Bizi takip edin
Bizi takip edin

İşte Deniz Çakır'ın savcılığa verdiği ifade

11.1.2019 13:45:56
<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Murat &Ccedil;ağlak tarafından ifadesi alınan Deniz &Ccedil;akır, soruşturmaya konu olay g&uuml;n&uuml; saat 19.00 sıralarında bir doğum g&uuml;n&uuml; kutlaması i&ccedil;in arkadaşlarıyla beraber Zorlu Center&rsquo;daki bir kafeye gittiklerini s&ouml;yledi.</p> <p>İfadesinde bir s&uuml;re sonra iki bayanın gelerek yan masalarına oturduğunu aktaran &Ccedil;akır, &ldquo;Bu bayanların bakışı ve hareketleri beni yargılar ve taciz eder şekildeydi. Ben yaptığım iş gereği insanların bana bakmasına alışkın olmama rağmen bu iki bayanın davranışları sıra dışı olduğu i&ccedil;in rahatsız olmuştum. Sonra bu iki bayanın arkadaşları da gelince bizden rahatsız olduklarını hissettirip arka masaya ge&ccedil;meleri ve bana aynı şekilde bakmaları &uuml;zerine ben de &lsquo;Ne oluyor?&rsquo; der gibi onlara baktım. Bu şekilde b&ouml;yle bir gerginlik oldu. Ancak sonrasında olayı &ouml;nemsemeyip, masamıza d&ouml;nd&uuml;k&rdquo; dedi.</p> <p><strong>Fotoğraf tartışması</strong></p> <p>Doğum g&uuml;n&uuml; kutlaması esnasında fotoğraf &ccedil;ektiklerini aktaran &Ccedil;akır, &ldquo;Sohbet ettik. Fotoğraf &ccedil;ekilme esnasında arkadaki bayan grubu kendilerinin fotoğrafını &ccedil;ektiğimizi d&uuml;ş&uuml;nerek, &lsquo;Bizi &ccedil;ekiyorsunuz&rsquo; dedi. Biz de kendilerini &ccedil;ekmediğimizi s&ouml;yledik. Hatta arkadaşım Hande Canar telefonu g&ouml;t&uuml;rerek kendilerine g&ouml;sterdi.</p> <p>Fotoğraflarının olmadığını g&ouml;r&uuml;nce ikna oldular. Bir s&uuml;re her iki masadaki kişiler kendi eğlencelerine devam etti. Bu arada kafenin garsonlarından birine kendi fotoğraflarının alındığını s&ouml;ylemişler. Garson gelip bize s&ouml;ylediğinde almadığımız konusunda bilgi verdik&rdquo; diye konuştu.</p> <p><strong>&lsquo;Sakin oturup ayrıldılar&rsquo;</strong></p> <p>&Ccedil;akır, ifadesinde bayanların 'Fotoğrafımızı &ccedil;ektiniz' ısrarlarının devam ettiğini belirterek, &ldquo;Bayanların ısrarla fotoğraflarını aldığımızı s&ouml;ylemleri nedeniyle telefonu hızlıca masaya koyduğumda camı kırıldı. Telefon evde. Size bug&uuml;n ulaştıracağım. Sonrasında konu kapandı. Yarım saat sakin oturduktan sonra ayrıldılar. Ayrılırken herhangi bir tartışma ya da olay &ccedil;ıkmadı. Ben kesinlikle anlattıklarım dışında kafeye girerken bu bayanlara bakarak alay eder tarzda euzu besmele &ccedil;ekip, jest ve mimik hareketi yapmadım. Zaten bu bayanlar benden sonra kafeye geldiler.</p> <p>Yine bu bayanlara bağırarak 'Ben Atat&uuml;rk&ccedil;&uuml;y&uuml;m, burası Atat&uuml;rk T&uuml;rkiye&rsquo;si Arabistan değil. Siz Arabistan&rsquo;a İran&rsquo;a gideceksiniz' şeklinde herhangi bir c&uuml;mle kullanmadım.</p> <p>T&uuml;m hayatım boyunca ayrımcılık yapılmasına karşı durmuş bayanlar ile ilgili sosyal destek projelerinde yer almış bir insanım. B&ouml;yle bir konudan dolayı ifade vermek zorunda bırakıldığım i&ccedil;in &uuml;zg&uuml;n&uuml;m&rdquo; dedi.</p> <p>&Ccedil;akır ifadesini şu s&ouml;zlerle sonlandırdı: &ldquo;Yukarıda anlattığım şekilde ger&ccedil;ekleşen olayın 30 Aralık 2018 tarihinde olmasına rağmen 4 Ocak 2019 tarihinde dilek&ccedil;e verilmesi, kafeden ayrılırken herhangi bir tartışma ortamının olmaması ve olayın orada bitmiş olması hususlarını d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;mde m&uuml;ştekilerin iyi niyetli olmadıkları kanaatindeyim. Ben m&uuml;ştekilere yukarıdaki gibi c&uuml;mleler kesinlikle kurmadım. Arabistan kelimesinin ge&ccedil;tiği tek c&uuml;mle kendi masamdaki arkadaşlarımın duyabileceği şekilde, i&ccedil;kili bir mekanda i&ccedil;tiğim i&ccedil;kiye, &ccedil;ektiğim fotoğrafa karışılıyor. Yargılanarak bakılıyor. Burası Arabistan mı? Atat&uuml;rk T&uuml;rkiye&rsquo;si' şeklinde s&ouml;yledim. Ancak bu s&ouml;ylemi mi kesinlikle karşı tarafın duyacağı ses tonuyla ya da onlara hitaben s&ouml;ylemedim. &Uuml;zerime atılı su&ccedil;lamaları kabul etmiyorum.&rdquo;</p> <p><strong>ADLİYE &Ouml;N&Uuml;NDE GAZETECİLERE A&Ccedil;IKLAMA YAPTI</strong></p> <p>Oyuncu Deniz &Ccedil;akır, ifade vermek &uuml;zere bug&uuml;n avukatı Bahri Bayram Belen ile birlikte saat 10.30 sıralarında &Ccedil;ağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne geldi. &Ccedil;akır'ın ifade vermek &uuml;zere geldiği savcılık katında koridoru kapatan g&uuml;venlik g&ouml;revlileri yoğun g&uuml;venlik &ouml;nlemleri aldı. Bir s&uuml;re ifade vermek i&ccedil;in kalem odasında bekletilen &Ccedil;akır, daha sonra saat 11.00 sıralarında basın su&ccedil;larından sorumlu Başsavcı vekili Murat &Ccedil;ağlak'a ifade verdi. &Ccedil;akır, yaklaşık bir saat s&uuml;ren ifadesinin ardından avukatıyla birlikte adliye &ouml;n&uuml;ndeki meydana &ccedil;ıktı.&nbsp;<br /><br /><strong>"SU&Ccedil;LAMALAR BENİM BU G&Uuml;NE KADAR Kİ DURUŞUMA TERS"<br /></strong><br />Burada toplanan basın mensuplarına a&ccedil;ıklama yapan Deniz &Ccedil;akır, "Yapılan su&ccedil;lamaları kesinlikle reddettim. Ben bug&uuml;ne kadar hi&ccedil; kimseyi kadın, erkek, baş&ouml;rt&uuml;l&uuml;, baş&ouml;rt&uuml;s&uuml;z, hayat tarzı, cinsiyeti, dini, inancı, rengi, i&ccedil;in ayırmadım. Tam tersine birleştirmek i&ccedil;in sosyal projelerde bulundum. Benim her zaman bu g&uuml;ne kadar duruşum ve yaptığım şeyler bellidir. Ayrıştırmak i&ccedil;in değil, birleştirmek i&ccedil;in bir s&uuml;r&uuml; m&uuml;cadele verdim. Bahsi ge&ccedil;en hi&ccedil;bir şeyi de yapmadım. Zaten ifademi de verdim. Su&ccedil;lamalar benim bug&uuml;ne kadar ki duruşuma ters ve hi&ccedil; yakışık almıyor. Bir sanat&ccedil;ı bir kadını 'baş&ouml;rt&uuml;l&uuml;, baş&ouml;rt&uuml;s&uuml;z' diye ayırmaz. Benim hayatımda t&uuml;rbanlı, baş&ouml;rt&uuml;l&uuml;, farklı dinden, renkten, ailemden, arkadaşlarımdan, hayranlarımdan bir s&uuml;r&uuml; insan var. Bug&uuml;ne kadar hepsini sarıp, sarmaladım. Hepsi beni &ccedil;ok severler. Şu anda da yanımdalar" diye konuştu. &Ccedil;akır, gazetecilerin sorusu &uuml;zerine "G&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler var hepsini savcılığa sunduk. Fakat şu an bir yargı s&uuml;reci var daha fazla konuşmam doğru değil. T&uuml;m g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler incelendi. Zaten ortada her şey" dedi.&nbsp;<br /><br /><strong>"SU&Ccedil; DUYURUSUNDA BULUNMAK DENİZ HANIM'IN D&Uuml;Ş&Uuml;NCELERİNE TERS"</strong><br /><br />&Ccedil;akır'ın avukatı Bahri Bayram Belen ise m&uuml;vekkili hakkında "Hakaret, &ouml;zel hayatın gizliliğine m&uuml;dahale ve halkı kin ve d&uuml;şmanlığa tahrik" gibi ciddi su&ccedil;lamalar olduğunu belirtti. Avukat Belen, olumsuz bir karar &ccedil;ıkabileceğini sanmadığını s&ouml;yleyerek, adli bir s&uuml;re&ccedil; olduğu i&ccedil;in olayın ayrıntısını anlatamayacağını s&ouml;yledi. Bir gazetecinin, "Suudi Arabistan'a gidin" dedi mi?" sorusuna avukat Belen, "B&ouml;yle bir şey demediğini s&ouml;yledi" cevabını verdi. "Su&ccedil; duyurusunda bulundunuz mu?" sorusuna ise, "Su&ccedil; duyurusunda bulunmak &ccedil;ok kolay bir şey. Ama bu nedenle su&ccedil; duyurusunda bulunmak aslında Deniz hanımın d&uuml;ş&uuml;ncelerine ters, toplumda gerginliği artırıcı bir şey değil. Buna ihtiya&ccedil; duymadık" diye cevap verdi.</p> <p>&nbsp;</p>