Bizi takip edin
Bizi takip edin
Güncel

Erdoğan'ı korkutan referandum tablosu



30.1.2017 08:07:14
18 Maddelik Anayasa Değişiklik Paketi’nin TBMM’nden geçmesi ile referandum süreci başladı. Ülkemiz için hayati bir öneme sahip olan bu süreç sonuçları itibarı ile tarihi bir öneme sahip olacaktır.

Elimizde var olan 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 seçimleri sonuçları, partilerin tabanları hakkında kullanabileceğimiz en temel verilerdir. Elbette geçen 15 aylık süreçte bu tabanlarda hareketler ve partiler arsında geçişler olmuştur. Ancak henüz bunlarla ilgili elimizde kamuoyu araştırmaları dışında somut bir veri bulunmamaktadır. Kamuoyu araştırmaları da, taşıdıkları sınırlılıklar nedeni ile bu aşamada, yeterli olmamaktadır.

İki seçim arasında Mecliste bulunan 4 partinin aldıkları oy sayıları ve farklar şu şekildedir.

Bu tabloda 7 Haziran’dan 1 Kasım’a yaşanan geçişkenlik, parti tabanlarının Anayasa referandumunda sergileyecekleri davranışların ayak izlerini taşımaktadır.

Öncelikle somut veriler şu biçimde şekillenmektedir.

1) 7 Haziran’da başka partilere verip de 1 Kasım’da AKP’ye oy veren 4.814.515 seçmen, referandum konusunda kararsızların ana damarını oluşturmaktadır. Çünkü bu oylar AKP’nin kemik oyları değildir, dönemin koşulları gereği istikrar için AKP’ye kaymıştır.

2) Hem 7 Haziran’da hem de 1 Kasım’da MHP’ye oy vermeyi tercih eden 5.694.136 seçmen MHP’nin kemik tabanı görünümündedir. Parti disiplini içerisinde yer alma beklentisi olan kesimi oluşturmaktadır.

3) CHP’ne eklenen 593.673 oy, “kararsız” grubunda kalmaktadır. CHP seçmeni “parti sadakati” konusunda başarılı sınav vermektedir.

4) HDP’nin kaybettiği 910.404 oy da, Haziran’dan Kasım’a “istikrar” beklentisi ile AKP’ye kayan seçmendir.

Haziran’dan Kasım’a yaşanan geçişkenlikleri okumaya çalıştığımızda şöyle bir tablo oluşmaktadır.

1) Kasım seçimlerinde AKP’ye oy veren seçmenin en az %20’si “istikrar” merkezli hareket etmektedir. Sistemle sorunu olmayıp, günlük yaşamında istikrara önem veren kesimdir. Bu kesimin en önemli gündemi “terör” ve “ekonomi”dir. Referandumda “evet” çıkmasının bu noktada çözüm değil, tam tersine istikrarın bozulması riskini en kolay kavrayacak kesimi bu seçmen grubu oluşturmaktadır.

2) Kasım seçimlerinde MHP’ye oy vermeye devam eden seçmen, parti sadakati yüksek ve ağırlıklı olarak “ocak” tabanlı seçmendir. Seçimler sonrasında MHP’de yaşanan gelişmeler ve Başkanlık krizi bu “ocak” tabanlı seçmeni daha da duyarlı hale getirmiş ve politize etmiştir. Bu kesimin sözcülüğünü yapan başkan adaylarının, olağanüstü kongre çağrısına yaklaşık %75 oranında olumlu cevap geldiği düşünüldüğünde, başkan adaylarının “hayır” diyeceğini açıklamasının da bu oranda karşılık bulması olası beklenti durumundadır.

3) Haziran seçimlerinde CHP’ye oy veren seçmenin blok şekilde “hayır” diyecek olması sürecin tek kesin bilgisidir. Kasım’da CHP’ye kayan yaklaşık 500.000 oy yüzergezer oy durumundadır. Bu nedenle “evet” cephesinde görülmesi gerçekçi olabilir.

4) Kafası en karışık seçmen kitlesi HDP’nin tabanındadır. Çünkü HDP’nin başkanlığı elinde koz olarak tuttuğu ve taleplerinde kullanmak için beklettiği bilinen bir gerçektir. Ancak 7 Haziran öncesinde seçim sloganı olarak kullandıkları “seni başkan yaptırmayacağız” sloganı şu anda ayaklarındaki prangadır. Bu nedenle “hayır” diyeceklerini zayıf bir şekilde ifade etmektedirler. Bu nedenle içinde öngörülemeyen gizli “evet” potansiyelini en fazla taşıyan parti HDP’dir.

Yukarıdaki geçişkenlikler göz önüne alındığında AKP’de en az %20, MHP’de en az %60 “evet”ten “hayır”a geçiş gerçekçi bir beklentidir. HDP seçmeninin parti sadakati ve parti disiplini içerisinde hareket edeceği öngörüsü ile “hayır”dan “evet”e geçiş oranının %10’da kalması durumunda tablo şöyle şekillenmektedir.

Şüphesiz bu projeksiyon, 7 Haziran ve 1 Kasım seçim sonuçlarına göre şekillenmiştir. Bugüne birebir yansıması elbette iddia edilemez. Aradan geçen 15 ay toplumsal anlamda pek çok değişikliğe yol açmıştır. Ancak eldeki verilere göre en gerçekçi karşılaştırma bu tablo gibi görünmektedir.

Bu öngörü, sadece parlamentoda temsil edilen partiler üzerinden yapılmıştır. Parlamento dışında kalan ve etkili olduğu bilinen Vatan Partisi, Saadet Partisi, Büyük Birlik Partisi gibi partilerin “hayır” bloğu içinde yer alması referandumdan “hayır” çıkacağı umudunu artıran diğer önemli verilerdir.

Ali Taş

Kaynak: Aydınlık



İLGİLİ HABERLER