Bizi takip edin
Bizi takip edin
Yerel Yönetimler

Yağmur yağıyor, seller akıyor... Kadir Topbaş 'camdan bakıyor'



29.07.2017 09:08:49
İstanbul, önceki akşam yağmur, dolu, sel ve fırtınaya teslim oldu. Felaketten sonra Belediye'den tek satır açıklama yapılmadı. Üstelik megakentin afet planı yok

18 Temmuz'da hayatı felç eden sağanaktan 9 gün sonra İstanbul'da yine aşırı yağış hayatı durma noktasına getirdi. Avrasya Tüneli trafiğe kapatıldı, metro ve tramvay seferleri su baskını nedeniyle durdu, vapurlar denizin ortasında kaldı, Kadıköy'de vinçler devrildi, Osmanbey'de mezarlık duvarı çöktü, Kağıthane'de ise bi depoya yıldırım düşmesi sonucu yangın çıktı. 9 gün önce yaşanan sağanağın hayatı felç etmesinden sonra herhangi bir önlem alınmadığını gösteren önceki günkü felaketi uzmanlarla konuştuk.

Afet Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Kubilay Kaptan, Aydınlık'a yaptığı değerlendirmede aslında durumun sandığımızdan daha vahim olduğunu söyledi. Kaptan, koca metropol dediğimiz İstanbul'un herhangi bir afet planının olmadığını anlattı: “İstanbul'un afet planı sadece deprem için var. O plan da geçerli ve güncel değil. 99 depreminden sonra bir plan çıkarıldı. Kimin ne yapması gerektiği, acil toplanma kampları belirlendi. Otoyolundan altgeçidine her şey o günün şartlarına göre belirlendi. O tarihten bugüne de yeni bir deprem planı yapılmadı. İstanbul'un şu anki şartları için geçersiz bir deprem planıdır. Ne yazık ki İstanbul'da sadece deprem için güncelliğini yitirmiş bir plan var. Dünyada depremden daha fazla artış gösteren meteorolojik afetlerle ilgili herhangi bir çalışma yok. Örneğin sel anında neler yapılacağıyla ilgili kimse bir şey bilmiyor.”

'YÖNETİCİLER KENDİ SUÇUNU VATANDAŞA YÜKLÜYOR'

Kaptan, yetkililerin afet planlarını görmezden geldiğini hatta umursamadıklarını söyleyerek şöyle devam etti: “Deprem, sel veya herhangi bir doğal afet anında insanlarımız nasıl davranacağını bilmiyor. Çünkü hazır değiller, bir anda doğal afete yakalanıyorlar. Ortada acı olan bir durum var ki yöneticiler vatandaşları suçluyor, ne yapacaklarını bilemeden panik yaptılar diye. Yöneticiler olarak vatandaşınıza afet eğitimi verdiniz mi? Nasıl davranacağını öğrettiniz mi?

“2010 yılında ABD'de olduğum sırada önceki gün yaşanan afetin 3 kat daha fazlası yaşandı. Ama 1 hafta boyunca televizyonlar, radyolar bunun haberini yaptı. Dışarı çıkmayın, aracınızı garajlara koyun, suyu şöyle kullanmayın gibi uyarılarla insanlar nasıl davranacaklarına ilişkin topyekün bir hazırlık yapıyorlar. Bizim insanımız gayet normal bir gün yaşarken birden bire kendini doğal afetin içinde buluyor. Psikolojik olarak ne yapacağını bilemediğinden panik yapıyor. Yöneticiler, bu konuyla uğraşmamak için 'insanımız yapmıyor' deyip işin içinden sıyrılıyor. Hayır, insanımıza imkan verdildiği zaman her şeyi bilinçli bir şekilde yapıyor.”

'ZARAR CEPTEN KARŞILANACAK'

Afet Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Kubilay Kaptan, “Afet planı olmadığı gibi Türkiye'de deprem dışında afet sigortası da yok. Önceki gün yaşanan selde vatandaşlar uğradıkları zararı ceplerinden ödeyecek. Avrupa ülkelerinde böyle bir meteorolojik afetin verdiği zararlar sigorta kapsamındadır. Vatandaşın uğradığı zarar afet fonlarından karşılanır” dedi.

'DOĞAL AFETİ TAKDİRİ İLAHİ OLARAK GÖRÜYORLAR'

Şehir Plancısı Mimar Osman Güdü ise sorunun çözülmesi için belediyelerin, olayı takdiri ilahi çerçevesinden çıkarması gerektiğini anlattı: “İstanbul'a hizmet veren altyapı nüfusa yetecek kapasitede değil. Bakımları da yapılmıyor. Bu işten İstanbul Büyükşehir Belediyesi sorumlu. Ama egemen olan siyasi partiye göre hareket ettiği için insanların faydasına işler yapmıyorlar. Toprak altına para gömmek istemiyorlar. Nerden kar elde ederim, siyasetle nasıl daha yakın olurum düşüncesiyle belediyenin bütçesini İstanbul'un üstüne deyim yerindeyse 'vitrinine' harcıyorlar. Belediyelerin kar elde etmekten vazgeçip altyapı sistemlerini iyileştirmeye yönelmesi lazım. Sel anında hangi bölgelerde taşma yaşanıyor buralar belirlenmeli ve buna göre yağmur giderlerini tahliye edecek yeni altyapı sisteminin yapılması lazım. İstanbul'da bu şekilde taşkınların yaşandığı noktalar toplasak 20 tane. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu konuyu bugün gündemine alsa 2 aylık zaman zarfında en azından taşkınların yaşanmasını önleyecek mazgal temizliği yapabilir ve pompalama sistemi kurabilir. Ancak belediye ne yapıyor afet planı çıkarıp önlem alacağına olayı Allahın takdiri olarak görüyor. Ölen ölür kalan sağlar bizimdir mantığıyla hareket ediyor.”

BİLİMSEL AFET EĞİTİMİ ŞART!

İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği ve Afet Yönetim Merkezi Öğretim Üyesi, İstanbul Valiliği Afet ve Acil Durum Yönetimi Danışmanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu da yetkili merciilerin uyarıları kulak ardı ettiğini belirterek şöyle konuştu: “Önceki gün yaşanan afet esnasında görevli kurumların hiçbiri yoktu. Altyapı olayına defalarca dikkat çektik.Bizim söylediklerimizi bu konuda yetkili olan merciilerin artık dikkate alması gerekiyor. Dünya değişiyor, iklim değişiyor. Dünya ülkeleri bunu görüyor ve planlarını programlarını değişen dünyaya iklime göre çıkarıyorlar. Biz hiçbir önlem almıyoruz. Meteoroloji sel uyarısı yaptığı zaman yerel yönetimler gerekenleri hızlı bir refleksle yapmalı. Ve en önemlisi eğitim... Bilimsel afet eğitimi şart. İstanbul'a acilen bir afet planı gerekiyor. Afet dediğimiz sadece deprem değil. Bütün afetleri kapsayan bir plan. Bu plan anaokulundan itibaren eğitimle ve uygulamayla topluma bilimsel olarak aşılanmalı.”

'AFET RADYOSUNUN ADI VAR KENDİ YOK'

Kubilay Kaptan: Meteorolojik afetler deprem gibi değil. Önceden geleceğini ve ne sonuçlar doğuracağını az çok biliniyor. İstanbul'da bir Afet radyosu var. Doğal afetler sırasında açık yolları söylüyor, nerenin tehlikeli nerenin güvenli olduğunu ve afet esnasında neler yapacağınızı haber veriyor. Her eve afet radyosu konulmalı ve mutlaka aktif olmalı dedik. Ama şu an afet radyosunun kapısı kilitli. İnsanların bu radyodan dahi haberi yok.

BÜTÇE KENTSEL DÖNÜŞÜME

Kubilay Kaptan: Kentsel dönüşüme 50 milyar harcanıyor. Lüks binalar, ofisler, rezidanslar. Toprak üzerindeki her şeye bütçe varken doğal afetleri önleyecek çalışmalara bütçe yok. Oysa altyapıyı yenilemek ve geliştirmek ekonomik açıdan 50 milyarın dörtte biri bile değil.

'3-5 GÜN MUSLUK SUYU KULLANMAYIN'

Kubilay Kaptan: İstanbul'da yağmur suyunun gittiği yerle kanalizasyonun atıklarının gittiği yer aynıdır. Böyle sel olaylarında musluklardan akan suya kanalizasyon suyu karışıyor. En az 1 hafta musluk suyunun herhangi bir şekilde yeme ve içmede kullanılmaması gerekiyor. Bunun için uyarı yapılması gerekiyor. Bugünlerde ishal vakaları artabilir. Bu yüzden 3-5 gün musluk suyu kullanılmalı.

 

Müjde OKTAY

Aydınlık



İLGİLİ HABERLER