Bizi takip edin
Bizi takip edin
Yaşam

İstanbul’da Bir ‘Gezgin Anadolu Kadını’: Zöhre Ana



6.08.2019 16:56:41
Zöhre Ana, İstanbul’da ilçe ilçe, mahalle mahalle, kapı kapı dolaşıyor. Sadece toplumun sorunlarını dinlemekle kalmıyor. Proje geliştiriyor.

İstanbul’da Bir ‘Gezgin Anadolu Kadını’: Zöhre Ana

Anadolu’da “Gezgin Aşıklık, Dedelik “ geleneği güçlüdür.

 Ancak bu gelenek sadece erkeklere mahsus değildir.

Anadolu’nun bir çok yöresinde “Gezgin Ana” lık geleneği de asırlarca devam etmiştir.

 Gezgin Analar köy köy kapı kapı dolaşır.

Dert dinler, derman olmaya çalışır. Toplumun adeta kılcal damarlarında dolaşırlar. Çocuktan yaşlıya, kadından erkeğe herkese tatlı dili, hoş sohbet ile yaklaşırlar.

Gezerek sadece köylere , kasabalara, evlere girmezler.

Önce gönüllere girerler. Dedikodu yapmaz, laf taşımaz, mahremiyeti ifşa etmezler. Toplumu olduğu gibi kabul eder, kimseyi yargılamazlar. Toplum da onları olduğu gibi kabul eder, saygı duyar, hürmet eder.  “Ana” lık payesi verir.



21. Yüzyılda İstanbul’da Bir Gezgin Ana

Zöhre Ana, Anadolu’da artık yok olmaya yüz tutmuş “Gezgin Ana” lık geleneğini 21. Yüzyıl’da İstanbul’da yaşatmaya çalışıyor. Bir ayağı geldiği toprakların geleneğine, bir ayağı ise günümüz metropollerine basıyor.

Zöhre Ana, İstanbul’da ilçe ilçe, mahalle mahalle, kapı kapı dolaşıyor. Sadece toplumun sorunlarını dinlemekle kalmıyor. Proje geliştiriyor. Geliştirdiği projeleri idari ve siyasi mekanizmalara taşıyıp gerçekleştirilmeleri için de bıkmadan yorulmadan çalışıyor.

Hozat, Elazığ, İstanbul…

Zöhre Kızılveren, Tunceli’nin  Hozat İlçesi Kurukaymak Köyü’nden… Babası Babamansur Ocağı’nın bölgede çok saygı duyulan bir dedesiymiş. Aile  fertlerinin bir kısmı Sivas Kangal, Muş Varto, Erzincan Tercan’a yerleşiyorlar. Babası Hüseyin Dede ve amcaları, geniş bir bölgede “Gezgin Dede” olarak yaşamlarını sürdürüyorlar.

Zöhre Kızılveren, 1977’de eşi ve çocuklarıyla Elazığ’a taşınıyor. Eşi PTT’de memur. Kendisi ise manifatura dükkanı açıyor. Üçü kız, biri erkek dört çocuklarıyla kendi halinde yaşamlarını sürdürürken 1990’lar Türkiyesi’nin kaotik ortamında Elazığ’da yaşadıkları semtlere büyük bir göç dalgası başlıyor. İşsizlik, yoksulluk patlıyor. Sorunlara kayıtsız kalamayan Zöhre Kızılveren 1994 yerel seçimleriyle birlikte kapı kapı dolaşmaya başlıyor. Halkın sorunlarını siyasete, adaylara taşımaya çalışıyor. Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) adayı için toplumun tüm kesimlerinden oy istiyor.

Adeta “Ayaklı Anket” gibi…

Sabah 08.00’de başlayıp gece yarılarına kadar dolaştığı mahallelerde görüştüğü herkesin oy verme tercihlerini not ediyor. Eve döndüğünde ise  “evet-hayır-kararsız” diye  defterine kaydediyor.Dolaştığı mahallelerden ne kadar oyun hangi yönde çıkacağını seçimlerden önce dönemin SHP adayına net rakam vererek söylüyor. Söylediği rakam sandıklarda yüzde 95 oranında gerçekleşiyor.

Kızı, Arif Sağ’ın, O Kızının Peşinden İstanbul’a…

Kızılveren ailesi, çocuklarını okutmak için büyük mücadele veriyor. Şimdi kızlarından biri beden eğitimi öğretmeni, biri müzik öğretmeni diğeri ise bankacı. Oğlu ise muhasebeci.

Zöhre Ana ve ailesinin  İstanbul macerası ise kızının müzik yeteneğinin fark edilmesiyle  başlamış. Kızı,  İstanbul’daki Arif Sağ Müzik Merkezi’ne (ASM)  kaydolunca ailesi de kızlarının peşinden İstanbul’a geliyor. ASM’de iki yıllık eğitimin ardından kızı İstanbul  Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı’nı kazanıyor.

Gezgin Ana, İşçi…

Artık İstanbul’a temelli yerleşmeye karar veriyorlar. Ve Zöhre Kızılveren İstanbul’daki yaşam mücadelesine bu sefer  bir işçi olarak katılmaya başlıyor. Zeytinburnu’ndaki bir deri fabrikasında çalışıyor. Gezginlik geleneğini de elden bırakmıyor. Fırsat buldukça başta yaşadığı mahalle olmak üzere yine kapı kapı dolaşmayı sürdürüyor.

İlk, Orta Liseyi Dışarıdan Bitiriyor… Hedef Üniversite

Zöhre Kızılveren hiç okula gidememiş. Azimli, kararlı kişiliği ile ilk, orta ve liseyi dışarıdan bitiriyor. “Çok çalıştım” diyerek  anlatıyor okuma serüvenini. Şimdi hedefi 2020 yılında üniversite sınavlarına  girerek kazanmak.

Üç Dönem Milletvekili Aday Adayı Oldu

Zöhre Ana, biri ön seçim olmak üzere üç dönem İstanbul’dan milletvekili aday adayı oluyor. Şimdilik milletvekili olma hedefi gerçekleşmemiş. Ancak siyaseti sadece Meclis’e girmek olarak kabul etmiyor. Seçim olsun, olmasın, toplumun sorunlarını dinlemeye, anlamaya, yetkili makamlara taşımaya yönelik kapı kapı dolaşmayı sürdürüyor.

Zöhre Ana’nın Her Kapıyı Açan Formülleri

Evlere, kahvelere, restoranlara, siyasi parti merkezlerine… Hemen hemen tüm mekanlara ve girip çıkıyor.

Peki hiç tepki görmüyor mu? Erkeklerin oyun oynadığı bir kahvehaneye girerken yadırganmıyor mu? Bu sorularımızı yanıtlarken içinde piştiği Anadolu kültür geleneğinin kodlarına vurgu yapıyor: 

“Hiç kimseyi incitmek istemem. Herkese bir nazarla bakarım. Kimseyi ayırt etmem.  MHP’li ile de AKP’li ile de görüşürüm, konuşurum. Herkesten Allah razı olsun. Fatih’te, Kağıthane’de, Maltepe’de Ak Parti seçim bürolarına gittim. Çaylarını içtim. Onların broşürlerini inceledim. Hepimiz bu ülkenin insanlarıyız. Hiç kimse kimseye kem gözle bakmamalı. Benim için ülkemin birliği bütünlüğü çok önemlidir. Nokta. “



Üç Ayaklı Projesi İçin Gece Gündüz Çalışıyor

Zöhre Kızılveren tüm çocuklarını okutmuş, hepsi meslek, iş sahibi.

Şimdi çalışmalarına daha fazla vakit ayırıyor. Yaşadığı Sultangazi ilçesi için bir proje geliştirmiş. Ankara 2. Noteri’ne onaylattığı projesinin üç ayağı var.

Şöyle anlatıyor:

“Sultangazi’den başka ilçelere çalışmak için gidenler gidiş 1.5 iki saat, dönüş 2 saat olmak üzere 3.5-4 saatini yolda geçiriyor. Zaman israfı oluyor. İşe gidiş dönüşlerde trafik yoğunluğu yaşanıyor. Biz Sultargazi’de fabrikalar kurarsak işsizliği önlemiş oluruz. İnsanlar çalışmak için dışarıya gitmediği için zaman kaybı olmaz ve trafik de sıkışmamış olur. Trafikte geçen 4 saatin  1 saatini daha fazla çalışmaya ayırsak yurt dışına ihraç edecek mal üretir ve ülkemizin ekonomisine katkı sunarız.”

Zöhre Ana bu projesinin en önemli ayağının ise “her mahalleye bir kreş”  olduğunu söylüyor. Böylece hem kadınların çalışmasını hem de kendilerine daha fazla vakit ayırmalarını sağlarız diyor. Kreşlerde hemşire, doktor, pedagog bulundurulmasının zorunlu olması gerektiğini söyleyerek ekliyor: “Böylece her mahallede sağlık sorununu, eğitim sorununu da çözeriz. Gençlere de iş sahası açılır. “

Kendisinin her mahalleye bir kreş projesini 1994’ten itibaren geliştirip halka anlattığını ifade eden Kızılveren, son yerel seçimlerde kreş konusunun siyasi vaatler arasına olmasından ise memnun.



Projesini CHP Milletvekiline Sundu

Zehra Kızılveren geliştirdiği projenin tüm Türkiye’de model haline gelmesini istiyor. Bunun için İstanbul’da kapı kapı dolaşarak imza topluyor. Projenin yasal güvenceye kavuşmasının önemine vurgu yapan Zöhre Ana,  TBMM gündemine getirmesi için projesini CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç’a sundu.

Kılınç, Anadolu kültürünün ve felsefesinin kreşlerde çocukların, mahallelerde gençlerin yetişmesindeki önemine vurgu yaparak projeyi inceliyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun özellikle yoksul, işsiz, kadın ve çocuklara yönelik çalışmalara çok önem verdiğini belirten Kılınç, Zöhre Ana’nın projesini TBMM gündemine taşıyacağını söylüyor.

 

Yön Haber



İLGİLİ HABERLER