Bizi takip edin
Bizi takip edin
Kültür Sanat

Bir Anadolu inancı... Hızır Orucu



12.2.2018 23:37:03
Alevilerin Hızır Orucu başladı. Hızır ayı olarak adlandırılan Ocak ayının son haftası ile Şubat ayının ortalarına kadar devam eden süre içinde değişik günlerde Hızır Orucu tutulur.

Anadolu Alevi-Bektaşi inancına göre ‘Hızır Ayı' olarak adlandırılan Ocak ayının son haftasıyla Şubat ayının ortalarına kadar geçen süre içinde değişik tarihlerde "Hızır Orucu” tutulur.

Hızır’ın, "hazır” kelimesinden geldiği çeşitli kaynaklarda yer alıyor. Başı dara düşenlerce çağrıldığı her yerde Hızır'ın "hazır ve nâzır" olduğuna inanılır.

Ölümsüzlük Suyu (Ab-ı Hayat) içmiştir.

Yılda üç gün Hızır Orucu tutulur...Dilekler dilenir, kurban kesilir.





Hızır için niyaz-lokma pişirilip dağıtılır. Gelecek misafirlerin şahsında haneye Hızır'ın uğrayacağına inanılır.





Hızır orucunun değişik tarihlerde tutulması eskiden beri tartışılan bir konu. Bölgeler ve yöreler arasında Hızır orucunun tarihi değişirken, aynı yörede yaşayan aileler bile orucu farklı tarihlerde ( bir iki hafta arayla ) tutarlar.

Anadolu'da eskiden dedeler, pirler, rehberler, tüm taliplerini genellikle yürüyerek dolaşmak zorunda kaldıklarından tüm köylere, aşiretlere aynı gün veya hafta (oruç tutulan üç gün) ulaşmaları mümkün olmadığı içindir ki, Hızır Orucu yörelere göre değişmiştir. 

 





Alevi literatüründe net ve kesin bilgilere rastlanmıyorsa da, araştırmacılar, Hızır orucunun dinsel olmaktan daha çok geleneksel olarak yaşandığını, değişik yörelerde değişik anlam ve geleneklerle tutulduğunu söylüyor.

Karacaahmet Sultan Dergahı'nın kaynaklarında ise Hızır orucu ile ilgili şunlar yazılı:

"Hızır yoldaşın ola,

Yetiş Ya Hızır,

Kul bunalmayınca Hızır yetişmez."

Halk arasında kullanılan bu deyimlerden de anlaşılacağı gibi Hızır yardıma muhtaçların, darda kalanların yardımına koşan bir kurtarıcıdır. Halk inançlarına göre ölmezlik sırrına ulaşmış bir ermiş kişidir.

Hızır halk arasında ak sakallı nur yüzlü bir yaşlı bilge ve kurtarıcıdır. O, kendisinin yardıma çağıran herkese boz atıyla uçarak, koşarak yetişir.

Bastığı yerlerde, güller, çiçekler açar. Ekinler yeşerir, bülbüller ötmeye başlar. Elini sürdüğü kişi dertlerden, hastalıklardan, uğursuzluklardan arınır, ömür boyu sürecek mutluluk sırrına ulaşır.

 





 Bir söylenceye göre; Nuh Peygamber'in gemisi fırtınaya tutulmuş, halk, "ya Hızır, bizi kurtar!" diye yalvarıp yakarmış. Allah halkın duasını kabul edince fırtına da dinmiş. İşte o zaman Allah'a, kurtarıldıkları için üç gün oruç adamışlar.

Bu oruç, o günden bu güne değin aralıksız tutulmuştur. İnsanlar bu orucu darda kaldıklarında, Hızır'ın yardımcıları olması için tutarlar.

Rüya ve elinden içilen su

Değişik yörelerde değişik geleneklerle Hızır Orucunun tutulduğunu belirtmiştik. Mesela Tunceli bölgesindeki Aleviler, üç günlük Hızır orucunun üçüncü gününde "niyaz" ya da "miaz"olarak adlandırılan lokma pişirip dağıtırlar.

Bir gün sonra da kurbanlar kesilir. Arpanın kızgın saçta kavrulup daha sonra un haline getirilmesiyle elde edilen unla pişirilen bir çeşit helva olan "Kavut" da Hızır ayı içinde pişirilir ve komşulara dağıtılır.

 





Hızır ayında üç gün oruç tutan bekar gençler ise su içmezler... Orucunun üçüncü gününde rüyalarında kendisine su veren kız veya oğlanla evlenileceğine inanılır.

Rüyasında bir kız ya da oğlanın elinden su içmese bile su ile ilgili rüyasına giren herhangi biri, yapacağı evlilik konusunda bir işaret olarak algılanır ve yaşlı kadınlarca bu işaretin ne anlama geldiği yorumlanır.



İLGİLİ HABERLER