Bizi takip edin
Bizi takip edin
Siyaset

Darbeciler keşif uçuşu yapmış...



2.06.2017 18:50:05
CHP Trabzon Milletvekili Hukukçu Haluk Pekşen, TBMM Meclis Araştırma Komisyonu’nun hazırladığı 15 Temmuz Darbe Girişimi Raporu’yla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

TBMM’de basın açıklaması düzenleyen Pekşen, Komisyonun hazırladığı raporun darbenin gerçek yüzünü ortaya çıkarmak yerine darbenin üzerini örtmeye çalıştığını ve raporun çelişkilerle dolu olduğunu ileri sürdü.

DARBECİLER KEŞİF UÇUŞU YAPTI

Pekşen, Devletin resmi belgelerine göre darbecilerin Cumhurbaşkanı’nın Marmaris’te kaldığı otelin üzerinden 12 ve 13 Temmuz 2016 tarihlerinde F-16 savaş uçaklarıyla keşif uçuşu yaptığını ve havadan fotoğraflama işlemi yapıldığını söyledi.

Akıncı Üssü İddianamesinin 244. sayfasında savaş uçaklarının keşif uçuşu yaptığı ve fotoğraf çektiği yer almaktadır diyen Pekşen, “12 ve 13 Temmuz günlerinde iki defa Cumhurbaşkanının konakladığı otel üzerinde uçuş yapılmış ve fotoğraf alınmıştır. 12 Temmuz günü 2 adet F-16 savaş uçağı aylık uçuş planlarında olmamasına rağmen otel üzerinde uçmuş ve fotoğraflama işlemi yapmıştır. 13 Temmuz günü de yine uçuş planlarında olmamasına rağmen 2 adet F-16 savaş uçağı Ankara – İzmir gidiş dönüşü için havalanıyor. Ancak güzergahlarında olmamasına rağmen yakıt ikmali bahanesiyle Dalaman istikametinde uçuyorlar. Bu sırada Cumhurbaşkanı’nın konakladığı otelin üzerinden uçarak fotoğraflama işlemi yapıyorlar.” dedi.

Bu uçuşların izi takip edilmiş midir, gerçekten bu uçaklar yakıt ikmali yapmış mıdır, bu konular neden araştırılmıyor? diye soran Pekşen “Devletin resmi belgelerinde yer alan bu durum görmezlikten gelinerek Sözcü Gazetesi’ne operasyon yapılıyor. Bu konu tamamen organize bir eylemdir. Gerçekleri gizlemek için uydurulan bir senaryodur.” dedi.

Diğer önemli bir nokta daha olduğunu belirten Pekşen, “Türk Hava Kuvvetleri’nin en önemli uçaklarından olan ve bütün hava sahasını kontrol ederek bütün koordinatları takip eden C-160 tipi gözlem uçaklarından 2 tanesi darbe girişiminin olduğu 15 Temmuz günü Kayseri’den saat 16.00’da kalkarak 17.00’de Akıncı Üssü’ne iniyorlar. Bu uçaklar çok önemlidir ama nasıl oluyorsa bu uçaklarda aylık uçuş planlarında yer almamasına rağmen darbe günü uçuyorlar. Hava sahasını kapattık diyorlar ancak bu uçakların neden görev dışı olarak uçtuğu araştırılmamış.” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında darbe girişimini ihbar eden Binbaşı’nın ifade tutunağı ile MİT’in hazırladığı raporun ve Genel Kurmay Başkanı Hulisi Akar’ın Komisyonun sorularına verdiği cevapların da çelişkiler barındırdığının altını çizen Pekşen şöyle devam etti, “İhbarı yapan Binbaşı ifadesinde ‘darbe faaliyeti olabileceğini’ belirtiyor ancak ne MİT raporunda ne de Genel Kurmay Başkanının cevaplarında bu konudan hiç bahsedilmiyor. Bu iki belgede de sadece ‘MİT Müsteşarı’na yönelik faaliyet’ olacağı bilgisi yer alıyor. Ancak TBMM Araştırma Komisyonu tarafından hazırlanan raporunun 327. sayfasında ‘suikast girişimi’ 328. sayfasında ise ‘MİT Müsteşarı’nın evine saldırı olacağı’ bilgisi yer alıyor. Neye ve kime inanacağız. Devletin en önemli kurumlarının hazırladığı belgeler tam bir ciddiyetsizlik ve tutarsızlık örneğidir. Bu kadar çelişki sonucunda tabi ki aklımıza soru işaretleri gelecek.”

MİT Müsteşarı’nın darbe girişiminin olduğu 15 Temmuz günü Genel Kurmay Karargahı’ndan Cumhurbaşkanı’nı aradığının raporda yer aldığını hatırlatan Pekşen, MİT Müsteşarı’nın aynı gün, darbe girişimi başladıktan sonra saat 22.03’de Cumhurbaşkanı’nı aradığını, koruma müdürüyle konuştuğunu ve ‘herhangi bir saldırıya karşı tedbirlerinin olup olmadığını’ sorduğunu söyleyerek, Müsteşar ne konuşmuştur, Cumhurbaşkanı’na durumu iletmiş midir, bu durumda bir gariplik yok mudur? diye sordu.

Darbe girişimi ihbarını yapan Binbaşı hakkında da önemli bilgiler veren Pekşen, konuşmasını şöyle sürdürdü, “İhbarı yapan Binbaşı KHK ile ordudan ihraç ediliyor ancak daha sonra yine KHK ile göreve iade ediliyor. Bu arada Kara Havacılık Komutanlığı soruşturmasını yürüten savcı Alpaslan Karabay bu şahsı ifadeye çağırıyor. Ancak ihbarcı Binbaşı bir anda MİT personeli oluyor. MİT personelinin ifade vermesi için izin gerekiyor ve MİT bu şahsın ifade vermesine izin vermiyor. Darbe girişimini aydınlatmak için en önemli kişinin ifade vermesi engelleniyor. Gizlenmek istenen nedir ki bu şahsın ifade vermesi engelleniyor?”



İLGİLİ HABERLER