Bizi takip edin
Bizi takip edin
Siyaset

Komünist kadınlardan 8 Mart yürüyüşü



8.03.2018 22:28:13
Türkiye Komünist Partisi üyesi kadınlar İstanbul'da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yürüyüşü düzenledi.

Kadıköy Bahariye Caddesi'ndeki halk eğitim merkezi önünde toplanan TKP'liler, Altıyol'a yürüdü. Burada Komünist Kadınlar bir basın açıklaması düzenledi.

Komünist Kadınlar adına konuşan Zelal Özgür Durmuş'un yaptığı açıklamada, ''Eşitsizliğin, gerici baskı ve tehdidin, taciz ve tecavüzlerin kaynağı olan kapitalizmde değil, kuruluşundan itibaren kadınların eşit unsurlar olduğu aydınlık Türkiye’de yaşayabilmek için tüm kadınları sosyalizm mücadelesini güçlendirmeye, birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz'' ifadeleri yer aldı.

Açıklamanın tamamı şu şekilde:

Dünyada ve Türkiye'de kadınlar daha ucuza çalıştırılıyor, ayrımcılığa maruz kalıyor, şiddet görüyor. 

Türkiye’de ancak üçte biri çalışabilen kadınların yarısı kayıt dışı ve güvencesiz çalıştırılıyor. Erkeklerin aldığı 2,6 liralık saat başı ücret, söz konusu kadınlar olduğunda 1 liraya düşüyor. Kadınlar işyerlerinde daha fazla mobbinge, baskıya ve tacize maruz kalıyor. Kadınların mesaisi hiç bitmiyor. Yoğun çalışma saatlerinin ardından evine gittiğinde ailenin bakımı ve ev işleri kadını bekliyor.

 

Kapitalizm sömürmeye devam ederken eşitsizliği toplumun her alanına yayıyor ama en çok kadınları hedef alıyor. Kadının evde kalıp ailesinin bakımını mı üstleneceğine yoksa düşük ücretle ve esnek olarak patronlar için mi çalışılacağına ise gericilik karar veriyor. Kadının nerede güleceğine, kaç çocuk doğuracağına, ne zaman işe başlayacağına, ne giyeceğine karışılıyor. Kapitalizm ve gericilik birbirinden beslenen, ayrılmaz bir bütün olarak ve yıkılmak üzere karşımızda duruyor.

Her gün 1 kadın cinayeti işleniyor, her üç kadından biri şiddete uğruyor, her 4 saatte 1 kadına tecavüz ediliyor. Buna rağmen gericilik kadına saldırmaya devam ediyor. Ayrımcılık ve aşağılamaya maruz kalan kadınların cinayet zanlıları ise “iyi hal” ceza indirimleri alıyor. Çocuk yaşta evliliklere yasal kılıflar bulunuyor, çocuk istismar paketlerine “zina” dahil ediliyor.  Bunca kadın istemediği evliliklere zorlanırken, medeni hukuk yok sayılıyor, müftülere nikah yetkisi veriliyor.

Kapitalizm insanlığa hiçbir umut ve gelecek vaadi sunamıyor. Sermaye sınıfı iktidarını toplumsal çürümeyle, gerici ideoloji, baskı ve zorlamayla sürdürüyor. Düzen içi arayışların ve çarelerin sonu yine kördüğüm olmuş bir umutsuzlukla noktalanıyor. Sermaye düzeni bir türlü dikiş tutmuyor. İlerisini düşünmek için önce biraz nefes alalım dedikçe kapitalizm beterin beteriyle karşımıza çıkıyor.

Komünist kadınlar uzayan iş saatleri, esnek çalışma ve geçici işçilikle kadınların sömürü oranlarını katlayan, toplumsal yaşamda kadına ikincil roller biçen, evde ve sokakta kadına uygulanan her türlü şiddetin nedeni olan kapitalizme karşı kavgaya davet ediyor. Yaratılmaya çalışılan, "hayır" demeyen, biat eden toplumda; Komünist Kadınlar emeğimize, bedenimize ve yaşamımıza el koyulmasına “hayır” diyor.

Bizler, ne eşitlik, ne özgürlük, ne de adalet veremeyecek olan kapitalizmde yaşamak istemiyoruz.  Eşitlik içinde çalışabilmek, kimsenin korumasına ihtiyaç olmadan özgürce dolaşabilmek, ne giyeceğimize, anne olup olmayacağımıza, nasıl yaşayacağımıza kendimiz karar vermek istiyoruz.

Sosyalizm bir tercih değil, insanlığın kurtuluşu için tek çare ve bir zorunluluk olarak önümüzde duruyor.

Eşitsizliğin, gerici baskı ve tehdidin, taciz ve tecavüzlerin kaynağı olan kapitalizmde değil, kuruluşundan itibaren kadınların eşit unsurlar olduğu aydınlık Türkiye’de yaşayabilmek için tüm kadınları sosyalizm mücadelesini güçlendirmeye, birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.'



İLGİLİ HABERLER