Bizi takip edin
Bizi takip edin

Kadın işçiler: Yaşamaya ne zaman var ne para!

29.10.2017 11:18:18
<p>İstanbul&rsquo;un b&uuml;y&uuml;k iş&ccedil;i havzalarından biri olan Esenyurt&rsquo;tayız. Sabahın en erken saatleri, neredeyse zifiri karanlık... İş merkezlerinin y&uuml;kseldiği Cumhuriyet Meydanı&rsquo;na doğru ilerliyoruz. Burası Esenyurt&rsquo;un da merkezi aynı zamanda. Tarihi &ccedil;eşmenin yakınındaki durakta kadınlı, erkekli iş&ccedil;iler servis bekliyor. Kimi erkek iş&ccedil;ilerin ellerinde poşetler var; g&uuml;nl&uuml;k işler i&ccedil;in bekliyorlar, bir&ccedil;oğu inşaat iş&ccedil;isi. Biz, kadın iş&ccedil;ilere y&ouml;neliyoruz.&nbsp;</p> <p>T&uuml;rkiyeli ve Suriyeli kadınlar, yorucu bir iş g&uuml;n&uuml;ne daha başlayacak olmanın bezginliği i&ccedil;inde, zihinlerinde kimbilir hangi sorular ve sorunlarla servislerini bekliyor. Yalnız başına bekleyen &ccedil;ekingen davranıyor, iki-&uuml;&ccedil; kişi bir arada olanlarsa daha rahat.&nbsp;</p> <p>Gıda sekt&ouml;r&uuml;ndeki bir fabrikada &ccedil;alışan &uuml;&ccedil; iş&ccedil;i kadın iş&ccedil;iyle konuşuyoruz &ouml;nce. Sonra bir arkadaşları daha katılıyor. &Ccedil;ikolata ve benzeri &uuml;r&uuml;nlerin &uuml;retiminde &ccedil;alıştıklarını s&ouml;yleyen kadınlar, memnun değil &ccedil;alışma şartlarından da aldıkları &uuml;cretten de... Asgari &uuml;cret aldıklarını belirterek, &ldquo;Eşlerimiz de &ccedil;alışıyor ama hi&ccedil;bir şeye yetmiyor aldığımız para&rdquo; diyorlar, &ldquo;Ama mecburuz, yoksa bu paraya bu koşullarda &ccedil;alışılır mı!&rdquo; İ&ccedil;lerinden biri, &ldquo;&Uuml;niversiteye gidebilseydik, okuyabilseydik, b&ouml;yle mi olurdu? Bir mesleğimiz yok, o nedenle de bu koşullara mahkumuz...&rdquo; diyerek, &lsquo;kabahat&rsquo;i yine kendilerinde arıyor.&nbsp;</p> <p>Servisleri gelince r&ouml;portajımız da sona eriyor. Onlar hızla servise y&ouml;nelirken, biz metal fabrikasında &ccedil;alışan iki kadınla sohbete başlıyoruz.&nbsp;</p> <h3>10 YILDIR &Ccedil;ALIŞIYOR,&nbsp;H&Acirc;L&Acirc; ASGARİ &Uuml;CRETLİ&nbsp;</h3> <p>Genelde kadın iş&ccedil;ilerin &ccedil;alıştığı bir elektronik fabrikasında &ccedil;alışıyorlar. Sabah sekizden akşam altıya kadar &ccedil;alışıyorlar, hafta sonraları da tatil. Fakat ka&ccedil; yıllık iş&ccedil;i olursan ol, aldığın asgari &uuml;cret! İş&ccedil;i kadınlardan biri 22 yaşında. Daha bir yıldır bu fabrikada, diğerinin kıdemi ise 10 yılı aşmış. Gen&ccedil; iş&ccedil;i, &ldquo;Hafta sonu tatil olduğu i&ccedil;in iyi&rdquo; diyor. &Ccedil;alışma koşullarını &ouml;ğrenmeye &ccedil;alışıyoruz. Anlatmak istiyor fakat diğerinin yanında konuşmaktan &ccedil;ekiniyor gibi. Kıdemli olan iş&ccedil;i kadın alıyor s&ouml;z&uuml;; &ldquo;Bizim fabrikada kimse kimseye sesini y&uuml;kseltmez, k&ouml;t&uuml; s&ouml;z s&ouml;ylemez. Ustamız bir şey isterken rica ederek ister. Maaşımızı zamanında alıyoruz. Başka fabrikalarda neler neler duyuyoruz...&rdquo; 10 yıldır &ccedil;alıştığı halde h&acirc;l&acirc; asgari &uuml;cret mi aldığını soruyoruz, yanıtı kısa oluyor; &ldquo;evet!&rdquo;&nbsp;</p> <h3>&Ccedil;OCUKLARA YAKINLAR&nbsp;BAKIYOR, EVLER BİRLEŞİYOR...&nbsp;</h3> <p>Tek başına servis bekleyen başka bir kadın iş&ccedil;iye yanaşıyoruz. Matbaada &ccedil;alışıyor. &Ccedil;alıştığı yerde 10-15 kadın iş&ccedil;i var, &ccedil;oğunluk erkek. Başta bu kadar erkek iş&ccedil;iyle bir arada &ccedil;alışmak zor gelmiş, ama sonra alışmış. Erkek iş&ccedil;ilerin kadınlara saygılı davrandığını, kimsenin k&ouml;t&uuml; davranışı, lafı, tacizi ile karşılaşmadığını s&ouml;yl&uuml;yor. &ldquo;Ya &uuml;cretin, hayat koşulların?&rdquo; diye sorunca asgari &uuml;cret aldığını belirterek, &ldquo;Ben bekarım. Annemle yaşıyorum. Ama evli, &ccedil;oluklu &ccedil;ocuklu insanlar i&ccedil;in bu &uuml;crete ge&ccedil;inmek zor. &Ccedil;ocukları varsa yakınları bakıyor, kimisi eşinin ailesiyle ortak yaşıyor&rdquo; diyor.&nbsp;</p> <h3>SOSYAL YAŞAM DA NE!</h3> <p>Bir erkek, iki kadından oluşan bir iş&ccedil;i grubuna yaklaşıyoruz. Tekstilde &ccedil;alışan kadınlar, &ldquo;Koşullarımızdan memnunuz, bir sıkıntımız yok&rdquo; diyor. &ldquo;İzin g&uuml;nlerinizi nasıl ge&ccedil;iriyorsunuz, sosyal yaşamınız var mı?&rdquo; diye soruyoruz. İ&ccedil;lerinde en atılgan olanı &ldquo;Ne yapalım, &ccedil;oluk &ccedil;ocuk var, onlarla ilgileniyoruz. Sosyal yaşam nerede? Zaman mı var, para mı var sosyal yaşama!&rdquo; diyor.&nbsp;</p> <p><img src="https://www.evrensel.net/upload/detay/2017/Ekim/tekstil-iscisi-kadinlar.jpg" alt="tekstil iş&ccedil;isi" width="522" height="333" /></p> <p>Markette &ccedil;alışan bir kadının yanındayız bu kez. Marketin mutfak b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde &ccedil;alışıyor. O da asgari &uuml;cretli... daha hava aydınlanmadan &ccedil;ıkıyor evden, akşam hava karardığında d&ouml;nebiliyor ancak... Yine de mutfakta olduğu i&ccedil;in koli dizme, reyon d&uuml;zenleme gibi sıkıntılar yaşamadğını s&ouml;yl&uuml;yor. &Ccedil;ocukları var. Bir oğlunu evlendirmiş; gelini de &ccedil;alışıyor. &ldquo;&Ccedil;alışmazsa ge&ccedil;inemezler ki&rdquo; diyor. Bir &ccedil;ocuğunun da sağlık sorunları olduğunu, bu nedenle okula gidemediğini s&ouml;yl&uuml;yor. Rahatsızlığını sorunca yaşlar d&ouml;k&uuml;lmeye başlıyor g&ouml;zlerinden hemen. Ancak &ldquo;Ge&ccedil;miş olsun&rdquo; diyebiliyoruz...&nbsp;</p> <p>İş&ccedil;iler durakları boşalttığında g&uuml;n de tamamen aydınlanıyor. Yollar, sokaklar iyice kalabalıklaşıyor. Sonra dolmuş bekleyen kadınlar geliyor. &Ccedil;oğu ev temizliğine giden, g&uuml;ndelik&ccedil;i kadınlar. Dolmuşa binme telaşı i&ccedil;indeki kadınlarla &ccedil;ok fazla konuşamıyoruz. Haftada iki &uuml;&ccedil; g&uuml;n temizliğe gittiklerini, sosyal g&uuml;venceleri olmadığını s&ouml;yleyebiliyorlar ancak. Sıkış tıkış dolmuşlara binip, kendilerininkinden &ccedil;ok uzak, başka d&uuml;nyalara doğru yol alıyorlar.</p> <h3>SURİYELİ EMİNE: GELECEK MİSİN &Ccedil;ALIŞMAYA?</h3> <p><img src="https://www.evrensel.net/upload/detay/2017/Ekim/suriyeli-emine.jpg" alt="Suriyeli Emine" width="534" height="361" /></p> <p>Elinde poşetle koşuşturan iki gen&ccedil; kadının bize doğru yaklaştığını g&ouml;r&uuml;nce hemen atılıp nerede &ccedil;alıştıklarını soruyoruz. Şaşkınlıkla bakıyorlar y&uuml;z&uuml;m&uuml;ze. Anlıyoruz ki Suriyeliler, T&uuml;rk&ccedil;eyi pek konuşamıyorlar. Anlamaya &ccedil;alışıyorlar yine de. Fotoğraf makinesini g&ouml;sterip gazeteci olduğumuzu anlatmaya &ccedil;alışınca &ldquo;Hee!&rdquo; diyorlar, kendi aralarında bir şeyler konuşup g&uuml;l&uuml;ş&uuml;yorlar. Zar zor anlayabildiğimiz kadarıyla; tekstilde &ccedil;alışıyorlar, 1200 lira &uuml;cret alıyorlar, sigorta yok... Onlar servisi g&ouml;zlerken başka bir kadın yaklaşıyor yanımıza. O da Suriyeli. Halep&rsquo;ten gelmiş. Adı Emine...&nbsp;</p> <p>Emine&rsquo;yle daha iyi anlaşabiliyoruz. Bir tekstil at&ouml;lyesinde &uuml;t&uuml;c&uuml; olarak &ccedil;alışıyor. G&uuml;nde 55 lira alıyor. Hi&ccedil;bir g&uuml;vencesi yok. Beş &ccedil;ocuğu var; ikisi Almanya&rsquo;ya gitmiş, biri evlenmiş, biri de hasta...&nbsp;</p> <p>- Kocan ne iş yapıyor?</p> <p>- &Ccedil;alışmıyor o, evde, yatıyor (G&ouml;zleri buğulu). Ben &ccedil;alışıyor. Elektrik, su, kira...&nbsp;</p> <p>- T&uuml;rkiye&rsquo;de yaşam nasıl senin i&ccedil;in?</p> <p>- Zor. Suriye&rsquo;de her hafta bir elbise alırdık. Burada m&uuml;mk&uuml;n değil. Zeytinliklerim vardı orada, evim vardı. Savaş bitince Suriye&rsquo;ye d&ouml;nmek istiyorum.&nbsp;</p> <p>- Ben şimdi gelsem seninle iş var mı bana?</p> <p>- Var, gelecek misin, &ccedil;alışacak mısın?</p> <p>- T&uuml;rkiyeliler sana k&ouml;t&uuml; davranıyor mu?</p> <p>- K&ouml;t&uuml; davrananlar var...</p> <p>&Ouml;yle sıcak, &ouml;yle i&ccedil;tendi ki Emine. G&ouml;zlerinin i&ccedil;i g&uuml;l&uuml;yor, g&uuml;l&uuml;nce siyah bir &ccedil;izgi oluyordu g&ouml;zleri. Sevecenlikle sarıldı, fotoğraf &ccedil;ektirdik birlikte. Servisi gelince binmeye y&ouml;nelirken d&ouml;n&uuml;p sordu:&nbsp;</p> <p>- Gelecek misin &ccedil;alışmaya?&nbsp;</p> <h3>HURDACI TUĞBA: ERKEK ELİNE BAKMAMAK İ&Ccedil;İN GİRDİM BU İŞE D&uuml;kkanına gidiyoruz onunla g&ouml;r&uuml;şmek i&ccedil;in. Ayıklanacak &ccedil;uvalları yığmış d&uuml;kkana. Demir, kağıt, naylon, &ccedil;uval... Aklınıza atık olarak ne gelirse fabrikalardan toplayıp d&uuml;kkanına getiriyor, tek tek ayıklayıp sınıflandırıyor ve geri d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m yapan ham maddecilere tekrar veriyor.&nbsp;</h3> <p>13-14 yıldır yapıyor bu işi. &ldquo;Emekli paramı da kendim yatırıyorum. Bir iki seneye emekli olacağım. Fabrikaya gidiyorum; kumaş, naylon, &ccedil;uval, demir, paslanmaz... Geri d&ouml;n&uuml;ş&uuml;me alıyorum. Demiri d&uuml;kkana getirmiyor, direkt hurdacıya g&ouml;t&uuml;r&uuml;yorum. Artık ne kalırsa parası... &Ccedil;uvalı, naylonu getiriyorum d&uuml;kkana se&ccedil;iyorum. &Ccedil;uvalı ayrı satıyorum, naylonu ayrı satıyorum. &Ccedil;uval ayrı, naylon ayrı fiyat&rdquo; diye anlatıyor yaptığı işi.&nbsp;</p> <p>Cevval, girişken bir kadın Tuğba. Bu işe nasıl başladığını soruyorum: &ldquo;Azıcık g&ouml;z a&ccedil;ıklığı, uyanıklıkla girdim. Yozgat &Ccedil;ekerek&rsquo;e bağlı &Ccedil;akırk&ouml;y var. Oranın insanları başlamıştı ilk olarak. Genellikle erkekler &ccedil;alışıyor, kadınlar d&uuml;kkanda bekliyordu. &lsquo;Onlar kadar beynim yok mu? Ben de bu işi yapayım&rsquo; dedim. Eşimden gizli gittim kamyonumu aldım. Eşim o zaman inşaat&ccedil;ıydı, inşaatın parası iyiydi ve bırakmak istemiyordu. &Ccedil;ocuklar k&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;kt&uuml;, aldım &ccedil;ocukları yanıma dilenci gibi fabrika fabrika gezdim. Tabii ki şartları &ccedil;ok zordu.&rdquo;</p> <h3>&Ccedil;OCUKLARIMI&nbsp;KAMYONDA B&Uuml;Y&Uuml;TT&Uuml;M</h3> <p><img src="https://www.evrensel.net/upload/detay/2017/Ekim/hurdaci_tugba-2.jpg" alt="Hurdacı Tuğba" width="535" height="354" /></p> <p>Okumayı &ccedil;ok istemiş. Sağlık lisesini bitirmiş. Liseden sonra, kendi deyimiyle &ldquo;akıllı olduğu i&ccedil;in&rdquo; alelacele evlendirmişler. Gerisini ondan dinleyelim: &ldquo;Eskiler, bir kız g&ouml;z&uuml; de a&ccedil;ık olunca, hemen evlendirelim derdine d&uuml;şerdi. Şehirde b&uuml;y&uuml;d&uuml;m, k&ouml;ye gelin gittim ben. K&ouml;y hayatının ne demek olduğunu bilmiyordum. Oradan da İstanbul&rsquo;a geldik. Eşim &ccedil;alışıyordu, g&uuml;zel &ccedil;alışıyordu ama yetmiyordu. &Ccedil;ocuklarımı kamyonun i&ccedil;inde b&uuml;y&uuml;tt&uuml;m. İlk aldığım kamyonum b&uuml;y&uuml;kt&uuml;, o kamyonun i&ccedil;inde b&uuml;y&uuml;d&uuml;ler. Bırakacak, g&uuml;veneceğim kimse yoktu. Biraz b&uuml;y&uuml;d&uuml;kten sonra da evde bırakmaya başladım. &Ccedil;ok akıllılardı, bekliyorlardı beni. Evimin işini, yemeğini gece yarılarına kadar yapıyordum. &lsquo;Sen bu kadar işe nasıl yetişiyorsun?&rsquo; diye soruyorlardı bana.</p> <p>Gen&ccedil;liğimin en g&uuml;zel &ccedil;ağlarındaydım. &Uuml;&ccedil; k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuğa rağmen yoksulluktan, erkek eline bakmamak i&ccedil;in girdim bu işe. Biliyorsun bizim insanlarımız kadına değer vermiyor, her ihtiyacını kadın kendisi aldığı i&ccedil;in &ccedil;alışmak istedim. Ekonomik &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;m&uuml; elime aldım, b&uuml;t&uuml;n ihtiya&ccedil;larımı, &ccedil;ocuklarımın giderlerini karşıladım. &Ccedil;ocuklarımı okuttum. İkisi &uuml;niversiyeti bitirdi, birisinin de &uuml;niversitede son senesi. En k&uuml;&ccedil;&uuml;kleri 13 yaşında, okuyor.&nbsp;</p> <h3>HURDACILIKTAN KALAN ZAMANDA EV İŞ&Ccedil;İLİĞİ&nbsp;</h3> <p>&Ccedil;ektiklerim anlatmakla bitmez. Bilhassa bedenen, fiziken &ccedil;ok yoruldum. Erkeğin yapabileceği işleri ben yaptım, 80 kiloluk &ccedil;uvallarla boğuştum. Servise gidiyordu eşim, bir kamyon malı getirip tek başıma d&uuml;kkana indiriyordum, sabah 5&rsquo;e kadar se&ccedil;iyordum ki mahcup olmayayım, y&uuml;z&uuml;m&uuml;n akıyla &ccedil;ıkayım diye.&nbsp;</p> <p>Hayatım boyunca her t&uuml;r işi yaptım. Tuvalet temizledim; hurdacılıktan boş bulduğum zamanda ev temizliğine gidiyordum. &Ccedil;ocuklarım daha rahat etsin istiyordum.</p> <p>Benim gibi hurdacılık yapan başka kadınlar da var. Birka&ccedil; kadın, fazla değil. Onlarla mal verdiğim yerlerde karşılaşıyorum. Samsunlu bir kadınla tanışmıştım. Yanında bir kadın daha vardı, birlikte &ccedil;alışıyorlardı. Eşi fel&ccedil; ge&ccedil;irmiş. Kağıtlarını yıktı, parasını aldı gitti. Benim &ccedil;ok hoşuma gitmişti. Başına bir şey gelmiş &ccedil;alışıyor, ama erkeğe bağımlı değil. &lsquo;Ne kadar g&uuml;zel&rsquo; dedim.&nbsp;</p> <h3>TACİZ EDİYOR,&nbsp;&Ouml;LD&Uuml;R&Uuml;YOR, BİR KRAVATLA SERBEST KALIYOR</h3> <p>Kadınların &ouml;n&uuml;nde her daim bir engel oluyor. İstanbul&rsquo;un g&ouml;beğinde kadınlar tacize, tecav&uuml;ze uğruyor. &Ccedil;ocuklarım a&ccedil;ısından &ccedil;ok kaygılıyım. Eskiden &ccedil;ocuklarımı iki kere ararsam şimdi 10 kere arıyorum. Elim y&uuml;reğimde yaşıyorum. Erkekler taciz, tecav&uuml;z ediyor; &ouml;ld&uuml;r&uuml;yor ama bir kravatla indirim alıyor, serbest kalıyor.&rdquo;</p> <p>Yaşamını &ccedil;ocuklarına adayan bu kadına &ldquo;Nasıl bir hayat isterdin, kendin i&ccedil;in ne isterdin?&rdquo; sorusunu y&ouml;neltiyoruz. &ldquo;Hayalini bile kuramıyorum&rdquo; diye karşılık veriyor. Ancak liseden sonra okula devam edememek i&ccedil;inde uhde kalmış: &ldquo;G&uuml;zel bir okul okuyup, iyi bir meslek sahibi olup, &ccedil;alışmak isterdim. Engellenmesiydim, aklım da kesiyordu...&rdquo;&nbsp;</p>