Bizi takip edin
Bizi takip edin

Barış Terkoğlu: Bugün bir çetenin bizi susturma kararı yüzümüze okundu ama susmayacağız

5.3.2020 07:32:35
<p>D&uuml;n sabah g&ouml;zaltına alınan gazetemizin yazarı ve Odatv Haber M&uuml;d&uuml;r&uuml; Barış Terkoğlu ve gazeteci H&uuml;lya Kılın&ccedil; &ccedil;ıkarıldıkları N&ouml;bet&ccedil;i Sulh Ceza Hakimliği'nce tutuklandılar. Barış Terkoğlu kararın ardından, "Bug&uuml;n bir &ccedil;etenin bizi susturma kararı y&uuml;z&uuml;m&uuml;ze okundu ama susmayacağız" dedi.</p> <p><strong>Barış Terkoğlu, mahkemede yaptığı savunmada şunları s&ouml;yledi:</strong></p> <p><strong>&ldquo;HAKKIMDA DAHA SORUŞTURMA BİLE YOKKEN İDDİANAMELERİ YIRTIP BU SALONLARDAN &Ccedil;IKTIM&rdquo;</strong></p> <p>"Bahse konu haber i&ccedil;eriği ile ilgili &uuml;zerime atılı su&ccedil;u kabul etmiyorum burada hukuki bir yargılama olduğunu varsayarak savcılık aşamasında bir savunma yaptım. Ben bu soruşturmada evimden alındığım andan &ccedil;ok daha &ouml;ncesinde burada sanık olarak bulanacağımı biliyordum. Bunu avukatıma da &ouml;nceden haber verdim. &Uuml;stelik burada ş&uuml;pheli olmamın bu haber ile ilgisi olduğunu da d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yorum, bu haber beni burada bu mahkemelerde sanık yapabilmek i&ccedil;in &uuml;retilmiş bir bahanedir. Ben 9 yıl &ouml;ncesinde bu zamanlarda bu mahkemelerde savunma yaptım ve tutuklandım, yıllar sonra o yargılama bizim karşımıza kumpas olarak &ccedil;ıktı, bug&uuml;nse sadece adı değişmiş bir zihniyet eli ile bana ve bize tezgah kurulmuştur, bunu s&ouml;ylememdeki amacım 9 yıl &ouml;ncesinde daha hakkımda soruşturma bile a&ccedil;ılmamışken bug&uuml;nk&uuml; iktidarın desteklediği Fethullah&ccedil;ı yapılanma beni g&uuml;nlerce hedef g&ouml;sterdi. Hakkımda daha soruşturma bile yokken iddianameleri yırtıp bu salonlardan &ccedil;ıktım.</p> <p><strong>&ldquo;G&Uuml;NLERDİR İKTİDAR İ&Ccedil;İNDEKİ BİZİM DEŞİFRE ETTİĞİMİZ &Ccedil;ETELER BİZİ HEDEF G&Ouml;STERDİ&rdquo;</strong></p> <p>Bug&uuml;n de daha d&uuml;n bu haber girmeden &ccedil;ok daha &ouml;nce g&uuml;nlerdir iktidar i&ccedil;indeki bizim deşifre ettiğimiz &ccedil;eteler bizi hedef g&ouml;sterdi, yargılanmamızı defalarca dile getirdiler, hakkımızda mahkeme kararları verdiler, yetmedi TV ekranından Almanya&rsquo;daki Kızılordu &ouml;rg&uuml;t&uuml; gibi &ouml;nce hapse atılıp sonra hapiste infaz edilmemiz gerektiğini s&ouml;ylediler, b&uuml;t&uuml;n bunlar olurken memleketin bir tane savcısı bir tane yargı mensubu &ccedil;ıkıp bir yurttaşını korumak i&ccedil;in adım atmadı, bu haber sadece hakkımda verilmiş olan cezalandırmanın yargı aracı kalınarak yargı yapılarak &uuml;st&uuml;me bindirilmiş halidir. O g&uuml;n nasıl o yargılamayı hazırladılarsa bug&uuml;n de bu yargılamayı hazırladılar. Bunun tek bir sebebi vardır &ccedil;&uuml;nk&uuml; biz yazdığımız yazılar ile haberler ile korkup ka&ccedil;madan duruşumuz ile tıpkı d&uuml;n yaptığımız gibi bug&uuml;n de kendilerini devleti yuva bilmiş &ccedil;eteleri a&ccedil;ığa &ccedil;ıkardık. Delillerini sunduk, bir aydının yapması gerekeni yaptık, ben bu mahkeme kararını hi&ccedil; &ouml;nemsemiyorum. Zira ben asıl kendi tarih mahkememde bu t&uuml;r yargılamaların sonunun bu tezg&acirc;hları kuranların eline dolaşacak şekilde &ccedil;ıkacağını adım gibi biliyorum.</p> <div id="rekx"><center> <div id="div-gpt-ad-1547540606027-0" data-google-query-id="COewwdq-gugCFcoHiwodOdsKsg">&nbsp;</div> </center> <p><strong>&ldquo;NASIL GAZETECİLİK YAPILACAĞINI SEVK YAZILARINDAN &Ouml;ĞRENECEK DEĞİLİM&rdquo;</strong></p> <p>D&uuml;n nasıl bir &ccedil;ete yargıyı kendi &ouml;n&uuml;nde engel g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; bizleri &uuml;st&uuml;nde sopa olarak kullandıysa bug&uuml;n de yargıya baskı kuranlar aynı sopayı bizim &uuml;zerimizde kullanıyorlar, herkes şunu bilmelidir ki bir &uuml;lkede benim gibi sade bir yurttaşın hukuk g&uuml;venliği yoksa hi&ccedil; kimsenin hukuk g&uuml;venliği yoktur. Benim bu mahkemeye &ccedil;ıkarılma nedenim bir tane haberdir. Burada savunma yapmaya zorlanmamın nedeni bir gazetecinin hassasiyet ile hazırladığı haberi yayınlayan kurumun haber m&uuml;d&uuml;r&uuml; olmamdır. Ben gazeteciliği sorgulamaları bu hale d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ren kimselerden &ouml;ğrenmedim. Nasıl gazetecilik yapılacağını bu iddianame gibi taleplerden mahkeme kararı gibi sevk yazılarından &ouml;ğrenecek değilim. Bug&uuml;n bu talebe konu olan MİT kanunu bu adliye salonundaki bazı yargı mensuplarının bilmediğine eminim. Bundan 9 sene &ouml;ncesinde ben bu salonlarda bir MİT y&ouml;neticisi ile sanık oldum. O MİT y&ouml;neticisinin adını vermiyorum. O MİT y&ouml;neticisi daha mahkeme &ouml;n&uuml;ne bile &ccedil;ıkarılmadan cezaevinde katledildi. O katliamın hesabını s&ouml;z&uuml;m ona bug&uuml;nk&uuml; hukuk adamları gelip sormadı. Ama ben sordum. O g&uuml;n benim de yargılandığım MİT mensubunun adı soyadı, ailesinin adı adresi kimlik numarası fotoğrafı, kitaplığındaki kitaplar, m&uuml;zik kasetleri, iddianamelere konuldu, medyaya servis edildi. Bunun yanlış olduğunu ben savundum.</p> <p><strong>&ldquo;ODATV DAVASINDAKİ MİT Y&Ouml;NETİCİSİ KATLEDİLİRKEN NEREDEYDİLER&rdquo;</strong></p> <p>Merak ediyorum; yaşı benden b&uuml;y&uuml;k hukuk adamları Odatv davasındaki MİT y&ouml;neticisi katledilirken neredeydiler. Beni bu kadar korkak olmadığım i&ccedil;in mi yargılayacaksınız? Beni bu &uuml;lkenin kurumlarına kurulmuş kumpasları o g&uuml;n a&ccedil;ığa &ccedil;ıkardığım gibi bug&uuml;n de a&ccedil;ığa bug&uuml;n de a&ccedil;ığa &ccedil;ıkarmaya devam ettiğim i&ccedil;in mi yargılayacaksınız? MİT kanununu bilmiyorlar dedim, belki de bilmek işlerine gelmiyor. Zira benim birlikte yargılandığım MİT&rsquo;&ccedil;i yalnız değildi. Ergenekon davasında, KCK davasında, MİT TIR&rsquo;ları kumpasında, 7 Şubat kumpasında, MİT mensuplarının b&uuml;t&uuml;n &ouml;zel hayatları bu adliyenin &ouml;n&uuml;nde gazetecilere dağıtıldı. Ve o bilgiler &ccedil;arşaf &ccedil;arşaf yayınlandı. Sadece Fethullah&ccedil;ı &ccedil;ete tarafından değil daha birka&ccedil; hafta &ouml;ncesinde bu adliyeden hatta bu iddianame gibi talebi yazan savcıdan 7 Şubat kumpası iddianamesi &ccedil;ıktı. O iddianame g&ouml;steriyor ki adliye &ouml;n&uuml;nde, emniyet &ouml;n&uuml;nde, MİT&rsquo;&ccedil;ilerin kimlik bilgilerini alıp yaptıkları operasyon bilgilerini alıp devletin onlara verdiği g&ouml;rev bilgilerini alıp kendi gazetelerinde basanlardan bir kısmı da iktidar medyası imi, o iktidar medyası bug&uuml;n bizim burada her t&uuml;rl&uuml; cezayı almamız i&ccedil;in kampanya yapıyor. Onları su&ccedil;lamıyorum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; onlar kendilerine ne emredilirse onu yaparlar. Ancak ben bunu yapmadım.</p> <p><strong>&ldquo;HIRSIZLIK HUKUKU HIRSIZLIKTAN SONRA, YOLSUZLUK HUKUKU YOLSUZLUKTAN SONRA &Ccedil;IKTI&rdquo;</strong></p> <p>Beni bu &uuml;lkeye bu kadar ihanet etmediğim i&ccedil;in mi yargılayacaksınız? D&uuml;n bir &ccedil;etenin koynunda yatıp bug&uuml;n başka bir &ccedil;etenin koynuna girmediğim i&ccedil;in mi yargılayacaksınız? Bug&uuml;n MİT kanunu var ise bundan 9 sene &ouml;ncesinde bir mahkeme salonunda direnenler sayesinde var. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu mahkeme salonlarında direnenler &uuml;st&uuml;nde c&uuml;ppe olan kimileri gibi yorganı kafasına &ouml;rtmedi. Bug&uuml;n benim haber m&uuml;d&uuml;r&uuml; olduğum sitede yayınlanan haberin MİT kanunu ile herhangi bir ilgisi yoktur. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kanunların bir ruhu vardır. Kanunlar tarih &ouml;n&uuml;nde kendilerini yaratan eylemlerden sonra d&uuml;şerler. Hırsızlık hukuku hırsızlıktan sonra, yolsuzluk hukuku yolsuzluktan sonra &ccedil;ıktı. MİT kanunu da Fethullah&ccedil;ı &ccedil;ete ile bug&uuml;n iktidar i&ccedil;erisindeki &ccedil;eteler el ele MİT mensuplarını ter&ouml;r yapılanmalarına yem ettiği i&ccedil;in &ccedil;ıktı. Bir daha bunlar yaşanmasın diye &ccedil;ıktı. Benim yargılandığım bu haber vatanından &ccedil;ok uzakta şehit olmuş bir MİT&rsquo;&ccedil;inin şahadetinin ardından kendisine yapılan cenaze t&ouml;reninin haberleştirmekten ibarettir. Bu haberin hali hazırda şehit olmuş bir yurttaşımızın g&ouml;revi ile gizli g&ouml;revi ile sırları ile ne ilgisi vardır? Buna ilişkin bir tek c&uuml;mle g&ouml;sterebilir misiniz? Ayrıca aynı g&uuml;n benim haber m&uuml;d&uuml;r&uuml; olduğum sitede başka bir toprakta şehit olmuş askerlerin de haberleri yapıldı. Polisler şehit olduğunda onların da haberlerini yapıyoruz. Bizim i&ccedil;in asker de polis de MİT mensubu da &ouml;ld&uuml;kten sonra şehitlikte eşitlenirler ve bu topraklarından bağrına emanet edilirler. Bu haber, okuyanların anlamak isterse anlayabileceği gibi k&ouml;şe bucakta cenazesi yapılan bir MİT mensubunun anısına hi&ccedil;bir olumsuz &ouml;ğe barındırmamakla aksine onun şahadetini hatırlatmaktadır.</p> <p><strong>&ldquo;&Uuml;MİT &Ouml;ZDAĞ YERİNE İKTİDAR VEKİLİ BU A&Ccedil;IKLAMAYI YAPMIŞ OLSAYDI SANIK OLUR MUYDUM&rdquo;</strong></p> <p>Bu haber yayınlanmadan &ouml;ncesinde İYİ Partili &Uuml;mit &Ouml;zdağ, Meclis&rsquo;te Libya&rsquo;da şehit d&uuml;şen MİT mensuplarını ifade ettikten sonra adlarını ve soyadlarını kamuoyuna a&ccedil;ıkladı. Bu talebi yapan yargı mensupları &ccedil;ok a&ccedil;ık bir şekilde soruyorum, eğer &Uuml;mit &Ouml;zdağ yerine bir iktidar partisi milletvekili bu a&ccedil;ıklamayı yapmış olsa idi beni yine burada sanık yapacaklar mıydı? Yoksa susup bir kenarda bekleyecekler miydi? Bu salonda bu sorunun yanıtını bilmeyen biri var ise &ccedil;ok a&ccedil;ık şekilde yalan s&ouml;yl&uuml;yordur. Bir MİT mensubunun kimliği a&ccedil;ıklanmış, şehit d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; s&ouml;ylenmiş, bizzat Cumhurbaşkanı şehit d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; memleketi s&ouml;ylemiş. Bu cenaze t&ouml;reni nasıl devletin gizli kalması gerek istihbaratı bilgisi olabilir? &Uuml;stelik bu haberi yayınlayan gazeteciler ismi belli olduğu halde MİT mensubunun soyadını karalamışlar. Cenaze fotoğrafları ortaya d&ouml;k&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; halde kimseyi rahatsız etmeyecek fotoğrafları se&ccedil;mişler ve d&uuml;nya &uuml;zerinde evrensel gazetecilik standartlarında bir haber olarak yayınlanmışlardır. T&uuml;rkiye&rsquo;nin b&uuml;y&uuml;k şehirlerinden birinde belediye başkanının siyasi parti y&ouml;neticilerinin, orada yaşayan b&uuml;t&uuml;n vatandaşlarının katıldığı bir cenaze t&ouml;reni devletin nasıl gizli kalması gereken bir bilgisi olabilir?</p> <p><strong>&ldquo;GEREKİRSE BETONA G&Ouml;M&Uuml;LECEĞİZ AMA BU TEZGAHI KURAN &Ccedil;ETEYE TESLİM OLMAYACAĞIZ&rdquo;</strong></p> <p>Burada &ccedil;ok a&ccedil;ık bir şey var. 9 sene &ouml;nce bu salonda, &nbsp;&lsquo;kurt kuzuyu yemeye karar verdiyse sizin yapacağınız hi&ccedil;bir şey yoktur&rsquo; demiştim. Bug&uuml;n iktidarın i&ccedil;erisindeki &ccedil;eteler bizi yargı eli ile yemeye karar verdiyse bug&uuml;n yapacak hi&ccedil;bir şeyimiz olmayabilir. Ama emin olun buradaki &ccedil;ığlığımız, yarınki &ccedil;ığlığımız, vereceğimiz m&uuml;cadele bu duvarları da yıkacaktır. Bizden yazdıklarımızdan &ccedil;izdiklerimizden gazeteciliğimizden, yazarlığımızdan vazge&ccedil;memizi &uuml;lkenin i&ccedil;inde su&ccedil;a bulaşmış yapılanmalar ile daha fazla uğraşmamamızı bekliyorlarsa daha &ccedil;ok beklerler. Gerekirse betona g&ouml;m&uuml;leceğiz, ama bize bir haber bahanesi ile bu tezgahı kuran &ccedil;eteye teslim olmayacağız. Gerekirse bir daha g&uuml;neş y&uuml;z&uuml; g&ouml;rmeyeceğiz. Yargıyı kendi hesaplarına meze eden yapılanmalar ile m&uuml;cadele etmekten vazge&ccedil;meyeceğiz. Bu dava, bu savunma bu m&uuml;cadele beni yoksul bir halk &ccedil;ocuğu olarak alıp bu &uuml;lkenin yurttaşlarının arasına yerleştiren bu &uuml;lkeye bu Cumhuriyete benim borcumdur. Bu tezgahı kuranlar şunu bilsinler ki emin olun tarih g&ouml;stermiştir ki hukuku kendi ikballerine aracı yapanlar er ya da ge&ccedil; o hukukun pen&ccedil;esinde can &ccedil;ekişir. S&ouml;yleyeceklerim bundan ibarettir."</p> <p><strong>&ldquo;TARİHE &Ouml;NEMLİ BİR NOT&rdquo;</strong></p> <p><strong>Terkoğlu&rsquo;nun avukatı H&uuml;seyin Ers&ouml;z ise mahkemede şu savunmayı yaptı:</strong></p> <p>&ldquo;Ş&uuml;phelinin savunmalarına aynen katılıyoruz, m&uuml;vekkilimiz huzurunda aslında belki de son 10 senenin &ouml;zeti diyebileceğimiz bizim de tarihe &ouml;nemli bir not olarak değerlendirebileceğimiz nitelikte bir konuşma yapmıştır. Bu konuşma i&ccedil;erisinde hem hukuku hem vicdanı hem ahlakı barındıran unsurları taşımaktadır. Şimdi kanunun şu maddesinin şu fıkrasında su&ccedil;un unsurlarının oluşmadığına dair değerlendirmeler yapmak hem benim vicdanımda hem de m&uuml;vekkilim ile bu zamana kadar yaptığımız kader birliğine zul gelecek bir yaklaşım olacaktır.</p> <p>M&uuml;vekkilimiz evinde g&ouml;zaltına gece saat 04.00 sıralarında alınmıştır. Sabaha karşı operasyonların yapıldığı d&ouml;nemlerin geride kaldığını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rken bir anda m&uuml;vekkilimiz eşinin ve &ccedil;ocuğunun yanından alınarak Vatan Caddesi&rsquo;ndeki Emniyet&rsquo;e hen&uuml;z g&uuml;neş doğmamışken g&ouml;t&uuml;r&uuml;lmesinin onun gazeteci kimliği ve kamuoyuna mal olan kimliği a&ccedil;ısından farklı bir anlam taşıdığını beyan etmek istiyoruz, bizler bu t&uuml;r g&ouml;zaltı işlemlerinin ne anlama geldiğini ne ama&ccedil;landığını ne t&uuml;r mesajlar verilmek istenildiğini anlıyoruz, sizin oturduğunuz koltuklarda bir d&ouml;nem Beşiktaş adliyesinde soğuk koridorlarında gazetecilerin, askerlerin, siyasilerin ve sıradan vatandaşların dahi nasıl bir zulme maruz kaldığını bire bir yaşamış bunu idrak etmiş hukuk&ccedil;ularız, şu anda huzurunuzda bu savunmaları yaparken ş&uuml;phelinin ruh halini ve 2011 senesinde Fethullah&ccedil;ı bir hakimin karşısında yapmış olduğu savunmaların mahiyetini tekrar hatırlatma gereği duyuyorum.</p> <p>O g&uuml;n m&uuml;vekkilimiz ve onunla birlikte g&ouml;zaltına alınmış olan diğer gazeteci m&uuml;vekkillerimiz tarafından s&ouml;ylenen s&ouml;z şu şekilde idi: &lsquo;Kurt kuzuyu yemeyi aklına koyduysa kuzu ne yapsın&rsquo; bu aslında şu anda birebir i&ccedil;erisinde bulunduğumuz durumu yansıtan &ouml;zl&uuml; bir c&uuml;mledir. O tarihte karşısında ge&ccedil;ip hukuka aykırı deliller Odatv internet sitesinde yayımlanmış olan haberler ve m&uuml;vekkillerimizin yazmış olduğu k&ouml;şe yazıları ile bizlerinde de dahil olduğu ve T&uuml;rkiye&rsquo;de bir&ccedil;ok kalemin yazdığı yazılar &ouml;n&uuml;m&uuml;ze delil olarak konmuştu. Bug&uuml;n burada huzurunuzda yapılan sorguda da yine bir haberin &ouml;n&uuml;m&uuml;ze konulduğunu yine bir komplo ile karşı karşıya olduğumuzu ve bizler yaklaşık 24 saate varan bir g&ouml;zaltı s&uuml;recinde iken ve siz hukuk adamlarına derdimizi anlatmaya &ccedil;alışırken m&uuml;vekkilimizin de bahsetmiş olduğu bu komployu kuran &ccedil;ete &uuml;yelerinin gizli kapılar arkasında sinsi bir şekilde g&uuml;ld&uuml;klerini ve yine o karanlık &ccedil;arkın i&ccedil;erisinde yeni komploların hazırlıkları i&ccedil;inde olduklarını tahmin edebiliyoruz. Bunlar daha &ouml;ncesinde kamuoyunda Odatv Davası olarak bilinen yargılama s&uuml;recinde de yaşadığımız şeylerdir.</p> <p><strong>&ldquo;15 SAAT G&Ouml;ZALTINDA KALDI&rdquo;</strong></p> <p>M&uuml;vekkilimiz sorumlu haber m&uuml;d&uuml;r&uuml; olarak neredeyse her hafta &Ccedil;ağlayan Adliyesi&rsquo;ne ve Anadolu Adliyesi&rsquo;ne giderek basın savcılarına ifade verirken sabaha karşı saat 04.00&rsquo;da g&ouml;zaltına alınmasının hi&ccedil;bir hukuki a&ccedil;ıklaması yoktur, m&uuml;vekkilimizin sabah saat 04.00&rsquo;da g&ouml;zaltına alındıktan sonrasında kendisine isnat edilen su&ccedil;lar ile ilgili olarak tarafında hi&ccedil;bir bilgi verilmeksizin yaklaşık 15 saat g&ouml;zaltında kaldıktan sonrasında ifadesi dahi alınmaksızın savcılığa getirilmesini de hukuki bir a&ccedil;ıklaması yoktur. Savcılık makamında bize y&ouml;neltilen b&uuml;t&uuml;n sorulara sorumlu bir gazeteci bilinci ile cevap vermemize bağımsız ve tarafsız bir gazeteciliğin gereği olarak bug&uuml;ne kadar yapmış olduğumuz ve yayınlanmış olan b&uuml;t&uuml;n haberlerin arkasında durmuş olduğumuza dair beyanlarımız g&ouml;z &ouml;n&uuml;ne alındığında ş&uuml;phelinin tutuklanma istemi ile ve birtakım uydurma senaryolar ile kaynağının ne olduğu belli olmayan ve tamamen varsayıma dayanan unsurlar ile tutuklamaya sevk edilmesinin hukuki bir a&ccedil;ıklaması yoktur. Hukuki a&ccedil;ıklamanın bulunmadığı yerlerde hukuk dışı konular konuşulur ve hukuk dışı değerlendirmeler yapılır. B&uuml;t&uuml;n bu s&uuml;reci takip eden kamuoyu zaten buna dair değerlendirmeyi yapacaktır. Bug&uuml;n sadece bir haberden kaynaklı olarak isnat edilen su&ccedil;lamaların onun bug&uuml;ne kadar yapmış olduğu haberlerden bağımsız olarak değerlendirilmesi s&ouml;z konusu olamaz. Bug&uuml;ne kadar y&uuml;zlerce habere k&ouml;şe yazısına imza atmış olan bir gazetecinin sadece huzurdaki tutuklama istemine konu bir internet sitesi yayınından kaynaklı olarak sorgulanması akla da vicdana da aykırıdır, m&uuml;vekkilimiz bug&uuml;n &ouml;rneğine &ccedil;ok az rastlanacak araştırmacı gazeteciler arasında yer almaktadır.</p> <p><strong>&ldquo;&lsquo;T&Uuml;RKİYE BAĞIRSAKLARINI TEMİZLİYOR&rsquo; DENİLEN D&Ouml;NEMDE DAHİ&hellip;&rdquo;</strong></p> <p>Ge&ccedil;mişte Odatv Davası&rsquo;nda tutuklu kaldığı s&uuml;re&ccedil;te dahi gazetecilik yapmaya devam etmiştir. Hi&ccedil; kimsenin sesini &ccedil;ıkartamadığı hatta bir d&ouml;nem &lsquo;T&uuml;rkiye bağırsaklarını temizliyor&rsquo; denilen d&ouml;nemde dahi ger&ccedil;ekleri bahsetmekten bu komplo senaryolarını ortaya &ccedil;ıkarmaktan ve bu komplonun mağdurlarının sesi olmaktan vazge&ccedil;memiştir. Karşınızda t&uuml;m bunları &ouml;zg&uuml;, bağımsız gazetecilik anlayışı ile yapan bir gazeteci dururken onun p&uuml;r ak ge&ccedil;mişi ve &ouml;dediği bedeller sadece kendisi i&ccedil;in değil ailesi ve &ccedil;evresi i&ccedil;in de ortadayken savcılık makamınca &ouml;n&uuml;n&uuml;ze getirilen haber i&ccedil;eriği ile tutuklanmasının hukuken de ahlaken de vicdanen de bir karşılığı yoktur. Ş&uuml;pheli gazetecidir, gazetecilikten başka bir şiarı yoktur. Kafasının arkasında başka planlar yatmamaktadır. Ger&ccedil;eği dosdoğru kamu faydasını g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde bulundurarak yayınlamaktan başka bir amacı da hi&ccedil;bir zaman olmamıştır. Kendisi tarafından yazılmamış, sadece haber m&uuml;d&uuml;r&uuml; olması nedeni ile soruşturmanın bir par&ccedil;ası haline getirilen m&uuml;vekkilimizin bizlere okunan sevk maddesi kapsamında bir eylemi bulunmamaktadır. M&uuml;vekkilimiz bug&uuml;ne kadar yazmış olduğu Sızıntı ve Metastaz isimli kitaplar ile devletin i&ccedil;indeki menfaat &ccedil;etelerini t&uuml;m &ccedil;ıplaklığı ile g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne sermiş ve bu konuda yargı organlarını g&ouml;reve davet etmiştir. Bundan yaklaşık 10 sene &ouml;ncesinde yaptığı haberler ve basılmamış bir kitap gerek&ccedil;e g&ouml;sterilerek tutuklanmış, Fethullah&ccedil;ı hakimler tarafından yargılanmış m&uuml;vekkilimizin atılı su&ccedil;u işlemesi bunu aklından dahi ge&ccedil;irmesi s&ouml;z konusu olamaz, bug&uuml;ne kadar yaptığı haberler yazdığı k&ouml;şe yazılarının tamamı vatan sevgisi ve kamu faydası g&ouml;zetilerek kaleme alınan yazılardır. Hi&ccedil;birisinde şehitlerimizin hedef alınması, onlar ile ilgili olarak aleyhte bir değerlendirilme yapılması durumu s&ouml;z konusu değildir.</p> <p><strong>&ldquo;BİZ TARİHİN BİR KERE DAHA TEKERR&Uuml;R ETMEMESİNİ DİLİYORUZ&rdquo;</strong></p> <p>Karşınızda herkesten daha fazla vatanseverlik vasfını hak eden bir vatandaş vardır. O hi&ccedil;bir zaman boynunu &ccedil;etelerin &ouml;n&uuml;nde eğmemiş onların karşısında dimdik onurlu bir duruş sergilemiştir. Bug&uuml;n yaptığı da tam olarak budur. Kendisinin ve diğer meslektaşı Barış Pehlivan&rsquo;ın hen&uuml;z daha basılmamış fakat yazımı son aşamaya gelmiş olan Metastaz benzeri başka bir kitabı yayınlanmak &uuml;zere iken hedef alınması bu soruşturmaya muhatap kılınması huzurunuzda &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; kısıtlanarak tutulması ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n &ccedil;ok daha fazla kısıtlanması amacı ile mahkemenize sevk edilmesi bunun kanıtıdır. Nasıl bundan yaklaşık 10 sene &ouml;ncesinde m&uuml;vekkilimiz komplo yargılaması ile tutuklanmış ise bug&uuml;n kapalı kapılar arkasında bunu tezgahlayanların da yapmak istedikleri tam olarak budur. O g&uuml;n ger&ccedil;ek hukuk adamlarında talebimiz ş&uuml;phelinin &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; olmuştur ancak &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z&uuml; talep ettiklerimiz kişilerin Fethullah&ccedil;ı yargı mensuplarından olduğu ve bug&uuml;n Yargıtay 8. Ceza Dairesi&rsquo;nde yargılama konusu olan eylemlerinin su&ccedil; oluşturduğu ortaya &ccedil;ıkmıştır. Biz tarihin bir kere daha tekerr&uuml;r etmemesini diliyoruz. Vicdanlı bir hakimin ger&ccedil;ek bir hukuk adamının ne şekilde karar vermesi gerekiyorsa m&uuml;vekkilimiz hakkında da sizin o kararı tesis etmenizi ve m&uuml;vekkilimize &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; iade etmenizi, ş&uuml;phelinin serbest bırakılmasını talep ediyoruz.&rdquo;</p> <p>&nbsp;</p> </div>