1973 Tunceli doğumlu İstanbul Sarıgazi’de ikamet eden üç çocuk annesi Yazgül Gül, 1999 depreminin ardından gelen kriz döneminde elektrikçi olan eşinin dükkanın battığını ve o ödenme çocuklarının küçük olmasına rağmen ev ekonomisine destek vermek için çalışmaya başladığını söyledi. “Ben bir ev emekçisiyim. Çocuk bakıyorum” diyen Gül, yaklaşık 20 yıldır bu işi yaptığını ve şimdi de 7’inci çocuğa baktığını ifade etti. “yıllarca emek verdim bu sayede de 3 kızımı okuttum” diyen Yazgül Gül, şunları söyledi:
“Bakıcı piyasası işte. Bugün yani 2 bin 500 lira, artı sigorta. Bu rakamla geçinmek mümkün mü? Ben kendimden size örnek verdim. Bin lira kiram var, bin lira da faturalarım. İşte geri kalan 500 lira ile çocuklarımla hayatımı nasıl idam ettirebilirim? Şu anda evime yakın çalışıyorum yürüyerek gidip geliyorum Ama daha önce Erenköy’de, Ataşehir’de, Küçükyalı’da, Çekmeköy’de çalıştım. Yani iki araç değiştirdiğim, 3 araç değiştirdiğim de oldu. Aşağı yukarı çalışma saatim 9 ila 11 saat arası. Yani şimdi bir ev ortamındasınız ev ortamında çocuğunuzun ne kadarlık olduğuna bağlı. İşte 6 aylık bir bebeği kucağınıza alıp oturabiliyorsunuz ama üç yaşındaki bir erkek çocuğunuz varsa onunla bütün gün parklarda dışarılarda ya da evin içerisinde saklambaç köşe kapmaca oynayabiliyorsunuz. Bir rutininiz yoktur. Çocuk çok başka bir şeydir. Enerjisi çok başka bir varlıktır çocuk. Sürekli sizin ona bir şeyler katmanız lazım, sürekli sizin üretmeniz lazım. ‘Ne iş yapıyorsun?” diye sorular. “Aaa iyi evde çocuk bakıyorsun” diyorlar. Ya evet evin içerisindesin ama hakikaten çocuğun enerjisine yetişmek çok zordur. Evet, enerjisi çok güzel, sevgisi çok güzel. Onları anlatırken gözlerimin içi gülüyor. Ama kesinlikle çok enerjinizin olması olması lazım çocuğa.”
















