçilerin barınma sorunları giderilebilir. Bu imkanları devletin sağlaması çok kolay ama biz yok da var da edilmiyoruz. Ne iş yaptığımızı bilmiyoruz. Atık toplayıcılarına itibar kazandırabilecek bir çalışmanın yapılması lazım” diye konuştu.

 

Evrensel



İLGİLİ HABERLER