Yön Haber
YÖN Radyo
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Podcast
Video
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yön Haber
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Yön Haber
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Siyaset

Özdağ’dan sert sözler: Erdoğan 2009’dan beri casusluk örgütü olduğunu biliyordu

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, “2009’dan itibaren Recep Tayyip Erdoğan, FETÖ’nün bir casusluk örgütü olduğunu biliyordu. 2009’da Recep Tayyip Erdoğan’ın önüne, Türkiye’de bir yabancı servisin yaptığı istihbarat operasyonun dosyası, Türk istihbaratçılar tarafından götürüldü." dedi.

Yayınlanma Tarihi: 2 Ekim 2022 - 19:04:21
Güncelleme Tarihi: 2 Ekim 2022 - 19:04:21
Ümit Özdağ’dan altılı masaya ‘Mansur Yavaş’ çağrısı
PAYLAŞPAYLAŞPAYLAŞWechat

Ümit Özdağ, partisinin bugün Ankara’da toplanan Olağanüstü Büyük Kongresi’nde konuştu. Özdağ, özetle şunları söyledi:

 

“GELECEK ON YILLARDA DÜNYA SİYASETİNE BU GÖÇLER VE BU GÖÇLERİN NEDEN OLDUĞU SAVAŞLAR DAMGASINI VURACAK”

“Bugün yaşadığımız derinliklerdeki krizi ancak dünya, İkinci Dünya Savaşı döneminde yaşamıştı. Neoliberal küreselleşme, 2008 finansal krizinden sonra uğradığı büyük çöküşü aşamadan korona salgını döneminde son ağır darbeyi aldı. Küresel ekonomik ve politik düzen yıkılmaya başladı. Küreselleşme çökerken milli devletler ve milli ekonomiler geri dönmeye başladılar. Ancak, 40 yıllık küreselleşme sürecinin kurumları ve araçları, bu yeni yaşadığımız dönemin ihtiyaçları ile uyum içinde değil, aksine çelişki içinde. Bu da krizi daha da ağırlaştırıyor. Ekonomik krizin ancak küresel savaş ile aşılabileceğine olan inanç da gelişiyor. Küresel krizi daha da ağırlaştıran bir husus var; o da küresel ısınma.

Küresel ısınma ile tarımda verimlilik düşüyor, açlık yaygınlaşıyor, temiz su kaynakları azalıyor ve kitlesel göçler başlıyor. Bu kitlesel göçler, gelecek 30 yıl içinde de devam edecek. Ülkemiz, sadece Suriye’den ve Afganistan’dan stratejik göç mühendisliği ile göç almıyor. Artık Pakistan’dan ve Afrika’dan küresel ısınma nedeni ile de göç alıyoruz ve gelecek on yıllarda dünya siyasetine bu göçler ve bu göçlerin neden olduğu savaşlar damgasını vuracak.

 

“2009’DAN İTİBAREN RECEP TAYYİP ERDOĞAN, FETÖ’NÜN BİR CASUSLUK ÖRGÜTÜ OLDUĞUNU BİLİYORDU”

Türk milleti, sadece büyük dış sorunlar ile karşı karşıya değil. Aksine, bu dış sorunlar kadar büyük, hatta onlardan daha da tehlikeli iç sorunlarımız da var. Ağır bir devlet krizi yaşıyoruz. Biz, 4 bin seneden beri devleti olan bir milletiz. Tarihte sadece iki tane millet var; biz Türkler ve Çinliler, 4 bin seneden beri milleti olan.

Biz öyle bir döneme geldik ki bu dönemde Erdoğan var. 2009’dan itibaren Recep Tayyip Erdoğan, FETÖ’nün bir casusluk örgütü olduğunu biliyordu. 2009’da Recep Tayyip Erdoğan’ın önüne, Türkiye’de bir yabancı servisin yaptığı istihbarat operasyonun dosyası, Türk istihbaratçılar tarafından götürüldü. Bu operasyonda FETÖ’nün nasıl aktif görev aldığını anlayınca Erdoğan, Başbakanlık’ta, odasında dosyayı fırlattı ve şöyle bağırdı; ‘Bunlar casus’. Peki madem casus olduklarını biliyordun, neden 2010’da referanduma bunlarla gittin? Neden casus olduğunu biliyordun bunların?

 

“ÖN GÖRÜŞSÜZ POLİTİKA İLE DOĞU AKDENİZ’DE VE ORTA DOĞU’DA BİZİ YALNIZLAŞTIRDILAR VE BİRÇOK KOMŞUMUZU YUNANİSTAN’IN, KIBRIS’IN RUM KESİMİ’NİN KUCAĞINA ATTILAR”

Devlette liyakat ilkesi terk edildi; devlet bürokratlarının yerine yeteneksiz ve cahil, parti bürokratları aldı. Yargı, bağımsızlığını yitirdi; FETÖ 15 Temmuz sonrasında sözde tasfiye edildi, ancak yargı hâlâ cemaatlerin ve tarikatların kontrolünde. AKP’li avukatlar hâkim yapıldı, adaletsiz dağıtım yeni bir boyut kazandı. Özetle AKP’nin devleti ve Türk ordusunu tahrip etme süreci ne yazık ki devam ediyor. Yaşadığımız devlet krizi, sadece devletin iç yapısını değil, devletin dış politikasını da tahrip etti. Dışişleri Bakanlığı gibi uzmanlık gerektiren bir bakanlığa, ‘kakara makara’ büyükelçiler, Taliban kafalı diplomatlar, parti komiserleri ve tek görevleri reisin muhasebe müdürlüğünü yapmak olan büyükelçiler ile dolduruldu. Dış politikamızı, milli bir çizgiden Müslüman Kardeşler eksenine oturttular. Arap’tan fazla Arapçı, Filistin’den fazla Filistinci, Hamas’tan fazla Hamasçı oldular. Bu ön görüşsüz politika ile Doğu Akdeniz’de ve Orta Doğu’da bizi yalnızlaştırdılar ve birçok komşumuzu Yunanistan’ın, Kıbrıs’ın Rum kesiminin kucağına attılar.

 

“TÜRKİYE’YE MİLYONLARCA SIĞINMACIYI DOLDURMANIN AMACI, GÜNÜ GELDİĞİNDE TÜRKİYE’DE İÇ SAVAŞ BAŞLATMAKTIR”

‘Ne mutlu Türküm diyene’ diye haykırıyoruz ama biz Türkler mutlu değiliz. Hayır değiliz, çünkü Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik krizini yaşıyoruz. İthalata dayalı, üretimi tasfiye eden bir ekonomik politika izlemişler. İhracatı tamamen dışlamışlar ve iç talebi artırıp ‘bunu kredi ile ödeyin’ demişler. İmalat sanayisini tasfiye ederken her şeyi betona yatırmışlar. Fabrika yerine AVM ve rezidanslara dayanan beton ekonomisi sürdürülmüş. Bugün, nüfusun yüzde 1’i milli gelirin yüzde 24’ünü alırken nüfusun yüzde 50’si ancak yüzde 14’ünü alıyor. Bu, soyulduğumuzun göstergesi. Bütün bu ekonomik krizi, devlet krizini daha da ağırlaştıran bir kriz var ki o da sığınmacılar krizi. Türkiye, dünya tarihinin en büyük göçü ile karşı karşıya. 13 milyon kaçak sığınmacı geldi. Geçici koruma altındaki Suriyeli sayısı 6 milyon 707 bin, uluslararası koruma altındaki 570 bin, ikamet izni olanların sayısı 2 milyon 600 bin, vatandaşlık alan Suriyeli sayısı 1 buçuk milyon, vatandaşlık alan diğer milletler sayısı 250 bin; kaçak Afgan sayısı 1 milyon 750 bin. Toplam 11 milyon 482 bin ediyor. Bunların içerisinde Afrika’dan gelenler yok. Hiçbir devlet, böyle büyük bir göçü kaldıramaz. Şehirlerimiz, mahallerimiz sessiz bir şekilde istila edilirken, dünyanın en kalitesiz nüfusu Türkiye’yi işgal ederken kendi ülkelerinde ilkokul mezunu bile olmayanlar ile adeta Orta Doğu’nun çöplüğüne dönüyor ülkemiz. Öte yandan AKP’nin baskıcı politikalarından dolayı genç doktorlarımız, avukatlarımız, eczacılarımız yurt dışına kaçıyorlar. Türkiye’ye milyonlarca sığınmacıyı doldurmanın amacı, günü geldiğinde Türkiye’de iç savaş başlatmaktır.

 

“KADINLARA YÖNELİK DAYATMALARIN, BASKILARIN, ŞİDDETİN OLMADIĞI BİR TÜRKİYE İSTİYORUZ”

Değerli kadınlar, siz de gençler gibi öfkelenmekte haklısınız. Çocuklarınıza istediğiniz eti, sebzeyi alamadığınız, onun istediği yemekleri yapamadığınız için öfkelisiniz. Pazarda daha ucuza sebze, meyve bulmak için dolaştıktan ve yarı boş file ile eve dönmekten dolayı öfkelisiniz. Sokaklarda, metroda sığınmacıların size saldırgan gözlerle bakmasından dolayı öfkelisiniz. Birisi ‘Kadın mıdır, kız mıdır bilemem’ diye konuştuğu için öfkelisiniz. Biz de Zafer Partisi olarak diyoruz ki “Bu maymunların canı cehenneme’. Kadınlara yönelik dayatmaların, baskıların, şiddetin olmadığı bir Türkiye istiyoruz. Kadınların kendi ayakları üzerinde seçim yapma özgürlüklerinin kısıtlanmadığı bir ülke istiyoruz.

Dört sene içerisinde kesin ve kararlı adımlarla neler yapmak istediğimizi sizinle paylaşmak istiyorum: Tarımda Hollanda, sanayide Almanya, eğitimde Japonya, sağlıkta Kanada, bilimsel araştırmalarda ABD gibi bir Türkiye istiyoruz. Üniversite öğrencilerinin tek kişilik odalarda kaldıkları devlet yurtları olan, okulda geniş bahçeleri içerisinde spor tesisine sahip olduğu, ileri teknoloji geliştiren üniversitelerin sanayi ile güçlü iş birliği yaptığı, okulların geniş bahçeleri içinde spor tesislerin sahip olduğu, göçlerin durdurulduğu ve geri çevrildiği bir Atatürk Türkiye’si istiyoruz.

 

“13 MİLYON SIĞINMACI VE KAÇAK GERİ DÖNÜNCE ENFLASYON YÜZDE 15, YÜZDE 20 DÜŞECEK”

İlk işimiz, 13 milyon sığınmacının, kaçağın Anadolu Kalesi projesi ile yurtlarına geri dönüşünü sağlamak olacak. 13 milyon sığınmacı vatanlarına dönmeden ülkemiz yaşadığı ekonomik krizi aşamaz, aksine ekonomik kriz daha da derinleşir… Türk milletinin kimseden izin almaya ihtiyacı yoktur bu geri dönüş için. 13 milyon sığınmacı ve kaçak geri dönünce enflasyon yüzde 15, yüzde 20 düşecek. Hayat ucuzlayacak, kiralar azalacak, gayrimenkul fiyatları düşecek, hastanelerde hasta sayısı azalacak.”

PaylaşPaylaşGönderPaylaşPaylaş
reklam metni reklam metni reklam metni
Önceki İçerik

Anhui’de geleneksel Çin tıbbında kullanılan bitkileri yetiştirmek için 10 üs inşa edilecek

Sonraki İçerik

83 yaşındaki Hürü Tilki: Canım lahana istiyor, alamıyorum

İlgili İçerik

CHP’li Emre: “Bir nesil gözümüzün önünde kayıp gitmektedir”
Siyaset

CHP’li Emre: Yasada olmayan, yasanın aksini uygulayan bir hukuk düzeni var

Saadet Partisi’nden ABD ve İsrail’e protesto
Siyaset

Saadet Partisi’nden ABD ve İsrail’e protesto

CHP’li İlgezdi: Kafdağı’na da gömseniz, yasanın utancını gizleyemezsiniz
Siyaset

CHP’li İlgezdi: “Gıda fiyatlarındaki artışın sebebi savaş değil, AKP’dir”

CHP’li Bulut: “Uygulanan ekonomi politikaları çöktü”
Siyaset

Özkan Yalım’ın gözaltına alınmasına CHP’li Bulut’tan tepki

CHP lideri Özgür Özel’den Uşak Belediyesi’ne yönelik operasyona ilk tepki!
Siyaset

CHP lideri Özgür Özel’den Uşak Belediyesi’ne yönelik operasyona ilk tepki!

CHP’li Emir: Ak Parti’lilere el altından aşı yapılıyor
Siyaset

CHP’li Emir’den, Bakan Gürlek’e “tazminat” tepkisi: “Türkiye’nin vaktini harcamasınlar”

Sonraki İçerik
83 yaşındaki Hürü Tilki: Canım lahana istiyor, alamıyorum

83 yaşındaki Hürü Tilki: Canım lahana istiyor, alamıyorum

Gündem

Okmeydanı halkı TOKİ’ye isyan etti: Ev sahibiyken kiracı olduk

Okmeydanı halkı TOKİ’ye isyan etti: Ev sahibiyken kiracı olduk

Dünya tiyatro gününde sahne çiçek bahçesine döndü, Bakırköy belediye tiyatrolarına muhteşem kutlama

Dünya tiyatro gününde sahne çiçek bahçesine döndü, Bakırköy belediye tiyatrolarına muhteşem kutlama

Bakırköy’de minik eller toprağa can verdi

Bakırköy’de minik eller toprağa can verdi

Çin Dışişleri Bakanı Wang, Ortadoğu’da çatışmaların sona ermesi için diyalog çağrısında bulundu

Çin Dışişleri Bakanı Wang, Ortadoğu’da çatışmaların sona ermesi için diyalog çağrısında bulundu

CHP’li Emre: “Bir nesil gözümüzün önünde kayıp gitmektedir”

CHP’li Emre: Yasada olmayan, yasanın aksini uygulayan bir hukuk düzeni var

BM: İran’daki okul saldırısı şeffaf şekilde soruşturulmalı

BM: İran’daki okul saldırısı şeffaf şekilde soruşturulmalı

Adıyaman Belediyesi’nde yeni üretilen bahar sebzeleri satışta

Adıyaman Belediyesi’nde yeni üretilen bahar sebzeleri satışta

İstanbul’da cezaevi nakil araçları kaza yaptı: 15 kişi yaralandı

İstanbul’da cezaevi nakil araçları kaza yaptı: 15 kişi yaralandı

Brezilya Devlet Başkanı Lula: Çin’i en iyi ortağımız olarak görüyoruz

Brezilya Devlet Başkanı Lula: Çin’i en iyi ortağımız olarak görüyoruz

Bu’ kırım’ın sorumlusu sistemdir

Gazeteci Zafer Arapkirli’nin yargılandığı dava bir kez daha ertelendi…

  • Künye / İletişim
  • Gizlilik Politikası
Bizi takip edin

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Video
  • Podcast
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Dünya
  • Yerel Yönetimler
  • Sağlık
  • Sürdürülebilirlik
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Spor
  • Medya
  • Asya Gündemi
  • TBMM

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist