Bizi takip edin
Bizi takip edin
Blog

Bugün zurnadan söz edeceğim..



16.09.2017 09:06:21


Hayır dalga geçmiyorum, zurnacılara büyük saygım vardır, zevkle dinlerim de... Hemen bir anımı anlatayım. Baba dostum ve köylüm Binali Selman'ın yıllar önce kasetçide görüp, özlemle aldığım bir kaseti vardı, dinlerdim arada bir büromda.

Entel geçinen birisi geldi bir gün, şaşkınca sordu:

"Ne o, davul-zurna mı dinliyorsun?"

"Evet, sen de dinlesene..."

Dinlemezmiş, alt tarafı zurna değil miymiş.

"Alt tarafı zurna da, o zurnanın ve o zurnacının değerini Barış Manço anlayıp onu orkestrasına monte etmişti, Cem Karaca 'öbür dünya' adlı çalışmasında onun meyine yer vermişti, Okay Temiz onunla dünyayı gezmişti" dedim, şaşırdı.

Şaşırtmakla yetinmedim, iyi bir nutuk çektim Hazret'e: "Şu Gelin Ağlatma havasını gözünü yumup bir senfoni dinler gibi dinle bakalım, neler çağrıştıracak sana" dedim. Gelin Ağlatma, gelin baba evinden çıkarken zurna ile çalınan bir uzun havadır, hüzne gark eder insanı.

Entel arkadaş, dinledi, yüzü değişti dinledikçe, elimizdeki cevherlerin ne olduğunu bilip araştırmadan, yad ellerde değer aramanın ne menem bir şey olduğunu algılamıştı sanırım.

Bu algılama bana haz ve hız verdi, Binali Selman'dan biraz daha söz ettim ona. Başarıları vardı onun büyük büyük... Türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi "Zurna Üstadı" unvanı... 80li yıllarda Hindistan'da yapılan yarışmada "Dünya Zurna Çalma Şampiyonluğu" ve ünlü Perküsyon müzisyeni Okay Temiz ile çıktıkları dünya turnesi... Otuz kadar ülkede Türk Halk ezgilerini zurna ve vurmalı çalgılarla tanıtmışlar; Kültür Bakanlığı'nca ödüllendirilmişlerdi.

Ben, bu Usta'nın meyini, zurnasını tâ beş yaşımda dinlemeye başlamıştım. Aynı toprakların çocuğuyuz biz, Bayburt Demirözü'lü. Babamla aynı yaşlardaydı. O Sokko Musa'nın oğlu, babam Şevki Efendi'nin. O gün tüm ayrıntısıyla belleğimdedir: Dediler ki "Yaşar'la (Binali Selman'ın kardeşi, genç yaşta rahmetli olmuştu) Binali, Amerika'dan dönmüşler, köye geliyorlar bugün". Geldiler. Binali zurna çaldı, bar tuttu köylü, Yaşar davulu hem çaldı hem oynattı, davulla adeta güreş tutuyordu.

E peki Binali Selman'ı neden bu denli uzun uzun anlattım? Şundan: Muğla Büyükşehir Belediyesi Fethiye'de 3. Zurnazenler Festivali düzenlemiş, Muğla, Aydın, Manisa, Kars, Gaziantep, Trabzon ve Edirne'nin yanı sıra Fransa, Azerbaycan, Makedonya, Çin, Bulgaristan ve Yunanistan'dan 18 zurna üstadı katılmış. Dünyaya Türk zurnasını tanıtan Binali Selman'ın memleketi olan Bayburt'tansa kimse yok.

İşte bu yokluğun ayıbı, bana göre hem Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin, hem de Bayburt'u kültürden uzaklaştıran, Binali Selman'ı Alevi diye öteleyen, iteleyen Bayburt'taki yerel zihniyetindir, diyelim ve bir fıkra ile tatlıya bağlayalım işi yine de:

Sarıkamış düğünlerinde yarım asır zurna çalmıştı Seydali Hançer, benim düğünümde de çalmıştı. Seydali Emi, millî bayramlarda da çalardı. 1980'li yıllarda kaymakamlık yapan Coşkun Başçivi, birçok açılış ve bayrama çağırmış Seydali Emi'yi "Sonra hesaplaşırız" demiş ve nihayet hesap günü gelmiş. Seydali Emi, alacağı rakamı deyince kaymakamda şafak atmış:

-Ulan ne yapıyorsun da bu kadar para istiyorsun, üfür üfür ondan sonra ver şu kadar, ver bu kadar...

Gülümsemiş Seydali Hançer, zurnayı uzatmış kaymakama:

-Gaymagam Bey, golayısa az bişe de sen üfür hele, demiş.

Kaynak: YeniÇağ

Yazan Cazim Gürbüz





İLGİLİ HABERLER