Bizi takip edin
Bizi takip edin
Blog

Rıfat Ilgaz Sabahattin Ali'yi anlatıyor



26.2.2018 07:42:57
Aydınlık yazarı Tunca Arslan,1988 yılında Rıfat Ilgaz ile arkadaşı Sabahattin Ali'yi konuşmuştu. Ilgaz arkadaşının ölümüne ilişkin şu çarpıcı bilgileri vermişti.

Son zamanlarda çeşitli gazete ve dergilerde, ünlü öykü ve roman yazarımız Sabahattin Ali üzerine kimi yazı ve tartışmalara daha sık rastlanır oldu. Ölümünden bu yana, geçen 40 yıllık süre içinde, henüz aydınlığa kavuşmamış ölümüyle özellikle edebiyat çevrelerimizin gündeminde yer aldı Sabahattin Ali. "O bir ajandı" türünden karalamalar ve spekülasyonların yanı sıra, yakınlarının çalışma arkadaşlarının ve edebiyat tarihçilerinin, çoğu anılara dayanan tartışmaları daha da süreceğe benzer.

ERTEKİN ISMARLAMA KATİLDİ

2000'e Doğru, Sabahattin Ali ile uzun yıllar beraber çalışmış, bir başka ünlü sanatçımız Rıfat Ilgaz ile konuştu. Hemen belirtelim, Rıfat Ilgaz, Sabahattin Ali'nin ölümünden yaklaşık bir yıl kadar önce yazdığı son öyküsü Kurtla Kuzu 'nun da başkişisi. Rıfat Ilgaz, Sabahattin Ali üzerine çok değişik yorumların yapıldığını ancak resmi mercilerin hazırladığı mizansenin bunlardan ayrı tutulması gerektiğini belirtiyor. İlk günden başlayarak, Sabahattin Ali'nin siyasi bir komploya kurban gittiğini ileri süren Ilgaz, 1949'da Başdan dergisinin ocak sayısında "Sabahattin Ali Öldürüldü" başlıklı bir yazı da kaleme almış. Ilgaz'a göre Mehmet Ali Ertekin, gösterilmek istendiği gibi, kesinlikle Sabahattin Ali'nin katili değil. Ertekin'in sadece "ısmarlama katil" olduğunu söylüyor Ilgaz.

ERTEKİN ONUN KATİLİ DEĞİL

"Onu polis teşkilatı işkence ederek öldürdü. Mehmet Ali Ertekin de sadece suçu üzerine aldı - Zaten çok az bir ceza ile de kurtuldu" diyen Ilgaz, Ertekin'le ilgili bir anısını da şöyle anlatıyor: "Sanıyorum, 1950'deydı. O sıralar Tan gazetesinin idarehanesinde çalışıyorum. Bir gün gazetede Haluk Yetiş'le otururken içeriye bir adam girdi. Elinde Haluk Yetiş'e yazılmış bir kart var. İş arıyormuş, biri de bizim gazeteyi tavsiye etmiş. Haluk'un suratı biraz asılır gibi oldu, sonra belli belirsiz gülürrısedi. Bir şeyler konuştuktan sonra adam çıktı gitti. Haluk, bana adamı tanıyıp tanımadığımı sordu. Tanıyamamıştım. İş istemeye gelenin Mehmet Ali Ertekin olduğunu söyleyince hayretler içinde kaldım. Mehmet Ali Ertekin'in bizimle birlikte çalışması ne demek? O kartı onun eline kim verdi, bunu kim düşünebilir, bir türlü öğrenemedim."

POLİSE KARŞI PERVASIZDIK

Ilgaz'a, kimi yorumcuların, Sabahattin Ali'nin son yıllarında içine bir polis korkusunun düştüğü, oldukça tedirgin olduğu, psikolojik rahatsızlık içinde bulunduğu türünden iddialarını soruyoruz. Ilgaz, Kurtla Kuzu adlı öykünün bu konuda da çok şeyler anlattığını söylüyor. "Son yıllardaki yaşamını çok iyi biliyorum. Bu öykü onun içinde bulunduğu psikolojik durumu çok iyi anlatır. İçinde polis korkusu bulunan bir insan, hele hele kimilerinin savunduğu gibi Türkiye'den kaçmayı kafaya koyan biri, oturur da, polisle uğraşan, onu eleştiren bir öykü yazar mı? O dönemde polis teşkilatının üzerinde durmasının nedenleri var. Böyle bir öykü yazmaya karar vermiş. Bana 'en son girip çıkanlardan biri sensin, başından geçenleri anlat' dedi. Anlattım. 'Güzel bir hikaye oluyor, teşekkür ederim' dedi. Polisten korkusu olan adam böyle şeyler yazmaz. Zaten o zamanlar polise karşı oldukça pervasızdık. Alacakmış, götürecekmiş, soracakmış, soruşturacakmış, böyle şeyler düşündüğümüz yoktu" diyor Ilgaz."

(2000'e Doğru,10 Temmuz 1988, s.56.)

Aydınlık



İLGİLİ HABERLER