Bizi takip edin
Bizi takip edin
Güncel

12 Eylül'den 15 Temmuz'a... "Our boys"



12.09.2018 05:45:44
12 Mart, 12 Eylül ve 15 Temmuz… Arkasında ABD’nin olduğu askeri darbeler Türkiye’nin sosyal, siyasal, ekonomik tüm birikimlerini hedefledi. Özellikle 12 Eylül 20. Yüzyılın en acımasız darbeleri arasında yer alırken 15 Temmuz FETÖ darbe girişimine giden yolu da yıllar öncesinden açmıştı.


Bugün 12 Eylül askeri darbesinin 38. Yıldönümü. Emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirilen son askeri darbe, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren imzasıyla yayımlanan bildiriyle duyuruldu. TRT’den ulusa seslenen Kenan Evren, “Kaybolan devlet otoritesini yeniden tesis etmek için TSK’nın yönetime el koymak zorunda kaldığını" söyledi.
Darbeyle Süleyman Demirel’in başbakanı olduğu hükümet görevden alındı, Meclis ve siyasi partiler lağvedildi. Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş sürgüne gönderildi. Bu politikacılar siyaset yasağı da konuldu.

OUR BOYS DİD İT

12 Eylül, Amerika Birleşik Devletleri’nin planladığı, asker eliyle uyguladığı bir darbeydi. Dönemin ABD’nin Türkiye İstasyon Şefi Paul Henze’nin başkanlığında kurulan operasyon gurubu 12 Eylül’e giden süreci bizzat planladı.

1970’li yıllarda CIA’nın Türkiye şefi olan görev yapan Paul Henze’nin ABD Başkanı Jimmy Carter’a Türkiye’deki darbeyi, “Bizim çocuklar başardı” ( Our boys did it) sözleriyle haber vermesi tarihe geçti.

Darbe sürecinde 650 bin kişi gözaltına alınırken, 517 kişi için idam istendi. 9 Ekim 1980’de ilk olarak sol görüşlü Necdet Adalı, ardından ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu idam edildi. 17 yaşındaki Erdal Eren de yaşı büyütülerek 13 Aralık 1980’de idam edildi.

FETHULLAH GÜLEN: EVREN CENNETE GİDEBİLİR

Gülen’in, 12 Eylül 1980 darbesinden hemen önce 5 Eylül 1980’de doktor raporu alarak görevinden ayrılması oldukça dikkat çekiciydi. Gülen’in anılarında belirttiğine göre, darbenin olacağını bir gün önce üst düzey askerlere yakın olan kişiler kendisine haber verdi.

Ankara Başsavcılığı’na göre, Gülen, istihbarat örgütleriyle irtibatlıydı ve gerekli bilgileri alıyordu. Cemaat hakkında istihbari kurumlar 12 Eylül’e kadar takip yapmıştı ama Gülen ve örgütü, darbeden sonra hiçbir adli takibata uğramadı, cemaat hakkındaki arşivleme çalışması durduruldu, Gülen hakkındaki yakalama kararı 6 yıl boyunca uygulanmadı. Gülen bu dönemde askeri mekânlar da dahil serbestçe dolaşıyor ve yakalanmamasını “bir keramet” olarak anlatıyordu.

Gülen, 12 Eylül’ü heyecanla karşılamıştı ve tıpkı 12 Mart’ta olduğu gibi askeri müdahalenin asıl amacının sol olduğunu ve bunun da kendi hareketinin önünü açacağını görmüştü: “Ve işte şimdi, bin bir ümit ve sevinç içinde, asırlık bekleyişin tuluû saydığımız, bu son dirilişi, son karakolun varlık ve bekasına alamet sayıyor; ümidimizin tükendiği yerde, Hızır gibi imdadımıza yetişen Mehmetçiğe bir kere daha selam duruyoruz” (Sızıntı Dergisi, Ekim 1980, “Son Karakol”) Gülen’in Kenan Evren sevgisi de büyüktü: “Evren, 12 Eylül sonrası seçmeli din derslerini zorunlu hale getirmekle çok yararlı bir iş yaptı. Bu iş, öyle büyüktür ki doğrusunu Allah bilir - hiç sevabı olmasa da bu icraatı ona yeter, Evren cennete gidebilir.” (Milliyet - Mehmet Gündem, 31 Ocak 2005)

15 TEMMUZ, 12 EYLÜL’ÜN DEVAMI

Gerek arkasında ABD’nin açık desteğinin bulunması, gerek TSK içindeki NATO’cu yapılanma, gerekse darbecilerin Türkiye’yi içine sokmak istedikleri rota açısından 12 Eylül ile 15 temmuz arasında büyük benzerlikler bulunmakta. Ancak tek fark “bizim çocuklar” (our boys) bu sefer başaramamıştı…



İLGİLİ HABERLER