Bizi takip edin
Bizi takip edin
Kültür Sanat

Ayla filmi tarihi nasıl çarpıtıyor?



14.11.2017 15:28:25
Ayla filmi, verdiği siyasi ve ideolojik mesajlar açısından Oscar'ı alırsa şaşırmamak gerekir. Çünkü Oscar böyle filmleri çok sever...

Senaryosunu Yiğit Güralp tarafından yazılan yönetmenliğini Can Ulkay'ın yaptığı Ayla filmi Türkiye'nin Oscar adayı olarak "yabancı dilde en iyi film" kategorisinde yarışacak.

Çetin Tekindor, İsmail Hacıoğlu,Ali Atay, Taner Birsel, Mehmet Esen gibi usta oyuncuların oynadığı film, Türkiye sinemalarında da gösterimde. Türkiye'nin de 1950'de asker gönderdiği Kore Savaşı'nı konu alan film, tarihi gerçekleri çarpıttığı gerekçesiyle tepkilerin hedefinde. 

Aydınlık Yazarı Ersin Eroğlu da filmin hem tarihi gerçekleri çarpıttığını hem de komünizm düşmanlığı yaptığını belirterek sert eleştirilerde bulundu.

Ersin Eroğlu'nun yazısı şöyle: 

Uzun zamandır reklamlarını gördüğümüz Ayla filmi, 27 Ekim'de gösterime girdi. Filmin sinema ve sanatsal açıdan eleştirmenliğini sanatçılarımız ve sinema eleştirmenlerimiz yapacaktır. Biz bu yazımızda filmde örtülü ve açık bir şekilde verilen siyasi ve ideolojik mesajların üzerinde duracağız.

FİLMİN KONUSU

27 Ekim'de gösterime giren Ayla, 1950'li yılların başında gerçekleşen Kore savaşını konu alan bir film. Kore savaşının başlamasıyla ilgili BM'nin çağrısıyla Türkiye Kore'ye bir tugay asker gönderir. Savaşa gönderilen askerlerden astsubay Süleyman, savaşta annesi ve babası Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC), tarafından öldürülen bir kız çocuğu bulur. Astsubay Süleyman Dilbirliği, bulduğu kız çocuğuna Ayla ismini verir ve 15 ay boyunca onunla bir baba gibi ilgilenir. Süleyman astsubay, Türkiye'den yeni birlikler geldiği için geri dönmesi gerekince Ayla'yı bırakmak istemez. Süleyman'ın tüm çabalarına rağmen Ayla, Güney Kore'de kalır. Süleyman astsubay, Türkiye'ye döndükten sonra Ayla'ya ulaşmak için çok çaba sarf eder ama onu bulamaz. Yaklaşık 60 yıl sonra Süleyman Dilbirliği ve Ayla Güney Kore'nin başkenti Seul'da biraraya gelirler.

KORE SAVAŞINI ABD BAŞLATTI!

1945’te İngiltere, ABD ve SSCB'nin arasında gerçekleşen Moskova Antlaşması ile birlikte Kore Japonya’dan kurtarılacaktı. Bu anlaşma Kore'nin “birleşik, bağımsız ve demokratik” bir devlet olmasını öngörüyordu. 9 Eylül 1948’de kuruluşu resmen açıklanan KDHC’nin, bütün Kore Yarımadası’nda tanınan tek egemen devlet olması planlanıyordu. Ancak ABD, İkinci Dünya Savaşı ortamında verdiği sözlerini tutmadı ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ni ve sosyalist bloğu taviz vermeksizin karşısına aldı. ABD'nin bu tutumu sonucunda Kore, ikiye bölünecekti. Yaşanan bu gerginliklerin sonucunda ise Kore Savaşı çıktı. 1953’te savaşın sonuna gelindiğinde ise yaklaşık 3 milyon Koreli savaşta hayatını kaybetti ve tüm ülke Amerikan bombaları tarafından yerle bir edildi.

TÜRK ORDUSU GÜNEY KORE’YE NEDEN GİTTİ?

Kore savaşı, ABD müdahalesiyle küresel bir boyut kazandı. Birleşmiş Milletler’in (BM) çağrısıyla Türkiye, Güney Kore’ye bir tugay asker gönderdi ve savaşta ABD'nin müttefiki olarak yer aldı. Demokrat Parti, Kore'ye asker gönderme kararını TBMM'den kaçırarak 15 Temmuz 1950'de Bakanlar Kurulu kararıyla aldı. Bu savaşta 700 mehmetçik şehit oldu, 2 bin 500’e yakın Türk askeri gazi oldu. Savaşa ABD’nin dahil olmasıyla birlikte Çin, ABD tehdidine karşı KDHC tarafında saf tuttu. Savaş sonrası Türkiye’nin Kore'ye asker göndermesinin "mükâfatı" olarak NATO üyeliğimiz 18 Şubat 1952’de kabul edildi.

TÜRKİYE'NİN NATO SERÜVENİ

Kore savaşı sonrası Türkiye, NATO üyesi oldu. Türkiye, NATO üyesi olması nedeniyle Afganistan savaşına asker göndermek zorunda kaldı. NATO aracılığıyla Irak Savaşı'na da katılmaya zorlandı.

NATO, Türkiye'de Gladyo operasyonlarıyla 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 ve 15 Temmuz 2016'da Amerikancı darbeleri tertipledi.

NATO'ya üye olmamız nedeniyle Türkiye'de tertiplenen darbeler sonucunda vatanseverler işkencelerden geçti, idam edildi, şehit oldu...

NATO'ya üye olmamız sonucu Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok gibi aydınlarımız suikastler sonucu hayatını kaybetti.

Bölgemizde bulunan terör örgütlerini NATO besledi. Bunun sonucunda binlerce askerimiz şehit oldu.

NATO'nun Türkiye'deki "icraatlarını" burada sayarak bitiremeyiz. Ancak bu filmde komünizm tehdidine karşı NATO bloğu meşru ve Türkiye'nin konumlanması gereken taraf olarak gösterilmiş.

ABD, EZİLEN ULUSLARIN DOSTU MU?

Ayla filminde müttefikimiz olan ABD, Kore Yarımadası'na barış götürmeyi amaçlayan bir ülke olarak gösteriliyor. Filmde ABD, KDHC ve Çin tarafından "katledilen" Koreli ailelerin koruyucusu ve dostu olarak işlenmiş. Peki Kore savaşının çıkmasına neden olan ABD'nin dünya halklarına barış götürme ihtimali var mıdır? Özellikle Soğuk Savaş ve sonrası yaşanan tarihsel süreçte Vietnam, Afganistan, Irak ve Suriye başta olmak üzere ABD, hiçbir ülkeye barış götürmedi. Bugün bölgemizde yaşadığımız örnekler bunun en büyük göstergesidir. ABD hâla terör örgütlerine binlerce TIR silah veriyor ve onları ezilen ulusların üzerine sürüyor.

TÜRK ASKERİ KOMÜNİST AVCISI MI?

Filmde özellikle Ali Atay’ın canlandırdığı karakter olan Astsubay Ali üzerinden Türk askerinin komünizm düşmanı, komünist avcısı olduğu fikri işlenmiş. Türk askeri Kore’ye komünistleri avlamak için gitmiş. “Komünist” Üsteğmen Mesut, filmde silik ve “haksız” bir tiplemeyle boy gösteriyor. Düşen bombalar ise komünist üsteğmenin haksızlığını kanıtlar nitelikte...

Yani KDHC ve Çin gibi komünist ülkeler insanlık düşmanı ve çocuk katili...

OSCAR BÖYLE FİLMLERİ SEVER

Ayla filmi, işlediği siyasi fikir itibariyle gerçekten Oscar'a "yabancı dildi en iyi film" adayı olmayı haketmiş. Özellikle geçtiğimiz süreci göz önüne alarak bir değerlendirme yaptığımızda yani ABD'nin Suriye'de kaybettiği, bölge ülkelerinin birleştiği, Türkiye'nin yönünü Asya'ya döndüğü bir süreçte Türkiye'de ABD güzellemesi yapan bir filmin vizyona girmesi Oscar açısından elbette dikkate alınır. Ayla'nın Oscar'a aday gösterilmesi bu açıdan sürpriz olmadı. Oscar'ı alırsa da şaşırmamak gerekir. Çünkü Oscar böyle filmleri çok sever...



İLGİLİ HABERLER