Bizi takip edin
Bizi takip edin

Ulaşım, imar, yeşil alan, kültür... İmamoğlu çözüm projelerini açıkladı

13.06.2019 16:38:27
<p>Se&ccedil;ilmiş İstanbul B&uuml;y&uuml;kşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 2 g&uuml;n aranın ardından yine Taksim'de basın mensuplarının karşısına ge&ccedil;ti ve ''Kentsel Gelişim &Ccedil;&ouml;z&uuml;mleri''ni anlattı. Yerli ve yabancı basının yoğun ilgi g&ouml;sterdiği toplantıda konuşan İmamoğlu, s&ouml;zlerine ''Biliyorsunuz, iki g&uuml;n &ouml;nce, İstanbul'da ailelerin yaşamını kolaylaştırmak, pahalı yaşamı ucuzlatmak, yoksulluk ve işsizlikle m&uuml;cadele etmek i&ccedil;in geliştirdiğimiz sosyal &ccedil;&ouml;z&uuml;m &ouml;nerilerini sizlerle paylaşmıştım. Bug&uuml;n biraz daha İstanbul'un kendisinden bahsedeceğim. Artık bir kaos halini almış ulaşıma y&ouml;nelik getireceğimiz &ccedil;&ouml;z&uuml;mlerden, vatandaşlarımızın nefes alabilecekleri yeni yeşil alanlardan, nitelikli sosyal konut projelerimizden bahsedeceğim'' şeklinde başladı.</p> <p><strong>''VIP TUZAKLARI KURULUYOR''</strong></p> <p>''Ama t&uuml;m bunlardan &ouml;nce 23 Haziran se&ccedil;iminin anlamını yeniden hepinize hatırlatmak istiyorum'' diyen İmamoğlu, ''Herşeyden &ouml;nce herkes bilmelidir ki, 23 Haziran se&ccedil;imleri normal se&ccedil;imler değildir. T&uuml;rkiye tarihinde daha &ouml;nce g&ouml;r&uuml;lmemiş haksızlıklarla, hak gaspıyla dolu anormal se&ccedil;imlerdir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; normal se&ccedil;imler 31 Mart'ta bitmiştir. T&uuml;rkiye'deki diğer yerel y&ouml;netimler gibi 31 Mart gecesi se&ccedil;im sonu&ccedil;lanmıştır. Ama mesele ondan sonrasıdır. 31 Mart se&ccedil;imlerini ne yazık ki, bu &uuml;lkeyi y&ouml;netenler bir t&uuml;rl&uuml; hazmedememiştir. Ondan sonra t&uuml;m milletin g&ouml;zleri &ouml;n&uuml;nde alenen se&ccedil;imler gaspedilmiştir. Bize mazbatayı vermeye yanışmayan bu &uuml;lkenin y&ouml;neticileri hukuku katletmişler. 16 milyonun hakkını gaspetmişlerdir. 23 Haziran i&ccedil;in temel ama&ccedil;ları bu haksızlıkları, &uuml;lke tarihindeki en vicdansız adaletsizliği unutturmak ve sanki normal se&ccedil;ime gidiyormuşuz gibi bir algı oluşturmaktır. O y&uuml;zden herg&uuml;n bir başka suni g&uuml;ndem g&ouml;r&uuml;yoruz. O y&uuml;zden VIP tuzakları kuruluyor. O y&uuml;zden her g&uuml;n bize karşı yeni bir yalan &uuml;retiliyor, yeni bir tertip g&uuml;ndeme getiriliyor. Ama biz inan&ccedil;lı ve kararlıyız. Pes etmiyoruz ve bu zorluklardan yılmıyoruz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; biz haklıyız. Bu nedenle asla vaz ge&ccedil;meyeceğiz. Asla pes etmeyeceğiz. Demokrasi yolunda m&uuml;cadele etmekten asla ve asla bezmeyeceğiz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; hakkı ve haklıyı mağlup etmek imkansızdır. Biz, bu s&uuml;re&ccedil;te kendi şahsi kavgamızı yapıyor değiliz. Elimizden alınan hak, millete ait bir haktır. Alınan bu şehirde yaşayan 16 milyonun se&ccedil;me hakkıdır. Demokrasi bir kavramlar, kurumlar ve kurallar rejimidir. Demokratik rejimin en &ouml;nemli aracı se&ccedil;imlerdir'' şeklinde konuştu.</p> <p><strong>''KENDİ NEFSİNE D&Uuml;ŞENLE MİLLETİN HAKKINI ARAYANANIN M&Uuml;CADELESİ''</strong></p> <p>''6 Mayıs'ta T&uuml;rkiye demokrasisine ihanet edilmiştir'' diyen İmamoğlu, s&ouml;zlerini ş&ouml;yle s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;: ''&Uuml;lkeyi y&ouml;netenler oturdukları koltuktan kalkmamak i&ccedil;in her şeyi yaparlarsa bu demokrasiye ihanet olur. Hak, hukuk ve adaletin savunulması sadece bir partinin işi değildir. Bu mesele vicdanı ve adalet duygusu olan hi&ccedil; kimsenin 'Neme l&acirc;zım' diyemeyeceği ve partizanca davranamayacağı bir meseledir. Siyaset, bunun i&ccedil;in vardır. Bu &uuml;lkedeki saygın b&uuml;t&uuml;n ilim sahipleri bu kararı 'Duruma &ouml;zel bir karar' olması nedeniyle hukuka aykırı buluyor. İrfan sahipleri de 'Ekrem İmamoğlu yerinde Binali Yıldırım olsaydı bu se&ccedil;im iptal edilmezdi. Binali Yıldırım'ın mazbatası elinden alınmazdı' diyor. YSK aldığı bu kararla, 'Bizi burada tutan kuvvet b&ouml;yle istiyor', 'Şartlar bunu gerektiriyor' demiştir. Onun i&ccedil;indir ki, bu kararı verenler gerek&ccedil;e bulamadılar. Haksızlık yapmak, kul hakkı yemek vicdan sahibi herkesi rahatsız eder. 'Allah kul hakkını affetmez' diyerek kul hakkı yemekten korkarak b&uuml;y&uuml;d&uuml;k biz. Bu topraklarda yaşayanların en &ccedil;ok kullandığı kelimedir vebal&hellip; 'Vebali boynuna' deriz, vebal almaktan korkarız. Herkes iyi bilsin ki, 23 Haziran se&ccedil;imleri Binali Yıldırım-Ekrem İmamoğlu m&uuml;cadelesi değildir. Kendi nefsinin peşine d&uuml;şenle, milletinin hakkını arayanın m&uuml;cadelesidir. Bu m&uuml;cadelede Ekrem İmamoğlu'nun yanında olmak demek; doğrunun, hakkın ve haklının yanında olmak demektir.''</p> <p>İmamoğlu'nun ''kentsel gelişim &ccedil;&ouml;z&uuml;mleri'' ni ise şu s&ouml;zlerle dile getirdi:</p> <p><strong>''BİR AVU&Ccedil; İNSAN KAZANIRKEN, 16 MİLYON İSTANBULLU KAYBEDİYOR''</strong></p> <p>'Bug&uuml;n&uuml;n konusuna gelirsek. Soruyorum size, İstanbul'un nereye gittiğini bilen var mı? Ya da n&uuml;fusu 5 yıl sonra ne olacak bileniniz? İstanbul, doğal sınırlarını aşarken, mevcut anlayışın, kenti nereye doğru s&uuml;r&uuml;klediğine dair bir &ouml;ng&ouml;r&uuml;s&uuml; yok. Kapalı kapılar ardında, katılımcılıktan uzak planlar yapılıyor. &Ouml;rneğin; İstanbul'un geleceğini, kaderini belirleyecek '&Ccedil;evre D&uuml;zeni Planı'nı yaptırıyor İBB. Hatta duyduğumuz kadarıyla yapımı tamamlanmış bile. Buradan soruyorum İstanbul halkına, akademisyenlerine, uzmanlarına, medya mensuplarına, meslek odalarına, il&ccedil;e belediye başkanlarına. Herhangi bir detayı hakkında birinizin en ufak bir bilgisi var mı, fikriniz alındı mı? Bu &ccedil;ağda, İstanbul gibi bir şehrin kaderi b&ouml;yle mi belirlenir Allah aşkına? İşte, b&ouml;yle belirlenince, bir avu&ccedil; insan, İstanbul'un rantını ele ge&ccedil;irirken, 16 milyon İstanbullu kaybediyor. Kaybeden kuzey ormanları, kaybeden su havzaları, tarım alanları; kaybeden kentsel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m mağduru mahalleler oluyor.''</p> <p><strong>''İSTANBUL 5 YIL İ&Ccedil;İNDE MUTLU BİR KENT OLACAK''</strong></p> <p>''Artık vatandaşlarımızın yarınlara umutla, g&uuml;venle bakması, &ouml;n&uuml;n&uuml; g&ouml;rmesi gerekiyor. Sorunlara ger&ccedil;ek &ccedil;&ouml;z&uuml;mler &uuml;retmenin, İstanbul'un &ouml;n&uuml;n&uuml; a&ccedil;manın vakti, &ccedil;oktan geldi. Size s&ouml;z veriyorum, 5 yıl i&ccedil;inde İstanbul'u, i&ccedil;erisinde herkesin yaşamaktan mutlu olacağı, &ccedil;ocuklarına, torunlarına g&uuml;venle emanet edeceği bir kent haline getireceğiz. En başından beri s&ouml;yl&uuml;yorum akılla, bilimle, ayrımcılık yapmadan farklı g&ouml;r&uuml;şlere değer vererek, dinleyerek, s&uuml;recin i&ccedil;ine katarak demokratik bir yaklaşımla, birlikte İstanbul'u ayağa kaldıracağız. Ve İstanbul, bu yaşanabilir &ccedil;evreye, &ccedil;oktan unuttuğu bir kavramla kavuşacak. İstanbul'un t&uuml;m kesimleri ile birlikte, katılımcı, akılcı ve doğru planlama yaparak İstanbul'un geleceğini &ccedil;izeceğiz. Bilimsel verilerle, uzmanlarla hızla bir durum tespiti yapacağız. İstanbul'un fotoğrafını &ccedil;ekip ger&ccedil;ekle y&uuml;zleşeceğiz. Sonrasında herkes taşın altına elini koyacak, kenti bir b&uuml;t&uuml;n olarak ele alıp, stratejik ve mekansal planlarını yapacağız.''</p> <p><strong>''İSTANBUL Y&Ouml;N&Uuml;N&Uuml; BİLECEK''</strong></p> <p>''Bu ilkeler doğrultusunda, t&uuml;m kesimlerin g&ouml;r&uuml;şlerine a&ccedil;ık bir yapıda 'İstanbul Metropoliten B&ouml;lgesel Planlama Ofisi'ni kurgulayarak, planlarımızı ve modellerimizi hızla harekete ge&ccedil;ireceğiz. İstanbul, ne yazık ki b&uuml;t&uuml;nsel bir bakış olmadan, par&ccedil;a par&ccedil;a projeler ile y&ouml;netilmeye &ccedil;alışılıyor. Dolayısıyla sorunlarını &ccedil;&ouml;zemiyor, aksine daha da &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;t&uuml;yor. Artık İstanbul y&ouml;n&uuml;n&uuml; bilecek, hedeflerine doğru hızla ilerleyecek. Orman alanlarını, tarım alanlarını, su havzalarını, k&uuml;lt&uuml;rel tarihi mirasını mutlaka ama mutlaka koruyacak. Bunlar artık tartışma konusu bile olmayacak.''</p> <p><strong>''İMAR YOLSUZLUKLARI İLE İSTANBUL'A İHANET ETTİLER''</strong></p> <p>''İmar yolsuzlukları ile hem İBB, hem de Bakanlıklar, İstanbul'a ihanet ettiler. Bu ihanetin belgesini sunarak, kente karşı işlenen su&ccedil;lara engel olacak, bu muhteşem emanete ihaneti durduracağız. &Ouml;ncelikle halkımızın g&uuml;venle yaşayacağı bir şehri, hep birlikte kuracağız. İstanbul yarın deprem olacakmış gibi hazırlıklı olması gereken bir kent. Kaybedecek bir g&uuml;n&uuml;m&uuml;z bile yok ama &ccedil;ok fazla zaman kaybettik, kaybetmeye de devam ediyoruz. Deprem haksız, hukuksuz YSK kararlarını beklemez. Yapacak &ccedil;ok işimiz var. Biliyorsunuz, bir&ccedil;ok haberi de yapıldı. İstanbul'un toplanma alanları maalesef imara a&ccedil;ılmış durumda. Bizim depremde sığınacağımız yerler, bir avu&ccedil; insana rant kapısı olarak a&ccedil;ıldı. Allah korusun, olası bir afet durumunda hangi kurumun nereye, nasıl m&uuml;dahale edeceği belli değil.''</p> <p><strong>''BEYLİKD&Uuml;Z&Uuml;'NDE YAPTIK, T&Uuml;M İSTANBUL'DA DA YAPACAĞIZ''</strong></p> <p>''İlk iş olarak, ge&ccedil;mişte yapılıp raflarda duran 'Afet ve Acil Durum Eylem Planı'nı, ilgili kurum ve il&ccedil;e belediyeleriyle koordinasyon i&ccedil;erisinde hızlıca hazırlayacağız. Bizzat hayatın i&ccedil;erisinde tatbik edeceğiz. İkinci olarak Beylikd&uuml;z&uuml;'nde uygulamaya ge&ccedil;irdiğimiz 'Afet Bilgi Sistemi'ni t&uuml;m İstanbul'da hayata ge&ccedil;ireceğiz. 'İstanbul Hazır' uygulaması ile vatandaşımız, afet anında ne yapacağını, nerede toplanacağını, hangi konuda nereden destek alabileceğini bilecek. Oluşturacağımız yeni yeşil alanlar, meydanlar ve kamuya kazandıracağımız b&ouml;lgeler olası bir afet anında toplanma alanları olacak. İklim rejiminin değişmesiyle de birlikte artık sel felaketleri &ccedil;ok sık rastladığımız bir afet durumu. Bu konuya ilişkin altyapı yatırımlarından, kentsel planlamaya bir&ccedil;ok unsuru i&ccedil;erisinde barındıran, b&uuml;t&uuml;nc&uuml;l bir risk y&ouml;netimi anlayışı getireceğiz. Ve en &ouml;nemlisi: &ccedil;ocuklardan başlayarak, hedefimiz t&uuml;m İstanbul'da temel afet bilinci ve ilk yardım eğitimi almayan kimseyi bırakmamak. Başaracağız bunu, g&ouml;receksiniz. Beylikd&uuml;z&uuml;'nde yaptık, t&uuml;m İstanbul'da da yapacağız.''</p> <p><strong>''ORTADA NE BİR STRATEJİ VAR NE DE BAŞARILI UYGULAMA''</strong></p> <p>''Bakın 15 senedir kentsel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m konusu İstanbul'un s&uuml;rekli g&uuml;ndeminde. Ortada ne bir strateji var ne bir model ne de başarılı bir uygulama. Halkın &ccedil;ıkarlarını g&ouml;zetmeyen anlayışla hayata ge&ccedil;irilen; t&uuml;rl&uuml; mağduriyetlere yol a&ccedil;an kentsel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m uygulamalarına son vermemiz gerekiyor. Fikirtepe'de, Gaziosmanpaşa'da, Sulukule'de, Bayrampaşa'da, &Uuml;sk&uuml;dar Kirazlıtepe'de, Başakşehir Bayramtepe'de, Tozkoparan'da, Okmeydanı'nda, Sarıyer'in, Ey&uuml;p'&uuml;n, Pendik'in, Beyoğlu'nun bir&ccedil;ok mahallesinde&hellip; yani İstanbul'un her noktasında t&uuml;rl&uuml; mağduriyetler s&ouml;z konusu. İl&ccedil;e il&ccedil;e dolaştım. Gidebildiğim her mahallede oraya &ouml;zg&uuml; sorunları konuştuk, &ccedil;&ouml;z&uuml;m &ouml;nerilerimizi anlattık. Artık insanlarımızın bir&ccedil;oğu kentsel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n adını bile duymak istemiyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; yapılanlar, vatandaşı dinlemeden yapılıyor. İnsanların yıllardır emek ederek, taş taş &uuml;st&uuml;ne koyarak var ettikleri, komşuluklar edindiği mahallelere g&ouml;z koyan bir avu&ccedil; insan i&ccedil;in değil. O mahallelerde yaşayanlar; sağlıklı, g&uuml;venceli, mutlu bir yaşam s&uuml;rebilsin diye yol haritamızı acilen hayata ge&ccedil;irmemiz gerekiyor.''</p> <p><strong>''YERİNDE YAŞAM GARANTİSİ SAĞLANACAK''</strong></p> <p>''Buradan s&ouml;z veriyorum. Vatandaşımızın bu tedirginliğini ortadan kaldıracağız. Halkımız şunu bilsin ki; biz İstanbulluya 'Yerinde Yaşam Garantisi' sağlayacak, İBB olarak kimseyi yalnız bırakmayacak, kentsel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m projelerinde garant&ouml;r g&ouml;revini &uuml;stleneceğiz. Mahallelerin &ouml;nemli bir kısmının ana sorunu; arazilerin m&uuml;lkiyetinin kendilerine devredilmemiş olması. Tapu tahsisleri ellerinde, yıllardır bekleyen vatandaşlarımız var. İBB, kendi sorumluluğunda olan Nazım İmar Planlarını yıllardır tamamlamadığından, bekleyen mahallelerimiz var. Plan yapılmamış, parselasyon yapılmamış, o veya bu gerek&ccedil;eler... B&uuml;t&uuml;n bunları ortadan kaldıracağız. &Ccedil;ok net: Tapu sorununu &ccedil;&ouml;zeceğiz.''</p> <p><strong>''BEYLİKD&Uuml;Z&Uuml;'NDE 20 BİN AİLEYE TAPU DAĞITTIK''</strong></p> <p>''Vatandaşımızın beklentileri &uuml;zerinden artık kimse spek&uuml;lasyon yapamayacak. 5 yıl i&ccedil;erisinde Beylikd&uuml;z&uuml;'nde il&ccedil;e belediyesinin imkanları ile 30 yıllık sorunları &ccedil;&ouml;zd&uuml;k, 20 bin aileye tapu dağıttık. Beylikd&uuml;z&uuml;'nde başardık, t&uuml;m İstanbul'da da başaracağız. Kentsel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m projelerimizi kapalı kapılar ardında hazırlayıp uluslararası emlak fuarlarında pazarlamayacağız. Halk i&ccedil;in, halkla birlikte, bilimsel &ouml;l&ccedil;&uuml;tleri &ouml;n&uuml;m&uuml;ze koyarak yol y&uuml;r&uuml;yeceğiz. Kiracılar da mağdur edilmeyerek, onların da talepleri halinde, proje alanında uygun bedellerle hak sahibi olması sağlanacak. Kentsel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m alanlarında a&ccedil;acağımız ofislerle hem vatandaşın hem de &ccedil;evre sakinlerinin soru ve sorunları i&ccedil;in anında &ccedil;&ouml;z&uuml;m &uuml;reteceğiz. A&ccedil;acağımız 'Mahalle &Ccedil;&ouml;z&uuml;m Merkezleri', yine b&ouml;lgede yaşayan insanlara hukuk, imar vb. konularda bilgilendirme yapacak. Mahalle dernekleri, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve kuracağımız mahalle meclisleri ile birlikte karar verilecek, hi&ccedil;bir proje tepeden inmeci bir şekilde insanlara dayatılmayacak.''</p> <p><strong>''VATANDAŞIMIZI ORTADA BIRAKMAYIZ''</strong></p> <p>''Ayrıca, Kentsel D&ouml;n&uuml;ş&uuml;m Fonu oluşturacağız. Rant değeri y&uuml;ksek yerlerdeki d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m &ccedil;alışmalarından, d&uuml;ş&uuml;k olan b&ouml;lgelere kaynak transferi sağlayacak bir fon olacak. D&ouml;n&uuml;ş&uuml;m konusuna da b&uuml;t&uuml;nc&uuml;l olarak bakacağız. Afet riski a&ccedil;ısından riskli olan, daha &ccedil;eperde kalan b&ouml;lgeleri kendi kaderlerine terk etmeyeceğiz. Kriz ortamında, inşaat sekt&ouml;r&uuml;nde yaşanan durgunluk; firmalar ile vatandaşlarımız arasında imzalanan s&ouml;zleşmelerde &ccedil;eşitli sorunlara yol a&ccedil;ıyor. Binası yıkılmış, yıkılmayı bekleyen, elektriği, suyu kesilmiş, ne yapacağını bilemeyen bir&ccedil;ok ailemiz var. Vatandaşlarımızın evsiz kalma ile sonu&ccedil;lanan mağduriyetleri ortaya &ccedil;ıkmış durumda. Biz vatandaşımızı bu şekilde ortada bırakamayız. Bu konu ile ilgili İBB'de &ouml;zel bir masa kuracağız. Vatandaşımız gelip bize m&uuml;raacat edecek; hukuki, mali, imardan kaynaklı durumları birlikte analiz edeceğiz.''</p> <p><strong>''KİPTAŞ'I DEVREYE SOKACAĞIZ''</strong></p> <p>''Bu riskli yapıların d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; ve yeniden yapılması i&ccedil;in KİPTAŞ'ı devreye sokacağız. KİPTAŞ g&uuml;vencesi ile vatandaşımız başını sokabileceği evine bir an &ouml;nce kavuşabilecek. Oradaki imar koşulları ve yapılacak anlaşma gereği KİPTAŞ'a kalacak daireleri de o mahallede yaşayanların barınma sorununu &ccedil;&ouml;zebilmek adına yine 'Kiralık Sosyal Konut' olarak değerlendireceğiz. B&ouml;ylelikle, dar gelirli aileleler, işine yakın merkezi alanlarda, 500 ila 1000 lira arasında bir kira bedeli ile oturabilecekler. B&ouml;ylelikle, İstanbul'un her noktasında İBB'nin sosyal konutları olacak İBB'nin maalesef dar gelirlilere y&ouml;nelik, somut bir konut politikası yok. G&ouml;reve geldiğimiz an, KİPTAŞ'ın &ouml;nceliği bu şehirde yoksulların barınma sorununu &ccedil;&ouml;zmek olacak.''</p> <p><strong>''KİPTAŞ ASLİ G&Ouml;REVİNE D&Ouml;NECEK''</strong></p> <p>''Nitelikli sosyal konut olgusunu geliştireceğiz. Sadece kentin dış b&ouml;lgelerinde değil, merkezi b&ouml;lgelerinde de sosyal konutlar inşaa edeceğiz. Tespitlerimizi yaptık. İstanbul'un her iki yakasında, dar gelirlilerin konut edinebilmesi i&ccedil;in B&uuml;y&uuml;kşehir Belediyesi'nin m&uuml;lkiyetinde bulunan alanlarda hızlıca KİPTAŞ aracılığı ile 15 bin konut &uuml;reteceğiz. Yapılacak yeni konutların yaklaşık y&uuml;zde 40'ı kiralık olarak &uuml;retilecek. B&ouml;ylelikle d&uuml;ş&uuml;k kira bedelleri ile vatandaşın nitelikli konut edinmesi sağlanırken, bu b&ouml;lgelerdeki kira fiyatları da makul seviyelere getirilecek. Ekonomik krizin en çok zorladığı kesimlerden biri de &ouml;zellikle kentsel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m sonrası daireleri k&uuml;&ccedil;&uuml;len kalabalık ailelerimiz oldu. Ben, bu aileleri iyi bilirim; örfüne adetine sahip çıkan cefakar ailelerdir onlar. Küçük metrekarelere sıkışmış, bu üç nesil bir arada yaşayan ailelerimize geniş alanlı sosyal konutlar inşa etmeye başlayacağız. S&ouml;z&uuml;n &ouml;z&uuml; KİPTAŞ, bizim d&ouml;nemimizde yapması gereken asli g&ouml;revine d&ouml;necek ve dar gelirli İstanbulluya mahalle k&uuml;lt&uuml;r&uuml; i&ccedil;erisinde; otoparklarıyla, sosyal alanlarıyla, afet toplanma alanlarıyla, yeşil alanlarıyla huzurlu ve nitelikli yaşam alanları &uuml;retecek.''</p> <p><strong>''&Ccedil;OCUKLARIMIZIN SAĞLIĞINI KORUMAK &Ouml;NEMLİ''</strong></p> <p>''Bu konuda &ccedil;ok &ouml;nemli bir diğer noktaya daha değinmek istiyorum. Kentsel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m nedeniyle yapılan bina yıkımlarında &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki 30 yılı etkileyecek &ccedil;ok ciddi bir halk sağlığı sorunu ile karşı karşıyayız. Biliyorsunuz asbest maddesi kanser yaptığı gerek&ccedil;esiyle 2010 yılından itibaren &uuml;lkemizde de yasaklandı. Ancak bu tarihten &ouml;nce yapılmış olan binaların yıkımında havaya karışıyor ve sağlığımızı tehdit etmeye devam ediyor. &Ccedil;ocuklarımız bu havayı soluyarak b&uuml;y&uuml;d&uuml;ğ&uuml; i&ccedil;in &ccedil;ok ciddi bir kansere yakalanma riski taşıyor. Uygulama aşamasında bir başı bozukluk hakim. İBB olarak, il&ccedil;e belediyeleri ile koordine bir bi&ccedil;imde bu konuda etkili bir denetimi hayata ge&ccedil;ireceğiz. D&uuml;zenli &ouml;l&ccedil;&uuml;mler yapacağız, yıkım esnasında gerekli &ouml;nlemleri kesinlikle sağlayacağız. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; halkımızın ve en &ccedil;ok da &ccedil;ocuklarımızın sağlığını korumak bizim i&ccedil;in son derece &ouml;nemli.''</p> <p><strong>''EKİBİMİN DENEYİMİ VE BİRİKİMİ Y&Uuml;KSEK''</strong></p> <p>''İstanbul'un yıllardır katmerleşen trafik &ccedil;ilesi de hızla &ccedil;&ouml;z&uuml;mlememiz gereken bir diğer konu. Biliyorsunuz, ulaşım alanı ile ilgili 31 Mart se&ccedil;imleri &ouml;ncesinde &ccedil;&ouml;z&uuml;m &ouml;nerilerimizi i&ccedil;eren &ccedil;ok detaylı bir sunumu sizlerle paylaşmıştım. Burada bazı başlıkların altını tekrar &ccedil;izmek istiyorum. Hepimizin bildiği gibi, ulaşıma y&ouml;nelik &ccedil;ok sayıda proje g&uuml;ndeme geldi. Bunların başarılısı var, başarısızı var, gecikeni var, verimsizi var, israflısı var. Ancak şu bir ger&ccedil;ek ki, İstanbul'un ulaşım sorunu her ge&ccedil;en g&uuml;n daha da k&ouml;t&uuml;ye gidiyor. Sokakta kime sorarsanız sorun, aynı cevabı alacaksınız. &Ccedil;ok ş&uuml;k&uuml;r, İstanbul'daki ulaşım kaosuyla m&uuml;cadele edecek enerjimiz var. Ekibimizin bu konuda bilgi birikimi ve deneyimi son derece y&uuml;ksek. Zaten, sorunu doğru tespit ederseniz, konuya bilimsel yaklaşırsanız, &ccedil;&ouml;z&uuml;mleriniz de doğru olur.''</p> <p><strong>''İLK İŞİMİZ METRO OLACAK''</strong></p> <p>''&Ouml;ncelikle, uzun zamandır ihmal edilen toplu ulaşımı destekleyecek ve geliştireceğiz. İlk işimiz metro olacak. 2014'te, "Her yerde metro" dediler, ilave 260 kilometre yeni hat vaat ettiler. Peki ne oldu? 5 senenin sonunda ancak 30 kilometre a&ccedil;abildiler. 2004 yılında İBB b&uuml;t&ccedil;esi ile yapılmış 45 kilometre. raylı sistem varken, 2019 yılına geldiğimizde, Bakanlığın b&uuml;t&ccedil;esi ile yapılmış Marmaray haricinde &uuml;retilmiş toplam raylı sistem hattı 157 kilometre. Yani 15 yıl boyunca yılda ortalama sadece 7,5 kilometre raylı sistem yapılmış. Bu mu başarı, soruyorum size? Her se&ccedil;im d&ouml;nemi, aynı il&ccedil;elere metro vaadi vermeye sıkılmıyor musunuz? Biz israf etmeyeceğiz, metro yapacağız. 630 kilometre metro hattı, 11 yeni f&uuml;nik&uuml;ler hat ile bağlayarak, 5 yılın sonunda vatandaşlarımızın y&uuml;zde 90'ının evinden, işinden, okulundan y&uuml;r&uuml;yerek bir metro durağına erişebileceği bir İstanbul olacak.''</p> <p><strong>''DENİZ ULAŞIMINI DESTEKLEYECEĞİZ''</strong></p> <p>''Yıllardır ihmal edilen deniz ulaşımı. Bakın her tarafı deniz olan bu kentte deniz ulaşımının payı y&uuml;zde 8'lerden y&uuml;zde 3'lere d&uuml;şm&uuml;ş durumda. Deniz ulaşımını, Marmara Denizi'ne paralel, hızlı ara&ccedil;lar ile destekleyeceğiz. Atıl olan t&uuml;m iskelelerle birlikte, yeni iskeleler a&ccedil;acak ve bunları raylı sistemle entegre hale getireceğiz. F&uuml;nik&uuml;ler hatlarla İstanbul'un tepelerini deniz iskelelerine indireceğiz. Yanlış y&ouml;netim politikaları İDO'yu neredeyse iflasa, İstanbul i&ccedil;indeki hatlarını iptal etme noktasına kadar g&ouml;t&uuml;rd&uuml;. Ulaşımı para kazanmak i&ccedil;in değil, halkın ihtiya&ccedil;larını karşılamak, kamu yararı g&ouml;zetmek amacıyla yeniden d&uuml;zenleyeceğiz. İstanbul'un trafiğini rahatlatmak i&ccedil;in kademeli saat uygulaması yapacağız. Kentin trafiğinin yoğun olduğu b&ouml;lgelerde, kargo işleri haricinde mal y&uuml;kleme-boşlatma işlemleri 22.00 - 06.00 saatleri arasında yapılacak. Pilot uygulama ile başlayıp, kentin genelinde yaygınlaştıracağız. G&ouml;reve gelmemiz ile birlikte Boğaz k&ouml;pr&uuml;lerinden ge&ccedil;işlerde taksi ve dolmuşlardan &uuml;cret alınmaması i&ccedil;in adım atacağız. K&ouml;pr&uuml;den ge&ccedil;tin, ge&ccedil;medin derdi bitecek. Vatandaşımızın parası cebinde kalacak, &ouml;zel ara&ccedil; kullanımı azalırken, taksici esnafımızın işleri artacak, trafik yoğunluğu ve &ccedil;evre kirliliği de azalacak. 1 verip 5 kazanacağız.''</p> <p><strong>''TEM'DE VATANDAŞLARIN GECE-G&Uuml;ND&Uuml;Z&nbsp;&nbsp;&Uuml;CRET &Ouml;DEMESİNİN &Ouml;N&Uuml;NE GE&Ccedil;ECEĞİZ''</strong></p> <p>''Şehir i&ccedil;inde kalan TEM gişelerinin kaldırılması i&ccedil;in girişimde bulunacağız. Artık şehir i&ccedil;i bir yola d&ouml;n&uuml;şen TEM'de vatandaşlarımızın sabah-akşam &uuml;cret &ouml;demesinin &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;eceğiz. Birileri krizi fırsata &ccedil;evirip halkın sırtına y&uuml;klenecek yeni vergileri g&uuml;ndeme getiriyor olabilir, biz kriz koşullarında halkımızın yanında olacağız. TEM otoyolunu toplu taşımayla, MEGAB&Uuml;S'le g&uuml;&ccedil;lendireceğiz. Başakşehir, Bağcılar, Esenler, Sultangazi'den, &Uuml;mraniye, Sultanbeyli'ye kadar yaklaşık 3 bu&ccedil;uk milyon kişiye hizmet edecek. TEM kuzeyinde ve g&uuml;neyinde İstanbul Kart ile binilebilecek paratransit yani dikey, ekspres servis bağlantıları ile vatandaşı Megab&uuml;s hattındaki Transfer Merkezlerine taşıyacağız. B&ouml;ylelikle, mevcut metrob&uuml;s hattına olan talep azalacak ve b&uuml;t&uuml;nleşik iki ana aksla İstanbul halkı kentin bir ucundan diğerine konforlu bir şekilde hızla ulaşabilecek. Megab&uuml;s hattında yerli ve temiz enerjili, hibrid teknolojisine uyumlu, y&uuml;ksek taşıma kapasiteli ara&ccedil;lar kullanacağız.''</p> <p><strong>''OTOPARK KAPASİTESİ 2 KATINA &Ccedil;IKACAK''</strong></p> <p>''Zamanını ve benzinini otopark yeri arayarak kaybeden vatandaşımıza da s&ouml;z&uuml;m&uuml;z var. &Ouml;ncelikle şunu s&ouml;yleyelim, kimse kendi mahallesinde, sokağında İSPARK &uuml;creti &ouml;demeyecek. Kamu kurumlarına ait otoparklar mesai saatleri dışında vatandaşın hizmetine sunulacak. Asans&ouml;rl&uuml; otopark sistemleri ile otopark kapasitesini iki katına &ccedil;ıkaracağız. 'Park et&amp;devam et' uygulamalarını yaygınlaştırıp, toplu taşımayla entegre edeceğiz. Aracını park eden herkes toplu taşımadan &uuml;cretsiz yararlanacak. Transfer merkezlerinde 100 bin ara&ccedil;lık yeni otoparklar yapacağız. İmar d&uuml;zenlemeleri ile &ouml;zel otopark olgusunu teşvik edeceğiz. Yıllardır &ccedil;&ouml;z&uuml;lemeyen otopark sorununu vatandaşlarımızın g&uuml;ndeminden &ccedil;ıkaracağız.''</p> <p><strong>''TOPLU ULAŞIM 24 SAAT DEVAM EDECEK''</strong></p> <p>''İstanbul'da toplu ulaşım gece g&uuml;nd&uuml;z, 24 saat devam edecek. Kimse, saat ka&ccedil; olursa olsun, nereye, nasıl gideceğini dert etmeyecek. Akıllı sistemleri aktif bi&ccedil;imde ulaşımın hizmetine sunacağız. Modern sinyalizasyon sistemleri, erken y&ouml;nlendirme sistemleri, otopark y&ouml;netim sistemlerinden kentin tamamında b&uuml;t&uuml;nc&uuml;l bir sistem olarak yararlanılacak. Taksi, servis, otob&uuml;s, dolmuş gibi, taşımacılık sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n b&uuml;t&uuml;n kesimleriyle birlikte, sorunları ortak akıl ile &ccedil;&ouml;zeceğiz. İlk işimiz; İBB b&uuml;nyesinde '&Ouml;zel Taşımacılar ve Odalar M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;' kurmak olacak. Aylar &ouml;ncesinden; 'tahdit tehdit olmayacak' demiştim. UKOME kararıyla bir kısım d&uuml;zenlemeler yapıldı. UKOME, yani Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nde alt komisyonlar ve kurullar oluşturulacak, herkes dinlenecek, sekt&ouml;r&uuml;n t&uuml;m temsilcilerine komisyonlarda s&ouml;z ve yetki hakkı vereceğiz. Eğitim desteği de vereceğiz, uyaran, y&ouml;nlendiren bir belediyecilik yapacağız. S&ouml;z&uuml;n &ouml;z&uuml;; işletmeciler de mutlu olacak, yolcular da. Şu anda UKOME'de bir toplantı yapılıyor bilgisi ulaştı. Se&ccedil;ime 1 hafta 10 g&uuml;n kala karar alma &ccedil;abasına girdiler. Yerime bakan Vali Bey benim s&ouml;zlerimi takip ediyor.''</p> <p><strong>''İSTANBUL ERİŞİLEBİLİR BİR KENT OLACAK''</strong></p> <p>''Yaya yollarıyla, kaldırımlarıyla, bisiklet akslarıyla İstanbul, erişilebilir bir kent olacak. Toplu ulaşımı tamamen engelli erişimine uygun hale getireceğiz. Engelli vatandaşlarımız evlerinden &ccedil;ıkıp kentin her yerine g&uuml;venle seyahat edecek, herkes gibi İstanbul'un g&uuml;zelliklerinden dilediğince yararlanabilecek. Yeşil alanlarla b&uuml;t&uuml;nleşik, toplu ulaşım ile entegre toplam 500 kilometre uzunluğunda bisiklet yollarımız olacak. İstanbul'a kazandıracağımız yeni 'Yaşam Vadileri', aynı zamanda insanların y&uuml;r&uuml;yerek ya da bisikletle bir yerden bir yere g&uuml;venli bir şekilde erişebileceği doğal parkurlar olacak. İstanbul'un beton yığınları i&ccedil;erisinde yeşile hasret kalmasına izin vermeyeceğiz. İstanbul'un kuzey ormanlarını, Validebağ gibi mevcut korularını, Aydos, Park Orman gibi kent i&ccedil;inde kalan b&uuml;y&uuml;k orman alanlarını, park alanlarını kesinlikle el değmeyecek şekilde muhafaza edeceğiz ve yeni alanlar kazandıracağız.''</p> <p><strong>''15 YENİ YAŞAM VADİSİ KAZANDIRACAĞIZ''</strong></p> <p>''İstanbul'a kazandıracağımız 15 yeni Yaşam Vadisinden bahsediyorum. Beylikd&uuml;z&uuml;'nde başardığımızı, İstanbul'un t&uuml;m&uuml;ne yaymaktan bahsediyorum. Maalesef, İstanbul'un bir&ccedil;ok il&ccedil;esinde kişi başına d&uuml;şen yeşil alan miktarı 1 metrekarenin altında. &Ouml;rneğin Esenler, &ouml;rneğin Bağcılar. İstanbul'daki yeşil alan miktarını derhal d&uuml;nya standartlarına y&uuml;kselteceğiz. Sadece 15 Yaşam Vadisi ile 20 milyon metrekare yeni yeşil alanı bu kente kazandıracağız. Bu alanlar ile aynı zamanda, kentin imara a&ccedil;ılmış deprem toplanma alanlarını yeniden İstanbul'a kazandırmış olacağız. İstanbul'un kuzeyinde 70 kilometrelik bir yeşil koridor oluşturacak, b&ouml;ylelikle hem İstanbul'un akciğerlerini koruyacak hem de kazandıracağımız yeşil alan miktarını 30 milyon metrekareye &ccedil;ıkaracağız.''</p> <p><strong>''YEŞİL ALAN KİŞİ BAŞI 15 METREKARE OLACAK''</strong></p> <p>''Kentte işlevini kaybetmek durumunda kalan havalimanı, askeri alan, taş ocağı gibi b&ouml;lgeleri, b&uuml;t&uuml;nc&uuml;l bir plan dahilinde, katılımcı bir tasarım s&uuml;reci ile orman, yeşil alan ve park fonksiyonu ağırlıklı olmak &uuml;zere İstanbul halkına kazandıracağız. Mahalle i&ccedil;erisinde atıl kalan uygun alanları mahallelinin &ccedil;oluk &ccedil;ocuk bir araya gelebileceği, nefes alabileceği Cep Parklara d&ouml;n&uuml;şt&uuml;receğiz. T&uuml;m bunlarla birlikte İstanbul'da kişi başına d&uuml;şen aktif yeşil alan miktarını 15 metrekareye &ccedil;ıkaracağız. Bu bir hayal değil. İnanın, başaracağız. &Ccedil;evre kirliliğinin b&uuml;t&uuml;n t&uuml;rleriyle m&uuml;cadele edeceğiz. D&uuml;nyanın b&uuml;t&uuml;n kentleri &ccedil;evresel bir yıkıma doğru giderken, bu konuyu kesinlikle &ouml;teleme şansımız yok. Havamız, suyumuz, toprağımız temiz olacak. İklim değişikliğinin etkilerini minimuma indirecek, 'İklim Değişikliği Eylem Planı'nı hayata ge&ccedil;ireceğiz. Bahsettiğim iklim değişikliği planı, afet esnasında toplanılacak yeni yeşil alanların oluşturulması, risk azaltma yaklaşımı ile İstanbul'un 'kentsel dayanıklılık' fakt&ouml;rlerini arttıracağız.''</p> <p><strong>''SORUNLU DEŞARJLARDAN DOLAYI MARMARA DENİZİ &Ouml;L&Uuml;YOR''</strong></p> <p>''G&ouml;r&uuml;yorsunuz, İBB yine bizim paralarımızla metroda, &uuml;stge&ccedil;itlerde se&ccedil;im reklamları yapmaya devam ediyor. Diyor ki, İstanbul atıksularının y&uuml;zde 90'ından fazlasını arıtılıyormuş. Keşke doğru olsa. İstanbul'un maalesef doğru d&uuml;r&uuml;st, &ccedil;ağdaş bir arıtma sistemi yok. Sorunlu deşarjlardan dolayı Marmara Denizi &ouml;l&uuml;yor. Tuzla, Atak&ouml;y, Haramidere, Beylikd&uuml;z&uuml; ve Avcılar il&ccedil;elerimizde pis koku sorunundan artık insanlarımız ilallah etmiş durumda. G&ouml;reve gelir gelmez, 'İstanbul Atıksu Y&ouml;netimi Eylem Planı'nı hazırlayıp, y&uuml;r&uuml;rl&uuml;ğe sokacağız. İleri d&uuml;zey biyolojik arıtma merkezlerimizle Marmara Denizi'ni g&ouml;n&uuml;l rahatlığıyla y&uuml;z&uuml;lebilir, temiz bir deniz haline getireceğiz. Biyolojik &ccedil;eşitlilik artacak, Marmara yeniden canlanacak. İstanbul yeniden denizle buluşacak. Aynı zamanda atıkların ve atık suların geri kazanılmasını, potansiyel enerji kaynağı olarak kullanılmasını sağlayacağız. 'Atık Yok Kazan&ccedil; Var' projemizle sıfır atığı teşvik edecek, geri d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m ve paylaşım y&ouml;ntemleri ile toprağımızı, &ccedil;evremizi ve suyumuzu koruyacağız. Daha &ouml;nceden de s&ouml;z&uuml;n&uuml; vermiştim. Yine tekrar ediyorum. 5 yıl i&ccedil;erisinde İstanbullu hemşerilerim musluktan tertemiz su i&ccedil;ebilecek. İSKİ, bug&uuml;n bunun m&uuml;mk&uuml;n olduğunu iddia ediyor. Peki ben de buradan soruyorum sizlere. Hanginiz bug&uuml;n suyu musluktan i&ccedil;iyor, diğer Avrupa'nın b&uuml;y&uuml;k kentlerinde olduğu gibi? Biz, bunu başaracağız ve 4 kişilik bir ailenin haftada iki damacana su t&uuml;ketttiğini varsayarsak, yıllık, yaklaşık 1000 lira tasarruf etmesini sağlayacağız.''</p> <p><strong>''OLİMPİYAT STADI'NDA ELEKTRİK &Uuml;RETECEĞİZ''</strong></p> <p>''Temiz enerji, İBB'nin bug&uuml;ne kadar g&uuml;ndemine almadığı bir konu. Bizim &ouml;nceliğimiz olacak. Yenilenebilir enerji yatırımlarımızı arttıracağız. B&uuml;y&uuml;kşehir Belediyesi kendi elektiriğini &uuml;retecek, diğer kurumların, kooperatiflerin yenilenebilir enerji yatırımlarını ise teşvik edecek. &Ouml;rneğin atıl durumdaki Atat&uuml;rk Olimpiyat Stadı'nı, hem &ccedil;alışan bir spor merkezi hem de bir g&uuml;neş enerjisi santraline d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rme projemizi ilgili kurumların g&uuml;ndemine sunacağız. Biliyorsunuz değil mi, plansızlıktan, programsızlıktan 200 milyon dolar harcanıp da yapılan &ccedil;&uuml;r&uuml;meye terk edilen, hi&ccedil;bir m&uuml;sabaka yapılamayan Olimpiyat Stadı'nı, basına yansıdığı kadarıyla, 120 milyon dolar harcayıp da yenilemeyi planlıyorlar. E bu israf değil midir, iş bilmezlik değil midir? Yazık değil midir, milletimizin parasına? Trib&uuml;nlerin &uuml;zerine yerleştireceğimiz g&uuml;neş panelleri ile işlevsiz durumdaki stadyum, haftanın yedi g&uuml;n&uuml; elektrik &uuml;reten bir g&uuml;neş enerjisi santrali olacak. Otoparklarımızda ara&ccedil;ların &uuml;zerini g&uuml;neş panelleri kapatacak dolayısıyla otoparklar da birer g&uuml;neş enerjisi santraline d&ouml;n&uuml;şecek. Sokak aydınlatmalarını, Aydınlatma Eylem Planı &Ccedil;er&ccedil;evesinde g&uuml;neş enerjisiyle &ccedil;alışan hava ve g&uuml;r&uuml;lt&uuml; kirliliğini tespit eden, &uuml;cretsiz wi-fi sağlayan bir yapıya d&ouml;n&uuml;şt&uuml;recek ve g&uuml;venlik sorunu yaşanan sokaklarda kameralı olacak şekilde yeniden d&uuml;zenleyeceğiz.''</p> <p><strong>''İSTANBUL OLİMPİYAT SPORCULARI MERKEZİ OLACAK''</strong></p> <p>''Daha &ouml;nce de s&ouml;yledim; İstanbulumuzun g&uuml;zide 3 kul&uuml;b&uuml; varken yeni bir futbol kul&uuml;b&uuml; kurayım, buna paralar, ihaleler, sponsorluklar aktarayım gibi bir derdimiz olamaz. Biz, mevcut kul&uuml;plerimizle dayanışma i&ccedil;erisinde amat&ouml;r sporcularımızın yetişmesi i&ccedil;in her t&uuml;rl&uuml; altyapı imkanını sağlamakla m&uuml;kellef g&ouml;r&uuml;yoruz kendimizi. Beş yıl i&ccedil;erisinde 30 yeni y&uuml;zme havuzu, 30 kapalı spor salonu projelerini, &ouml;ncelikle bu hizmetlerden yoksun olan mahallelerimizden başlayarak hayata ge&ccedil;ireceğiz. Biliyorsunuz; eski stadyumlarımızda atletizm pistleri olurdu, stadyumlar yenilenirken bu pistleri kaybettik. Şu an İstanbul'da atletizm pisti yok denecek kadar az. 3 yeni atletizm pisti projemizi de hızla hızla hayata ge&ccedil;irecek, bu en temel spor branşını İstanbul'un gen&ccedil;leri arasında yaygınlaştıracağız. İstanbul, olimpiyat sporcularının yetiştiği bir merkez haline gelecek. &Ouml;nce sporcuyu yetiştireceğiz, olimpiyat oyunları kendiliğinden gelecek zaten, g&ouml;receksiniz. Biliyorsunuz gen&ccedil;lerimizin yoğun ilgi duyduğu yeni bir spor dalı var. Yeni nesil arasında E-spor giderek yaygınlaşıyor. E-spor merkezleri kurarak, gen&ccedil;lerimize gerekli altyapı imkanlarını sunacağız. Kuracağımız E-spor ligi ile her kesimden gen&ccedil;lerimizin bu alandaki yeteneklerini geliştirmesini teşvik edeceğiz. &Ouml;zellikle imkanı olmayan gen&ccedil;lerimizin İBB olarak her zaman yanlarında olacağız. Mobil uygulamalarla İstanbullunun hareketli bir yaşama kavuşması, sporu bir yaşam bi&ccedil;imi hale getirmesi i&ccedil;in teşviklerde bulunacağız. Belediyenin hizmetlerinden &uuml;cretsiz yararlanabilmelerini sağlayacağız.''</p> <p><strong>''KENT 2 KAT B&Uuml;Y&Uuml;D&Uuml; TİYATRO SALONLARI YERİNDE SAYDI''</strong></p> <p>''İstanbul b&uuml;y&uuml;k, talepler daha da b&uuml;y&uuml;k ve &ccedil;eşitli. Hizmetlerimiz de b&uuml;y&uuml;k ve &ccedil;eşitli olacak merak etmeyin. İstanbul'un k&uuml;lt&uuml;r ve sanat politikalarını bizzat bu alandaki insanlarla birlikte oluşturacak, 'İstanbul K&uuml;lt&uuml;r-Sanat Meclisi'ni kuracağız. Şehir Tiyatroları'nın durumu ortada. Kent iki kat b&uuml;y&uuml;d&uuml; ama tiyatro salonları yerinde saydı. Mevcut 11 adet Şehir Tiyatrosu'nu, iki kat artırıp 22'ye &ccedil;ıkaracağız. Gezici Tiyatro ile tiyatro sahnesini İstanbul'un her mahallesine ulaştıracağız. Kadın ve &ccedil;ocuklar i&ccedil;in g&uuml;nd&uuml;z &uuml;cretsiz g&ouml;sterimler olacak. Hasanpaşa gibi, Zeytinburnu, Dolmabah&ccedil;e, Yedikule vb. gazhaneler, end&uuml;stri mirasımızın korunması ve İstanbulluların sosyal ve k&uuml;lt&uuml;rel gereksinimleri doğrultusunda et&uuml;t edilerek değerlendirilecek. D&uuml;ş&uuml;nebiliyor musunuz, İstanbul gibi &ouml;nemli bir kentin uluslararası &ouml;l&ccedil;ekte marka değerine sahip bir festivali bile yok. İstanbul'u bir festivaller kenti yapacağız. M&uuml;zik, Sinema, Tiyatro gibi sanatın her dalından, gastronomi vb. k&uuml;lt&uuml;rel alanlar, dijital ve teknoloji konulu yeni trendlere kadar &ccedil;ok sayıda festivali ilgili kurumlarla iş birliği i&ccedil;erisinde kente kazandıracağız.''</p> <p><strong>''İSTANBUL D&Uuml;NYANIN EN &Ccedil;OK ZİYARET EDİLEN 3 METROPOL&Uuml; ARASINA GİRECEK''</strong></p> <p>''İnsan ister istemez &uuml;z&uuml;l&uuml;yor. Bakın, İstanbul'un yarısı kadar tarihi değeri, doğal g&uuml;zelliği olmayan kentler, İstanbul'un iki katı turist &ccedil;ekebiliyor ve daha b&uuml;y&uuml;k oranlarda turizm geliri elde edebiliyor. Londra, Paris, New York gibi şehirler kendi n&uuml;fuslarının iki katı turiste sahipken İstanbul kendi n&uuml;fusunun 3'te 2'si kadar turiste ev sahipliği yapıyor. Bizim neyimiz eksik. Aksine fazlamız var. Turizm sekt&ouml;r&uuml;, yıllardır sahipsiz, dertlerine kulak veren, &ccedil;&ouml;z&uuml;m arayan, yanlarında duran bir yetkiliye ulaşamamaktan yorgun d&uuml;şm&uuml;ş. Ortak aklı harekete ge&ccedil;irip ilk iş olarak 'Turizm Master Planı'nı hazırlayacağız. İBB, turizm konusunda tam bir moderat&ouml;r olacak. Turizm sekt&ouml;r&uuml; i&ccedil;in imkan ve ortam sağlayacak. Uluslararası k&uuml;lt&uuml;r ve sanat festivalleri, uluslararası m&uuml;zik festivalleri, spor etkinlikleri, marka festivalleri, dijital festivaller, uluslararası e-spor etkinlikleri, tiyarto ve sinema festivalleriyle İstanbul, sadece yakın coğrafyamız i&ccedil;in değil, t&uuml;m d&uuml;nya i&ccedil;in ger&ccedil;ek bir &ccedil;ekim merkezine d&ouml;necek. İstanbul'un kendi Broadway'i olacak. Yabancı ziyaret&ccedil;iler İstanbul'a geldiklerinde sadece tarih ve mutfak i&ccedil;in gelmeyecek, aynı zamanda k&uuml;lt&uuml;r ve sanat etkinlikleri i&ccedil;in de gelecek. Size s&ouml;z veriyorum İstanbul, &ccedil;eşitlenen turizm t&uuml;rleriyle, her mevsim yerli ve yabancı turistlerin ziyaret ettiği bir kent olacak. İstanbul d&uuml;nyanın en &ccedil;ok ziyaret &ccedil;eken ilk 3 metrop&uuml;l&uuml; arasına girecek.''</p> <p><strong>''15 YENİ M&Uuml;ZE KAZANDIRACAĞIZ KENTE''</strong></p> <p>''Doğa turizmi, spor turizmi, kongre turizmi gibi alternatif turizm t&uuml;rlerini destekleyeceğiz. Turistlere &ouml;zel İstanbul Kartla, yabancı misafirlerimiz, kent i&ccedil;inde kolayca hareket edebilecek ve ulaşım, k&uuml;lt&uuml;r, sanat vb. t&uuml;m hizmetlerden g&ouml;n&uuml;l rahatlığıyla yararlanabilecekler. 15 yeni m&uuml;ze kazandıracağız İstanbul'a. Doğa tarihi m&uuml;zesi, M&uuml;zik m&uuml;zesi, Hemşehri m&uuml;zesi, Mimar Sinan Mimarlık M&uuml;zesi bunlardan sadece birka&ccedil; tanesi. Gezi rotaları oluşturacağız. D&uuml;ş&uuml;nebiliyor musunuz, Mimar Sinan gibi bir değerimizin İstanbul'umuza kazandırdığı eserleri gezmek isteyenleri y&ouml;nlendirecek bir rotası, bir rehberi bile yok bu kentin. Daha nice sanat&ccedil;ımız, şairimiz, yazarımız var. Tarihi surlar, &ccedil;evresiyle birlikte ele alınıp, &Ccedil;in Seddi gibi &uuml;zerinden y&uuml;r&uuml;n&uuml;lebilen bir rotaya d&ouml;n&uuml;şecek &ouml;rneğin. G&ouml;receksiniz, kruvaziyerle gelen turist o gemiden inecek, kentin i&ccedil;erisinde dolaşacak, esnafla ilişki kuracak. Bu kentin k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n, sanatının, m&uuml;zelerinin, restoranlarının tadını alacak ve insanlarımızın hoşg&ouml;r&uuml;s&uuml;ne, misafirperverliğine hayran kalıp &ouml;yle d&ouml;necek &uuml;lkesine. İstanbul'u tarihle ve denizle yeniden buluşturacağız. Hali&ccedil;, Harem ve K&uuml;&ccedil;&uuml;k&ccedil;ekmece G&ouml;l&uuml;'nde yapacağımız d&uuml;zenlemelerle; yeni aktivite alanlarıyla, hem İstanbul halkı, hem de bu kenti ziyaret eden her yerden insanın denizi ve tarihi en g&uuml;zel şekilde hissedeceği alanlara d&ouml;n&uuml;şt&uuml;receğiz.''</p> <p><strong>''TOPYEK&Uuml;N BİR KALKINMA SAĞLAYACAĞIZ''</strong></p> <p>''Tarİhi Yarımadayı yaşamın canlılığından koparmadan, turizme kazandırırken; mutlaka ama mutlaka koruyacağız. Koruma ama&ccedil;lı imar planı yeniden &uuml;retilecek, İstanbul Tarihi Silueti Koruma Planı yapılacak. Tarihi Yarımada'daki Sultanahmet, Beyazıt, Aksaray gibi meydanlar; Surlar, Hendekler, Sur kapıları, Sirkeci Garı, S&uuml;leymaniye, Hanlar B&ouml;lgesi gibi bir&ccedil;ok &ouml;zel ilgi alanları, &ccedil;ağdaş yaklaşımlarla d&uuml;zenlenecek. K&uuml;lt&uuml;rel mirasımızı koruyacak, turizmi hak ettiği noktalara taşıyacağız. B&ouml;ylelikle istihdam artacak, esnaf kazanacak. Ekonomimiz b&uuml;y&uuml;yecek. Turizm sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n yanı sıra, İstanbul'un sekt&ouml;rel gelişme b&ouml;lgelerini yerleşim yerleri ile ilişkilendirerek topyek&uuml;n bir kalkınma sağlayacağız. İstanbul'da belirlediğimiz Turizm, Tarım, Ticaret ve Hizmet, Sanayi, Finans, Lojistik, Enerji sekt&ouml;rlerinde uzmanlaşmış b&ouml;lgeleri yerleşim alanları ile birlikte ele alacak ve bu b&ouml;lgelerde gerekli altyapı yatırımlarını yaparak bu sekt&ouml;rleri destekleyeceğiz. &Ouml;zellikle imar planlarından kaynaklı istikrarsızlıkları, belirsizlikleri derhal ortadan kaldıracağız. B&ouml;ylece İstanbul'u mutlu insanların kenti yapma hedefimizde istihdam sorununu &ccedil;&ouml;zeceğiz.''</p> <p><strong>''&Ouml;NCELİĞİMİZ KATMA DEĞERİ Y&Uuml;KSEK SEKT&Ouml;RLER''</strong></p> <p>''İki g&uuml;n &ouml;nce yapmış olduğum sunumda belirttiğim gibi, İstanbul'un 150 kırsal mahallesi yani eski adıyla k&ouml;yleri organik tarım &uuml;retiminin ve aynı zamanda doğa ve kıyı turizminin merkezi olacak. Silivri, &Ccedil;atalca, Ey&uuml;p, Şile ve B&uuml;y&uuml;k&ccedil;ekmece il&ccedil;elerimiz İstanbul'un belki de en değerli yerleşimleri olacak. Başka hayallerin kurulmasına fırsat vermeyeceğiz. Aynı atılımı sanayide ve &ouml;zellikle y&uuml;ksek teknolojiye dayalı &uuml;retimde de sağlayacağız. Verimli yatırımlarla hem ekonomiyi g&uuml;&ccedil;lendirecek hem istihdamı arttıracağız. Katma değeri y&uuml;ksek sekt&ouml;rler &ouml;nceliğimiz olacak. &Ouml;zellikle ileri d&uuml;zey teknolojiyle, inovasyona dayalı, ar-ge ve bilişim vadileri ile kirletici olmayan sanayiyi destekleyecek, yerel ekonomiyi g&uuml;&ccedil;lendirerek, İstanbul'un k&uuml;resel rekabet g&uuml;c&uuml;n&uuml; arttıracağız.''</p> <p><strong>''KARTAL VE GAZİOSMANPAŞA'YA BİLİŞİM &Uuml;RETİM VE VADİLERİ KURULACAK''</strong></p> <p>''Kartal ve Gaziosmanpaşa'da yapacağımız Bilişim ve &Uuml;retim Vadileri ile buradaki mevcut sanayi tesislerini inovasyonla destekleyecek, uluslararası d&uuml;zeyde gelişmesini sağlayacağız. Kadık&ouml;y yaratıcı end&uuml;strilerin yoğun bulunduğu bir il&ccedil;e. Burada kuracağımız Yaratıcı End&uuml;striler Merkezi ile bu potansiyeli a&ccedil;ığa &ccedil;ıkaracağız. Esenler Teknokent projesi; bir diğer &ouml;nemli &uuml;retim ve gelişim noktası. İstanbul'a değer katacak, istihdamı arttıracak, gelir d&uuml;zeyini y&uuml;kseltecek b&uuml;t&uuml;n bu projelerle biz, İstanbul halkının refahını y&uuml;kselterek gelişmiş &uuml;lkeler d&uuml;zeyine &ccedil;ıkaracağız. T&uuml;rkiye son 5 yılda, y&uuml;ksek teknolojiye dayalı &uuml;retimde, 133 milyar dolarlık ithalat yapmasına rağmen, sadece 25 milyar dolarlık ihracat yapabildi. Bu kadar b&uuml;t&ccedil;e a&ccedil;ığı buradan gelmekte. Bu durumu tersine &ccedil;evirmek zorundayız. İstanbul'u bir dijital &uuml;retim merkezi haline getirip, dijital bir seferberlik başlatacağız. &Uuml;niversitelerimiz var, İstanbul'da ve d&uuml;nyanın bir&ccedil;ok başka yerinde ikamet eden yetişmiş yerli insan g&uuml;c&uuml;m&uuml;z var. Bu seferberliği başlatarak ve İstanbul'u yaşanabilir bir kent kılarak; yaşadığımız coğrafyada yetenekli, birikimli insanların gelip &ccedil;alışmayı ve yaşamayı tercih ettiği bir kent haline gelebiliriz. Gen&ccedil;lerimiz kendi &ouml;zg&uuml;n markalarını yaratabilir, k&uuml;resel şirketlerle iş birliği sağlayabilir. İstanbul ger&ccedil;ekten k&uuml;resel bir kent, katma değer yaratan bir &ccedil;ekim merkezi haline gelebilir. İşte biz bu seferbeliği, tam da Esenler'den, Esenyurt'tan, Kartal'dan, Gaziosmanpaşa'dan başlatacağız. 'Kent Enstit&uuml;leri'ni tam da bu yeni işg&uuml;c&uuml;n&uuml;n kapasite olarak gelişebilmesi i&ccedil;in kuracağız.''</p> <p><strong>''HEDEFİ OLMAYAN KENTLER GERİDE KALIR''</strong></p> <p>''Bug&uuml;n sizlere burada sunduğum &ccedil;&ouml;z&uuml;mler ve projeler, birbirinden bağımsız, rastgele sıralanmış konular değil. Biz, bu hedefleri, bu projeleri bir gelecek &ouml;ng&ouml;r&uuml;s&uuml;yle ortaya koyuyoruz. Şunu &ccedil;ok iyi biliyoruz ki, vizyonu olmayan bir kentin herhangi bir hikayesi olamaz. Hedefi olmayan kentler, geride kalır, spek&uuml;lasyona a&ccedil;ık hale gelir; buralarda eşitsizlik, yoksulluk, israf ve kayırmacılık &ouml;n plana &ccedil;ıkar. B&ouml;yle bir gidişatın bizi ileri g&ouml;t&uuml;receğini d&uuml;ş&uuml;nmek, kendimizi kandırmak olur. İstanbul i&ccedil;in elbette 2030 - 2050'ye dair vizyonlarımız ve ilkelerimiz var. Gelecek tahay&uuml;ll&uuml;n&uuml; toplumun t&uuml;m kesimleriyle paylaşıp, katılımcı bir şekilde geliştireceğiz.''</p> <p><strong>''KAMUSAL ALANLAR OLUŞTURACAĞIZ''</strong></p> <p>''Peki t&uuml;m bunları nasıl başaracağız? Elbette ki, t&uuml;m İstanbullularla birlikte ger&ccedil;ekten katılımcı bir demokrasiyi bug&uuml;nden inşa ederek. Başka t&uuml;rl&uuml; başaramayız. Demokrasisi gelişmemiş bir kentin bug&uuml;n&uuml;n koşullarında sorunları doğru bir şekilde &ccedil;&ouml;zmesi, ekonomik ve teknolojik kalkınmayı sağlaması m&uuml;mk&uuml;n değildir. Demokrasisi gelişmemiş, şeffaf y&ouml;netime sahip olmayan, hesap vermeye yanaşmayan bir kente ne yatırımcı gelir ne turist gelir. Mahalleden başlayarak kentin tamamına y&ouml;nelik katılım s&uuml;re&ccedil;lerini işleteceğiz. Muhtarlarımız ve mahalle meclislerimizle, o mahallede hangi yatırıma &ouml;ncelik verilecek, hangi planlar, hangi projeler ger&ccedil;ekleşecek, birlikte karar vereceğiz. 'İBB Mahalle Y&ouml;netişim M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;'n&uuml; kurup bu alanda ciddi bir koordinasyon sağlayacağız. 'B&ouml;lge Masaları' kuracağız ortak sorunları olan il&ccedil;elerde, ortak &ccedil;&ouml;z&uuml;mler geliştireceğiz. Katılımcı İstanbul Belediyesi' (KİB) mobil ve online platform ile t&uuml;m İstanbul halkının karar s&uuml;re&ccedil;lerine katılımını sağlayacağız. 39 belediye başkanımızın tamamı bizim yol arkadaşımız. Herkesin bu kent &uuml;zerinde s&ouml;z hakkı olacak. Hem y&uuml;z y&uuml;ze ilişkilerin gelişebileceği kamusal alanları oluşturacağız hem de teknolojik iletişim olanaklarıyla halkımıza katılım imkanı sunacağız. En değerli kaynağım, İstanbul'un 16 milyon insanı. G&ouml;r&uuml;yorsunuz ya, geleceğe ilişkin ortaya koyduğumuz vizyonu ger&ccedil;ekleştirmek i&ccedil;in de bug&uuml;nden adımlarımızı atmak zorundayız. İstanbul maalesef &ccedil;ok vakit kaybetti. Ama bizim enerjimiz, birikimimiz, inancımız ve coşkumuz yerinde. A&ccedil;ığı hızla kapacağız. 16 milyon İstanbullu ile başaracağız. T&uuml;m bunları hayata ge&ccedil;irebilecek, her ge&ccedil;en g&uuml;n b&uuml;y&uuml;yen ekibimiz, uzman kadromuz var. İstanbul B&uuml;y&uuml;kşehir Belediyesi'nin deneyimli personel kadrosu var.''</p> <p><strong>''BU KADAR İLERİ GİDEBİLECEKLERİNİ TAHMİN ETMEDİM''</strong></p> <p>''Yeri gelmişken s&ouml;yleyeyim. Daha &ouml;nce Belediye personelinin zorla mitinglere g&ouml;t&uuml;r&uuml;lmeyeceğini s&ouml;ylemiştim. Ama duyuyoruz ki, bırakın mitingi, İBB personeli se&ccedil;im &ccedil;alışması yapmak &uuml;zere ev ev, sokak sokak g&ouml;revlendiriliyor. Hem de zaruri listesi oluşturularak. İBB'nin iştiraklerine b&ouml;lge b&ouml;lge g&ouml;revler verilmiş, İSBAK Bayrampaşa'ya, BİMTAŞ Beyoğlu'na se&ccedil;im kampanyası yapmak &uuml;zere g&ouml;revlendirilmiş. İBB'ye bağlı pek &ccedil;ok kurumda &ccedil;alışanların mesaisi, se&ccedil;im mesaisi olmuş durumda. Devletin makam ara&ccedil;ları, şirket ara&ccedil;ları hepsi sahada. İnanın, bu kadar ileri gidebileceklerini ger&ccedil;ekten tahmin etmemiştim. D&uuml;n, İBB &ccedil;alışanlarına yaptırılan korsan basın a&ccedil;ıklamasına baktığınızda, bu &uuml;lkede partizanlığın geldiği noktaya bakıyorsunuz ve bu &uuml;lkede yapılanlar adına utanıyorsunuz. Orası bir kamu kurumu. Oraya bir imamı, itfaiye erini oraya simge olarak koyup a&ccedil;ıklama yaptırmak ayıptır. 82 bin &ccedil;alışanın su&ccedil;u yok. Ben gelince, hepsi işini yapacak. 16 milyon insana hizmet edecek. Bana hizmet etmeyecek. Merak etmesinler, biraz daha sabır g&ouml;stersinler. Benim y&ouml;netime gelmemle birlikte onlara da s&ouml;z veriyorum; herkes artık kendi yeteneği ve mesleği gereğince sadece işini yapacak. G&ouml;revi, sadece 16 milyona ve İstanbul'a hizmet etmek olacak.''</p> <p><strong>''KAZANAN EKREM İMAMOĞLU DEĞİL, 16 MİLYON İSTANBULLU OLACAK''</strong></p> <p>''Bir avu&ccedil; insana değil, kirli bir israf d&uuml;zenine değil, 16 milyon İstanbulluya eşit ve adil hizmet. Bu, benim projelerimin, vaatlerimin temelidir, &ouml;z&uuml;d&uuml;r, ruhudur. İstanbul'un kentsel gelişimine sağlıklı bir y&ouml;n vererek, bu kenti yaşanabilir hale getirecek olan anlayış budur. 24 Haziran'dan itibaren yalnızca bir y&ouml;netim değişikliği değil, b&uuml;y&uuml;k bir anlayış değişikliği yaşanacak İstanbul'da. İnsana saygıyı, kente &ouml;zeni temel alan bir anlayış İstanbul'da hayatın her alanında hakim olacak. Konuşmama başlarken de s&ouml;ylediğim gibi, bu m&uuml;cadelede Ekrem İmamoğlu'nun yanında olmak demek; doğrunun, hakkın ve haklının yanında olmak demektir. Etnik k&ouml;keni, inancı, sosyal, ekonomik ve politik konumu ne olursa olsun herkesin bu oyunu bozması gerekiyor. AK Partili, MHP'li, CHP'li, İyi Partili; HDP'li, BBP'li, SP'li, DSP'li, Vatan Partili ayrımı olmaksızın 16 milyon İstanbullu bu oyunu bozduğu zaman kazanan CHP olmayacak. Kazanan Ekrem İmamoğlu olmayacak. Kazanan 16 milyon İstanbullu olacak&hellip; Kazanan demokrasi olacak&hellip; Kazanan hak, hukuk, adalet olacak. Kazanan t&uuml;m T&uuml;rkiye olacaktır. Kazanan hak, hukuk, adalet olacak. Demokrasimiz g&uuml;&ccedil;lenecek, birlik ve beraberliğimiz pekişecek. T&uuml;rkiye birliğine ve kalkınmasına giden yolun kapıları a&ccedil;ılacaktır. Kardeşliğin ve kucaklaşmanın iktidarında, her şey &ccedil;ok g&uuml;zel olacak.''</p> <p><strong>GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI</strong></p> <p>İmamoğlu'na y&ouml;neltilen ilk soru, ''Geniş bir yelpazede size destek g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. İstanbul'da, 'Şehir K&uuml;lt&uuml;r Merkezi' kuracağınızı s&ouml;ylediniz. Buralarda K&uuml;rt&ccedil;e sanat etkinliklerine ayıracağınız b&uuml;t&ccedil;e ve planlarınız var mı'' oldu. İmamoğlu, bu soruya, ''Aynı sorunun benzeri 2 g&uuml;n &ouml;nce de soruldu. Bu şehirde yaşayan her etnik k&ouml;kenin, her inancın &uuml;rettiği hangi değer varsa, elbette ki bizim k&uuml;lt&uuml;r merkezlerimizde keyifle yer bulacaklardır'' yanıtını verdi.</p> <p><strong>''SANDIKTA BAŞLAYIP YSK'DA BİTECEK DENETİM PLANIMIZ VAR''</strong></p> <p>İmamoğlu, ''23 Haziran se&ccedil;imlerinin de iptal edilmesi ihtimali olup olmadığı, iptal durumunda acil eylem planı olup olmadığı ve t&uuml;m bunlarda Ak Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sorumluluğu olup olmadığı'' sorusunu, ''Tabii ki 31 Mart se&ccedil;imleri sonrası &uuml;retilen gerek&ccedil;esiz gerek&ccedil;elerle se&ccedil;imin iptali ortada. Zaten fikrimizi net olarak ifade ediyoruz. Bu anlamdaki t&uuml;m risklere karşı acil eylem planlarımız var. Bu, millet&ccedil;e aldığımız bir tedbirdir. Sandıkta başlayıp YSK'da bitecek olan sıkı denetim ve eylem planımız var. Bunun i&ccedil;erisinde sadece CHP yok. İttifakımız olan İYİ Parti dışında diğer siyasi bilşenlerin de &ccedil;ok ciddi destek verdiğini g&ouml;r&uuml;yorum. Sadece siyasi değil, demokrasiye inanmış insanların, g&ouml;n&uuml;ll&uuml; kavramıyla bu s&uuml;rece ne kadar yoğun katıldığı da ortada. Biz, her şeyimizle hazırız. İptal edilebilir mi? Olabilir. Olmayabilir de. Olmamasını temenni ediyoruz. Riski sıfıra getirecek şekilde, bu s&uuml;rece karşı hukuksuz tavır alacak kişilerin eline en ufak bir gerek&ccedil;e &uuml;retemeyecekleri şekilde, her alanı denetim s&uuml;recine katacak şekilde tedbir alarak bu s&uuml;reci sıkıntıya sokacak halleri onlara fırsat olarak tanımayacağız. Biz, belki devletin yapması gereken tedbirler konusunda, 31 Mart &ouml;ncesinde de sıkı uyarılarımızı yapmıştık. Ama bu uyarılarımızın karşılık bulmadığını g&ouml;rd&uuml;k. Her noktasında her aşamasında k&ouml;t&uuml; niyetli insanların eline fırsat vermeyeceğiz. Bu s&uuml;re&ccedil;te elbette ki siyasi iradenin etkisiyle siyasi bir karar vardır. Sorumluları ya da kişileri belirleyecek durumda değilim. Onu tarih g&ouml;sterecektir. Vatandaşın se&ccedil;imlerdeki kararı bunu notunu verecektir'' şeklinde yanıtladı.</p> <p><strong>''BEN NE S&Ouml;YLEDİĞİMİ BİLİYORUM'''</strong></p> <p>Bir gzeteci İmamoğlu'na, FOX TV Ana Haber spikeri Fatih Portakal'ın Ordu'da yaşanan VIP krizine y&ouml;nelik b&uuml;ltende kullandığı s&ouml;zlerini sordu. İmamoğlu, bu soruya, ''Ben, ne s&ouml;ylediğimi biliyorum. Bu konuyu daha da fazla konuşmak istemiyorum. O, duyduğunu s&ouml;ylemiş. Duyumlarından &ouml;te, ben ne s&ouml;ylediğimi biliyorum. D&uuml;ş&uuml;ncelerimi net olarak ifade ettim zaten. Benim size tavsiyem, &ouml;zellikle kurumlarınıza. Arkadaşlarımın takip ettiğine g&ouml;re, 'yok h&uuml;km&uuml;nde' bir s&uuml;re&ccedil; tanımlıyorsunuz. Medya kuruluşlarının, bizim projelerimizi, s&ouml;zlerimizi kamuoyuna aktarmak gibi bir sorumluluğunuz da var. Bu g&ouml;rev, bahsettiğiniz basit meselelerin &ouml;tesindedir'' yanıtını verdi.</p> <p><strong>TEVFİK G&Ouml;KSU YANITI: ''İNŞALLAH 24 HAZİRAN'DA BUNLARI İNCELEYECEĞİZ''</strong></p> <p>İmamoğlu, ''Bazı gazetelerde, Esenler Belediye Başkanı Tevfik G&ouml;ksu'nun İBB'ye ait 12 m&uuml;lkiyeti il&ccedil;e belediyesi &uuml;zerine ge&ccedil;irilmesine y&ouml;nelik talebiyle ilgili haberler var. Bu konuyla ilgili neler s&ouml;ylemek istersiniz'' sorusunu da ''Ben de sabah haberlerden okudum sadece. Arkadaşlarımız inceliyor. Bu inceleme, 23 Haziran'dan sonra da devam edecek. Ne ama&ccedil;la, hangi hakla ve hangi taleple istemiş. Makul ve anlamlı bir talep değil. Zaten İBB, b&ouml;yle bir talebe g&uuml;ler. Sadece g&uuml;ler ve yok h&uuml;km&uuml;ndedir. Danışıklı bir talep midir? İnşalah 24 Haziran'da bunları inceleyeceğiz'' şeklinde yanıtladı.</p> <p><strong>"SE&Ccedil;İM GECESİ ANLIK, SAĞLIKLI BİLGİLER VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ"</strong></p> <p>31 Mart se&ccedil;imlerinde Anadolu Ajansı'nın verileri kesmesi ve bir kaos ortamının oluştuğu hatırlatılan İmamoğlu'na "23 Haziran se&ccedil;imlerine bu duruma y&ouml;nelik bir &ccedil;alışma var mı Nasıl tedbirler alındı" diye soruldu. İmamoğlu, "Bir bilgi sistemimiz var. Zaten o bilgi sistemiyle 13 tane, d&uuml;nya tarihine ge&ccedil;ecek naklen yayın yapmak zorunda kaldık. Vatandaşı bilgilendirmek zorunda kaldık. Yine o sistem devrede olacak. Bunun yanı sıra g&uuml;venli olacağına inandığımız ajansın &ccedil;alışma yaptığını bilgi olarak alıyoruz. Bir&ccedil;ok radyo, televizyon ve internet kurumlarıyla &ccedil;alışma yapıldığını biliyoruz. Bu y&ouml;n&uuml;yle sanırım, 31 Mart'ta g&ouml;revini yapamayan o g&uuml;n bir rezilliğe imza atan Anadolu Ajansı'ndan ziyade bu ajans yakın zamanda kendini tanıtacaktır. Daha g&uuml;venilir bilgileri aktaracağını umuyoruz. Bizler, o gece anlık bilgileri alan topluma bilgi aktaran bir pozisyonda olacağımızı ifade edeyim. En kısa zamanda sağlıklı sonu&ccedil; bildirecek d&uuml;zeye ama sağlıklı sonu&ccedil;, gecenin on bir bu&ccedil;uğunda 'Ben kazandım'diye a&ccedil;ıklayıp sonra mah&ccedil;up olacak bir sonu&ccedil;tan bahsetmiyorum. Kendi sistemimiz mutlaka ge&ccedil;erli sonucu a&ccedil;ıklayacak" diye konuştu.</p> <p><strong>"HERKES KENDİ İŞİNE KONSANTRE OLSUN"</strong></p> <p>Bir gazeteci de "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın &ouml;nceki akşam yaptığı grup toplantısında 'İki yerde biz kazandık. Vizyon ve vitrin kaybetti.' dedi ve hareket kabiliyeti ve meclis komisyonlarının onlarda olduğunu ifade etti" s&ouml;zlerini sordu. İmamoğlu, "Benim her zaman tavsiyem başta sayın Cumhurbaşkanına ve millet iradesini temsil eden anlayışın daha yoğunlukla kendi işlerine konsantre olmaları. Mitinglerde de s&ouml;yledim. &Uuml;lkemizin konuları zor ve &ouml;nemli. Uluslararası ilişkilerden tutun, ter&ouml;re varıncaya kadar. Bu konulara yoğunlaşmaları bence daha faydalı olacaktır. Biz, &ccedil;ok kabiliyetli bir şekilde İBB'nin se&ccedil;ilmiş pozisyonlarında, meclisinde y&ouml;netecek iradeye sahibiz. Nasıl ki se&ccedil;imden &ouml;nce 'Yapamazsın, kimin parasını kime dağıtıyorsun' demelerine rağmen g&uuml;ndeme getirip talimatı verdiğim ulaşım ve su indirimine oy birliğiyle karar vermek durumunda kalıyorlarsa, bizim hesap birliğimize inanıyor ve milletin parasını, millete dağıttığımıza kanaat getirip oy birliğine d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yorsa bu bir demokrasi g&uuml;c&uuml;d&uuml;r. 39 belediye başkanı da bizim başkanımızdır. Orada se&ccedil;ilmiş olan t&uuml;m beledşye meclis &uuml;yeleri de bizim belediye meclis &uuml;yelerimizdir. Ha birisi diyorsa ki 'Ben meclis &uuml;yesi değilim' , 'Ben 16 milyonun belediye başkanı değilim, bir kişiye bağlıyım. O ne derse onu yaparım' Onu da yaşa g&ouml;r&uuml;r&uuml;z. İşler tıkır tıkır işleyecek kimsenin endişesi olmasın. Demokrasi her şeeyin ilacıdır" şeklinde yanıt verdi.</p> <p><br /><strong>"KEYİFLE İBB BAŞKANLIĞI YAPMAK İSTİYORUM"</strong></p> <p>31 Mart yerel se&ccedil;imlerinden sonra BBC T&uuml;rk&ccedil;e'ye verdiği r&ouml;portajda 2023 Cumhurbaşkanlığı se&ccedil;imleri i&ccedil;in 'God Knows!' demesini hatırlatan bir gazeteci, "Sokakta da buna benzer şeylere rastlıyoruz. Kimisi sizi şimdiden cumhurbaşkanı olarak telafuz ediyor. Bu konuda hi&ccedil; Kemal Kılı&ccedil;daroğlu'yla diyalogunuz ya da 2023'de ger&ccedil;ekten cumhurbaşkanlığına aday olursanız CHP'nin Genel Başkanı olarak mı aday olmak istersiniz" sorusunu y&ouml;neltti, İmamoğlu, "Ben, İstanbul B&uuml;y&uuml;kşehir Belediyesi'nin adayıyım. Keyifle de İBB başkanlığı yapmak istiyorum. Bir gazeteci ısrarla soru sorsa ne dersiniz? Her zaman millet&ccedil;e g&uuml;zel bir ifade 'Allah Bilir' ona 'God knows' demiştim. Size de Allah bilir diye yanıt vereyim" yanıtını verdi.</p> <p><strong>''İSTANBUL'DA BANA OY VERMEYECEK KİMSE YOK''</strong></p> <p>İmamoğlu, ''oy hedefi''yle ilgili soruyu da İmamoğlu, ''Siyasi &ccedil;alışmaların farklı metotları vardır. Ben, aslında en birebir &ccedil;alışan kişiyim. O kadar ortak duygulara hitap ediyorum. Bir gazeteci soruyor. 'MHP'li se&ccedil;menin oyunu alacak mısınız? Ya da K&uuml;rt se&ccedil;menin oyunu alacak mısınız?' 16 milyonun insanın &ccedil;ocuklarının ihtiya&ccedil;larını anlatıyorum. Bu şehir de herkese eşitliğini anlatıyorum. Partizanlık yok diyorum bunu anlatıyorum. Demokrasiyi anlatıyorum. Ben CHP'nin değil İstanbul'un başkanıyım. B&uuml;t&uuml;n kavramlarla se&ccedil;mene hitap eden dil şahsıma aittir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kendi s&ouml;ylemlerinde bile '25 belediye başkanımızla' diyen bir anlayış daha bug&uuml;nden se&ccedil;ilmişleri yok sayıyor. Dolayısıyla bu anlayış bir kenti y&ouml;netemez. Ona oy verenleri de yok sayıyor. Se&ccedil;men &ccedil;alışmasında devletin imkanlarını vatandaşa dağıtarak bir şeyler elde ederim gibi d&uuml;ş&uuml;nen varsa vatandaş bilsin ki ne veriliyorsa ona devlet eliyle kimsenin bir l&uuml;tfu değil. &Ccedil;ok geniş bir ittifak partisinin ve g&ouml;n&uuml;ll&uuml; ağımız var. Oy hedefim, bana kalsa İstanbul'da bana oy vermeyecek kimse yok. Bu bir kibir değil, bu kalp herkese eşit. Bizi lekeleyen iftiralar suyu bulandıran şeyler ama bizim suyumuzun kaynağı o kadar g&uuml;r ki... O bulanıklığı saniyesinde s&ouml;ker atar" şeklinde yanıtladı.</p>