Bizi takip edin
Bizi takip edin
Güncel

Kanalizasyon suyunda uyuşturucu aranacak



20.03.2018 16:42:02
Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, "Kanalizasyon sularında uyuşturucu madde takibi yapacağız. Bunlar kullanılınca idrarla atılıyorlar ve idrardaki son ürünlerini bilimsel yöntemle takip etmek, böylece miktar azaldı mı azalmadı mı görmek mümkün" dedi.

İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Gaziantep, Adana illerinin Vali Yardımcıları, Sağlık İl Müdürleri ile bakanlıkların Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu üyesi uzman teknik ekipleri, Başbakan Yardımcısı Akdağ'ın koordinasyonunda, ‘Uyuşturucuyla Mücadele, Merkezdeki Çalışmaların Yerele Yaygınlaştırılması ve İller Arası Bilgi Paylaşımı Toplantısı'nda bir araya geldi.

Akdağ, toplantının açılışında, Başbakan Binali Yıldırım'ın genelgesiyle kurulan Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu olarak, bir kaç farklı alanda çalışmaları yürüttüklerini anlattı.

Bağımlılığın bütüncül olarak mücadele edilmesi gereken bir alan olduğunu, dünyadaki eğilimin de bağımlılık türlerinin hepsiyle birlikte mücadele edilmesi olduğunu dile getiren Akdağ, genellikle bağımlılığa, sigara ya da daha kolay ulaşılabilen diğer bağımlılık yapıcı maddelerle başlandığını, bunlara başlayan herkesin daha ağır maddelerle bağımlı olmadığını ancak bunun hazırlayıcı faktör olduğunu vurguladı.

Ardından alkol, uyuşturucu bağımlılıklarının gelebildiğini ifade eden Akdağ, bunların yanı sıra çalışma alanları içinde davranışsal bağımlılık denen kumar ve teknolojinin kötüye kullanımı ya da yanlış kullanımıyla ilgili bağımlılık türlerinin de yer aldığını kaydetti.

‘İDRARDAKİ SON ÜRÜNLERİNİ BİLİMSEL YÖNTEMLE TAKİP ETMEK, BÖYLECE NEREDEN NEREYE GELDİĞİMİZİ GÖRMEK MÜMKÜN'

Uyuşturucuyla Mücadele Strateji Belgesi eylem planlarını, amaçlarına uygun göstergelerle takip edeceklerini belirten Akdağ, şunları söyledi:

"Amaçlarımıza  ulaşmak için göstergeler oluşturuyoruz. Mesela atık sularda, yani kanalizasyon sularında uyuşturucu madde takibi yapacağız. Bunlar kullanıldığı zaman idrarla atılıyorlar ve idrardaki son ürünlerini bilimsel yöntemle takip etmek, böylece nereden nereye geldiğimizi, miktar azaldı mı azalmadı mı görmek mümkün."  

‘SATILAN UYUŞTURUCUNUN SAFLIĞI DA DİKKATE ALINARAK, SATIŞ FİYATLARINI YAKINDAN TAKİP EDECEĞİZ'

İkinci olarak da  arzla ilgili yani piyasada satışa çıkarılan uyuşturucunun azaltılmasıyla ilgili de çok önemli bir gösterge oluşturduklarını dile getiren Akdağ, "O da piyasadaki satış fiyatı. Özellikle satılan uyuşturucunun saflığı da dikkate alınarak, satış fiyatlarını yakından takip edeceğiz. Böylece aynı saflık derecesinden satış fiyatlarının artması, piyasada uyuşturucunun azaldığı anlamına geliyor. Bunu da takip etmiş olacağız." dedi.

‘TÜRKİYE BİR SALGININ AREFESİNDEDİR, UYUŞTURUCU SALGINININ'

Başbakan Yardımcısı Akdağ, bugün 5 ille toplantı yapmalarının sebebini, bu illerde yapılacak işleri tartışıp, rehber hazırlamak olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Bu rehber doğrultusunda 5 yıllık hedeflerini hazırlayacaklar. İl Uyuşturucuyla Mücadele Yüksek Kurullarını hazırlayacağı bu hedefleri takip edeceğiz. Uyuşturucuyla kıyasıya mücadele etmeye hazırız, çünkü uyuşturucu çocuklarımızı, gençlerimizi ve geleceğimizi tehdit ediyor. Daha önce de ifade etmiştim, Türkiye bir salgının arefesindedir, uyuşturucu salgınının. Avrupalı bir çok ülke, ABD, dünyanın bir çok ülkesi bir salgının tam orta yerindedir. Biz bu salgının arefesindeyiz. Dolayısıyla önümüzdeki birkaç yıl, 2019-2020 yıllarında göstereceğimiz performans ülkemizin geleceğini çok önemli ölçüde etkileyecektir." ifadelerini kullandı.

‘MESELA 'ALTIN VURUŞ' DİYE BİR KELİME VAR. YA DA 'KEYİF VERİCİ MADDE' DİYE BİR İFADE VAR. BUNA BENZER İFADELER ASLA KULLANAMAYIZ, KULLANMAMALIYIZ'

Uyuşturucuyla mücadelede basına düşen çok önemli hizmetler olduğunu belirten Recep Akdağ, zaman zaman istemeyerek de olsa özendirici yayınlar yapılabildiğini aktararak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bunların özendirme maksadıyla yapılmadığına ben yüzde 100 eminim. Ama yeterli bilgi olmazsa ya da biraz alelacele yayınlar yapılırsa yanlışlar yapılabiliyor. Mesela 'altın vuruş' diye bir kelime var. Ya da 'keyif verici madde' diye bir ifade var. Buna benzer ifadeler asla kullanamayız, kullanmamalıyız. Alışkanlıklarla bunlar devam ediyor. Bu sürecin bir parçası da çok önemli bir paydaş olarak hem görsel hem yazılı basınımız hem de internet medyasıyla birlikte hareket etmek ve çalışmaktır."



İLGİLİ HABERLER