Xinhua’da yer alan habere göre Ukrayna’daki durumun bu noktaya gelmesinin üzücü olduğunu söyleyen Wang, BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi olan Çin’in kendi pozisyonunu ve politikasını her zaman meselenin esasına göre belirlediğini sözlerine ekledi.
Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in kısa süre önce Fransa ve Almanya’nın liderleriyle yaptığı video zirvesinde Çin’in temel tutumunu en yetkili ağızdan açıkladığını kaydeden Wang, Çin’in tüm önlemlerinin “dört zorunluluk” temelinde alındığını söyledi. Wang ayrıca Çin’in barış görüşmelerini ilerletmeye kararlı olduğunu ve çatışmaların başladığı günün hemen ertesinde Rusya ve Ukrayna’yı yüz yüze müzakere yürütmeye teşvik etmeye başladığını söyledi. Wang, Çin tarafının, diplomatik müzakereler ve ihtilafın çözümü için ancak uluslararası toplumun barış görüşmelerini ilerletme çabalarını güçlendirerek alan açılabileceğini her zaman savunduğunu ve Çin’in buna kendi yoluyla katkıda bulunmaya devam edeceğini sözlerine ekledi. Yaptırımların hiçbir zaman sorunları çözmenin etkili bir yolu olmadığını söyleyen Wang, yaptırımların sınırsız şekilde artırılmasının yalnızca pandeminin patlak vermesinden sonra güçlükle ilerleyen küresel ekonomik toparlanmayı daha da kötüleştirmekle kalmayıp aynı zamanda çelişkileri daha da artırıp karmaşık hale getireceğini de sözlerine ekledi.
Çin Dışişleri Bakanı, çatışmaya taraf olmayanlar arasındaki normal uluslararası ekonomik ve ticari değişimlerinin etkilenmemesi gerektiği ve çok sayıda ülkenin meşru hak ve çıkarlarının ciddiyetle korunması gerektiği uyarısında bulundu. Cassis ise bunun, 70 yıldan daha uzun bir süredir Avrupa’da patlak veren en büyük savaş olduğunu, çok sayıda sivilin yerinden olmasına ve ekonomik toparlanma, küreselleşme ve çok taraflılık üzerinde ciddi olumsuz etkilerinin olduğunu söyledi. İsviçre Konfederasyonu Başkanı, İsviçre’nin de diplomasinin sorunu ele almanın en doğru yolu olduğuna inandığını ve uzlaşmazlıkların diyalog ve müzakereler yoluyla çözümünden yana olduğunu söyledi. İsviçre’nin Rusya ve Ukrayna ile diyaloğu sürdürdüğünü ve Rusya’nın çok taraflı kuruluşlardan dışlanmasını desteklemediğini söyleyen Cassis, İsviçre’nin tarafsız ülke statüsünü korumaya devam edeceğini ve diplomatik arabuluculuk ve barış görüşmelerinin teşviki için iyi niyetli girişimlerde bulunacağını sözlerine ekledi. Wang, Çin’in Ukrayna’da oluşacak daha büyük çaplı bir insani krizi önlemek için altı maddelik bir inisiyatif ortaya koyduğunu, Ukrayna’ya iki parti halinde acil insani yardım sağladığını ve Ukraynalı komşu ülkelerin yerinden edilmiş Ukrayna halkını yeniden yerleştirmesine yardımcı olduğunu vurguladı. Wang, Çin ve İsviçre’nin Ukrayna’daki durumla başa çıkmak için, ateşkes sağlamak, çatışmayı mümkün olan en kısa sürede sona erdirmek ve insani bir krizden kaçınmak olarak sıralanan kısa vadeli hedeflerinin aynı olduğunu sözlerine ekledi. Wang, uzun vadede tüm tarafların karşılıklı meşru kaygılarını gidermesi ve dengeli, etkili ve sürdürülebilir Avrupa güvenlik çerçevesini inşa etmenin yollarını bulması gerektiğini söyledi.
Çin’in İsviçre’nin kalıcı tarafsızlık konusundaki kararlılığını ve uluslararası ilişkilerde köprü kurucu rolünü takdir ettiğini kaydeden Wang, Çin’in İsviçre’nin kendi rolünü oynamasını beklediğini ve İsviçre ile iletişim ve koordinasyonu güçlendirmeye hazır olduğunu söyledi. Cassis ise, Avrupa güvenlik çerçevesinin yeniden inşa edilmesi gerektiği konusunda hemfikir olduğunu söyledi. İsviçre’nin Çin’in önemli bir ülke statüsüne ve uluslararası etkisine büyük önem verdiğini belirten Cassis, İsviçre’nin Çin ile işbirliğini güçlendirmenin yollarını aramaya ve diplomatik bir çözüm arayışında ortak yapıcı bir rol oynamaya istekli olduğunu da sözlerine ekledi.
















