Bizi takip edin
Bizi takip edin
Emek Dünyası

DİSKAR: Bakanlığın istatistikleri hatalı! Sendikalaşma geriliyor



12.08.2017 09:13:22
DİSK-AR yayımladığı raporda; Çalışma Bakanlığı’nın yayımladığı temmuz ayı sendikalı işçi istatistiklerinin hatalı olduğunu söyledi. Bakanlığın dikkate almadığı kayıt dışı işçiler de dikkate alındığında sendikalaşma oranının yüzde 10,3’e gerilediği belirtildi


Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR) Temmuz 2017 sendikalaşma istatistikleri ile Aralık 2016 toplu iş sözleşmesi kapsamı istatistiklerini değerlendirdiği bir rapor yayımladı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın istatistiklerine göre temmuz sonunda sendikalı işçi sayısının 1 milyon 623 bin 638 olduğuna dikkat çekilen raporda, sigortalı işçi sayısının ise 13 milyon 581 bin 554 olduğu, böylece sigortalı işçiler arasındaki resmi sendikalaşma oranının yüzde 11,95 düzeyinde bulunduğu ifade edildi. Ancak raporda, bu oranın kayıt dışı işçileri kapsamadığı için hatalı olduğu belirtildi.

Çalışma Bakanlığı’nın istatistikleri eksik ve hatalı

Raporda, bakanlığın sendikalaşma oranını, toplam sendika üye sayısını SGK’ye kayıtlı işçi sayısına bölerek bulduğu, bu oranın Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından benimsenen hesaplama yöntemiyle uyumsuz olduğu ve iki açıdan eksik ve hatalı olduğu belirtildi.
İlk olarak kayıt dışı işçiler hesaba katılmadığı için sendikalaşma oranı fiili durumdan daha yüksek çıktığı, ikinci olarak da bu oranın toplu iş sözleşmesi (TİS) kapsamındaki sendikalı işçi sayısını yansıtmadığı ifade edildi.
Sigortalı işçileri esas alan resmi sendikalaşma oranı yüzde 12 iken, 2,2 milyona yaklaşan kayıt dışı işçi de dikkate alındığında fiili sendikalaşma oranının yüzde 10,3’e gerilediği,
toplu iş sözleşmesi kapsamı oranları açısından ise Türkiye’de TİS kapsamındaki işçi sayısının sendikalı işçi sayısının çok altında olduğu belirtildi.

“Özel sektörde her 100 işçiden 95’i toplu iş sözleşmesi kapsamı dışında”

Raporda, kamu ve özel sektörde sendikalaşma oranları açısından da büyük farkların olduğu söylendi.

Toplu iş sözleşmesi yoluyla fiilen sendikal hakları kullanabilen işçilerin oranının genel olarak yüzde 7,3, özel sektörde ise bu oranın yüzde 5,5 olduğu, dolayısıyla bakanlık tarafından açıklanan yüzde 12’lik sendikalaşma oranının fiili durumu yansıtmayan bir oran olduğu ifade edildi. Özel sektörde her 100 işçiden 95’inin toplu iş sözleşmesi kapsamının dışında olduğu belirtildi.

İnşaat sektöründe sendikalaşma yüzde 3

İş cinayetlerinin yoğun yaşandığı inşaat iş kolunda sendikasızlık devam ediyor. Resmi sendikalaşma oranı yüzde 12 iken, inşaat iş kolunda sendikalaşma oranı yüzde 2,9. İnşaat işkolunda 9 sendika örgütlü durumda, bu dokuz sendikanın üye sayısı sadece 52 bin 580. Bunların önemli bir bölümü ise kamu sektöründe.

“Sendikalaşmadaki sayısal artışlar kağıt üzerinde kaldı”

Sendikalaşmanın 2013’ten bu yana hem sayısal hem de oransal olarak arttığına da işaret edilen raporda, “Ocak 2013’te 1 milyon olan sendikalı işçi sayısı, yüzde 62 artışla, Temmuz 2017’de 1 milyon 624 bin olarak gerçekleşti” denildi.

Halen işçilerin yüzde 90’ının sendikasız olduğunun altınının çizilmesi gerektiği ve toplu iş sözleşmesi kapsamı açısından ise tablonun daha vahim olduğu ifade edildi.

Raporda sendikalaşmada nicel bir artış yaşanmakla birlikte, sendika üyesi işçilerin yaklaşık üçte birinin toplu iş sözleşmesi hakkından yararlanamadığına da değinildi.
Sendikalı işçi sayısı 1,6 milyon civarına yükselirken, toplu iş sözleşmesi kapsamı dışındaki sendika üyesi sayısının 450 bini aştığı, dolayısıyla 450 binden fazla işçi sendikalı olduğu halde, sendikalarının onlar için toplu iş sözleşmesi yapamadığı söylendi, “Bu durum mevcut toplu iş sözleşmesi sistemi ve yetki sisteminin çökmesi anlamına geliyor” dendi.

Raporda, son yıllarda sendikalaşmada yaşanan sayısal artışların kâğıt üzerinde kaldığı, sendikalaşan işçilerin büyük bir bölümünün toplu iş sözleşmesinden yararlanamadığına dikkat çekildi.

Raporda, sendikalaşma ve toplu iş sözleşmesi kapsamının yükseltilmesi için yapılması gerekenler şu şekilde ifade edildi:

“- Sendikal yasalar Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) normlarına uygun hale getirilmeli, sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmalıdır.
– Toplu iş sözleşmesi yetki sistemi köklü biçimde değiştirilmelidir.
– İşkolu, işyeri ve işletme barajları kaldırılmalı, toplu iş sözleşmesi yetkisi işçilerin özgür iradesiyle (referandum) ile saptanmalı, hantal ve antidemokratik mevcut yetki sistemi değiştirilmelidir.
– 6356 sayılı yasada yer alan teşmil sistemi işlevli hale getirilmeli, yaygınlaştırılmalı ve toplu iş sözleşmeleri sendikasız işyerlerine ve işçilere de uygulanmalıdır.
– Kamu kurum ve kuruluşlarında son zamanlarda giderek artan sendikal kayırmacılığa ve ayrımcılığa son verilmeli, kamu idaresi sendikal yönlendirme ve baskı yapmamalıdır.
– Kamuda taşeron çalıştırılmasına son verilmeli, taşeron işçiler kamu işçisi olarak kadroya alınmalı ve o işkolundaki toplu iş sözleşmelerinden yararlanabilmelidir.”



İLGİLİ HABERLER