Bizi takip edin
Bizi takip edin

CHP'den sert tepki: Dağ fare doğurdu bile diyemiyoruz

19.3.2020 18:52:18
<p>CHP S&ouml;zc&uuml;s&uuml; Faik &Ouml;ztrak, Genel Merkez'de d&uuml;zenlediği basın toplantısında Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın d&uuml;n yaptığı a&ccedil;ıklamalara sert tepki g&ouml;sterdi.&nbsp;</p> <p>AKP iktidarının zor g&uuml;nler i&ccedil;in ayrılan ihtiyat ak&ccedil;esini ge&ccedil;en yıl harcadığını hatırlatan &Ouml;ztrak, 100 milyarlık paket denmesine rağmen ortada 100 milyarlık bir paket olmadığını kaydetti.&nbsp;</p> <p><strong><em>CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti S&ouml;zc&uuml;s&uuml; &Ouml;ztrak, şunları s&ouml;yledi:</em></strong><br />D&uuml;n &Ccedil;anakkale Deniz Zaferi&rsquo;nin 105. yıl d&ouml;n&uuml;m&uuml; ve Şehitleri Anma G&uuml;n&uuml;yd&uuml;. Bu toprakların cesur evlatları, bundan 105 yıl &ouml;nce g&ouml;n&uuml;llerindeki vatan sevgisiyle &Ccedil;anakkale&rsquo;de b&uuml;y&uuml;k bir zafer kazandı. &Uuml;lkemizin temelinde yatan ruh, &Ccedil;anakkale&rsquo;de emperyalizme boyun eğmeyen birlik ve beraberlik ruhudur. Bu vesileyle, B&uuml;y&uuml;k &Ouml;nderimiz Gazi Mustafa Kemal Atat&uuml;rk ve silah arkadaşlarını, bu topraklar i&ccedil;in canlarını veren şehitlerimizi bir kez daha saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.<br /><br /><strong>SALGIN &Ccedil;OK HIZLI TIRMANIYOR</strong><br />Korona Vir&uuml;s&uuml;, başta komşumuz Avrupa olmak &uuml;zere t&uuml;m d&uuml;nyayı etkiliyor. D&uuml;nya Sağlık &Ouml;rg&uuml;t&uuml; verilerine g&ouml;re; d&uuml;nya Covid-19 Vir&uuml;s&uuml;&rsquo;nden etkilenen insanların sayısı 191 bine ulaştı. Vir&uuml;sten kaynaklı &ouml;l&uuml;mlerin sayısı ise 7 bin 800&rsquo;&uuml; aştı. T&uuml;rkiye&rsquo;de de kritik eşik olan, 100 vaka sınırını aştık. &Uuml;lkemizdeki vaka sayısı, d&uuml;n itibariyle 191 oldu. &Ccedil;ok hızlı bir tırmanma s&uuml;reci yaşıyoruz. Vir&uuml;sten dolayı iki vatandaşımızı kaybettik. Her şeyden &ouml;nce, kaybettiğimiz yurttaşlarımıza Allah&rsquo;tan rahmet, hastalarımıza ise acil şifalar diliyoruz. Hastalığın daha hızlı yayılmaması ve hastalarımızın sağlığına kavuşması en b&uuml;y&uuml;k dileğimizdir.&nbsp;<br /><br /><strong>İTALYA&rsquo;YA BENZEMEMEK İ&Ccedil;İN TEDBİR ALMAK GEREKİYOR</strong><br />Alınan tedbirlerle, vir&uuml;s&uuml;n T&uuml;rkiye sınırlarına girmesini geciktirdik. Ancak vir&uuml;s artık T&uuml;rkiye&rsquo;de&hellip; Ve başlangı&ccedil;ta iyi g&ouml;t&uuml;r&uuml;len s&uuml;re&ccedil;te giderek eksiklikler dikkat &ccedil;ekmeye başlıyor. Bu nedenle, T&uuml;rkiye&rsquo;nin İtalya&rsquo;ya benzememesi i&ccedil;in gerekli tedbirleri ciddiyetle almak ve uygulamak zorundayız.&nbsp;Bunun i&ccedil;in insanlara, ailelere, şirketlere ve devleti y&ouml;netenlere b&uuml;y&uuml;k g&ouml;revler d&uuml;ş&uuml;yor. Paniğe kapılmadan, akıllıca ve sorumlu hareket etmek zorundayız.<br /><br /><strong>K&Uuml;RESEL EKONOMİ, HARİTALANMAMIŞ BİR COĞRAFYADA Y&Ouml;N BULMAYA &Ccedil;ALIŞIYOR</strong><br />K&uuml;resel korona salgını insanların sadece canını değil, işini, aşını da tehdit ediyor. Elbette ailelerin canı her şeyden kıymetli, ancak insanların yaşama tutunmasını sağlayan işlerini de korumak gerekiyor. D&uuml;nya ekonomisi daha &ouml;nce g&ouml;rmediğimiz bir durumla karşı karşıya. Bir yanda k&uuml;resel &uuml;retim ve değer zincirleri darmadağınık olurken, diğer yandan k&uuml;resel t&uuml;ketim ve yatırımda &ccedil;&ouml;k&uuml;yor. K&uuml;resel sermaye g&uuml;venli limanlara doğru geri &ccedil;ekilirken, k&uuml;resel borsalar, faizler, g&uuml;ven dip yapıyor. Gelişmiş &uuml;lkelerin Merkez Bankaları, sistemi ayakta tutabilmek i&ccedil;in para musluklarını sonuna kadar a&ccedil;ıyor, ancak &ouml;yle bir g&uuml;ven bunalımı var ki her yeni tedbir, piyasalarda panik havasını daha da artırıyor. K&uuml;resel ekonomi, adeta daha &ouml;nce haritalanmamış bir coğrafyada, y&ouml;n&uuml;n&uuml; bulmaya &ccedil;alışıyor. Burada saydamlık son derece &ouml;nemli.<br /><br /><strong>KENDİ KRİZİMİZİ YAŞARKEN KORONA T&Uuml;RB&Uuml;LANSINA GİRDİK</strong><br />T&uuml;rkiye bu t&uuml;rb&uuml;lansa; yaklaşan kış i&ccedil;in tedbir almayan, bulduğunu harcayan, işler bozulunca da kendinden başka herkesi su&ccedil;layan, liyakatsiz bir y&ouml;netimin elinde, korumasız ve &ccedil;ok kırılgan bir ekonomik yapıda yakalandı. İ&ccedil;eride kendi ekonomik krizimizi yaşarken, k&uuml;resel tsunami kıyılarımıza vurdu. Y&uuml;zde birin altında b&uuml;y&uuml;yen bir ekonomi, 8 milyon işsizle bu t&uuml;rb&uuml;lansa maalesef yakalandık. Hem para, hem de maliye politikasında har vurup harman savurduk. K&ouml;t&uuml; g&uuml;nler i&ccedil;in neredeyse hi&ccedil;bir manevra alanı bırakmadık.<br /><br /><strong>İHTİYAT AK&Ccedil;ESİNİ YEDİLER, KARA G&Uuml;N PARASI BIRAKMADILAR</strong><br />İktidar, ge&ccedil;en yıl k&acirc;r ve ihtiyat ak&ccedil;esi olarak Merkez Bankası&rsquo;nın 78 milyar lirasına el koydu. Milletin kefen parasını yerel se&ccedil;imlerde harcadı. Saray bu yılın başında da aynısını yaptı. Ocak ayında Merkez Bankası&rsquo;nın 41 milyar lirasına el koydu. Bunu da yandaş m&uuml;teahhitlere geciken &ouml;demeleri yapmak i&ccedil;in kullandılar. Şimdi Merkez Bankası kasasında kara g&uuml;nde kullanılacak tek bir delikli kuruş kalmadı. Net d&ouml;viz rezervlerimiz yılbaşından 17 Mart tarihine kadar yarı yarıya geriledi; 18 milyar dolara geriledi şuanda rezervlerimiz. Bu, 14 Aralık 2006 tarihinden bu yana, g&ouml;r&uuml;len en d&uuml;ş&uuml;k net d&ouml;viz rezervi. Merkez Bankası&rsquo;nın SWAP&rsquo;lar yoluyla aldığı emanet d&ouml;vizler d&uuml;ş&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;nde, kasanın tamtakır olduğunu c&uuml;mle alem biliyor.<br /><br /><strong>RİSK PRİMİ REKOR SEVİYEDE</strong><br />İşte bu nedenle T&uuml;rkiye&rsquo;nin risk primi rekor seviyelere &ccedil;ıktı. Bor&ccedil; temerr&uuml;t risk primlerine baktığımızda; Korona salgınının başladığı &Ccedil;in&rsquo;de 70, her g&uuml;n y&uuml;zlerce kişinin &ouml;ld&uuml;ğ&uuml; İtalya&rsquo;da 269, salgının etkilediği bir başka Avrupa &uuml;lkesi İspanya&rsquo;da 168, bize benzeyen ekonomilerden Endonezya&rsquo;da 233, Brezilya&rsquo;da 383, T&uuml;rkiye&rsquo;de ise risk primi 580 puan. K&uuml;resel sermaye t&uuml;m d&uuml;nyada g&uuml;venli limanlara sığınıyor. Bu, bizim gibi risk primi y&uuml;ksek ekonomilerden &ccedil;ıkışı daha da hızlandırıyor. Sene başından bu yana; hisse senedi piyasasından 1,3 milyar dolar, devlet i&ccedil; bor&ccedil;lanma senetlerinden ise 2,8 milyar dolarlık yabancı &ccedil;ıkışı oldu. Korona memlekete b&ouml;yle bir ortamda girdi.<br /><br /><strong>SARAY YİNE ORTADAN KAYBOLDU</strong><br />AK Parti Genel Başkanı her kritik d&ouml;nemde yaptığı gibi sarayına kapandı. Ekonomiden sorumlu damat ise sadece tweet attı. İsmi vardı cismi yoktu. Oysa d&uuml;nya &uuml;retim zincirleri ve finans sisteminde, daha &ouml;nce &ouml;ng&ouml;r&uuml;lmeyen değişikler bir s&uuml;redir yaşanıyordu. T&uuml;rkiye; dış ticaret, bankacılık d&uuml;zenlemeleri ve sermaye hareketleri alanlarında akılcı &ouml;nlemler geliştirmeliydi. Sarayın ideolojik faiz takıntısının doğrulama &ccedil;abasıyla, d&ouml;viz rezervlerini hovardaca harcamamalıydı.<br />G&uuml;zel bir s&ouml;z&uuml;m&uuml;z var: &ldquo;Kaptanın iyisi, fırtınalı sularda belli olur.&rdquo; İyi kaptan hem m&uuml;rettebatı ve hem de yolcuları yatıştırıp, g&uuml;ven verir. Gemidekilerin psikolojisini fırtınada sağlam tutar. Sonra da gemiyi fırtınanın i&ccedil;inden &ccedil;ekip &ccedil;ıkarır, g&uuml;venli limana yanaştırır. Ama gelin g&ouml;r&uuml;n ki bizim kaptan ne zaman bir fırtına &ccedil;ıksa, d&uuml;meni bırakıp, saklanmayı alışkanlık haline getirdi. Erdoğan, her fırtınada ortadan kayboluyor. Ortaya &ccedil;ıktığında ise millete moral vermek yerine, hayal kırıklığına uğratıyor.<br /><br /><strong>YİNE PARTİSİNİN GENEL BAŞKANI OLDU, CUMHURBAŞKANI OLAMADI</strong><br />Son bir ayda yaşadığımız &ccedil;alkantı ve fırtınalar bunu a&ccedil;ık&ccedil;a ortaya koydu. İdlib&rsquo;de 34 askerimiz havadan bombalanıp şehit edildi, askerlerimizin şehadetini Hatay Valisi&rsquo;nden &ouml;ğrendik. Erdoğan 3 g&uuml;n ortada yoktu. &Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; g&uuml;n&uuml;n sonunda, milletin değil partisinin vekillerinin karşısına ge&ccedil;ti; g&uuml;l&uuml;p eğlendi. Şehit ailelerimizin ve milletimizin acısına acı kattı. D&uuml;nyayı kasıp kavuran korona salgınında da 6 g&uuml;n ortada yoktu. Bu sırada t&uuml;m d&uuml;nyada y&ouml;netimler paket &uuml;st&uuml;ne paket a&ccedil;ıklıyorlardı. Salgının ekonomik etkilerini bir şekilde sınırlamaya &ccedil;alışıyorlardı. 6 g&uuml;n sonra; atama bakanlarının, b&uuml;rokratlarının ve makbul sivil toplum kuruluşları başkanlarının karşısında sahneye &ccedil;ıktı. Bu arada, toplantıya Partisi&rsquo;nin Meclis Grubunun Başkanını, Başkan Vekillerini ve Partisinin Genel Başkan Yardımcılarını da &ccedil;ağırmayı unutmadı. Tam bir tek adam parti devleti fotoğrafı verdi. Yine milletin karşısına maalesef Cumhurbaşkanı olarak &ccedil;ıkamadı. Toplantı sonrasında ise katılımcıları evlerine g&ouml;ndermek yerine, aralıklı oturtarak &ldquo;insanların sağlığına ne kadar &ouml;nem verdiğini(!)&rdquo; g&ouml;stermeye &ccedil;alıştı. Madem insanların sağlığına bu kadar &ouml;nem veriyorsunuz, toplantınız bitince o insanları neden evlerine g&ouml;nderip &ouml;yle a&ccedil;ıklama yapmadınız? &Ccedil;&uuml;nk&uuml; g&ouml;r&uuml;nt&uuml; vermenin, kalabalık g&ouml;r&uuml;nmenin derdindeler. Erdoğan iş yapmak istemiyor caka satmak istiyor. Bu kibir ne zaman sona erecek ger&ccedil;ekten merak ediyorum.<br /><strong>DAĞ FARE DOĞURDU BİLE DİYEMİYORUZ</strong><br />Millet canının derdine d&uuml;şm&uuml;ş; ama Erdoğan&rsquo;ın keyfi de, neşesi de maşallah d&uuml;n yerindeydi. Şakayla, espriyle, alayiş, valayişle paketi a&ccedil;ıkladı. Ancak a&ccedil;ıklanan paket beklentilerin &ccedil;ok uzağındaydı. &Ouml;yle ki, bu paket i&ccedil;in &ldquo;dağ fare doğurdu&rdquo; dahi demek m&uuml;mk&uuml;n değil. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; pakette ne dağ, ne de fare var.&nbsp;Adeta Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu&rsquo;ndan rol &ccedil;almaya &ccedil;alışan Erdoğan&rsquo;ın &ldquo;şahsını parlatmak&rdquo; i&ccedil;in bir tiyatro sahnelendi.<br /><br /><strong>KAZANILMAYAN GELİRİN VERGİSİNİ ERTELEDİLER</strong><br />D&uuml;n a&ccedil;ıklanan paketten; &ccedil;alışanlara, &ccedil;ift&ccedil;ilere, k&uuml;&ccedil;&uuml;k esnaf ve sanatkarlara derde deva, dişe dokunur hi&ccedil;bir tedbir &ccedil;ıkmadı. Daha da &ouml;nemlisi, sarayın g&ouml;z&uuml;nde &ccedil;ift&ccedil;inin kıymeti kalmamış bunu da g&ouml;rd&uuml;k. &Ccedil;ift&ccedil;ilerin temsilcisini toplantıya bile &ccedil;ağırmamışlar. Bug&uuml;n Korona salgını nedeniyle kahvehaneler, kafeler, eğlence mekanları iş yapmıyor. K&uuml;&ccedil;&uuml;k esnaf ve sanatkarlarımız başta olmak &uuml;zere, piyasada ticaret durmuş vaziyette. Ve iktidar yapılmayan ticaretin, kazanılmayan gelirin, kapanan d&uuml;kkanının vergisini &ldquo;erteleyerek&rdquo;, sadece bunu yaparak piyasayı canlandıracağını zannediyor. Esnaf zaten bir şey kazanmıyor ki, kazandığından devlete sigorta primi ve vergi &ouml;desin. Bir Macron kadar olamadılar. &Ccedil;ıkıp, &ldquo;hi&ccedil; bir esnafın bu krizde batmasına izin vermeyeceğiz&rdquo; diyemediler. &ldquo;Esnafın yanında &ccedil;alışanların maaşlarına katkıda bulunacağız, biz &ouml;deyeceğiz&rdquo; diyemediler. Salgın t&uuml;m d&uuml;nyada turizmi olumsuz etkileyecek. T&uuml;rkiye de bundan nasibini alacak. Ve kaybedilen yılın telafisi i&ccedil;in, turizmciler daha birka&ccedil; yıla ihtiya&ccedil; duyacak.<br /><br /><strong>TURİZMİ KURTARMAK YERİNE VERGİYİ KURTARMAYI SE&Ccedil;TİLER</strong><br />Bildiğiniz gibi bu hafta başında CHP&rsquo;nin Ekonomi Masası&rsquo;nın salgının ekonomik etkilerine karşı &ouml;nlem paketlerini a&ccedil;ıklamıştık. Uzunca bir s&uuml;redir toplantı yapıyoruz, bu konuda &ccedil;alışıyoruz. &Ouml;nerdiğimiz tedbirlerden biri de &ldquo;Konaklama Vergisi&rdquo; ve &ldquo;Turizm Tanıtma Fonu Kesintisinin&rdquo; kaldırılmasıydı. Ama d&uuml;n Saray sadece o da Kasım ayına kadar, konaklama vergisini erteledi. Kaldırmak bir yana Kasım ayına kadar erteledi. Ama bu yıl zaten turist gelmeyecek. Gelmeyen turistten de zaten vergi alınmaz. Bu y&uuml;klerin kaldırılması gelecek yılları kurtarabilirdi. Ama iktidar turizm sekt&ouml;r&uuml; yerine, vergiyi kurtarmayı tercih etti. Yine &ldquo;millete korona vir&uuml;s&uuml;nden korunmanın tek yolu var o da eve kapanmak ve kişisel temizlik&rdquo; dediler. G&uuml;zel. Peki neden temizlik &uuml;r&uuml;nlerinden alınan KDV&rsquo;yi indirmeyip, sadece i&ccedil; hatlarda u&ccedil;ak yolculuğundan alınan KDV&rsquo;yi y&uuml;zde 18&rsquo;den y&uuml;zde 1&rsquo;e indirdiler? Millet u&ccedil;ağa binip gezecek mi, yoksa temizliğine dikkat edip evinde mi oturacak? S&ouml;yledikleriyle yaptıkları birbirini tutmuyor.<br /><br /><strong>100 MİLYAR TL BU PAKETİN NERESİNDE?</strong><br />Bir başka husus: &ldquo;100 milyar liralık paket&rdquo; dediler. Ama biz bakıyoruz, sağından baktık, solundan baktık ortada 100 milyar liralık bir tedbir yok. Devlet herhangi bir alacağından vazge&ccedil;iyor mu? Hayır, sadece erteliyor. Devletin harcamalarında dişe dokunur bir artış var mı? Hayır. İki kalemde son derece c&uuml;zi artışlar var. Bir tanesi en d&uuml;ş&uuml;k emekli maaşının 1.500 liraya y&uuml;kseltilmesi. Bir de ihtiya&ccedil; sahibi ailelere nakdi yardım i&ccedil;in ilave 2 milyar lira ayrılması.&nbsp;Bu ikisinin kamunun toplam harcamalarına etkisi 3 milyar lira bile etmez. Gerisi vergiye, SGK primine, bor&ccedil;lara takla attırıp işvereni bir s&uuml;re rahatlatmak. Yani yine aspirin tedavisi, yine pansuman.<br /><br /><strong>KAPAĞINA 100 MİLYAR YAZMIŞLAR, İ&Ccedil;İNE KOYMAYI UNUTMUŞLAR</strong><br />Amerika Birleşik Devletleri t&uuml;m vatandaşlarının cebine 1000 dolar koymaya hazırlanıyor. Vazge&ccedil;tik herkese 1000 dolar vermelerinden, 22 milyon sigortalı &ccedil;alışan yurttaşımızın cebine ilave 1000 lira mı koydunuz? Ona da hayır. Hadi bundan da vazge&ccedil;tik, Aile Sigortasını getirip ihtiyacı olana 1000 TL limitli kart verip, &ldquo;Mahalle bakkalından şu malları&rdquo; al mı dediler? Hayır. &ldquo;Vir&uuml;s nedeniyle zorunlu izne ayrılacakların, faaliyetleri durdurulan esnafların yanında &ccedil;alışanların SGK primini, maaşının da bir kısmını ben &ouml;deyeceğim&rdquo; mi dediler? Ona da hayır. &ldquo;D&uuml;kkanı kapanan esnafın, evde oturan vatandaşın elektrik, gaz, su parasını ben &ouml;derim&rdquo; mi dediler? Hayır o da yok. Ankara B&uuml;y&uuml;kşehir Belediyesi&rsquo;nin yaptığı gibi krize giren esnaftan bir s&uuml;re kira almayacağız mı dediler? Hayır o da yok. Emeklilerin bayram ikramiyesini &ouml;ne &ccedil;ekmek yerine, 12 milyon emekliye ilave bir ikramiye mi veriyorlar? O da yok. Soruyoruz, peki nerede bu 100 milyarlık paket? Tabloya bakınca o meşhur tekerleme akla geliyor. Ağa&ccedil; nerede? Balta kesti. Balta nerede? Suya d&uuml;şt&uuml;. Su nerede? İnek i&ccedil;ti. İnek nerede? Dağa ka&ccedil;tı. Dağ nerede? Yandı, bitti, k&uuml;l oldu. Paketin kapağına 100 milyar lira yazmışlar ama paketin i&ccedil;ine 100 milyar lira koymayı unutmuşlar.<br /><br /><strong>BU PAKETTE DE MİLLET YOK YANDAŞ VAR</strong><br />Pakette millet yok, yandaş var. &Ccedil;alışana, yoksula para almak yerine, yine hava almak d&uuml;şm&uuml;ş. Buna karşılık paralar zaten yandaşların cebine paylaştırılmış. Oysa b&uuml;t&ccedil;eyi adamakıllı sağlam tutsalardı ya da Merkez Bankası&rsquo;nın k&ouml;t&uuml; g&uuml;n paralarını bir avu&ccedil; m&uuml;teahhit i&ccedil;in har vurup harman savurmasalardı, bug&uuml;n t&uuml;m sigortalıların cebine 1000 lira koyamasalar da ihtiyacı olana Aile Sigortası kapsamında 1000 TL harcama limitli kart verebilirlerdi. B&ouml;ylece millete bu zor g&uuml;nlerde g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir moral verilir, hem de &ccedil;alışanların, ekonominin &ccedil;arklarının d&ouml;nmesini sağlayarak milletin aşını, işini koruyabilirlerdi.<br /><br /><strong>BİLDİKLERİ BOR&Ccedil; ALIP BETONA G&Ouml;MMEK</strong><br />Ama &ldquo;Benim oğlum bina okur d&ouml;ner d&ouml;ner yine okur&rdquo;. Milletin gelirini artıramayanlar şimdi borcunu artırmayı marifet sayıyorlar. 500 bin liranın altındaki konutlarda konut kredisinin miktarını y&uuml;zde 80&rsquo;den, y&uuml;zde 90&rsquo;a &ccedil;ıkarmak ne zaman tedbir oldu? İktidar hi&ccedil; şaşırtmıyor. Akılları fikirleri bor&ccedil; almak, onu da betona g&ouml;mmek&hellip; İş&ccedil;iyi ve işleri korumaya y&ouml;nelik doğru d&uuml;r&uuml;st hi&ccedil;bir tedbir ortada yok.<br /><br /><strong>SORUNLARA SOMUT &Ccedil;ARE YOK</strong><br />Oysa biz Cumhuriyet Halk Partisi&rsquo;nin Ekonomi Masası olarak, &ccedil;alışanlarımızı ve istihdamı korumaya y&ouml;nelik bir re&ccedil;eteyi iktidara vermiştik. Salgın nedeniyle &ccedil;alışanların izin alma koşullarını kolaylaştıran, izinli sayılan iş&ccedil;ilerin primlerinin ve &uuml;cretlerinin bir kısmının İşsizlik Fonu&rsquo;ndan karşılanmasını sağlayan tedbirleri &ouml;nermiştik ama bu konuda ortada tık yok. &ldquo;Eğitime ara verilmesi nedeniyle 190 bin &uuml;cretli &ouml;ğretmenlerin mağduriyetlerini giderin&rdquo; demiştik. Bunda da hi&ccedil;bir şey yok. Aile Sigortası dedik. Hi&ccedil;bir gelişme yok. &ldquo;Sicil affı&rdquo; dedik, sadece bundan sonra işyerleri kapananların siciline borcu &ouml;deyemediklerinde m&uuml;cbir sebep yazacaklarmış. Ama bu derde deva olmaz ki. CHP Ekonomi Masası olarak &ccedil;alıştık, salgından etkilenecek aileler i&ccedil;in, &ccedil;alışanlar i&ccedil;in somut tedbirler &ouml;nerdik. Ama bakıyoruz sarayın paketinde bu somut sorunlara hi&ccedil; bir somut &ccedil;are alınmamış.<br /><br /><strong>TALİH HAZIRLIKLI ZİHİNLERE G&Uuml;LER</strong><br />Birazdan Ekonomi Masamızın &Uuml;yesi eski TBMM Başkanvekillerimizden, İstanbul Milletvekilimiz Sn. Akif Hamza&ccedil;ebi, bu tedbirler &ccedil;er&ccedil;evesinde hazırlayıp TBMM&rsquo;ye sunacağımız yasa tekliflerini ayrıntılı olarak a&ccedil;ıklayacak. İktidarın m&uuml;flis bezirg&acirc;n siyaseti gelişmeleri doğru okumasını engelliyor. Bu tek adam parti devletinin kamu y&ouml;netiminde yarattığı tahribat ve ortaya &ccedil;ıkan liyakat a&ccedil;ığı, iktidarın; hem vatandaşı sevindirecek, hem de yatırımcının g&uuml;venini artıracak d&ouml;rt başı mamur bir paket ortaya koymasını engelliyor. Onun i&ccedil;in paket a&ccedil;ıklandıktan sonra başta d&ouml;viz olmak &uuml;zere t&uuml;m piyasalarda tedirginlik arttı. Erdoğan&rsquo;ın d&uuml;nk&uuml; konuşmalarından yaşanan krizden bir fırsat &ccedil;ıkarma arayışı i&ccedil;inde olduğunu da g&ouml;rd&uuml;k. Ama unutulmasın; talih hazırlıklı zihinlere g&uuml;ler. Kısa vadede Korona krizini hafif atlatırsak trilyonlarca dolarlık likidite bizim gibi &uuml;lkelere akar, biz de tıpkı 2009 sonrasında yaptığımız gibi hi&ccedil;bir şey yapmadan, bu sermaye dalgasının &uuml;zerinde s&ouml;rf yaparız gibi bir d&uuml;ş&uuml;nce varsa a&ccedil;ık s&ouml;yleyeyim d&uuml;nyada her şey değişmiştir. Bu da beyhude bir d&uuml;ş&uuml;ncedir. 2009 krizinden sonra yapılan hataların bedelini, bug&uuml;n aşınan &uuml;retim tabanı, artan &ouml;zel kesim bor&ccedil;luluğu ve daha kırılgan bir ekonomi olarak &ouml;d&uuml;yoruz.<br /><br /><strong>BU KRİZ DE GE&Ccedil;ECEK</strong><br />Bu kriz elbette bitecek. Ve b&uuml;y&uuml;k ihtimalle d&uuml;nyanın &uuml;retim ve tedarik zincirinin tek bir &uuml;lkeye aşırı bağımlı hale gelmesinin sakıncaları da ortaya &ccedil;ıkacak. Demokrasisi kuvvetli, kuvvetler ayrılığı g&uuml;&ccedil;l&uuml;, m&uuml;lkiyet hakkına saygılı, hukukun &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;ne inanan, eğitim sistemini &ccedil;ağın koşullarına uyarlamış, b&ouml;lge ve d&uuml;nyayla iyi ilişkilere sahip, istikrarlı ve &ouml;ng&ouml;r&uuml;lebilir &uuml;lkeler bu yeni s&uuml;re&ccedil;te &ouml;nemli bir avantaj sağlayacak. İktidar krizi ger&ccedil;ekten fırsata &ccedil;evirmek istiyorsa bahsettiğim bu hususlara vakit ge&ccedil;irmeden odaklanmalıdır. Yok eğer bunlar iktidarın fıtratına aykırı diyorlarsa, milletin talihini ve geleceğini artık daha fazla karartmamalıdırlar. Emaneti millete iade etmeli, millet kendi geleceğine kendisi karar vermelidir.<br />Benim s&ouml;yleyeceklerim bu kadar. Şimdi varsa sorularınızı alacağım, ondan sonrada Sayın Akif Hamza&ccedil;ebi&rsquo;yi k&uuml;rs&uuml;ye davet edeceğim.<br /><strong>Soru- D&uuml;n Cumhurbaşkanı Erdoğan sokağa &ccedil;ıkma yasağıyla ilgili sadece bir tavsiyede bulundu. 191 hasta sayımız var şuan i&ccedil;in. Size g&ouml;re sokağa &ccedil;ıkma yasağı g&uuml;ndeme getirilmeli mi yoksa tavsiye şeklinde devam etmeli mi?</strong><br /><strong>Faik &Ouml;ZTRAK-&nbsp;</strong>Yani bu hastalıkla m&uuml;cadelenin en etkili yolu sosyal mesafeyi arttırmaktır. Bu &ccedil;er&ccedil;evede Sağlık Bakanlığının Bilim Kurulunun tavsiyelerine aynen uyulması gerekir. Bizim s&ouml;yleyeceğimiz budur.<br />&nbsp;</p>