Bizi takip edin
Bizi takip edin
Güncel

Çatı'yı çökertmeye çalışanlar



14.12.2017 12:03:33
FETÖ’nün 72 sanıklı Çatı İddianamesi’nde merak edilen sorular büyüyor.

Sabah gazetesinden Abdurrahman Şimşek’in Çatı Davası’yla ilgisi ne? Bu soruşturmayı yürüten polisleri neden ‘FETÖ’cü’ olmakla suçluyor? ‘MİT’çi gazeteci’ suçlamasını yapan Mehmet Baransu’nun rolü ne?

Aralarında Fetullah Gülen’in de olduğu ve 72 kişinin yargılandığı 15 Temmuz darbe girişiminin Çatı Davası Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor. Davada sadece 7 sanık tutuklu. Sanıklar, Anayasa’yı ihlale teşebbüs etmek, silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek, hükümeti yıkmaya teşebbüs etmek suçlarından yargılanıyor. Dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcı Yardımcısı Serdar Coşkun tarafından hazırlanan iddianame, 15 Temmuz darbe girişiminden bir ay önce kabul edilmişti.

“FETÖ Çatı Soruşturması baştan aşağıya yalanlarla dolu bir soruşturmadır. Ankara Emniyeti’ne hakim olan FETÖ’cü polisler ve istihbaratçılar tarafından yapılmıştır.” Sabah Gazetesi Özel İstihbarat Müdürü Abdurrahman Şimşek böyle diyor.

FETÖ Çatı Soruşturması’nı yakından izleyen bir emniyet amiri ise Şimşek’in iddialarına şöyle yanıt veriyor:

“TEM D Büro’da 10 kişilik ekip geceli gündüzlü çalışarak Çatı Soruşturması’nı tamamladılar. Hangi polis (D Büro) FETÖ’den alınmış? Hiçbiri! Çatı davası zarar görürse tüm FETÖ davaları zarar görür. Çatı’yı yıkmaya çalışıyorlar. Çatı’yı KÖZ (Kemalettin Özdemir) hedef alıyor. Kemalettin Özdemir, Çatı fezlekesinde şüpheli iken tanık yapıldı. Tekrar söylüyorum. FETÖ Çatı soruşturmasını yürüten ekip içinde bir kişi bile FETÖ’cü olmakla suçlanmamıştır.”

Çatı fezlekesi, Ankara Terörle Mücadele Şubesi D Bürosu tarafından hazırlandı. Bu bölümün görev alanı Fetullahçı Terör Örgütü. FETÖ’ye karşı yapılan bütün operasyonlarda bu büronun imzası var. Ankara TEM bu yüzden sürekli FETÖ’nün hedef tahtasında oldu.

D Büro’nun hazırladığı fezleke, soruşturmayı yürüten Savcı Serdar Coşkun’a iletildi. Ancak Coşkun fezlekeyi iade etti. İşte ne olduysa bu sürede oldu. Şüphelilerin çoğu bu süreçte yurtdışına kaçtı.

ÖZ’ÜN MAKAM ARACINDAN İNMEZDİ

Kim bu Abdurrahman Şimşek? Neden FETÖ Çatı Soruşturması’yla uğraşıyor? Bu soruşturmayı yürüten polisleri neden “FETÖ’cü” olmakla suçluyor? Şimşek’i daha yakından tanıyalım:

Özel yetkili savcı Zekeriya Öz’ün kapısını teklifsiz çalanlardandı. Öz’ün o ünlü zırhlı makam aracına binebilecek kadar yakındı. Savcı Öz, kamuoyuna açıklamak istediği ‘bilgileri’ onun aracılığıyla servis ederdi. Ergenekon ve benzeri duruşmaları izleyen muhabirler, en son haberleri ondan alırlardı. Taraf’ta Mehmet Baransu neyse, Sabah’ta oydu. Onun kaleminden çıkan Ergenekon yalanları birkaç kitap olacak kadar çoktur. O zamanlar Sabah’ın polis-adliye muhabiri, şimdi Özel İstihbarat Müdürü, Ankara TEM’le uğraşan Abdurrahman Şimşek’ten söz ediyoruz.

DEVİR DEĞİŞİNCE

Sonra devir değişti. 17/25 Aralık oldu. Saflar dağıldı ve yeniden belirlendi. Sabah okurları, “Paralel yapı”ya karşı en dehşetli haberleri onun kaleminden okumaya başladı. “Özel istihbarat” adıyla haberlerini internetten de yayınlamaya başladı.

Abdurrahman Şimşek ile Mehmet Baransu iki ayrı safta kalınca aralarında kavga başladı. 2012 yılında zaman zaman gazetelerinin manşetlerinde, kimi zaman köşe yazılarında, hatta Twitter’da iddialar havada uçuştu. Baransu, Şimşek’i ‘MİT’çi gazeteci’ olmakla suçlarken, Şimşek de Baransu’nun ‘emniyetin adamı’ olduğunu ima etti. Bir tarafta hükümetin arkasında durduğu MİT ile iyi haber kaynakları olan Abdurrahman Şimşek var, diğer ucunda ise o günlerde F örgütün sahiplendiği Emniyet İstihbarat’tan çok iyi kaynakları olan Mehmet Baransu. İstihbarat dünyası kozlarını bu iki isim üzerinden oynuyordu. Baransu tutuklanınca meydan Şimşek ve benzerlerine kaldı.

ŞOFÖRLÜKTEN MÜDÜRLÜĞE

Odatv’nin 20 Kasım 2009 günlü haberini hatırlatmakta yarar var:

“Odatv.com’a gelen iddialara göre, Şimşek ATV yıllarında Mahmut Övür’ün şoförlüğünü yapıyordu. Ne güzel değil mi, insanın kendini geliştirmesi, hayatını değiştirmesi?

Helal olsun diyoruz! Dil bilmeden Paris’e gitmek, yıllar içinde şoförlükten gazeteciliğe geçiş yapmak ve Sabah gibi köklü bir gazetede Özel İstihbarat Müdürü gibi, hayli iddialı bir titre sahip olmak, ne güzel ve ne büyük bir başarı! Öyle hızlı bir yükseliştir ki Abdurrahman Şimşek’inki, Ergenekon sürecinde istihbaratçı polisler ve eski bir MİT görevlisiyle ilişkisiyle ne bomba haberlere imza atmıştı! Tebrik ediyoruz kendisini ve yükseliş öyküsüne gıpta ile bakıyoruz!”

 

Hikmet Çiçek

Aydınlık



İLGİLİ HABERLER