Bizi takip edin
Bizi takip edin
Emek Dünyası

Temmuz ayında en az 205 işçi iş cinayetiyle hayatını kaybetti



05.08.2017 12:30:19
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, 2017 Temmuz ayında yaşanan iş cinayetlerine ilişkin verileri açıkladı. Rapora göre en az 205 işçi iş kazasında hayatını kaybetti.


Evrensel gazetesinden Fırat Turgut'un haberine göre, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisinin patlaştığı verilere göre temmuz ayında en az 205 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. 2017’nin ilk 7 ayında ise en az 1119 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. İSİG, “İşçi sınıfına yönelik bu ‘iyi planlanmış politik cinayet’in katili ne iş makinesi ne işçi hatası ne de tek tek işverendir. Asıl katil neoliberal sermaye hareketinin ‘düşük maliyet stratejisi’; yani ucuz ve güvencesiz işçiliktir” dedi.

İSİG tarafından yapılan açıklamada, iş cinayetlerinin iş kollarına göre dağılımı şu şekilde gerçekleşti: İnşaat-yol 51, tarım-orman 45, taşımacılık 19, belediye-genel işler 12, ticaret-büro 11, savunma-güvenlik 11, konaklama-eğlence 10, madencilik 8, petrokimya-lastik 7, metal 7, enerji 7, çimento-cam 5, gıda-şeker 3, tekstil-deri 2, ağaç-kâğıt 1, iletişim 1, gemi-tersane 1, çalıştığı işkolu belirlenemeyen 1.”
Temmuz ayında iş cinayetleri en fazla trafik-servis kazası, yüksekten düşme, ezilme-göçük, elektrik nedenleriyle meydana geldi. Bu iş cinayetlerinde 14 yaş ve altı 2, 15-17 yaş grubunda 8 işçi yaşamını yitirdi.

 

İSG yasası'ndan sonra kazalar azalmadı

Rapor’da iş cinayetleri önlemek adına 2013’ten uygulamaya geçen İSG Yasası’ndan sonra iş cinayetlerinin azalmadığına vurgu yapıldı. Buna göre 2013 yılından itibaren ilk 7 ayda meydana gelen iş cinayetlerinin sayısı şu şekilde: “2013-627, 2014-1139, 2015-982, 2016-1108, 2017-1119.”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının temmuz 2017 dönemine ilişkin işçi sendikalarının istatistiklerini yayımladığı dikkat çekilen raporda şu ifadeler yer aldı: “Bir önceki dönemle kıyaslarsak kayıtlı işçi sayısı yüzde 6,94 oranında bir artışla 13.581.554’e yükseldi. Aynı dönemde sendikalı işçi sayısı 77 bin 73 artarak, 1.623.638 oldu. Ancak bu yükselişe rağmen sendikalı işçi oranı, bir önceki dönemin altına inerek yüzde 11,95’e geriledi. Ne kadar örgütlü olduğu tartışılsa da bu yüzdenin dışında kalan kısım, yani işçi sınıfının yüzde 88’i örgütsüz. Tabi sendikaya üye olmak da örgütlü olmak anlamına gelmiyor. Yani iş cinayetlerinin en temel nedeni ve aynı ayda çözümünü de oluşturacak ilk adım ortaya çıkıyor: Örgütlü olmak... Her gün 7-8 arkadaşımız evden çıkıyor ama geri dönemiyor. Çünkü iş cinayetlerinde öldürülüyorlar. Hepimiz birbirimize yani tüm işçi sınıfına karşı sorumluyuz. İşte tam da bu yüzden can güvenliğimiz için örgütlenelim...”

İş cinayetlerinin önlem almamak, denetimsizlik, örgütsüzlük gibi nedenlerle meydana geldiği dikkat çekilen raporda, “Cinayet deyince sorumlular yaygarayı koparıyor. ‘Bunlar kaza, olabilir, alın yazısı’ diyorlar. Değil hem de bin kere değil” denildi. Buna ilişkin Adana Sarıçam’da 5 işçinin yaşamını yitirdiği iş cinayeti örnek verildi: “Erke Gübre fabrikasının çatı kaplama işini yapan Hüda Metal işçileri yük vincinden düşerek can verdiler.

- İşçiler yük vincine bindiriliyorlar, adı üstünde insan taşımak için değil yük taşımak için.

- Bindikleri yük vinci ağırlıklarını taşıyabilecek kapasitede değil, nitekim halat kopuyor.

- İşçiler çoğunlukla olduğu gibi taşeron. Suruç’tan gelen akrabalar. Hepsi de sigortasız çalışıyor.

- İşçilerin ikisi çocuk, 17 yaşındalar. Birisi ziraat mezunu ama işsiz olduğu için inşaatta çalışıyor.

- Üçünün eşi hamile ve çocukları olacak.

- Denetim, sendika vs. hak getire...

Yani nereden baksanız uzun bir hikaye. Şimdi iş kazası değil bu bir cinayet dediğimizde yanlış mıyız? Tabi işin özü şu: İşçi sınıfına yönelik bu ‘iyi planlanmış politik cinayet’in katili ne iş makinesi ne işçi hatası ne de tek tek işverendir. Asıl katil neoliberal sermaye hareketinin ‘düşük maliyet stratejisi’; yani ucuz ve güvencesiz işçiliktir. Tarihsel gerçeklik yoruma açık kapı bırakmıyor. İşçi sınıfı bu şartlarda çalıştırılırsa ölüm kaçınılmazdır! Bunun adı işçi kırımıdır, işçi sınıfına karşı sistematik bir toplumsal savaştır.”



İLGİLİ HABERLER