Bizi takip edin
Bizi takip edin

Yeni bir “kitle imha silahı: YAPTIRIM

10.11.2018 17:14:10
<p>6 Ağustos 1945 de ABD tarafından Japonya&rsquo;nın Hiroşima kentine atılan atom bombası 90 ila 166 bin insanın(sivilin) &ouml;l&uuml;m&uuml;ne yol a&ccedil;tı&hellip; Hızlarını alamadılar, &uuml;&ccedil; g&uuml;n sonra Nagazaki&rsquo;ye bir bomba daha attılar ve&nbsp; 60 ila 80 bin masum hayatını kaybetti&hellip; Fakat bu eylemin l&acirc;netli sonucu bu kadarla sınırlı değildi&hellip; &Ouml;lmeyenlerin durumu da vahimdi&hellip; Ve aradan 73 ge&ccedil;tiği halde vahşi saldırının acısı bu g&uuml;n bile bitmiş değil, yara hala kanamaya devam ediyor&hellip; Aslında bu vahşete hi&ccedil; gerek yoktu, zira emperyalistler arası savaş sonlanmıştı&hellip; Japonya yenilmiş, bir tehdit ve tehlike olmaktan &ccedil;ıkmıştı&hellip; Aslında Amerikalılar bununla &ldquo;bilimsel bir deney&rdquo; yapmışlardı ve &uuml;stelik bu vahşet &ldquo;bilimin bir harikası&rdquo; sayıldı&hellip; Batı medyası da bu vahşeti &lsquo;bilimsel bir harika&rsquo; olarak sunmak i&ccedil;in yarışmıştı&hellip;</p> <p>ABD&rsquo;nin bu barbarlığı haklı olarak b&uuml;y&uuml;k tepkiye ve infiale neden oldu ve yeni bir &lsquo;keşifte&rsquo; bulundular&hellip; Yeni bir &ldquo;kitle imha silahını, &ldquo;yaptırım&rdquo; denileni &nbsp;keşfettiler&hellip; Aslında Latince&nbsp;<em>sancire&rsquo;</em>den t&uuml;reme&nbsp;<em>sanction,&nbsp;</em>adı &uuml;st&uuml;nde &lsquo;cezalandırma&rsquo; demeye geliyor&hellip; Dolayısıyla &ccedil;eviri uygun değil, durumun vahametini gizliyor&hellip; Netice itibariyle &lsquo;uygar Batılılar&rsquo; atom bombasından daha etkili bir &lsquo;kitle imha silahına&rsquo; kavuşmuşlardı&hellip;&nbsp;<em>Sanction&nbsp;</em>(yaptırım) silah kullanmadan, bomba atmadan, katliam g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml; de vermeden &lsquo;işi bitirmeye&rsquo; yarıyor&hellip; Buna&nbsp;<em>&lsquo;kansız katliam&rsquo;</em>&nbsp;da diyebilirsiniz&hellip;</p> <p>Ger&ccedil;i &lsquo;yaptırımların&rsquo; İkinci emperyalist savaş sonrasının pratiği olsa da, esas itibariyle Baba ve Oğul Bush d&ouml;neminde g&ouml;r&uuml;n&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; ve kapsamı artsa da, fikir eskiydi. Daha 1919&rsquo;da, d&ouml;nemin ABD başkanı Woodrow Wilson, &lsquo;yaptırımları&rsquo; etkin bir ekonomik silah olarak g&ouml;r&uuml;yordu&hellip; Ekonomik yaptırımların şiddet kullanmaya gerek kalmadan, &lsquo;sessiz, barış&ccedil;ı, acısız&rsquo; bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m olduğunu s&ouml;yl&uuml;yordu&hellip; Aslında &lsquo;yaptırımlar&rsquo; s&ouml;ylemi, kitle katliamını g&ouml;r&uuml;nmez kılarak tepkiyi etkisizleştiriyor&hellip; Ayıbı &ouml;rt&uuml;yor&hellip; Ekonomik savaş, askerleri, savaş&ccedil;ıları değil, onun gerisindeki insanları, sivilleri, kadınları, &ccedil;ocukları, yaşlıları hedef alıyor&hellip; Ger&ccedil;ek durum &ouml;yle olsa da, ekonomik yaptırımlar &ldquo;d&uuml;nya barışını tesis etmenin, diktat&ouml;rleri bertaraf etmenin, saldırgan bir devleti &lsquo;terbiye etmenin&rsquo;, halkları &lsquo;zalim y&ouml;neticilerden korumanın bir aracı olarak sunuluyor&hellip;</p> <p>Aslında ne demekse b&uuml;t&uuml;n bu saldırı savaşları, &nbsp;kitle katliamları, devletleri &ccedil;&ouml;kertme, toplumların dokusu par&ccedil;alama, &nbsp;ABD&rsquo;nin&nbsp;<em>&lsquo;ulusal &ccedil;ıkarları&rsquo;</em>&nbsp;adına yapılıyor&hellip; Birileri de &ccedil;ıkıp, ABD&rsquo;nin &ldquo;ulusal &ccedil;ıkarı&rdquo; denilenin ne mene bir şey olduğunu s&ouml;ylemiyor&hellip; Eskiden insanlar konvansiyonel savaşla &ouml;ld&uuml;r&uuml;l&uuml;rd&uuml;. Bir kent veya &uuml;lke kuşatılır, ele ge&ccedil;irilir, kendi kaynaklarını kullanması engellenirdi. Artık durum değişti, konvansiyonel savaşların yerini &lsquo;ekonomik yaptırımlar&rsquo; aldı&hellip; Birleşmiş Milletler G&uuml;venlik Konseyi marifetiyle Irak&rsquo;a uygulanan&nbsp;<em>yaptırımlar</em>&nbsp;sonucu, 1990-2003 arasında bir milyondan fazla sivil &ouml;ld&uuml;r&uuml;ld&uuml;&hellip; L&acirc;kin, &ldquo;sessiz &ouml;l&uuml;me&rdquo; maruz kalanların &acirc;kibetinden, d&uuml;nyanın geri kalanındakilerin pek haberi olmadı&hellip; Bu vahşetin failleri, Irak&rsquo;a barış g&ouml;t&uuml;rd&uuml;klerini s&ouml;ylediler&hellip; L&acirc;kin &lsquo;barış&rsquo; herkes i&ccedil;in aynı anlama gelmiyor&hellip; BM G&uuml;venlik Konseyinin bazı &uuml;yeleri bu vahşete neden olan &lsquo;yaptırımlara&rsquo; son verilmesini istemişlerdi ama, ABD ve İngiltere tarafından reddedilmişti&hellip;</p> <p>1995 yılında gazeteci Lesley Stahl, d&ouml;nemin ABD dışişleri bakanı Madeleine Albright&rsquo;la &nbsp;yaptığı s&ouml;yleşide, bakanın verdiği cevap her şeyi a&ccedil;ık ediyor. Gazetecinin:&nbsp;<em>&lsquo;Amerikan yaptırımları&rsquo; 500 bin Iraklı &ccedil;ocuğun &ouml;l&uuml;m&uuml;ne neden oldu, buna değer miydi?&rsquo;</em>sorusuna, Albright,&nbsp;<em>&ldquo;&ouml;yle d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum ki, bu zor bir karardı ama yine, biz bunun yapmaya değer olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yoruz</em>&rdquo; cevabını veriyor&hellip;</p> <p>ABD, Birinci K&ouml;rfez Savaşında (1991) &ouml;zellikle Iraktaki su arıtma tesislerini hedef almıştı. Bu başlı başına bir &lsquo;savaş su&ccedil;udur&rsquo;. Bir halkı yaşam i&ccedil;in vazge&ccedil;ilmez temiz sudan mahrum ederseniz, kolera salgını ka&ccedil;ınılmaz olur ve bu bir &lsquo;biyolojik savaştır&rsquo;&hellip; Aynı zamanda&nbsp;<em>Cenevre Konvansiyonu&rsquo;nun</em>&nbsp;da ihlalidir&hellip; Ekonomik yaptırımlar ve ticari ambargo sivil halka savaş a&ccedil;maktır. Şimdilerde Yemen&rsquo;de &ccedil;ocuklar a&ccedil;lıktan ve susuzluktan, ve i&ccedil;tikleri pis su y&uuml;z&uuml;nden koleraya yakalanıp &ouml;l&uuml;yor, oradaki insanlık su&ccedil;u insanların ne kadarını kaygılandırıyor, utandırıyor sanıyorsunuz? &Ouml;nce Obama, şimdi de Trump, Suudilere, bomba, askeri te&ccedil;hizat, yakıt, vb. sevk ediyor. Amerikalı savaş &lsquo;uzmanları&rsquo; vurulacak hedefleri belirliyor. Elbette Suudilerin yegane destek&ccedil;isi ABD değil, İngiltere, Avrupa Birliği &uuml;lkeleri, Kanada da Yemendeki jenoside ortak &nbsp;ve ondan k&acirc;r ediyorlar&hellip;</p> <p>Yemene y&ouml;nelik savaş, Irak&rsquo;a, Libya&rsquo;ya, Suriye&rsquo;ye karşı y&uuml;r&uuml;t&uuml;len kirli savaştan farklı değil. Ama&ccedil; &uuml;lkeyi &ccedil;&ouml;kertmek, sivilleri katletmek, &nbsp;toplumsal dokuyu par&ccedil;alamak &hellip; Yemen toprağında, ABD, Suudiler ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından desteklenip-finanse edilen, M&uuml;cahidin, El-Kaide, M&uuml;sl&uuml;man Kardeşler,&nbsp;<em>Akademi&nbsp;</em>diye adlandırılan&nbsp;<em>Blackwater</em>&lsquo;lar, ABD&rsquo;li, Somali&rsquo;li ve G&uuml;ney Amerikalı mersenerler&rsquo;den [paralı askerler] oluşan bir cihat&ccedil;ı ordusu savaşıyor&hellip; Orada bu vahşi katilleri destekleyenlerin, Suriye&rsquo;de İşid&rsquo;le &nbsp;m&uuml;cadele ettiğini sanan zevata ne demeli?</p> <p>Yaptırımlar sadece BM G&uuml;venlik Konseyi kararıyla dayatılmıyor. İstedikleri zaman ABD ve ABD bu yola baş vuruyor&hellip; Yaptırımların, işte diktat&ouml;r&uuml; insafa getirmek, etkisizleştirmek olduğu s&ouml;yleniyor ama tam tersi oluyor, halklar başına geleceği seziyor, &lsquo;diktat&ouml;re&rsquo; daha &ccedil;ok sahip &ccedil;ıkıyor&hellip; Elbette &lsquo;uygar Batılalar&rsquo; t&uuml;m diktat&ouml;rleri hedef almıyor, Suudi Arabistan gibi &lsquo;kendi diktat&ouml;r&uuml;&rsquo; saydıklarını hedef dışında tutuyorlar&hellip; Aslında başta ABD olmak &uuml;zere, emperyalistler tarafından dayatılan yaptırımların&nbsp;<em>savaş su&ccedil;u</em>&nbsp;sayılması gerekiyor, zira, y&uuml;zbinlerce, milyonlarca insanı a&ccedil;lığa, hastalığa, &ccedil;aresizliğe ve &ouml;l&uuml;me mahk&ucirc;m ediyor.</p> <p>İki siyaset bilimci, John Mueller ve Karl Mueller,&nbsp;<em>Foreign Policy</em>&lsquo;de yayınlanan bir yazıda,&nbsp;<em>&nbsp;</em>yirminci y&uuml;zyılda&nbsp;<em>yaptırımların,&nbsp;</em>Hiroşima ve Nagazaki&rsquo;de kullanılan atom bombası ve Birinci emperyalistler arası savaşta kullanılan kimyasal silahlar da dahil, XX, y&uuml;zyıldaki t&uuml;m kitle katliamlarından daha &ccedil;ok insanın &ouml;l&uuml;m&uuml;ne neden olduğunu ileri s&uuml;r&uuml;yorlar&hellip; Ve bunlara &rdquo;&nbsp;<em>Kitle imha yaptırımları</em>&rdquo; denmesi gerektiğini s&ouml;yl&uuml;yorlar&hellip; (1) &Ouml;yle ya, Hiroşima ve Nagazaki vahşetinin uyandırdığı infial ve tepki neden ekonomik yaptırımların ve ticari ambargoların neden olduğu daha kapsamlı katliamlar i&ccedil;in g&ouml;sterilmiyor? Bir hastaneyi bombalamakla, ila&ccedil; ve tıbbi ara&ccedil; sevkiyatını engellemek, tedaviyi imkansız kılmak arasında ne fark var? Bir diyaliz makinasının ithalatının engellenmesi sonucu &ouml;lmekle, bombardıman sonucu &ouml;lmek de kadar farklı?</p> <p>ABD destekli Suudiler, Yemen&rsquo;de insanları a&ccedil; ve susuz bırakarak, evlerini-barklarını yıkarak, yakın tarihin en b&uuml;y&uuml;k a&ccedil;lığına neden oldular&hellip; D&uuml;nya Sağlık &Ouml;rg&uuml;t&uuml;, 1 milyondan fazla insanın koleraya yakalandığını ileri s&uuml;r&uuml;yor, y&uuml;zbinlerce &ccedil;ocuk &ouml;l&uuml;mle cebelleşiyor&hellip; Bir de&nbsp;<em>yaptırımların&nbsp;</em>daha az para ve silah kullanarak daha &ccedil;ok insanı &ouml;ld&uuml;rmeyi m&uuml;mk&uuml;n kıldığı i&ccedil;in &lsquo;tercih sebebi&rsquo; olduğu s&ouml;yleniyor&hellip; Tam da kapitalizmin bir gereği, &lsquo;Uygar Batı&rsquo;nın seceresine uygun &nbsp;olarak&hellip; İyi de şu&nbsp;<em>Batı Medeniyeti, Muasır Medeniyet, &ldquo;Uygar D&uuml;nya&rdquo;</em>&nbsp;denilip, yere g&ouml;ğe konmayan hakkında biraz d&uuml;ş&uuml;nmek, kafa yormak, alışılmışın dışına &ccedil;ıkmak gerekmiyor mu? Soru sormaya daha ne zaman başlanacak? &nbsp;Esasen,&nbsp;<em>yaptırımlar&nbsp;</em>da bombardımanlar gibi bir kollektif cezalandırma &ouml;ld&uuml;rme, katletme y&ouml;ntemi! Halebi, Rakka&rsquo;yı, Musul&rsquo;u, vb. bombalamakla aynı şey&hellip; &Uuml;stelik bombardımanlardan &nbsp;ve ob&uuml;slerden daha &ccedil;ok insanı &ouml;ld&uuml;rebiliyor, &uuml;stelik sonu&ccedil;ları yıllarca devam ediyor&hellip;</p> <p>Esasen &ldquo;yaptırımlar&rdquo; &nbsp;emperyalist saldırının bir versiyonu&hellip; Kapitalist d&uuml;nya sisteminin &ccedil;evresinde yer alan &uuml;lkelerin kendi kaynaklarını kendi refah ve kalkınmaları i&ccedil;in kullanmalarını engellemeyi ama&ccedil;lıyor&hellip; Ger&ccedil;ek durum &ouml;yle olsa da, retorik farklı&hellip; Mısır devlet başkanı Abd&uuml;l-Nasır, S&uuml;veyş Kanalı&rsquo;nı millileştirdiğinde, (1955) İngilizler ve Fransızlar Mısıra savaş a&ccedil;mıştı&hellip; 1953 yılında İran Başbakanı Muhammed Musaddık, petrol&uuml; millileştirdiğinde, Amerikalılar ve İngilizler bir komplo ve darbe peydahlayarak, Musaddık&rsquo;ı indirip yerine emperyalist uşağı Rıza Şah Pehlevi&rsquo;yi oturttular&hellip; Siz emperyalist Batı&rsquo;nın &nbsp;zenginliğini neye bor&ccedil;lu olduğunu sanıyorsunuz? 1979 İran &lsquo;İslam Devriminden&rsquo; beri İran &uuml;zerine &lsquo;yaptırımlar&rsquo; aralıksız yağmaya devam ediyor&hellip; Şimdilerde &lsquo;&ccedil;&ouml;kertilme sırası&rsquo; İran&rsquo;a gelmiş g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor ama, bu iş o kadar kolay değil. İran&rsquo;ın bu t&uuml;r saldırılara, &ldquo;yaptırımlara&rdquo; &lsquo;bağışıklığı&rsquo;&nbsp; var&hellip;</p> <p>&nbsp;</p> <p><strong>Fikret Başkaya</strong></p> <p><strong><a href="http://ozguruniversite.org">&Ouml;zg&uuml;r &Uuml;niversite</a></strong></p> <p>&nbsp;</p>