Bizi takip edin
Bizi takip edin
Kültür Sanat

Fazıl Say Cemal Süreya'yı anlattı



09.01.2017 19:40:06
Ünlü piyanist Fazıl Say, Cemal Süreya'yla ilgili çocukluk dönemlerindeki anılarını anlattı.

Ünlü piyanist Fazıl Say, şair Cemal Süreya’nın ölüm yıldönümünde bir anısını paylaştı. Çocukluğunda babası ve arkadaşlarıyla yenilen yemeklerden bahseden Say, içerisinde Cemal Süreya, Metin Altıok, Aziz Nesin, Yaşar Kemal, Gülten Akın, Edip Cansever, Turgut Uyar ve Tomris Uyar’ın olduğu çocukluk günlerini anlattı.

Ünlü piyanist Fazıl Say sosyal medya hesabından şöyle yazdı:

Cemal Süreya ve Tavukçu Restoranı Anıları

‘Bu Bizimki’ Şiiri Üzerine

...

Cemal Süreya Türkçe kelimelerle önce uzun uzun sevişir sonra paylaşır.

 

Ah ne güzel patlıyor cümleler her biri koca bir manşet gibi!

YASADIŞI BİR AŞK!

(Tavukçu'da kahkahalar)

BÖLÜCÜ BİR AŞK!

(Bir daha kahkahalar)

Hala duyuyorum onların kahkahalarını...

1978 yılında, babamın ellerinden tutmuş Kızılay'daki Tavukçu restoranına doğru hızlı adımlarla yürüyorduk.

Genelde her akşam Tavukçu'ya giderdik.

Babam hızlı adımlarla yürüyordu, ben çok hızlı adımlarla...

Kızılay'da yürüyorduk... O zaman 8 yaşındaydım. O zamanlar bütün hayallerim müzikti.

Babamın ise bütün hayalleri edebiyat.

Babam, Ahmet Say, 1976 yılında dostlarıyla birlikte bir edebiyat dergisi çıkarmaya başlamıştı; TÜRKİYE YAZILARI.

Dostları; Cemal Süreya, Metin Altıok, Aziz Nesin, Yaşar Kemal... ‘İkinci yeni’ şiir ekolünün tüm şairlerini tanırdık, Gülten Akın, Edip Cansever, Turgut Uyar ve eşi Tomris Uyar...

Tavukçu'da genelde onlar da olurdu...

...

Bazen, bir şair güzel bir kadınla gelirdi...

Bazen ‘aşk gene kelime değiştirdi’ misali, bir bakmışsınız çok zarif bir üniversiteli genç kız birinin yanında.

Bazen bir bakmışsınız devrimci solcu -kendi tütününü kendi saran sarı elli- bir kadın, yani ‘yıkıcı bir aşk’ demeye de dilimiz varmaz ama en azından ‘işgalci bir aşk’ olanlar...

Tavukçuda geç saatlere kalınıp da bir anda ortam kasılıp tatsızlaştığınızda anlayın ki, bir çift insan, mesela bir şair ve sevdiği kadın önce bir ‘göğe bakmalı’...

Hızlı adımlarla yürüyorduk.

Tavukçu'da konu hep siyaset, edebiyat olurdu...

Merak uyandırırdı bende...

Ben edebiyatçıları şairleri ‘dünyayı yöneten-en kıdemli insanlar’ olarak görürdüm.

O atmosfer öyleydi...

Okul orasıydı.

Gece çok geç saatlere kalındığında ve benim uykum gelince sandalyelerin üzerine yatırır uyuturlardı.

Metin Altıok en çok uyutma gayreti gösterirdi, kendi kızı Zeynep'i de beni de... Yani bilse Zeynep'in şimdi siyasetçi olduğunu ne derdi merak ederim...

...

Cemal Süreya aşka düşkün...

Hızlı adımlarla giderken babama sormuştum bir keresinde...

-Baba Türkiye'nin en büyük yazarı kim?

-Yaşar Kemal.

-Peki en büyük şairi kim?

-Yaşayanları soruyorsa, Cemal Süreya!

-Bizim Cemal Süreya?

-Evet evet! Nazım Hikmet sonrası. En büyük.

-Metin Altıok?

-Çok acayip yetenekli... Müthiş olacak...

...

Oldu da zaten

...

Cemal Süreya babamın en yakın dostlarından biriydi. Cemal Süreya'nın çocukları da benim arkadaşlarımdı. "Bu bizimki" şiirini benden önce Sayın Livaneli bestelemiş. Dinlemedim. Dinlememe sebebim gayet net; ben bu şiiri on yıldan fazla bir süredir gözüme kestirmişim. Besteleyeceğimi biliyordum. Besteleyeceğim bir eserde başkalarından etkilenme olmamalı. Tek bir bilinçaltı bilinçüstü tınısı kalmamalı... Ama CD çıktı artık rahatlıkla dinleyebilirim "Bu Bizimki"nin diğer versiyonlarını da... Şiirle sevişme pozisyonlarına gelince, hayli zengin, buyurun;

Bu Bizimki / Cemal Süreya

Yıkıcı bir aşk bu,

Yıkıyor milletin ortasına

Tutku yükünü.

Bölücü bir aşk,

Ekmeği suyu bölüyor

Günde üç öğün.

Hain bir aşk bu,

Sizin eve hırsız girer

Onunkine polis.

Yasadışı bir aşk,

Evlenmeyi

Hiç mi hiç düşünmüyor.

Soyguncu bir aşk bu,

En sıradan ezgilerden

Sevinçler devşiriyor.

Kökü dışarda bir aşk,

Dante ile Beatrice'inkine

Fena öykünüyor.

İşgalci bir aşk bu, 

Samanlık sevişenin diyor

Başka şey demiyor.”



İLGİLİ HABERLER