Bizi takip edin
Bizi takip edin

Neoliberal ‘çağın’ bir buluşu…Şehir dışındaki şehir hastaneleri

21.02.2019 22:58:04
<p>Kent merkezindeki hastaneler neden kapatılır ve 20-30 kilometre uzaklıkta devasa bir hastane inşa edilir?. M&uuml;thiş bir doğa tahribatı ve kaynak israfı pahasına, gayet iyi işleyen, ihtiyacı karşılayan bir hava limanı neden yıkılır ve yerine daha uzakta bir hava limanı inşa edilir. Tam bir yıkım, s&ouml;m&uuml;r&uuml;, yağma ve talan aracı olan &ldquo;<strong>B&uuml;y&uuml;k Projeler&rdquo;&nbsp;</strong>neden dayatılır? Herkesin olan-olması gereken m&uuml;şterekler, kamu kaynakları, kamu hizmetleri neden &ouml;zelleştirilir, kapitalistlere peşkeş &ccedil;ekilir? Sağlığı, eğitimi, sosyal g&uuml;venliği, akla gelen ne varsa &ouml;zelleştirmenin &lsquo;gerek&ccedil;esi&rsquo; nedir? Bu kepazelik kimler tarafından nasıl &lsquo;meşrulaştırılıyor?</p> <p><strong>B&uuml;y&uuml;k Projeler&nbsp;</strong>neoliberal &lsquo;&ccedil;ağın&rsquo; bir buluşu&hellip; &Ouml;zelleştirmelerin de en son versiyonu. Kapitalizmin&nbsp;<em>nihai krizi</em>&nbsp;koşullarında, sistem artık yeteri kadar &lsquo;yeni değer&rsquo;, &lsquo;fazla değer&rsquo;, &lsquo;artı-değer&rsquo; &uuml;retemiyor&hellip; Verimlilik artışı sağlayamıyor&hellip; Sermaye kapitalist mantığa uygun yeterli&nbsp;<em>değerlenme alanı</em>&nbsp;bulamıyor. Eğer sermaye değerlenemezse &lsquo;değersizleşir&rsquo;&hellip; Doğal kaynakları, kamu kaynaklarını, b&uuml;t&ccedil;eyi, hazineyi &nbsp;<em>m&uuml;şterekleri</em>[herkesin olanı] yağmalamak, sermaye i&ccedil;in bir &lsquo;&ccedil;&ouml;z&uuml;m&rsquo; olarak g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor&hellip; İşte bu ama&ccedil;la, sermayeye yeni değerlenme alanları a&ccedil;mak i&ccedil;in K&uuml;resel oligarşinin, k&uuml;resel pl&uuml;tokrasinin hizmetindeki &lsquo;uluslararası&rsquo; denilen &ouml;rg&uuml;tler, İMF, D&uuml;nya Bankası ve diğerleri devreye sokularak, kamu kaynaklarını yağmalamanın ara&ccedil; ve y&ouml;ntemleri peydahlandı&hellip;&nbsp;<em>Yap-İşlet-devret, yap-kirala devlet, yap-kirala, kamu-&ouml;zel ortaklığı&nbsp;</em>gibi adlarla, sermayeye kaynak aktarmanın yolu a&ccedil;ıldı&hellip;</p> <p>Aslında Kamu &Ouml;zel Ortaklığı[K&Ouml;O] veya Kamu &Ouml;zel İşbirliği [K&Ouml;İ] denilende kamu yok&hellip; Sadece&nbsp;<em>&ouml;zel&nbsp;</em>var&hellip; G&ouml;z&uuml; doymaz sermaye var&hellip; B&uuml;t&uuml;n bu uydurmalar ahmakları aldatma amacı taşıyan bir manip&uuml;lasyon sadece&hellip; Ama&ccedil; b&uuml;t&ccedil;eyi, hazineyi,&nbsp;<em>m&uuml;şterekleri&nbsp;</em>yağmalamak. Şehir hastaneleri s&ouml;z konusu olduğunda, devlet bir araziyi bir şirkete veya şirketler grubuna, diyelim 25-30 yıllığına tahsis ediyor. Şirketler o arazi &uuml;zerine devasa bir hastane inşa ediyor. Hastane inşaatı tamamlanıp faaliyete ge&ccedil;tikten sonra devlet 25-30 yıl sermayedarlara kira &ouml;d&uuml;yor&hellip; Buna da &ldquo;devletin kasasından beş kuruş &ccedil;ıkmıyor&ldquo; deniyor&hellip; &nbsp;Aslında devletin kasasından insan havsalasını zorlayacak miktarda kaynak &ccedil;ıkıyor ve &ccedil;ıkmaya devam edecek&hellip; Bir fikir vermek i&ccedil;in sadece ge&ccedil;en yılın b&uuml;t&ccedil;esine 2.6 milyar TL konmuştu ki, bu&nbsp; 2,6 milyar TL ile&nbsp;<em>&lsquo;150 yataklı tam teşekk&uuml;ll&uuml; 65 hastane yapılabileceği hesaplanmış.</em>..&rsquo; Sadece bu kadar da değil, bir de devlet &lsquo;m&uuml;şteri garantisi&rsquo; [yatak garantisi] veriyor. Eğer doluluk oranı %70&rsquo;in altında kalırsa, aradaki farkı devlet &ouml;d&uuml;yor&hellip; Aynı k&ouml;pr&uuml;lerde olduğu gibi&hellip; Bu aslında kapitalistleri maaşa bağlamaktır ki, kapitalizmin mantığıyla da &ccedil;elişiyor&hellip; B&ouml;ylece &ldquo;risk&rdquo; ortadan kalkıyor. Oysa kapitalizmde risk almak esastır&hellip;</p> <p>K&Ouml;O&nbsp; y&ouml;ntemiyle Şehir Hastaneleri yapma tercihi, bunların &lsquo;y&uuml;ksek maliyetli projeler olmaları, dolayısıyla b&uuml;t&ccedil;eyi zorlayacağı gerek&ccedil;esine dayandırılıyor&hellip; &Ccedil;iğdem Toker, Şehir Hastanelerinin,&nbsp;<em>&ldquo;b&uuml;t&ccedil;eyi hasta eden bir sağlık modeli olduğunu&rdquo; (1)&nbsp;</em>s&ouml;yl&uuml;yor&hellip;&nbsp;Fakat g&ouml;zden ka&ccedil;an bir şey var: O b&uuml;y&uuml;k kaynağı hi&ccedil; bir kapitalist veya kapitalistler grubu sağlayamaz, i&ccedil;erden ve veya dışardan kredi bulmaları gerekir&hellip; Eğer &ouml;yleyse, devletin şirketlerden &ccedil;ok daha kolay kredi temin edebileceği ortadayken, ileri s&uuml;r&uuml;len gerek&ccedil;enin inandırıcılığı ortadan kalkıyor&hellip;</p> <p>&lsquo;Şehir Hastanesi&rsquo; faaliyete ge&ccedil;tiğinde, kent merkezindeki hastanelerin kapatılması, yıkılması &ouml;ng&ouml;r&uuml;l&uuml;yor&hellip; Bununla &uuml;&ccedil; şey ama&ccedil;lanıyor: 1. Kapitalistlerin hastanesine m&uuml;şteri bulmak; 2. Kent merkezindeki &ouml;zel hastaneleri nemalandırmak, şehir dışındaki &ldquo;Şehir Hastanesine&rdquo; ulaşamayanları &ouml;zel hastanelerin m&uuml;şterisi olmaya zorlamak; 3.&nbsp;<em>Her şey bizim iktidarımız d&ouml;neminde yapıldı, ne yapıldıysa biz yaptık&nbsp;</em>d&uuml;ş&uuml;ncesine kafalara kazımak&hellip; Tarihsel belleği yok etmek&hellip; Aksi halde gayet iyi işleyen, kentin g&ouml;beğindeki sembol haline gelmiş hastaneleri kapatmanın bir mantığı olabilir miydi?..</p> <p>Kapitalist toplumda devletin &uuml;&ccedil; işlevi vardır: 1. &Ouml;zel sekt&ouml;r [sermaye] tarafından uygun ve yeterli bir şekilde yapılması [karşılanması] m&uuml;mk&uuml;n olmayan bazı hizmetleri sunmak; 2. Zenginleri yoksullardan korumak; 3. Bazı kapitalistlerin veya kapitalist gruplarının aşırılıklarını engellemek&hellip; Buna,&nbsp;<em>kapitalizmi kapitalistlerden korumak</em>&nbsp;da diyebilirsiniz&hellip; &Ouml;yle g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor ki, burjuva devlet hızla s&ouml;z&uuml;n&uuml; ettiğimiz&nbsp;<em>birinci işlevden&nbsp;</em>uzaklaşmakta ki, bunun ciddi bir&nbsp;<em>meşruiyet sorunu&nbsp;</em>yaratması ka&ccedil;ınılmazdır&hellip; Artık devlet m&uuml;nhasıran &lsquo;zenginleri yoksullardan koruma&rsquo; işlevine indirgenmiş bulunuyor&hellip;</p> <p>K&Ouml;O mantığına uygun hastanelerde ama&ccedil; insan sağlığı değil k&acirc;rdır. Devleti haraca bağlamaktır. Aksi halde kent merkezindeki hastaneler kapatılmaz, gerektiğinde ilave hastaneler yapılırdı&hellip; Kayıhan Pala, Şehir Hastaneleriyle neyin ama&ccedil;landığına dair şunları yazıyor: &rdquo;&nbsp;<em>Şehir hastaneleri i&ccedil;in yapılan ihalelerde Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen sabit yatırım tutarı ile yıllık kira bedelleri incelendiğinde, &ccedil;ok y&uuml;ksek tutarları &ouml;deneceği anlaşılmaktadır. &Ouml;rneğin Kayseri ihalesinde [toplam 1.583 yatak] sabit yatırım tutarı 427 milyon TL olan &ldquo;şehir hastanesi&rdquo; i&ccedil;in 25 yılda toplam olarak&nbsp; 3 milyar 443 milyon TL &ouml;denmesi &ouml;ng&ouml;r&uuml;lmektedir [TTB. 2012c].</em></p> <p><em>K&Ouml;O y&ouml;ntemi klasik ihale y&ouml;nteminden farklıdır. &Ouml;rneğin Erzurum&rsquo;da klasik ihale y&ouml;ntemiyle 2011 de ger&ccedil;ekleştirilen 1.200 yataklı hastane ihalesinde 260 milyon TL yaklaşık maliyet &ouml;ng&ouml;r&uuml;lm&uuml;ş ve ihale 193.3 milyon TL bedelle tamamlanmıştır. Bir başka deyişle, Kayseri&rsquo;nin 1.5 yıllık kirasıyla 1.200 yataklı hastane yapılabilmektedir [TTB. 2012 C].</em></p> <p><em>Sorular şunlardır: Kayseri&rsquo;de yaklaşık &uuml;&ccedil; bu&ccedil;uk yıllık kirasıyla sabit yatırım tutarı karşılanabilen şehir hastanesi i&ccedil;in neden 25 yıl boyunca kira &ouml;denecektir? Bu para nasıl [hastane d&ouml;ner sermayeleriyle &ouml;denmesi olanaklı değildir] &ouml;denecektir? Bu para kim[ler]e &ouml;denecektir?&rdquo;(2). &nbsp;</em></p> <p>T&uuml;rk Tabipler Birliği [TTB] sağlığın &ouml;zelleştirilmesine, paralılaştırılmasına, bir metaya d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lmesine, &ldquo;performans&rdquo; sa&ccedil;malığına karşı iyi bir sınav verdi ama, bir b&uuml;t&uuml;n olarak &ldquo;Tıp Camiası&rdquo; sınıfta kaldı. Hekimler ettikleri yemine ihanet ettiler, yangına k&ouml;r&uuml;kle gittiler&hellip; Elbette sağlığın &ouml;zelleştirilmesinin, ne demeye geldiğini anlamaları i&ccedil;in fazla zaman gerekmeyecek&hellip; Bu vesileyle, bir anektotu hatırlamamak olmaz:&nbsp;<em>Bir deli kanlı gecenin ge&ccedil; saatlerinde eve d&ouml;n&uuml;yormuş. Yolu &uuml;zerinde d&uuml;kkanlar varmış. Bakmış adamın biri oturmuş bir d&uuml;kkanın asma kilidini kırıyor. &ldquo;hemşerim ne yapıyorsun?&rdquo; demiş. Adam başını kaldırmış, &ldquo;keman &ccedil;alıyorum&rdquo; demiş&hellip; Delikanlı, &lsquo;iyi de sesi &ccedil;ıkmıyor ama&rsquo; deyince, adam&nbsp;<strong>&ldquo;Yarın sabah &ccedil;ıkar&rdquo;&nbsp;</strong></em>demiş&hellip; Şehir hastaneleri şımarıklığının ve hovardalığının ne anlama geldiğinin anlaşılması i&ccedil;in de fazla zaman gerekmeyecek&hellip;</p> <p>&nbsp;</p> <p><strong>Fikret Başkaya</strong></p> <p><strong><a href="http://ozguruniversite.org">&Ouml;zg&uuml;r &Uuml;niversite</a></strong></p> <p>&nbsp;</p> <p>1. &Ccedil;iğdem Toker,&nbsp;<em>&ldquo;B&uuml;t&ccedil;eyi Hasta Eden Bir Sağlık Modeli: Şehir Hastaneleri<strong>&ldquo;,&nbsp;</strong></em><strong>T&uuml;rkiye&rsquo;de Sağlıkta Kamu-&Ouml;zel Ortaklığı- Şehir Hastaneleri</strong>, derleyen Kayıhan Pala, İletişim Yayınları, 2018, ss: 249-259.</p> <p>2. Kayıhan Pala age, ss 99-133.&nbsp;</p>