Bizi takip edin
Bizi takip edin

İmamoğlu: Artık isyan ediyorum

19.2.2020 16:36:14
<p>İstanbul B&uuml;y&uuml;kşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 29'ncu il&ccedil;e belediyesi ziyaretini Sarıyer'e yaptı. Sarıyer Belediye Başkanı Ş&uuml;kr&uuml; Gen&ccedil;, bina girişinde karşıladığı İmamoğlu ve ekibini, makam odasında ağırladı. Ağırlamada, İmamoğlu ile Gen&ccedil; arasında renkli diyaloglar yaşandı. İmamoğlu'nun, "Başkanım, sen 3 d&ouml;nemde 3 mazbata, ben, bir d&ouml;nem ve 2 se&ccedil;imde 3 mazbata&hellip;" s&ouml;zleri hem Gen&ccedil; hem de odada bulunanlar tarafından kahkahalarla karşılandı. İmamoğlu, Gen&ccedil;'in, "Aldığınız ilk mazbatayı saklıyor musunuz" sorusuna, "Duruyor tabi. Verir miyim? Esas mazbata o. Yan yana asılı ikisi. Arasında fotoğraf &ccedil;ektirenler oluyor" yanıtını verdi.</p> <p><strong>İMAMOĞLU: 39 BELEDİYE GEZEN BAŞKA BELEDİYE BAŞKANI VAR MIDIR?</strong></p> <p>Sarıyer ziyaretiyle 29'ncu il&ccedil;e belediyesi ziyaretini ger&ccedil;ekleştirdiklerini belirten İmamoğlu, "İddia edelim ki; g&ouml;revinin hemen hemen ilk 10 ayında, 39 belediyeyi de gezen bir belediye başkanı B&uuml;y&uuml;kşehir'de bir yerde olmuş mudur bilmiyorum ama iddialı bir şekilde bu s&uuml;reci, belediyelerimizle y&ouml;netmek arzusundayız" dedi. Bu sırada araya Gen&ccedil; girdi ve "Sonu&ccedil;ta 10 yılda kimse gelmedi buraya" katkısında bulundu. İmamoğlu'nun bu katkıya yanıtı, "Ger&ccedil;ek mi? ('Evet' yanıtı.) 5 yılda ben de g&ouml;rmedim; ama bu hoş bir şey değil. Bizim amacımız, yerel demokrasinin en &ouml;nemli mekanizmalarını g&uuml;&ccedil;lendirerek iş birliği yapmak, onların sahadaki deneyimleri, bir &uuml;st y&ouml;netimin aslında işini kolaylaştıracak deneyimler&hellip;" oldu.</p> <p><strong>İMAMOĞLU: DİYALOG İLE SORUNLAR &Ccedil;&Ouml;Z&Uuml;L&Uuml;R</strong></p> <p>"Her g&uuml;n sahayı g&ouml;ren insanlar Sarıyer'i y&ouml;netiyor" diyen İmamoğlu, "Aynı &ouml;l&ccedil;ekte, aynı sıklıkta bunu İBB'nin yaşaması, hissetmesi m&uuml;mk&uuml;n değil. Sarıyerli hemşehrilerimiz, Sarıyer Belediyesi'ne geliyor. Onlar, ilk muhatap. Dolayısıyla; bilgi akışı, teknik iletişimin en g&uuml;&ccedil;l&uuml; olduğu alan burası. Bizim de Sarıyer'le, bu iş birliğini nasıl g&uuml;&ccedil;lendiririz, daha fazla neler yapabiliriz, bug&uuml;ne kadar B&uuml;y&uuml;kşehir hangi konularda eksik kalmış, neler yapmış, neler yapamamış&hellip; Bundan sonraki yol haritamızı beraber belirleme toplantısı. Toplantıları, Sarıyer'de değil sadece, b&uuml;t&uuml;n il&ccedil;elerimizde aynı konseptle yapıyoruz, hangi partiden olursa olsun. B&uuml;t&uuml;n&uuml;yle beraber g&ouml;r&uuml;ş&uuml;p, bundan sonra da bu iletişimin kesintisiz s&uuml;rmesini istiyoruz. Ben eminim ki; diyalog ile konuşmak ile bazı sorunlarda &ccedil;&ouml;z&uuml;m oluşturuluyor. Bu bağlamda bug&uuml;n, İstanbul'umuzun deneyimli belediye başkanlarından Sayın Ş&uuml;kr&uuml; Gen&ccedil; Başkan'ımla, Sarıyer'deki ekibiyle beraber g&uuml;zel, verimli bir Sarıyer g&uuml;n&uuml; yaşamak istiyoruz" şeklinde konuştu.</p> <p><strong>GEN&Ccedil;: PLANLAMAYLA, &Ccedil;OK İYİ BİR YEREL Y&Ouml;NETİM ANLAYIŞINA KAVUŞTUK</strong></p> <p>İmamoğlu ve ekibine ziyaretlerinden dolayı teşekk&uuml;r eden Gen&ccedil; de "10 yılla ilgili anlatılacak &ouml;yle &ccedil;ok şey var ki; aslında da hi&ccedil;bir şey yok! Maalesef sizler de yaşadınız; 10 yılda &ccedil;ok fazla diyalog oluşturamadık. Buna rağmen biz, bir hedef belirledik. Bir planlama yaptık ve bu planlamayla, yerel y&ouml;netimlerin nasıl &ccedil;alışması gerektiğini, şartlar ne olursa olsun, neler yapılması gerektiğini yaptığımız işlerle, hi&ccedil;bir şekilde bir belediyenin olmadığı, bir kurumun olmadığı yerde &ccedil;ok iyi bir kurumsal yapılanmayla, &ccedil;ok iyi bir yerel y&ouml;netim anlayışına kavuştuk. Demek ki, şartlar ne olursa olsun, bunları yapmak m&uuml;mk&uuml;n" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından, İBB ve Sarıyer Belediyesi ekipleri, il&ccedil;enin sorunlarının ele alınacağı sunum salonuna ge&ccedil;ti. İmamoğlu ve Gen&ccedil;, sunumun ardından il&ccedil;ede saha incelemelerinde bulundu.</p> <p><strong>GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLARI</strong></p> <p>İmamoğlu, Sarıyer Belediyesi'ne yaptığı ziyaretin ardından gazetecilerin g&uuml;ndeme ilişkin sorularını yanıtladı. Gazetecilerin sorduğu sorular ve bu sorulara İmamoğlu'nun verdiği yanıtlar şunlar oldu:</p> <p><strong>"&Uuml;Z&Uuml;NT&Uuml;N&Uuml;N &Ouml;TESİNDE İSYAN EDİYORUM"</strong></p> <p><strong>Bu sabah Resmi Gazete'de yayınlanan y&ouml;netmelik değişikliklerinde dikkat &ccedil;eken bir başlık vardı. B&uuml;y&uuml;kşehirlerin de i&ccedil;erisinde yer aldığı Ulaşım Koordinasyon Merkezleri'nin (UKOME) i&ccedil;eriğinde değişikliğe gidildi. &Ouml;nce nasıldı, şimdi nasıl olacak? Bazı bakanlıklara da yer verilmiş. O eşitlik dengesi şu an ne durumda?</strong></p> <p>Eşitlik dengesi denen şey, B&uuml;y&uuml;kşehir Belediyesi b&uuml;nyesinde y&uuml;r&uuml;yen hususlarla ilgili, İstanbul'daki ilgili kamu kurumlarının da masada olduğu ve orada ortak akılla bir s&uuml;recin kararının alınması; ama g&uuml;n&uuml;n sonunda, İBB'nin neredeyse y&uuml;zde 99 oranında hizmet verdiği bir alanda, kararın netleşmesiyle ilgili yine, bir nevi iradenin İBB'de olmasıyla ilgili bir kurul tanımı vardı. Ama bug&uuml;n g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z şey; 'Biz buraya, 3 tane daha bakanlıktan eleman yollayalım&hellip;' Birisi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'ndan -ne alakası varsa ulaşımla- birisi, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan -onun da ne alakası varsa-&hellip; Yazık yani. Kurumlarımıza yazık. 'Biz bunu artıralım. 3-4 tane daha ilave yapalım ve burada &ccedil;oğunluk elde edelim.' Yani akıl tutulması. &Ccedil;ok &uuml;z&uuml;l&uuml;yorum. &Uuml;z&uuml;nt&uuml;n&uuml;n &ouml;tesinde, artık isyan ediyorum. Niye isyan ediyorum biliyor musunuz? Bunu yapan akıl, 'Ya biz bu se&ccedil;imi kaybettik, ama biz hala İstanbul'u y&ouml;neteceğiz' iradesinde. Akılsız bir irade. Ama b&ouml;yle bir irade! Bu işi yapan, b&ouml;yle bir kurulu tanımlayan, Mart se&ccedil;iminden sonra se&ccedil;imi iptal eden o bir avu&ccedil; insanla, aynı akıl. Hi&ccedil; farkı yok. Aynı akıl, orada devreye giriyor. Bu; bug&uuml;n UKOME, d&uuml;n başka bir şeydi, yarın başka bir şey&hellip; B&ouml;yle ısmarlama iş olur mu? Bunu kanun, bunu hukuk geri &ccedil;evirecektir. Ben, inanıyorum.</p> <p><strong>T&Uuml;RKİYE BELEDİYELER BİRLİĞİ'NE "SES &Ccedil;IKARIN" &Ccedil;AĞRISI</strong></p> <p><strong>Ne yapacaksınız?</strong></p> <p>Tabii ki hızlıca Danıştay'a başvurumuzu yapıyoruz y&uuml;r&uuml;tmenin durdurulması istemiyle, bunun iptaliyle ilgili. Bununla ilgili Danıştay kararları var. Bununla ilgili ge&ccedil;mişte alınmış yargı kararları var. Ve kanuna aykırı. En tehlikeli iş; ama kişidir ama kurumdur, dilsiz şeytanı oynamaktır. Burada susan, en etkili olması gereken kurumlara da buradan sesleniyorum. Bu tavırlarıyla, bizim i&ccedil;in, 'yok' h&uuml;km&uuml;nde olmaya devam ediyorlar. Bir tanesi Marmara Belediyeler Birliği'dir, bir tanesi de en &uuml;st kurum, T&uuml;rkiye Belediyeler Birliği'dir (TBB). Burada yapılan; yerel y&ouml;netimi, yerel y&ouml;netim iradesini ortadan kaldırmak. 'Her şeye Ankara'da biz karar verelim! Vay b&uuml;y&uuml;kşehirler nasıl gitti elimizden?' Yahu malınızı mı aldık? İstanbul halkı, bir karar verdi. Saygılı olun. Bu saygı ve demokrasi s&uuml;recini takip edecek olan en &ouml;nemli kurumlardan bir tanesi, -her şeye rağmen- susan TBB'dir. Hangi siyasi kavramla olursa olsun, hangi siyasi partiyle olursa olsun, oraya giren insanların yerel demokrasinin aleyhine, T&uuml;rkiye'nin Avrupa Birliği'ndeki, yereldeki &ouml;zerklik şartıyla ilgili alınmış ortak kararlara aykırı alınan her kararla ilgili sesini &ccedil;ıkartmalı. Tek ses yok! &Ccedil;ıt yok! Siz, belediye başkanısınız. Siz; o, şu, bu, hangi il olursa olsun, milyonlarca insana, milyonlarca iradeye sorumlusunuz. Onun i&ccedil;in ben buradan, TBB'yi ses &ccedil;ıkartmaya davet ediyorum. Orada oturun, maaş alın ya da bir şey yapın diye g&ouml;revler dağıtılmadı. TBB'de, doğrudur, &ccedil;oğunluğunuz var; se&ccedil;ilmiş olabilirsiniz; ama yerel y&ouml;netimlerle ilgili s&uuml;reci takip etmek zorunluluğunuz vardır. Belediye başkanlarının ve oradaki idarecilerin zorunluluğu ve sorumluluğu vardır. Davet ediyorum onları g&ouml;reve. Aksi taktirde, bizim i&ccedil;in 'yok' h&uuml;km&uuml;nde olmaya devam edecekler. &Ccedil;ok &uuml;z&uuml;l&uuml;yorum.</p> <p><strong>"ELİNDEN OYUNCAĞI ALINMIŞ &Ccedil;OCUK TAVRI"</strong></p> <p><strong>Meclis &ccedil;oğunluğuyla alınan kararlar, se&ccedil;imden &ouml;nce yapılan 'topal &ouml;rdek' benzetmesi arka arkaya geldiğinde, bunun sadece siyasi bir karar olduğunu mu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsunuz?</strong></p> <p>Tamamen siyasi. İstanbul'da otob&uuml;s, minib&uuml;s, taksi, her şey, bakın her şey, belediyeyle ilişkili. Kanun, bunun yetkisini İBB'ye vermiş. Sorumluluklarını vermiş. Bazı trafik d&uuml;zenlemeleri vardır, orada Emniyet devreye girer; o da zaten masada. Ama siz, b&uuml;t&uuml;n bu kararları almayla ilgili, ortaya farklı bir ortam yaratmak, 'Burayı biz se&ccedil;imde kaybettik, ama bak biz y&ouml;neteceğiz&hellip;' Elinden oyuncağı alınmış &ccedil;ocuk tavrı bu. Her g&uuml;n ağlamak gibi bir şey. Millet bunun farkında. Bu şekilde davrandıkları s&uuml;rece, T&uuml;rkiye demokrasisine zarar vermeye &ccedil;alışıyorlar. Ama ne biz ne bu &uuml;lkenin hukuku, kanunu, ger&ccedil;ek hukuk&ccedil;ular, hukuku d&uuml;zeni ne de halkımız buna m&uuml;saade etmeyecek.</p> <p><strong>"BENİM HAYATIM 16 MİLYON İNSAN, SİZİN HAYATINIZ DA 83 MİLYON İNSAN OLSUN"</strong></p> <p><strong>D&uuml;zenlemeyi talep eden İ&ccedil;işleri Bakanlığı ve &Ccedil;evre Şehircilik Bakanlığı. Onların imzası var. Şimdi &ouml;n&uuml;m&uuml;zde yerel y&ouml;netimler yasa taslağını konuşuyorduk, meclise gelmesi beklenen. Onunla ilgili bir gelişme var mı? Bu onun &ouml;nayak sesleri olabilir mi?</strong></p> <p>&Ouml;nayak demeyelim. Bunların olduğu net. Zaten bahsi ge&ccedil;en kişilerin, kurumların s&ouml;ylemlerine baktığınızda, işte o bir avu&ccedil; insanın s&ouml;ylemleri zaten. Bug&uuml;n de uygulamaları o. Yarın da kanun. Başka bir şey beklemiyoruz. Gelen taslağa baktığımızda, o taslak, İstanbul &ouml;zelinde hazırlanmış bir kanun. Bug&uuml;n İstanbul'da hangi sorunu yaşıyorlarsa&hellip; Nedir sorun? Kanal. Ya bu millet istemiyor kardeşim. 'Bunu nasıl ge&ccedil;iririm, kanunla elimi nasıl g&uuml;&ccedil;lendiririm' arayışı. Yani g&uuml;ne g&ouml;re, siyasi hesaba g&ouml;re, siyasi iktidarın o g&uuml;nk&uuml; psikolojisine g&ouml;re kanun hazırlamak d&uuml;nyanın hi&ccedil;bir yerinde yok. D&uuml;nyanın hi&ccedil;bir aklı başında y&ouml;neticisinin, y&ouml;netiminin b&ouml;yle bir hamle yapma ihtimali bile yok. Bu şaşırmışlık. Şaşkınlık. Yani oyuncağı elinden alınmış bir &ccedil;ocuk ağlar ya; &ouml;yle bir durum. Burası sizin oyuncağınız değil. Burası İstanbul. Kadim bir kent. Bug&uuml;n Ekrem var, yarın başka birisi var, d&uuml;n başka birisi vardı. Yani buna saygı duyup, birbirimize sarılsak, birbirimizle iyi ge&ccedil;insek, g&uuml;zel işler &uuml;retsek, konuşsak, ortak akılla işler &uuml;retsek&hellip; Bakın bug&uuml;n Sarıyer'deyiz 2 saat &ccedil;alıştık Sarıyer'e. D&uuml;n Sancaktepe'deydik. 2 saat &ccedil;alıştık Sancaktepe'ye. Yani zararda mı g&ouml;r&uuml;n&uuml;yorum? 30 belediyeyi gezdik bu 5-6 ay i&ccedil;erisinde. Her birinin faydasını g&ouml;r&uuml;yorum. Yetinmiyorum; bir daha gezmek istiyorum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; faydalanıyorum. Her g&uuml;n onlar burada s&uuml;reci yaşıyorlar. Benden niye faydalanmıyorsunuz? Hayatınız siyaset mi? Hayatınız siyasi partiler mi? Hayatınız siyasi liderler mi? Benim hayatım; 16 milyon insan. Sizin de hayatınız, 83 milyon insan olsun; partiniz, siyasi egonuz değil.</p> <p><strong>"HER G&Uuml;N, HER HAFTA; G&Uuml;NDEMİMİZ DEPREM"</strong></p> <p><strong>İstanbul'da yıkılmakta olan binalarda yaşam devam ediyor. Duvarlardaki &ccedil;atlaklarda dağılan o beton par&ccedil;aları. Kentsel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m de herkes hemfikir, ama gelinen aşama nedir?</strong></p> <p>Aynı şey aslında. Yetki, b&uuml;t&ccedil;e s&uuml;reci y&ouml;netme kabiliyeti, hepsini topla, merkezden alınan kararlarla s&uuml;reci y&ouml;neteceğim iddiasında ol&hellip; Yapamazsınız, &ccedil;uvallarsınız. Ve &ccedil;uvallıyorsunuz. Biz diyoruz ki; 'Yerelle paylaşın.' Bug&uuml;n Deprem Konseyi'mizi topluyoruz. Ana g&uuml;ndemimiz tam da bu. Bu şehrin sıkıntılı yapı stokunun envanterini &ccedil;ıkartmak zorunluluğumuz var. Bazı &ouml;nc&uuml; araştırma modellerini devreye sokarak insanları seferberliğe davet edip, 'Oturduğun bina teredd&uuml;tl&uuml; m&uuml;, değil mi; buna bir bak kardeşim' diye bir kampanya y&uuml;r&uuml;teceğiz. Sonra eğer bir teredd&uuml;t varsa, daha sağlam bir kontroll&uuml; s&uuml;reci telafi etmenin aşamalarını konuşacağız. T&uuml;m&uuml;yle kentsel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m. İnsanların can kaybını engelleyici tedbirler alınabiliyorsa, g&uuml;&ccedil;lendirmeyi &ouml;ncelemek zorundayız. Bahsettiğimiz şey, neredeyse y&uuml;z binlerce yapı. Y&uuml;z binlerce yapının olduğu yerde siz, 'Kentsel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m' derseniz, sadece akılları karıştırırsınız. Kaldı ki bu şehrin son 20 yılında kentsel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n k&ouml;t&uuml; bir yeri var. Algı olarak değil, realitede de k&ouml;t&uuml; bir yeri var. İyi y&ouml;netilemedi. O bağlamda Deprem Konseyi'ne herkesi davet ettik. Belediye başkanları, Vali, kurumu, kuruluşu; kim gelirse. Gelmeyen kendi bilir. Kim gelirse, orada konuşacağız. Dediğiniz; &ccedil;atlak vesaire yerlerde, insanların evleriyle ilgili, hamle yapılabilmesi ile ilgili, planla ilgili adımlar atıyoruz, orada da siyaset yapılmaması konusunda. Ge&ccedil;mişte yapıldı. Şahidiyim, yaşadım. İ&ccedil;im yandı, kanım dondu. Niye yapıldığını anlamak i&ccedil;in kendime sorduğumda, bir şey &ccedil;ıkaramadım. Deprem siyaset yeri değildir. Konuşalım, &ccedil;&ouml;z&uuml;m bulalım, bu insanların can g&uuml;venliği ile ilgili tedbirli bir kent haline gelelim. Bu şehrin, Allah korusun, b&uuml;y&uuml;k bir depremdeki, bana g&ouml;re 300-400 milyar dolarlık ekonomik zararı olacak. Bu &uuml;lkenin en az 2- 3 yılına mal olacak bu şehri tamir etmek. Ki giden canlar da geri gelmeyecek. O bakımdan hayati bir meseledir. Onun i&ccedil;in bug&uuml;n konseyimizi topluyoruz. Her g&uuml;n, her hafta; g&uuml;ndemimiz deprem.</p>