Bizi takip edin
Bizi takip edin
Kültür Sanat

Baksı Müzesi ve Bayburt türküleri



3.2.2019 15:45:16
Bayburt'taki Baksı müzesi kültür-sanat üretimlerine devam ediyor. Avrupa Müzecilik Ödülü'ne değer görülen Baksı'nın en çok ilgi gösterdiği kültür değerleri ise türküler...

Hürriyet Yazarı Doğan Hızlan, "Baksı Müzesi ve Türküler"i yazdı...Hızlan'ın yazısı şöyle: 

Baksı müzesi, Anadolu’nun bir kentinde, Bayburt’ta İstanbul’u etkileyen bir mekân yaratılabileceğinin imrenilecek bir örneği.

İstanbul’dan gidenler, orada yaşayanlar, dünyaca meşhur bir seramik sanatçısının Alev Ebuzziya’nın  eserlerini gördüler.

Geçen hafta benim de üyesi olduğum mütevelli heyet toplantısında, kurucu, iyi ressam Hüsamettin Koçan’ın konuşması, Anadolu’dan bir sanat yükselişinin öyküsüdür.

Müze, Avrupa Müze Ödülü’nü kazandı. Müzede önemli sergiler açılıyor, sabit sergide ünlü ressamların tablolarını görebilirsiniz.

Baksı, kadınların da üreten bir kimlik kazanmalarını sağladı. Ekonomik açıdan güçlenmelerini destekledi.

Yazları konserler veriliyor, toplantılar yapılıyor. Genç sanatçılar müzede çalışabiliyorlar, atölye işlevini de bu müze üstleniyor.

Baksı Müzesi ve Bayburt türküleri

O gün toplantıda iki CD verildi bizlere. Adları şöyle:

“Yuvarlak Masa Toplantıları”, “İlk Kayıtlarıyla Bayburt Türküleri”.

“Yuvarlak Masa Toplantıları”nda alanının önemli adları tartıştılar, sonuçları değerlendirdiler.

Baksı’da bu toplantılara kimler katıldı: 

Esra Aliçavuşoğlu, Bülent Ortaçgil, Erkan Oğur, İsmail Hakkı Demircioğlu, Ahmet Çağıldak, Beşir Ayvazoğlu, Murat Morova, Nevzat Sayın, Nusret Polat, Emin Mahir Balcıoğlu, Haldun Dostoğlu, Ali Akay, Nazlı Pektaş.

“İlk Kayıtlarıyla Bayburt Türküleri” CD’sini dinlerken, birkaç kez gittiğim Bayburt’u, Baksı Müzesi’nde kaldığım geceyi anımsadım.

 

Türküler kadar, Anadolu’da bir şehrin, beldenin ruhunu temsil eden başka bir müzik türü yoktur.

Yaşananların özetidir.

CD’nin başında Hüsamettin Koçan’ın bir yazısı var:

“Baksı Müzesi bulunduğu coğrafyanın ve insanının değerleriyle yakından ilgilidir. Müzik ve anlatı gibi bu toprağa ait birikimler, etkinliklerimizin merkezinde yer alıyor. Halk müziğimizin geleneksel ilk kayıtlarının günümüzün yoğun ve çok yönlü baskısı altında kaybolup gitmesini istemedik. Onun için de elde kalmış ilk kayıtlara kadar uzanarak onları müzik dünyamıza kazandırmak istedik.

Bu çalışmanın kolay bir iş olduğu söylenemez. Ancak, biz bu çalışmayı Bülent Ortaçgil’in yüksek zevki, Ahmet Çağıldak’ın derin birikimi, İhsan Apça’nın titiz restorasyonu ve elbette Kalan Müzik’in yakın ilgisi sayesinde başarabildik. Ayrıca destekleri için Baksı Kültür Sanat Vakfı Mütevelli Heyeti üyesi Prof. Dr. Gülsün Sağlamer ve ismini burada sayamadığım gönülden katkıda bulunan herkese teşekkür ederim.”

Bu türküleri severek dinledim. Çünkü en önemli özelliği ilk kayıtlar olması. Özgün icralar, türkünün ruhunu daha derinden verdiği gibi, o zamanki icraların da niteliği konusunda bilgi veriyor. Söyleniş tarzı, enstrümanlar bize müzik tarihinden bir sayfa sunuyor.

 

Yazının tamamı için tıklayınız

 



İLGİLİ HABERLER