Bizi takip edin
Bizi takip edin
Siyaset

Akşener'den dolar uyarısı



16.5.2018 15:03:24
Meral Akşener önlem alınmazsa doların çok yakında 5 lira olacağını söyledi.

İYİ Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Meral Akşener, partisinin genel merkezinde gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Dövizdeki yükselişe ilişkin Akşener, "Bu toplantının ikinci nedeni ise malumunuz, ekonomideki büyük savrulmadır. Deprem olması için seçimleri bekleyenler, nerede yaşıyorlar, kimlerin diliyle konuşuyorlar bilemem, ama Türkiye'de yaşamadıkları, Türkçe konuşmadıkları kesindir. Dolar aldı başını gidiyor, ülkemizin durumu, uçuruma yuvarlanacak bir otobüse benziyor. Ve maalesef, hepimizin içinde olduğu o otobüsün direksiyonunda da, yorgun bir şoför var. Yorgun şoförün direksiyon başında oturma ısrarı sorumsuzluktur. O yorgun şoför, Londra'da, yine sorumsuz, sorumluluktan uzak bir konuşma yaptı. Direksiyon o yorgun şoförün elinden alınmazsa, ülkemizin o otobüsün içinden canlı çıkma ihtimali yoktur" ifadelerini kullandı.

“2018 YILI HEDEFLERİ, DAHA BEŞİNCİ AYIN BAŞINDA, TÜKENMİŞ VE BİTMİŞTİR”

Akşener, "Ekonomi, öngörü isteyen, aşağı yukarı tahminler yapılması gereken bir alandır. Bırakın uzun vadeli tahmin ve hedefleri, resmi ağızlardan sabah yapılan açıklamaların, akşama kalmadan geçersizleştiğine şahitlik ediyoruz. Balon misali patlayan, 2023 hedefleri bir kenara, Sayın Erdoğan ve ekibinin, 2018 yılı hedefleri, daha beşinci ayın başında, tükenmiş ve bitmiştir. Uzun dönemdir süregelen, ekonomideki sapma eğilimi, artık çözülme sürecine girmiş durumdadır" dedi.

“KİMSE, ÜLKESİNİN EKONOMİSİNİ, HEM DE ULUSLARARASI BİR ORTAMDA, KENDİ ŞAHSINDA TOPLAYAMAZ”

Akşener, "Son birkaç yıldır, yerli ve yabancı bütün analizler, Türkiye'nin, en kırılgan ekonomilerin başında geldiğini, ortak kanaat olarak vurguluyor. Enflasyon ve faiz sarmalı, tekrar ortaya çıkmıştır. Devam etmesi yıkıcı etkilere yol açacaktır. Sayın Erdoğan'ın yurtdışında, ekonomi konusunda, yaptığı konuşma, Türk ekonomisinin sahipsizliğini, atta ondan öte, temel ekonomik realitelerden bile kopuk bir anlayışla zorlandığını, dünya kamuoyuna göstermiştir. Kimse, ülkesinin ekonomisini, hem de uluslararası bir ortamda, kendi şahsında toplayamaz. Aklı başında hiç kimse, bağımsız olması gereken kurumlara, seçim sonrası müdahale edeceğini söyleyemez ve halkı korkutmaktan beslenemez" açıklamasında bulundu.

“TÜRKİYE, AĞZINDAN ÇIKAN LAFLARA MUKAYYET OLAMAYAN BİRİ TARAFINDAN YÖNETİLİYOR”

Akşener, "Türkiye, ağzından çıkan laflara mukayyet olamayan biri tarafından yönetiliyor. Seçmeni korkutarak seçim kazanmak gibi, kendi çıkarlarına, ülkeyi feda eden yaklaşım kabul edilemez. Bunu, en üst düzeyde bir sorumsuzluk örneği olarak görüyoruz. Başından beri söylediğimiz gibi 'ekonomiyi güven yönetir.' Siyasi iradenin en temel görevi bu güveni sağlamaktır. Ekonomide yapılması gereken, hukuk devleti ve piyasa koşullarının işlevselliğidir. Konularında deneyimli ve başarılı geniş bir kadro içerisinde yeterli hazırlığımız var. Dünya öyle bir dünya ki, ne ekonomi, ne de siyaset, boş laflarla yürütülme dönemini, çoktan geçmiştir. Siyasetçinin, kendine aşık her boş lafının bedelini, millet öder, zaten ödüyor da. Biz diyoruz ki, Eğer, işin ehli olanlar, Türkiye'yi yönetirse, o yorgun şoförün elinden, o direksiyon alınırsa, ülkemiz uçuruma yuvarlanmaktan kurtulacağı gibi, yoluna da, huzur ve güvenle devam edebilir" ifadelerini kullandı.

“EĞER, BİR ŞEYLER YAPILMAZSA, ÇOK YAKINDA 5 LİRA OLACAK”

Önlem alınmazsa doların çok yakında 5 lira olacağını söyleyen Akşener, söyle konuştu:

"Anlaşılmıştır ki, ekonomide hiçbir maliyet, bugünkü yönetimin devamından, daha yüksek olamaz. Yaşananları önce anlamak lazımdır ki, çözümleri doğru konabilsin. Size, içinde bulunduğumuz ekonomi denizinde, ne yaşıyoruz, başımıza ne geliyor özetleyeyim; Türk Lirası, yılbaşından bu yana, yüzde 12 değer kaybetmiş. Krizdeki Arjantin Peso'sundan sonra, en fazla değer kaybeden para birimine sahibiz. 

Gecen Eylül ayında, 3.40 olan dolar, bugün neredeyse 4.5 Lira. Eğer, bir şeyler yapılmazsa, çok yakında 5 lira olacak. Paramızın değer kaybetmesi, ithal ettiğimiz gübreyi, mazotu pahalılaştırıyor. Yediğimiz ekmeği, sebzeyi, evimizde kullandığımız elektriği, arabamıza aldığımız benzinin fiyatını artırıyor, artırmaya da devam edecek. Yani diğer bir deyişle enflasyonu artıracak. Enflasyonun artması demek, fakirleşiyoruz demektir. Dış borç ödemesi olan şirketlerimizi zor duruma düşürecek. Dövizin artması ithal girdi kullanıp üretim yapan şirketlerimizin girdi maliyetini artıracak, üretimlerini zora sokacak. Bu şirketler, ya işçi çıkaracaklar, işsizliğe yol açacaklar, ya da fiyatlarını arttıracaklar ve bu bize, enflasyon olarak tekrar geri dönecek. Fakirleşme hızımız artacak.

Peki paramız neden değer kaybediyor? Bu sorunun kısa cevabı, Ak Parti iktidarına ve Cumhurbaşkanına, artık güven kalmadığı için, değer kaybediyor olmasıdır. Onların, doğru para politikaları uygulayacağına yerli ve yabancı yatırımcılar inanmıyorlar. Paralarını dışarıya çıkarıyorlar. Elinde dövizi olan halkımız da tabi ki elindeki dövizi bozdurmuyor, çünkü onlar da hükûmete güvenmiyor. Dövizi olmayan da, elinde zar zor biriktirdiği tasarruflarının enflasyon yüzünden eriyip gitmemesi için döviz alıyorlar. İyi de kurumlarımıza ve hükûmete neden güven duyulmuyor? Çünkü; Bu iktidarının özellikle son 5 yılında, Merkez Bankası'nın eli ayağı bağlandı. Siyasi baskılar sonucunda Merkez Bankası, enflasyonu kontrol etmeyi bırakıp takip edici konuma itildi.

Merkez Bankamızın halk gözünde, yatırımcı gözünde güveni sarsıldı. Son 5 yılda, enflasyonun düşürülmesine izin vermeyen hükûmet, faizlerin de yüksek kalmasına yol açtı. Haliyle yüksek faizden borçlanmak istemeyen şirketlerimiz de, dışarıdan dolarla borç almaya başladı. Bu durum öyle bir hal aldı ki önümüzdeki, 12 ay içerisinde Türkiye 240 milyar dolar civarında para bulmak zorunda. Böylece bu para ile bankaların, şirketlerin ve kamunun, önümüzdeki 12 ay içerisinde vadesi gelen, 186 milyar dolarlık borcu ödesin. Ekonomimizin ihtiyacı olan ithal enerjiyi, girdileri, malları ve hizmetleri satın alabilmek için, 50-55 milyar dolara ulaşan cari işlemler açığını finanse etsin. Bu para nasıl gelecek? Ya borçla gelecek ya kısa vadeli sıcak para dediğimiz portföy yatırımları ile gelecek. Ya da en güzeli olan, uzun vadeli, doğrudan dış yatırımlarla ülkemize gelecek."



İLGİLİ HABERLER