Bizi takip edin
Bizi takip edin
Siyaset

Bülent Tezcan’dan çarpıcı açıklamalar: İki senedir niye bekliyordunuz?



4.6.2020 19:51:21
CHP Parti Meclisi Üyesi Aydın Milletvekili Bülent Tezcan "iki yıldır bekleyen fezlekeyi niye bugün getirdiniz" diye sordu.

TBMM gündemine aniden getirilen karar ile CHP Milletvekili Enis Berberoğlu ile HDP Milletvekilleri Leyla Güven ve Musa Farisoğulları'nın milletvekilliklerinin düşürülmesinin yankıları sürüyor. Yön Radyo’da yayınlanan Bizim Stüdyo programında Ulaş Can’ın sorularını yanıtlayan CHP Parti Meclisi Üyesi Aydın Milletvekili Bülent Tezcan iki yıldır bekleyen fezlekeyi niye bugün getirdiniz diye sordu.

Yapılanın milli iradeye, parlamentoya açık bir darbe olduğunu ifade eden Tezcan’ın açıklamaları şöyle:

ATANMIŞIN İMZASIYLA SEÇİLMİŞİN VEKİLLİĞİ DÜŞTÜ

Bizim için de sürpriz oldu. Saray’ın talimatıyla çalışan, çalıştırılmayan, çalışıyormuş gibi yapan, meclisin  tek adam rejiminde acz içerisine düşürüldüğünü ibret verici bir şekilde görüyoruz. Bir kere gelen fezleke ayıp fezleke. Seçilmemiş, atanmış cumhurbaşkanı yardımcısının imzasıyla, seçilmiş milletvekillerinin düşürülmesi için fezleke yolluyorlar. Yani Erdoğan seçilmiş Cumhurbaşkanı olarak imza atmaya da tenezzül etmiyor. Memur olarak atadığı, seçilmemiş Sayın Cumhurbaşkanı yardımcısının imzasıyla yoluyor fezlekeyi. Birinci ayıp ve utanç budur.

İKİ SENEDİR NİYE BEKLİYORDUNUZ

İkincisi bu, Türkiye’de milli iradeye parlamentoya yapılmış açık bir darbedir. Çok açık. Anayasanın 84. Maddesinin 2. Fıkrasına göre okumak zorundaydık diyorlar. Fezleke 2018 yılında gelmiş. Kaç senedir okumak zorunda olmadığınız fezlekeyi bugün mü okumak zorunda kaldınız? İki senedir niye bekliyordunuz?

Üçüncüsü; parlamentoya kurulan bir tuzak var. Milli iadeye kurulan bir tuzak var. Bakın parlamento bu tuzağı boşa çıkarabilirdi.  Evet 84. Maddenin 2. Fırkası var. Okuman gerekiyor, peki. Anayasa Mahkemesi’nde bu dava devam ediyor. Enis Berberoğlu’nun da diğer milletvekillerinin de Anayasa Mahkemesi’ne müracaatları var. Orada dava devam ediyor. Daha bitmiş bir süreç yok. Yarın Anayasa Mahkemesi bunu iptal ederse ne yapacaksınız? Milletvekilliğini düşürdüğünüz. Oy verenlerin iradesini ne yapacaksınız?

YENİDEN SEÇİLİRSE YENİDEN DOKUNULMAZLIK KAZANIR

Anayasanın 83. Maddesinin 4. Fıkrası da var. Orada da diyor ki; bir milletvekili yeniden seçilirse dokunulmazlığı yeniden kazanır ancak meclis dokunulmazlığını düşürürse onunla ilgili yargılama devam eder. Enis Berberoğlu’nun yeniden milletvekili seçildiğinde dokunulmazlık kazandı. O dokunulmazlık kazandıktan sonra bu davanın durması lazım. Ama tuzakla, ama talimatla ama başka bir sebeple zamanlanmış karar vererek… Ne derseniz deyin … Şimdi Anayasa Mahkemesi’nde de bu konu görüşülüyor. Peki Parlamento ne yapabilir? Parlamento, Anayasa’da millet iradesine karşı kurulan bu tuzağı bozardı. Nasıl bozardı? İki senedir nasıl bozuyorsa bugün de öyle bozardı.  2018’den bu yana gündeme almadın. Bugün de gündeme almazdı. Geçmişinde de vardır Parlamento’nun. Almazdı. Almamaya devam ederdi. Anayasa Mahkemesi kararından sonra eğer gerçekten orada da bir hak ihlali yok denirse artık yapacak bir şey yok. Dolayısıyla meclis kendisine kurula tuzağı da bozmadı.

SİYASET ALANINI DARALTARAK İKTİDARDA KALMANIN YOLU…

Türkiye bunu hukuk ekseninde, Anayasa ekseninde tartışma sınırlarını aştı. Artık şöyle bir tabloyla karşı karşıyayız. Türkiye’de ciddi bir ekonomik buhran var. AKP yönetemez bir durumda. Ekonomik alan daraldı. Ekonomik alanı genişletebilme şansı yok. İktidarda kalabilmesinin yolu için siyaset alanını da daraltmak zorunda. Başka bir yolu kalmıyor. Bahçeli’nin bir sözü vardır. Bunu unutmamak lazım. Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemini tahkim edecek reformlara ihtiyacımız var diyordu. Aslında söylemek istediği şey reform değil daha fazla reform, daha fazla bozulma. Asıl kastettiği şey Türkiye’de siyaset alanını daraltacak seçim kanunu, siyasi partiler kanunu , milletvekillerinin statüsüyle ilgili atılabilecek bütün olumsuz adımları atarak ekonomik alandaki daralmayı siyaset alanındaki bu daralmayla  telafi etmenin peşindeler. Şu anki yaşadığımız tablo bu.

İktidarlar çökmeye başladıklarında sertliği, baskıyı, otoriterliği, hukuksuzluğu arttırırlar.Arttırdıktan sonnra da büyük ölçüde çöküşleri de hızlanır. O sürece girdik. Böyle bir kısır döngü ve sarmal içerisineyiz.

BENZER ADIMLARA HAZIRLIKLI OLMAK LAZIM

İktidarın yönetebilme kapasitesi kalmadı. Türkiye’yi taşıma kapasitesi bitti . TMMOB ile ilgili, meslek örgütü yasalarıyla ilgili getirdikleri düzenlemeler , milletvekilliğinin düşürülmesi meselesinin aniden gündeme getirilmesi ,siyasi partiler yasasındaki konuların gündeme getirilmesi , seçim kanunundaki daraltıcı muhtemel hazırlıkların gündeme getirilmesi , Türkiye’de darbe söylentilerinin bizzat iktidar eliyle çıkarılması ve bu tartışmaların yaratılması siyaset alanını daraltmaya dönük adımlardır. Hepsini yan yana koyduğunuzda bundan sonra benzer adımlara hazırlıklı olmak lazım. Çünkü çökmeye başladıkça kurtuluşun yolu uçurumun kenarındaki tek dal otoriterliği ve baskıyı yükseltmekten geçiyor.  Şimdi o dala tutunuyorlar ama hiçbir otoriter rejim hiçbir diktatör otoriterleşme dalına tutunarak nihai iktidarını sürdürememiştir.

 



İLGİLİ HABERLER