Bizi takip edin
Bizi takip edin
Blog

Cesaret ve isyan şiirleri



23.09.2017 11:12:16

Bizim edebiyatımızda cesaret şiirleri denildiğinde aklıma en önce Şarkışlalı Âşık Serdari’nin “kısa çöp uzundan hakkın alacak” dizesinde ölümsüzleşen destan şiiri gelir… 
Sivas’ın Şarkışla ilçesinde 1834’te doğup 1918’de (kimi kaynaklara göre 1921 ya da 22’de) yaşamdan ayrılan Serdari, bu ünlü şiirinde 1886-87 yıllarındaki kuraklığı konu almış. Aşağıya giriş ve sonuç dörtlüklerini alacağım bu destan şiir, toplumsal adaletsizlik devam ettikçe bir cesaret ve isyan şiiri olarak gündemde kalmayı sürdürecektir…

Nesini söyleyim canım efendim 
Gayrı düzen tutmaz telimiz bizim 
Arzuhal eylesem deftere sığmaz 
Omuzdan kesilmiş kolumuz bizim (…)

Serdari halimiz böyle n’olacak
Kısa çöp uzundan hakkın alacak 
Mamurlar yıkılıp viran olacak 
Akıbet dağılır ilimiz bizim

Pir Sultan’ın, Veysel’in hemşerisi Serdari’nin kehaneti doğrulanmış, şairin seksen yılı aşkın ömrünün süreçlerinde parçalanıp dağılması süren Osmanlı Devleti, yine Serdari’nin tanık olduğu Balkan Savaşları ve İlk Dünya Savaşı’nın yıkımları sonucunda da tarih sahnesinden çekilmiştir..

***

Bizim halk şiirimizin, dilimize, siyasal ve yazınsal tarihimize özgü nedenlerle, dünya halk şiirinin en yüce doruğunda bulunduğundan kuşkum yoktur.
“Ferman Padişahın, dağlar bizimdir” (Dadaloğlu,18-19. yy.) meydan okuyuşu, idam sehpasına giderken “Benden selam olsun ev külfetine/ Çıkıp ele karşı ağlamasınlar” (Pir Sultan Abdal 15-16. yy.) gibi bir sesleniş, “Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu” (Köroğlu, 16. yy.) gibi özdeyişsel dizeler, Türkçe ve şiir yaşadığı sürece var olmayı ve etkilerini sürdürecektir…

***

Namık Kemal (1840-1888) benim her zaman en ön sıradaki şairlerim arasında olmuştur. Zalim avcıya hizmet etmekten köpekler zevk alır diyebilmek günümüzde de her babayiğidin harcı değildir… 
Ve çok zaman önce okuduğumdan bu yana hep ezberimdeki şu “rubai”ye bakın:

Zalim olsa ne rütbe bî-perva 
Yine bünyad-ı zulmü biz yıkarız 
Merkezi hâke atsalar da bizi 
Küreyi arzı patlatır çıkarız…

(Zalim ne kadar pervasız olursa olsun/ Yine zulmün temelini biz yıkarız/ Yerindibine de atsalar bizi/ Yerküresini patlatır çıkarız.)
Böyle muhteşem dizelerin, bir insanın kaleminden çıkmış olduğuna insanın inanası gelmiyor…

***

Ve Tevfik Fikret… Çağdaş şiirimizde cesaret ve isyan şiirinin en büyük öncüsü ve bence her anlamda gelmiş geçmiş en büyüğü: 
İnsanlığı pâ-mâl eden (çiğneyen, ayak altına alan) alçaklığı yık ez 
Billah yaşamak yerde sürüklenmeye değmez

***

“O duvar, o duvarınız, vız gelir bize vız” diye haykıran Nâzım’dan, “Yürüüstüne üstüne/Tükür yüzüne celladın” çağrısının sahibi Ahmed Arif’e; “Kızılırmak”ın şairi Hasan Hüseyin’den “Bizim de dağlarımız vardır Che Guevara” dizesinin şairi Metin Demirtaş’a, “isyan” sözcüğünü günümüz şiirinde belki ilk kez ve defalarca kullanan Nihat Behram’a kadar, geçmişten bugünlere büyük bir cesaret ve isyan şiirleri ırmağı akıp gelir ve dünya şiir okyanusuna karışarak devam edecektir… 
Yazıyı iki alıntıyla tamamlayayım… İlki benden olsun:

Sesime kulak ver gülüm 
Tutsaklığa yeğdir ölüm 
Nerde varsa böyle zulüm 
Çaresi isyan olmuştur. 
Ve Leton şiirinin büyük ustası Yan Raynis’ten (1865-1929) dilimize çevirdiğim, “Gücümün Kaynağı” başlıklı evrensel bir cesaret ve isyan şiiri:

Umutsuzluk kaçar türkülerimden 
Ölüm orada yer bulmaz kendine 
Orada umut, direniş ve güç 
Ateş, inat ve öfke

-Nasıl başardın bunu, şu günlerde
Acı kapı kapı dolaşmadayken? 
-Gelecek düşüncesidir koruyan beni 
Emekçi halktır bana güç veren.

Ataol Behramoğlu / Cumhuriyet





İLGİLİ HABERLER