Bizi takip edin
Bizi takip edin
Güncel

"Adalet Bakanı Gül'ün karşısında ‘İstanbul Grubu’ var"



21.09.2019 09:47:55
Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'ün "Geçmişte aynı maklubeye kaşık sallayanlar bizi FETÖ ile mücadelede yönlendirmeye kalkmasın" sözlerinin ardından başlayan tartışmanın “yargıdaki güç mücadelesinin" bir yansıması olduğu yaşananların arkasında ise “İstanbul Grubu”nun olduğu belirtildi.

Cumhuriyet'ten Alican Uludağ'ın haberine göre “İstanbul Grubu", “Erdoğan’ın da vekâletini kullandığı” ve özellikle İstanbul Adliyesi’nde ana güç merkezi haline geldiği ifade ediliyor.

Sabah yazarı Dilek Güngör’ün, 17 Eylül’de, “FETÖ ile mücadele edenler sürülüyor. Telefonunda ByLock çıkanlar, darbeci akrabaları olanlar unvanlı görevlere geliyor. Tehlike büyük” diye yazması, Adalet Bakanı Gül’ün ise buna “Daha düne kadar FETÖ ile aynı maklubeye kaşık sallayanlar bugün utanmadan çıkıp FETÖ’yle mücadele dersi vermeye kalkmasınlar” sözleriyle sert karşılık vermesi, bir süredir yargının perde arkasında yaşanan kavganın fitilini de ateşledi. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yargıdaki FETÖ üyesi hâkim ve savcıların ihracı sonrasında boşalan yerler, yeni alımlarla hızlıca dolduruldu. Hükümet, Adalet Bakanlığı eliyle yargıyı yönetmeye özel önem verdi. Ancak bir süre sonra yargıda “yeni güç adacıkları” oluşmaya başladı. FETÖ tehdidinin azalmasıyla birlikte yargıda oluşan gruplaşmalar da “iç hesaplaşmaya” döndü. Son olarak Yargıtay’a 8, Danıştay’da 3 üye atamasıyla bu hesaplaşma daha da kızıştı.

İstanbul’da etkili
Cumhuriyet’in yargı kulislerinden aldığı bilgiye göre, Bakan Gül’ün açıklamalarının hedefinin yargıda “İstanbul Grubu” olarak adlandırılan yapılanma olduğu öğrenildi. İstanbul’da, “Erdoğan’ın avukatlığını yapanların” yönettiği ileri sürülen bu grubun, özellikle İstanbul adliyelerinde etkili olduğu ifade ediliyor. Bu grubun hâkim ve savcı atamalarında, “HSK’de kendilerine yakın üyeler yoluyla etkili” olduğu belirtilirken, grubun bazı dosyalarda “çıkar ilişkilerine girdiği” de kulislerde konuşulan en önemli iddialar arasında başı çekiyor. Başta Çağlayan olmak üzere İstanbul’daki adliyelerde bu gruba yakın olmayan hâkim ve savcıların unvanlı görevlerden uzaklaştırıldığı ifade ediliyor.
Gül’ü ‘engel’ görüyorlar
Son dönemde güçlenen İstanbul Grubu’nun, “HSK’de istediği bazı atamaları yaptıramaması” üzerine, kendilerine “engel” olarak gördükleri Bakan Gül’ü hedef aldıklarına dikkat çekiliyor. Bu aşamadan sonra Gül’ün, “Sabah grubu yoluyla FETÖ mücadelesinde yetersiz olmakla suçlanmaya başlandığı” belirtiliyor. Bu yolla Gül’ün yıpratılarak yerine kendilerine yakın bir avukatın bakan yapılmak istendiği de konuşuluyor.

Diğer tarafta Hakyolcular var
Bu kavganın önemli bir tarafını da Hakyolcular oluşturuyor. İstanbul Grubu’nun İstanbul’dan tasfiye ettiği Hakyolcular’ın “Bakan Gül’ün yanında yer aldığı” dile getirilirken, son yüksek yargıdaki atamalarda bu gruptan üyelerin de atanmasının, bunun bir göstergesi olduğuna işaret ediliyor. Öte yandan Bakan Gül’ün “maklube” açıklamasıyla aynı gün yaptığı Fettah Tamince hamlesinin de bu kavganın bir parçası olduğu ifade ediliyor. Adalet Bakanı’nın, soruşturmasının yeniden açılmasını istediği Tamince’nin Antalya’daki dosyasının kapatılmasında İstanbul Grubu’nun etkin rol aldığı biliniyor. Tamince’nin Antalya’daki avukatlığını Erdoğan’ın da avukatı olan Ahmet Kürşat Köhle yapmıştı. Tamince’nin kurduğu Antalya Bilim Üniversitesi’nde Köhle’nin yanı sıra Erdoğan’ın İstanbul’daki etkili avukatlarından Ahmet Özel ve Mustafa Doğan İnal da yer alıyor. Bakan Gül’ün, Tamince’ye Erdoğan’ın “oluru” ile yeniden soruşturma açmak istemesi, bu gruba doğrudan mesaj olarak değerlendiriliyor.


İLGİLİ HABERLER