Bizi takip edin
Bizi takip edin
Güncel

Tankın içinde yakalandı, "komplo" dedi



1.11.2017 17:30:32
15 Temmuz darbe girişiminde tankın içinden çıkan eski Emniyet Güvenlik Şube Müdürü Mithat Aynacı "Emniyet bana komplo kurdu" dedi.

15 Temmuz darbe girişimi davalarında yargılanan FETÖ mensupları suç üstü durumlarında bile inkar yoluna gidiyorlar. Darbe gecesi tankın içinde yakalanan polis de kendisine komplo kurulduğunu iddia etti. Darbeci askerlerin kendisini neden tankın içine aldığını açıklamayan sanık, askerleri darbeden vazgeçirmek için tanka bindiğini öne sürdü

FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün işgal girişimi ile Esenler Birlik Köprüsü'ndeki olaylarda 5 kişinin şehit olmasıyla ilgili, aralarında tankın içinden çıkan eski emniyet müdürü Mithat Aynacı'nın da bulunduğu 23'ü tutuklu 67 sanığın yargılanması devam ediyor.

Aydınlık'ın haberine göre darbe girişiminde tankın içinden çıkan eski Emniyet Güvenlik Şube Müdürü Mithat Aynacı, darbeci askerleri vazgeçirmek için tankın içine girdiğini iddia ederek “Amirlerimin emirlerini yerine getirmediğim için Emniyet bana komplo kurdu” dedi.

Aynacı savunmasında ‘tanktan değil ZPT’ten çıktığını’ iddia ederek "stanbul Emniyet Müdürlüğü’nden ‘herkes görev yerlerine’ niteliğinde bir mesaj geldi. Bu mesaj üzerine saat 23.12’de evimden ayrıldım. Darbeci askerleri durdurmak ve ikna etmek için Vatan Emniyet’e gittim. İddianamede İsmail Oğuz ile irtibatlı olduğum öne sürülüyor. Benim oturduğum evin yakınına, 11 Temmuz 2016 tarihinden birkaç gün önce taşınmış, aynı bölgede olduğumuz için telefon kayıtlarımızın aynı sinyali vermesi olağan. Bu raporu düzenleyenler İsmail’e komplo kuracaklardı, bunu da benimle irtibatlı göstererek yaptılar. Sahte rapor düzenlemişler. Bu hezeyan dolu iftiralar basit bir komplodan başka bir şey değil.” dedi.

20 yıldır polis olduğunu kaydeden Aynacı, cep telefonunun sıfırlanmasından da Emniyeti sorumlu tutarak “Cep telefonuma 15 Temmuz gecesi el kondu. Uzun saçlı bir polis geldi, telefonumu ve şifreyi verdim. Delil torbasına yazarak ayrıldılar. Bu tarihten 10 ay sonra iki memur tarafından, darbe konusunda ifade verip vermeyeceğim ve telefonumun şifresi soruldu. Şifremi hatırlamadığımı söyledim. Telefonumu ilk verdiğimde şifreyi hatırlıyordum. Telefonumdan imaj alınması gerekirken alınmadı. Aradan 10 ay geçtiğinde telefonumda hiçbir inceleme yapılmadığını anladım. O telefonda darbeyi aydınlatacak çok şey vardı. Telefonun kırılmış olması bile imaj alınmasını engellemez. Ev aramamda dahil hiçbir suç unsuru bulunmamıştır. Hakkımda hiçbir delil olmadığı için telefonumu sıfırladılar.” ifadelerini kullandı.



İLGİLİ HABERLER