Bizi takip edin
Bizi takip edin

3. havalimanı işçileri için tahliye kararı

5.12.2018 22:52:35
<p>İstanbul 3. Havalimanı'nda k&ouml;t&uuml; &ccedil;alışma koşullarını protesto ettikleri i&ccedil;in hakkında dava a&ccedil;ılan 31'i tutuklu, 61 iş&ccedil;inin yargılandığı davada tahliye kararı verildi. Sorgusu yapılamayan Serhat Bilici dışında tutuklu bulunan t&uuml;m iş&ccedil;iler adli kontrol şartıyla tahliye kararı verildi.</p> <p>Davanın ilk duruşması, Gaziosmanpaşa Adliyesi 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde başladı. Duruşma &ouml;ncesi aileler, sendika, siyasi parti, kitle &ouml;rg&uuml;t&uuml; temsilcileri ve milletvekilleri adliye &ouml;n&uuml;nde a&ccedil;ıklama yaparak iş&ccedil;ilerin serbest bırakılmasını istedi.</p> <p>Duruşmada i&ccedil;erisinde Devrimci Yapı, İnşaat ve Yol İş&ccedil;ileri Sendikası (Dev Yapı-İş) Genel Başkanı &Ouml;zg&uuml;r Karabulut'un da bulunduğu 31 tutuklu iş&ccedil;i ile tutuksuz sanıklar hazır bulundu. Duruşma, adliyenin yemekhanesinde g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. Yemekhanede duruşma d&uuml;zeni alındı. Duruşmaya ilk olarak avukatlar alındı. HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ile Oya Ersoy, TİP Genel Başkanı Erkan Baş, CHP İstanbul milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ve Ali Şeker ile EMEP Genel Başkan Yardımcısı Levent T&uuml;zel ile tutuklu iş&ccedil;i yakınlarından birer kişi duruşmaya salonuna alındı. Duruşmayı izlemek isteyen basın &ccedil;alışanları mahkeme kararı ile salondan &ccedil;ıkarıldı. Gazetecilerin duruma tepki g&ouml;stermesi &uuml;zerine bu defa 5 gazetecinin duruşma salonuna alınacağı bildirildi. Gazeteciler kimlik bilgileri alındıktan sonra duruşma salonuna girebildi. Duruşma salonunda onlarca asker ve polis g&ouml;revlendirildi.</p> <p><strong>AVUKAT BAYRAKTAR: BU İDDİANAME PATRON DEVLET İTTİFAKININ İFADESİDİR</strong></p> <p>Duruşma, kimlik tespiti ile başladı. Kimlik tespiti ardından avukatlar iddianamenin reddedilmesini ve iş&ccedil;iler hakkında beraat kararı verilmesini istedi. Avukat Kazım Bayraktar konuştuğu sırada mahkeme başkanı sık sık m&uuml;dahalede bulundu. Bayraktar,&nbsp;&ldquo;Her şey iş&ccedil;ilerin y&ouml;netime verdiği taleplerden sonra başladı. İddianamede buradan sonra başlıyor. El yazısıyla yazılan talepler var. Orada iş&ccedil;ilerin koşulları var ve o koşulların d&uuml;zeltilmesi isteniyor&rdquo; diye konuştu. Bayraktar, &ldquo;Bu iddianame patron devlet ittifakının ifadesidir" diye konuştu. Bayraktar, &ldquo;İş&ccedil;ilerin iş cinayetlerine ve &ouml;denmeyen &uuml;cretlere ve diğer k&ouml;t&uuml; koşullara karşı iş g&ouml;rmeme hakkı vardır. İddianame bu hakkın kullanılmasını su&ccedil; olarak tanımlıyor&rdquo; dedi.</p> <p><strong>BEYDİLLİ: HAK KULLANIMI SU&Ccedil; TEŞKİL ETMEZ</strong></p> <p>Bayraktar'ın ardından Avukat Song&uuml;l Beydilli s&ouml;z aldı. Beydilli, &ldquo;Bu iddianame hukuki belge değildir, &ccedil;&uuml;nk&uuml; olayı ters y&uuml;z etmiştir. Hak kullanımı su&ccedil; teşkil etmez, iddianame hak kullanımını su&ccedil; haline getirmiştir. Barış&ccedil;ıl silahsız g&ouml;steri yapma hakkı vardır. Toplu eylem hakkı yasaldır&rdquo; dedi.</p> <p>Avukat Yıldız İmrek ise &ldquo;İş&ccedil;iler g&ouml;zaltına alındığında yasa dışı olarak sorgulanmış, iş&ccedil;ilere zor kullanılarak telefonlarına el konularak şifreleri kırılarak g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler incelenmiş&rdquo; dedi. İddianamede &lsquo;Sendikacılar ka&ccedil;ak olarak işyerine girdi, iş&ccedil;ilerle g&ouml;r&uuml;şt&uuml;&rsquo; ifadesinin yer aldığına dikkat &ccedil;eken İmrek, &ldquo;Bir iddianamede b&ouml;yle bir ifade ge&ccedil;ebilir mi? Bu iddianame hukuki değildir&rdquo; dedi. Mahkeme başkanı ise İmrek&rsquo;in konuşmasına sık sık m&uuml;dahalede bulundu.</p> <p><strong>AVUKAT &Uuml;NDER: B&Uuml;T&Uuml;N DOSYAYA BAKTIK DELİL BULAMADIK</strong></p> <p>Avukat M&uuml;rsel &Uuml;nder de &ldquo;İş&ccedil;ilerin eylemi iddianamede silahlı olarak katılma diye yazıyor ama biz b&uuml;t&uuml;n dosyaya baktık, aradık, bir tane silah ile ilgili delil bulamadık&rdquo; dedi.&nbsp;</p> <p><strong>&Uuml;NDER: SAVCI TAHTAKURULARIN OLDUĞU ODALARDA YATSA</strong></p> <p>&Uuml;nder, "Savcı 'S&ouml;zde koşullar k&ouml;t&uuml;ym&uuml;ş' diyor. Bu koşulları 'bahane etmişler' diyor. S&ouml;zde sendikacılar meselesi var. Siz neden yoksullardan bu kadar nefret ediyorsunuz? Siz bir g&uuml;n tahtakuruların olduğu odalarda yatın. Bu iş&ccedil;iler hepsini anlatacak. Tahtakurularını, uzun kuyruklarını... Keşke imkan olsa da savcı bir g&uuml;n o tahtakurularının olduğu odalarda yatsa. Bunları d&uuml;ş&uuml;nmeden bu davada bir adım ileri gidemeyiz. Yok sendikacılar eylem i&ccedil;in &ccedil;ağrı yapıyorlarmış. Yapmazlarsa su&ccedil; işlerler" diye konuştu.</p> <p>Duruşma sırasında bir jandarma g&ouml;revlisi ile bir iş&ccedil;i bayıldı. Bayılan iki kişiye hekim olan Milletvekili Ali Şeker m&uuml;dahale etti.</p> <p><strong>İŞ&Ccedil;İLER ANLATTI: EYLEME KATILDIK, NEDENLERİMİZ VAR</strong></p> <p>Avukatların savunmalarının ardından iş&ccedil;iler s&ouml;z aldı.</p> <p><strong>Teyip Kırğın:&nbsp;</strong>Su&ccedil;lamaları kabul etmiyorum. 15 g&uuml;nde bir izin kullanmam s&ouml;ylendi ama izin kullandırmadılar. Arkadaşıma elektrik &ccedil;arptı, buna rağmen tutanak tutulmadı. Kuzenim 3.5 metre y&uuml;ksekten d&uuml;şt&uuml;. Bir saat boyunca yağmurda bekliyorum, kapısı kapanmayan otob&uuml;sler var. Bize verilen tatlıların son kullanma tarihi ge&ccedil;mişti. Hepsi etkili oldu eyleme katılmama. Ben, benle konuşan milletvekilinin kim olduğunu bilmiyordum bile. G&ouml;zaltına alındığımda komutan kulaklarımla oynuyordu. Konuştuğum kadın milletvekillerinin fotoğraflarını g&ouml;sterdiler &lsquo; Kim bu o... kancıklar&rsquo; gibi kelimeler kullandı. Biz sadece k&ouml;t&uuml; koşulların d&uuml;zeltilmesini istedik.</p> <p><strong>Ramazan G&ouml;zel:&nbsp;</strong>Slogan sesleri duydum. Baktık grup bize doğru geldi. Arabaya vurdular, biz sizin hakkınızı savunuyoruz, siz niye susuyorsunuz diye. Hak verdik. Eyleme katılma sebebim, kuzenim iş kazası ge&ccedil;irdi, iş g&uuml;venliği alınmamıştı. Kuzenim parasını da alamadı ne devletten ne şirketten. Ben şortla, terlikle TOMA&rsquo;ya nasıl zarar verebilirim? Kahvedeydim, milletvekillerini ayakta izliyordum. Fotoğraflarım medyaya d&uuml;şm&uuml;ş. Aslında benim şikayet&ccedil;i olmam lazım. Askeri ara&ccedil; iş&ccedil;ilerin arasına girdi, orada biz iş&ccedil;iler durdurmaya &ccedil;alıştık, kafama baret yedim ama bunları hi&ccedil; &ccedil;ekmemişler.</p> <p>İş&ccedil;ilerden Servet G&ouml;zel de, savunmasında servis ara&ccedil;larında tehdit edildiklerini dile getirdi. İş&ccedil;ilerden Cihan Saribulak da su&ccedil;lamaları kabul etmediğini ifade etti.&nbsp;</p> <p><strong>Akif Altınışık:&nbsp;</strong>Keyfi olarak koğuştan alıp g&ouml;t&uuml;r&uuml;ld&uuml;m. Ter&ouml;rist muamelesi yaptılar. Ne polis ne askerle karşı karşıya gelmedim. Sadece kahvedeki toplantıya meraktan dolayı katıldım.</p> <p><strong>Mustafa Atay:&nbsp;</strong>&Uuml;niversite &ouml;ğrencisiyim. Yıllardır &uuml;niversite okurken har&ccedil;lığımı &ccedil;ıkarmak i&ccedil;in inşaatlarda &ccedil;alıştım. Grubun yaşamsal koşulların iyileştirilmesi amacıyla toplandığını d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m. Servis alanı olduğu i&ccedil;in grubun i&ccedil;inde olmak zorunda kalıyorsunuz. Şefle konuştuğumda işin iptal olduğunu s&ouml;ylediler. Yattığım koğuşa gittim. Bir s&uuml;re sonra bağırışları &ccedil;ağırışları duydum. Dışarı &ccedil;ıktım polisin biber gazlı m&uuml;dahalesi oldu. Devletin polisine karşı &ccedil;ıkmam m&uuml;mk&uuml;n değil.&nbsp;</p> <p><strong>'İGA Y&Ouml;NETİCİSİ VATAN HAİNLİĞİ İLE İTHAM ETTİ'</strong></p> <p><strong>Deniz Aslan:</strong>&nbsp;2017'nin 11'inci işe ayında başladım. Ana firma İGA b&uuml;nyesinde &ccedil;alışıyordum. Şartları s&ouml;ylememe gerek yok. Burada dile getirildi. İşi engelleme, polise direnmeye y&ouml;nelik dosyada bir tek delil yok. G&ouml;zaltına alındığımızda askerlerin yanında bulunan bir İGA g&ouml;revlisi bizi vatan haini olmakla itham etti.</p> <p><strong>'ARKADAŞIMI TEKME TOKAT D&Ouml;VD&Uuml;LER'</strong></p> <p><strong>Rıdvan G&uuml;n&uuml;l:&nbsp;</strong>Hi&ccedil;bir su&ccedil;lamayı kabul etmiyorum.&nbsp;Toplantıda taleplerimizi bildirdik ama kabul edilmedi. Koğuşların olduğu b&ouml;lgeye gittim, orada polisler tarafından GBT'me bakıldı. Sonraki g&uuml;nde g&ouml;zaltına alındım. G&ouml;zaltına alındığımda benden &ouml;nce savunma yapan Deniz Aslan'ın tekme tokat d&ouml;v&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; g&ouml;rd&uuml;m. Benim hala firmadan alacağım var.</p> <p><strong>'İGA YELEKLİ ASKER VE POLİSLER G&Ouml;ZALTI YAPTI'</strong></p> <p><strong>İlker Kurt:&nbsp;</strong>15 maddenin d&uuml;zeltilmesi istendi. Şartlar yerine getirilmedi. Tahta kurularından kaynaklı ışıklarını a&ccedil;ık bırakan bir &ccedil;ok arkadaşımı g&ouml;rd&uuml;m. Tahtakurularından kaynaklı insanların dışarda sabahladığına şahit oldum. O b&ouml;lgeyi g&ouml;ren 10-15 kamera var. Bunların g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leri nerede? İnsanlar eylem niyetinde değildi. Polis ve askerin m&uuml;dahalesi ile olaylar &ccedil;ıktı. Polis ve askerin saldırısından ka&ccedil;mamız eylem olarak g&ouml;sterildi. İkinci g&uuml;nde İGA yelekleri giyen polis ve askerler bizi g&ouml;zaltına aldı. G&ouml;zaltına alındıktan sonra g&ouml;t&uuml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z b&ouml;lgede askerler tarafından darp edildik. Buraya gelen İGA y&ouml;neticileri de bize hakaret ederek darp ettiler.&nbsp;</p> <h3><strong>'TAHTAKURULARDAN IŞIĞI A&Ccedil;ARAK UYUYORDUK'</strong></h3> <p><strong>Murat Altıntaş:</strong>&nbsp;Uzun s&uuml;re maaş alamayanlar var. Havalimanındaki sıkıntılardan biri ve en b&uuml;y&uuml;k sorun tahta kurularıydı, ışığı yakıp uyurduk.&nbsp; Taşeron firmalar devletin verdiği yetkileri k&ouml;t&uuml;ye kullandılar. Tuvaletlerde su olmuyordu. En meşru taleplerimiz su&ccedil; sayıldı. Olayda elimde silah yoktu, taş falan atmadım.&nbsp;</p> <p><strong>Hacı Volkan Oflaz:&nbsp;</strong>Yaklaşık 16 ay boyunca ana firma İGA'da &ccedil;alışmaktayım. Pazar g&uuml;nleri ve bayramlarda &ccedil;alışıyorduk. İş g&uuml;venliğimiz yoktu. Uzun s&uuml;re servis ara&ccedil;larına binemiyoruz. Kalıcı sinuzit hastalığına kapıldım. Benim k&ouml;t&uuml; amacım yoktu. Gruba kimin eklediğini bilmiyorum. Aileme ben bakmaktayım. Beraatimi talep ediyorum.</p> <p><strong>Ahmet Faruk Şeng&uuml;l:&nbsp;</strong>İş g&uuml;venliği olmadığı i&ccedil;in, tahta kuruları i&ccedil;inde uyuduğumuz i&ccedil;in, yemekhanedeki sorunlarımız i&ccedil;in, servis beklediğimiz i&ccedil;in eylem yapıldığını s&ouml;ylediler. Bende &ccedil;alıştığım s&uuml;re boyunca bu sorunlarla karşılaştığım i&ccedil;in eyleme katıldım. Ama hi&ccedil;bir şekilde kimseye zarar vermedim. Jandarma ve polisle karşı karşıya gelmedim.</p> <p><strong>Diyar Bozkurt:&nbsp;</strong>İş g&uuml;venliği yok, benim arkadaşım yanımda y&uuml;ksekten d&uuml;şt&uuml;. Biz hakkımızı arıyoruz bug&uuml;n siz de bizim yerimizde olsanız aynı şeyleri yapardınız. Yaptığınız su&ccedil;lamaları kabul etmiyoruz. Olayın nasıl başladığını g&ouml;rmedik. &Uuml;zerimde h&acirc;l&acirc; tahtakurularının ısırık izleri var.</p> <p><strong>Muhammet Yiğen:&nbsp;</strong>Sivil bir polis ile İGA formalı biri beni aldı, darbettiler.</p> <p><strong>İnşaat İş Sendikası S&ouml;zc&uuml;s&uuml; Uğur Karataş:&nbsp;</strong>İddianamede ka&ccedil;ak girdiğim yazıyor. Sendikanın basın s&ouml;zc&uuml;s&uuml;y&uuml;m. Basını bilgilendirdim. Yaptığım konuşma su&ccedil; sayıldı. 5 yıldır bu sorun devam ediyor ama bu su&ccedil; şebekesi eylemler devam edince iş&ccedil;ilerle g&ouml;r&uuml;şme kararı aldı. İş&ccedil;inin iş verene karşı tek silahı iş durdurmadır. İş&ccedil;i &ouml;l&uuml;mlerine karşı iş durdurma talep edilmesi sendikanın g&ouml;revidir. Biz sınıf sendikasıyız. Konuşmalarımı kabul ediyorum. Bu sendika olarak benim i&ccedil;in onurdur. Silahla tehdit edilen iş&ccedil;iler var, kim yapıyor bunu, taşeronlar yapıyorlar. Birden baktık akrepler, TOMA&rsquo;lar gelmiş. Bu iş&ccedil;iler sabah işe gitmek istiyor ama servis yok. İş&ccedil;iler servis beklemek istemiyorlar. 2 konuşma yaptığım i&ccedil;in&nbsp; 2 bu&ccedil;uk aydır tutukluyum.&nbsp;</p> <p><strong>&Ouml;zg&uuml;r Karabulut:&nbsp;</strong>K&ouml;lece &ccedil;alışma koşullarına karşı iş&ccedil;ileri savunmak benim g&ouml;revim. 40 bine yakın iş&ccedil;i &ccedil;alışıyor giren iş&ccedil;iler arkasına bakmadan ka&ccedil;ıyorlar. Maaş alamadıkları i&ccedil;in patronun yanına gidip&nbsp; dayak yiyen iş&ccedil;iler var. Anayasalarda tehlike varsa &ccedil;alışmamak iş&ccedil;inin hakkıdır. Ben de iş bırakabilirsiniz diye &ccedil;ağrı yaptım. endikal &ouml;rg&uuml;tlenmek su&ccedil; mu? Yaptığımız hi&ccedil; bir şey su&ccedil; teşkil etmiyor. Kamu malına zarar verdiniz diyorlar. İş&ccedil;iler ben konuşma yaparken ellerindeki baretleri demirleri vurdular. Plastik demire zarar verir mi? Ben y&uuml;klenen su&ccedil;ların hi&ccedil; birini işlemedim.</p> <p><strong>İnşaat İş Genel Sekreteri Yunus &Ouml;zg&uuml;r:&nbsp;</strong>Kendimi savunacak hi&ccedil;bir şey yaptığımı d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yorum. Sadece iddianamenin ne kadar boş ve yasadışı olduğu hakkında konuşmak istiyorum. İddianame tamamiyle anayasal haklarımın ihlalidir. Yasadışı ve su&ccedil;tur. Benim tutuklanmamın tek dayanağı benim iş&ccedil;ileri proveke ettiğim s&ouml;yleniyor. Ben bir sendikacıyım. &Ccedil;alışma Bakanlığın resmi sayfasında yer alan İnşaat İş&ccedil;ileri Sendikası'nın sekreteriyim. 52 iş&ccedil;i &ouml;l&uuml;yor tek bir soruşturma yok.&nbsp;</p> <p><strong>Anıl Deniz:&nbsp;</strong>Bu iddianame tam fiyasko. Kimse kimseye zorla slogan artırmaz. Kimse kimseye zorla birşey yaptıramaz. İş&ccedil;ilerle birlikte İGA y&ouml;neticileriyle g&ouml;r&uuml;şmeye gittik. Sonra kampa geldik o an oradaydım sadece "İnşaat iş&ccedil;ileri k&ouml;le değildir" diye slogan attım. Bu su&ccedil;sa su&ccedil;u kabul ediyorum bu onurdur benim i&ccedil;in.</p> <p>Tutuklu ve tutuksuz iş&ccedil;ilerin savunmaların ardından avukatlar taleplerini sıralamaya başladı.</p> <h3>'TALEPLERİN KARŞILIĞI G&Ouml;ZALTI VE DARP OLDU'</h3> <p><strong>Avukat Ahmet Baran &Ccedil;elik:</strong>&nbsp;Tutuklu vekillerin tahliyesini, tutuksuz yargılananlarında adli kontrollerinin kaldırılmasını talep ediyorum. İş&ccedil;iler emeklerinin karşılığını almak i&ccedil;in &nbsp;temel insani koşullarda yaşamak i&ccedil;in bazı taleplerde bulundular. Bu taleplerin karşılığında ise kaldıkları odaların kapıları kırıldı, darp edildiler g&ouml;zaltına alındılar. G&ouml;zaltı s&uuml;recinde ben m&uuml;vekilimle g&ouml;r&uuml;şemedim. Bunları anlatmam nasıl bir dosya olduğunu g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne seriyor. Biz giremedik ama İGA yetkilileri karakola girdiler elini kolunu sallayarak. M&uuml;vekkilerimizi darp ettiler. Bu olay bir iş bırakma olayıdır, iş&ccedil;ilerin en temel hakkıdır. Asıl su&ccedil; iş&ccedil;ilerin değil bu m&uuml;dahaleyi yapanların. Tutuklama hukuki değildir. M&uuml;vekkilerimiz inşaat sekt&ouml;r&uuml;nde &ccedil;alışıyor. Yani yurt dışına gidip geliyorlar. Yurt dışı &ccedil;ıkış yasağının da tutuksuz sanıklar i&ccedil;in kaldırılmasını talep ediyoruz.&nbsp;</p> <p><strong>Avukat&nbsp;Tamer Doğan:&nbsp;</strong>Anlatılması gerekenleri sendikacı ve iş&ccedil;i arkadaşlar anlattılar. Dosyadaki abs&uuml;rd bir durumdan &ouml;rnek vermek istiyorum: Yusuf, Yunus ve Anıl Deniz bir g&uuml;n sonra iş&ccedil;ilerin olmadığı bir alanda g&ouml;zaltına alınıyorlar. Yani su&ccedil;lanan d&ouml;rt maddeyi yapmış olamazlar. Abs&uuml;rd durumlardan biri de m&uuml;vekkillerimizden Mehmet Celal Demir'in eylemler sırasında kaldırımda &ccedil;ekirdek yerken fotoğrafı olması. Ben m&uuml;vekkillerimden &ccedil;oğunun 8 g&uuml;n şantiyede su akmadığı i&ccedil;in g&ouml;lette yıkandığını biliyorum.</p> <p><strong>Avukat &Ouml;zg&uuml;r Urfa:&nbsp;</strong>Bu tutuklamaların asıl sebebi 29 Ekimdeki Havalimanı a&ccedil;ılışıdır. A&ccedil;ılış ger&ccedil;ekleşmiştir m&uuml;vekkillerimizin tahliyesini talep ediyoruz.&nbsp;</p> <p>Duruşmanın sonunda&nbsp;&nbsp;hakkında dava a&ccedil;ılan 31'i tutuklu, 61 iş&ccedil;inin yargılandığı davada tahliye kararı &ccedil;ıktı.&nbsp;</p> <p><strong>Kaynak: EVRENSEL</strong></p> <p>&nbsp;</p> <h3>&nbsp;</h3>