Bizi takip edin
Bizi takip edin
Siyaset

HKP Genel Başkanı Cumhurbaşkanı'na hakaret davasında: Ben yargılanmam, yargılarım!



20.2.2018 15:30:12
HKP Genel Başkanı Nurullah Ankut, 15Temmuz darbe girişimi sonrası kalem aldığı yazıların derlenmesiyle oluşturulan 'Kanunsuzlar' isimli kitaplarının 2'nci ve 3'üncü ciltlerinde Cumhurbaşkanı'na hakaret ettiği iddiasıyla hakim karşısına çıktı.

İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görülen duruşmanın başında söz alan HKP Avukatları iddianamenin kitaptan bazı bölümlerin cımbızlanmasıyla hazırlandığını, kitabın tamamının okunmadığının belli olduğunu ifade ettiler.

Öte yandan, TCK’nin 299. Maddesine göre dava açılmasının Anayasa’ya aykırı olduğu, söz konusu maddenin tarafsız olan Cumhurbaşkanını korumaya yönelik olduğu; ancak 16 Nisan Referandumu sonrasında Cumhurbaşkanı’nın tarafsızlığı ortadan kalktığı için 299. maddenin de Anayasa’ya aykırı olduğu ve bu nedenle aslında sorgulama bile yapılamayacağı yönündeki taleplerini dile getirdiler.

"BEN YARGILANMAM, YARGILARIM"

Sonrasında söz alan Nurullah Ankut da sözlerine “Ben dünyanın en haklı davasını savunuyorum, ben yargılanamam, yargılarım, itham ederim” diyerek başladı ve Aşık İhsani’nin şu dizelerini aktardı:

“Sen ey savcı, Anayasa ileride

Onu geri itemezsin itemez!

Suçluları bırakıp da suçsuzu

Zindanlarda tutamazsın, tutamaz!”

"FETÖ'NÜN EN BÜYÜK DESTEKÇİSİ AKP'DİR"

Ankut, Cumhuriyet’in yakın tarihinde yaşanan en büyük suçun 15 Temmuz olduğunu ve onu gerçekleştiren FETÖ’nün de en büyük destekçisinin Erdoğan olduğunu ifade etti.

AKP-FETÖ ortaklığının tesadüfi bir birliktelik olmadığını söyleyen Ankut, 2000-2008 yılları arasında FETÖ’nün genişleme dönemine girdiğini ve 2008’den sonra devletin kilit kademelerini ele geçirerek kendine karşı olanları tasfiye etmeye başladığını belirtti. Ankut, Zekeriya Öz’ün altına zırhlı aracı verenin de Erdoğan olduğunu, kumpas davaları için de “bu davanın savcısı benim” diyerek iş birliğini çekinmeden dile getirdiğini ifade etti.

"SARAYIN KAÇAK OLDUĞUYLA İLGİLİ DAVALAR VAR"

Ankut, yine iddianamede suç olarak geçen ‘Kaçak Saraylı’ ifadelerinin de doğru olduğunu, Ankara İdare Mahkemeleri’nin arazi ile ilgili “SİT alanıdır, imara açılamaz” yönünde kararları olduğunu hatırlattı. Erdoğan’ın ise bunun karşılığında “ben o sarayı yaptıracağım, gücünüz yetiyorsa engelleyin” dediğini söyleyen Ankut, yine Erdoğan’ın “AYM kararını tanımıyorum, saygı da duymuyorum”  sözlerini aktardı ve şöyle konuştu:

‘AYM kararını tanımıyorum, saygı da duymuyorum’ diyen adam bugün hukuku araç olarak kullanarak bizi susturmaya çalışıyor. Mahkemenizi ve sizi de bunun için araç olarak kullanmaya çalışıyor.

"ORTADA CUMHURBAŞKANI FALAN YOK"

Ankut, Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olma niteliklerini taşımadığını belirterek “aslında ortada bir Cumurbaşkanı falan yok” dedi. Ankut, Erdoğan’ın diplomalarının sahte olduğunu Ergun Poyraz’ın Diplomasız isimli kitabında ortaya koyduğunu ve kitaptan bazı bölümlerin de kendi yazılarında yer aldığını söyledi.

Nurullah Ankut, mahkemeye yanında getirdiği BOP haritasını vererek, haritada Türkiye’nin üç parçaya bölünmüş halde göründüğünü, Erdoğan’ın da “BOP’un eşbaşkanıyım” dediğini söyledi. Ankut, “Türkiye Cumhuriyeti’nin bir temsilcisi bunu nasıl söyler, bu haritayı nasıl savunur? Bu vatana ihanet değil de nedir? Açılım-saçılım hikayeleri de BOP doğrultusunda hayata geçirilmiştir. O dönemde Erdoğan Vali ve Kaymakamlar’a operasyon yapmama emri verdiğini söylemiştir. Tamamen BOP doğrultusunda hareket etmiştir” dedi.

"MUHAKKAK YARGILANACAKLAR"

Nurullah Ankut, Yunanistan işgali altında bulunan 18 Adanın da AKP tarafından peşkeş çekildiğini, Dışişleri Bakanlığı’nda diplomat olan Basat Öztürk’ün MGK toplantısı sırasında bir AKP’linin “Adalar AKP’nin bilgisi dahilinde işgal edildi” sözlerini Milli Savunma Bakanı Eski müsteşarı Ümit Yalım’ın aktardığını ifade ederek, “Bu durum vatana ihanettir. Bu suçlarından dolayı da muhakkak yargılanacaklardır” dedi.

Nurullah Ankut’un savunmasının ardından söz alan HKP avukatları, kitapta belge niteliğinde alıntılar yapılan Abdüllatif Şener, Ergun Poyraz, Nuhmete Yüksel, Abdurrahim Karslı, Basat Öztürk, Ümit Yalım’ın dinlenmesini talep ederek Erdoğan’ın diploması olduğunu ileri sürdüğü Eyüp Lisesi ile Marmara Üniversitesi’nden diplomaların talep edilmesini istedi. Mahkeme ise bu talepleri reddederek davayı 26 Haziran tarihine erteledi.

Nurullah Ankut, duruşma sonrası Çağlayan Adliyesi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada duruşmayı takip etmek için gelen HKP'liler de flama ve pankarlarla adliye önündeydiler.

"ÇELİK BİLEZİKLE TANIŞACAKLAR"

HKP’nin On Beşlerin, Mahirlerin, Denizlerin, Kıvılcımlılar’ın tek haklı ve meşru devamcısı olduğunu belirten Ankut, “Hiçbir kimse bizi korkutamaz, yıldıramaz. Kararlılığımızı sınayamaz. ABD İşbirlikçisi AKP’giller sanıyorlar ki bizi yargılayabilecekler, hayır! Meşru ve haklı bir davayı savunanlar asla yargılanamazlar. Sadece yargılarlar ve mahkum ederler. Kendi mahkemelerinde de  söyledik. Bütün bu ihanetlerinden, yargıyı, eğitimi ve laik cumhuriyeti çökerttiklerinden dolayı, 18 Ege Adamızı Yunanistan’a peşkeş çektiklerinden dolayı, Ortadoğu’da on milyon civarında Müslüman’ın katledilmesinden, ABD ve AB Emperyalist haydutlarıyla suç ortaklıkları ettiklerinden dolayı eninde sonunda bu mahkemelere gelecekler dedik. Hukuka ve vicdanına bağlı yargıçlar karşısında işledikleri bütün suçların hesabını bir bir verecekler dedik” ifadelerini kullandı.

Ankut sözlerini şöyle noktaladı:

Nereye giderlerse gitsinler, nereye çıkarlarsa çıksınlar. Sonunda mutlaka çelik bilezikle tanışacaklardır. Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!











İLGİLİ HABERLER