Yön Haber
YÖN Radyo
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Podcast
Video
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yön Haber
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Yön Haber
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Medya

Merdan Yanardağ, tutuklama operasyonunun arka planını yazdı

Tele1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, tutuklandıktan sonra ilk yazısını kaleme aldı. Yanardağ'ın yazısı "Silivri’den sevgilerle" başlığıyla BirGün'de yayımlandı.

Yayınlanma Tarihi: 10 Temmuz 2023 - 12:30:35
Güncelleme Tarihi: 10 Temmuz 2023 - 12:30:35
Sesli Köşe-Merdan Yanardağ-‘Sosyal demokrasi mi devrimci demokrasi mi-II’
PAYLAŞPAYLAŞPAYLAŞWechat

Tele1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, tutuklandıktan sonra kaleme aldığı ilk yazısında, “tutuklanma operasyonunun arka planını” anlattı. Seçimlerde ve seçimlerin ardından benimsedikleri tutumdan iktidarın rahatsız olduğunu söyleyen Yanardağ, “Bize söylediler, olmayınca uyardılar, olmayınca tehdit ettiler. Geri çekilmedik. Geniş cumhuriyetçi kesimlere ulaşmamız, bu büyük demokratik potansiyeli içermemiz iktidarı çok tedirgin ediyordu. Operasyonun, tutuklamanın bir nedeni de budur diye düşünüyorum” dedi.

Seçimlerin ardından gözlerin çevrildiği CHP’deki değişim tartışmaları hakkında sergiledikleri tutuma işaret eden Yanardağ, “Sağa savrulan partinin halkçı, kamucu ve cumhuriyetçi temeller üzerinden yeniden inşa edilmesi gerektiğini, bu bağlamda sola yönelmesinin kaçınılmaz olduğunu söyledik. Esas ve zorunlu olanın iktidarın ahlaki ve siyasal meşruiyetini sorgulamak olduğunu ifade ettik. Muhalefet alanındaki moral bozukluğunu, demokratik toplum havzalarındaki ‘yenilmişlik duygusunu’ dağıtmak için, ben özel olarak mücadele ettim. Bu tutumumuz birçok çevreyi rahatsız etti. Muhalefetin bu tutukluluğa karşı protestoda gecikmesinin nedenini bile burada aramak lazım. Dolayısıyla tutuklanmanın CHP’deki değişim tartışmalarıyla da bir ilgisinin olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Yanardağ’ın BirGün’de ilk bölümüne yer verilen yazısı şöyle:

“Eğer ulaştırabilirsem bu Silivri’den gönderdiğim ilk BirGün yazısı olacak. Artık durum cezaevi normallerine döndü sayılır. Kasıtlı olarak bayram tatiline denk getirildiğini düşündüğüm tutukluluğun ilk günlerinde ortalık ‘Kerbela’ gibiydi. Bütün yetkililer izinde ve kantin de kapalı olduğu için temel ihtiyaçlar bile ancak buradaki dostlarımızın büyük çabayla verdiği destek ve personelin iyi niyetli yaklaşımlarıyla çözdük. Yaklaşık bir hafta boyunca ne gazete ne kitap ne televizyon ne de saat vardı. Peçete, tuvalet kâğıdı gibi temizlik ve diğer ihtiyaç maddelerine bile ulaşmak zordu. Ancak bütün sorunları dayanışma ve dostluklarımızla aştık. Bu bizim büyük gücümüzdür.

Artık kâğıt, kalem de var kitap, televizyon da… Yani yazabilirim. O ‘tecrit’ günleri geride kaldı diyebiliriz. Geriye bir özgürlük kaldı elbette. Merdan Yanardağ da tutuklandığına, cezaevine atıldığına göre rejimin başı göğe ermiştir. Ülke daha demokratik, adil, mutlu ve zengin olmuştur. Kutluyorum kendilerini…

Silivri bu rejimin imgesidir. Zulmün, baskının, kumpas davalarının cumhuriyete, laikliğe, demokrasiye ve insanlığın ilerici birikimine saldırının simgesi. Buradan geçmek de bu rejim koşullarında neredeyse ülkenin aydınlarının, yurtseverlerinin, demokratlarının, sosyalistlerinin kaderi oldu adeta. Öyle ki bir gün gelecek burada kalmak bir prestij konusu olma halini alacak.

Tutuklanma hikâyem sanırım genel çizgileri ile biliniyor. Ben de yaptığım açıklamalarla olayı nasıl değerlendirdiğimi anlattım. Şimdi bu yerde tutuklama operasyonunun arka planını ve oyununa ilişkin kimi noktalara dikkat çekmeye ve bazı notlar düşmeye çalışacağım. Bir anlatım ve okuma konusu olsun diye maddeler halinde sıralayacağım.

1- Kuşkusuz bu operasyonun öncelikli hedeflerinden biri bağımsız medyaya gözdağı vererek otosansür uygulamasına zorlamak, hatta susturmaya çalışmaktır. Toplumu sindirmeye, seçimlerde ortaya çıkan büyük direniş potansiyelini geri çekilmeye yöneltmek, tehdit etmektir.

2- Tele1 yayınlarının çok geniş bir toplum kesimine ulaşması, siyasal yaşam ve mücadele süreçleri üzerinde etkili olması da bu operasyonun nedenlerinden biridir. Özellikle seçim öncesi ve sonrasındaki yayınların bu bakımdan radara girdiğini düşünüyorum. Sosyalistlerin, solcuların, emekten yana olanların, yurtseverlerin yoktan var ettiği bir televizyon kanalının başarılı olmasını hazmedemeyeceklerdi, öyle de oldu. İktidarı en çok zorlayan bir kitle iletişim kuruluşunu susturmak isteyeceklerdi. Ama başaramayacaklar, bunu herkes görecek…

3- Seçim sonrasında muhalif, bağımsız medyanın büyük bir bölümünün, iktidarın iftiralarını, kara propagandasını bir yana bırakıp, hile ve sahtekârlıkları unutup ülkenin demokratik ittifakına ‘neden kazanamadın’ diye sormasını da doğru bulmadık. Biz dikkati adil olmayan, anti-demokratik koşullarda yapılan seçimlere ve çalınan halk iradesine çektik. Yüzde 48’lik (gerçekte daha fazla) muhalefet ve direniş potansiyelinin değersizleştirilmesine itiraz ettik. İktidarı sınırlayacak tek güç olan (başka kalmadı) bu önemli demokratik blokunun dağıtılması operasyonuna direndik. Bu girişimin iktidar güdümlü olduğunu ortaya koyduk. Bu tutum ve yayın çizgimizin iktidarı çok rahatsız ettiğini biliyoruz. Bize söylediler, olmayınca uyardılar, olmayınca tehdit ettiler. Geri çekilmedik. Geniş cumhuriyetçi kesimlere (merkez sağdan sola kadar) ulaşmamız, bu büyük demokratik potansiyeli içermemiz iktidarı çok tedirgin ediyordu. Operasyonun, tutuklamanın bir nedeni de budur diye düşünüyorum.

4- Seçimlerden sonra yandaş ve gerici medyanın neredeyse tümünün CHP’deki değişim tartışmasına kitlenmesi; buraya kimi muhalif medya kuruluşları ve gazeteci dostlarımızın da katılması, dikkatleri iktidar üzerinden kaydırdı. Seçimlerde elde edemediği ‘ezici zafer’ böylece altın tepsi içinde sunulmuş oldu. Oysa bütün hileye-hurdaya, baskıya, iftiraya ve mülteci oylarına karşı ancak kıl payı kazanılan bir seçim vardı. Biz bu anlayışa da karşı çıktık, yayın eksenimizi öyle kurduk. Çünkü CHP’ye ilişkin değişim tartışmasının yönü ve kapsamı da belli değildi. Ayrıca bir partinin iç işlerine gazetecilerin bu ölçüde taraflı ve müdahil olmasını da mesleki bakımdan doğru bulmadık. CHP’deki değişimin ideolojik, politik ve örgütsel düzlemlerin tümünde gerçekleşmesi gerektiğini savunduk.

5- Sağa savrulan partinin halkçı, kamucu ve cumhuriyetçi temeller üzerinden yeniden inşa edilmesi gerektiğini, bu bağlamda sola yönelmesinin kaçınılmaz olduğunu söyledik. Esas ve zorunlu olanın iktidarın ahlaki ve siyasal meşruiyetini sorgulamak olduğunu ifade ettik. Muhalefet alanındaki moral bozukluğunu, demokratik toplum havzalarındaki ‘yenilmişlik duygusunu’ dağıtmak için, ben özel olarak mücadele ettim. Bu tutumumuz birçok çevreyi rahatsız etti. Muhalefetin bu tutukluluğa karşı protestoda gecikmesinin nedenini bile burada aramak lazım. Dolayısıyla tutuklanmanın CHP’deki değişim tartışmalarıyla da bir ilgisinin olduğunu düşünüyorum.

PaylaşPaylaşGönderPaylaşPaylaş
reklam metni reklam metni reklam metni
Önceki İçerik

İçişleri Bakanı Yerlikaya’dan ‘kuvvetli yağış’ uyarısı

Sonraki İçerik

CHP’li Bülent Kuşoğlu: Sadece ‘Kemal Bey gitsin’in bir anlamı yok

İlgili İçerik

TGC’ye İranlı gazetecilerden ziyaret
Medya

TGC’den gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki

RTÜK’ten Atatürk’e hakaretlere izin
Medya

RTÜK’ten yayıncı kuruluşlara ‘NATO zirvesi’ uyarısı

RTÜK’ten Atatürk’e hakaretlere izin
Medya

RTÜK’ten Halk TV ve Koza TV’ye para cezası

TRT’nin acı kaybı
Medya

TRT’den İran-Yeni Zelanda maçındaki spiker hatasına ilişkin açıklama

RTÜK’ten HaberTürk’e ceza
Medya

RTÜK’ten 6 kanala ceza…

CHP’nin bayramlaşma programları dünya basınında
Medya

CHP’nin bayramlaşma programları dünya basınında

Sonraki İçerik
CHP’li Bülent Kuşoğlu: Sadece ‘Kemal Bey gitsin’in bir anlamı yok

CHP'li Bülent Kuşoğlu: Sadece 'Kemal Bey gitsin'in bir anlamı yok

Gündem

ABD, Hürmüz Boğazı yakınındaki Büyük Tunb Adası’nı vurdu

ABD, Hürmüz Boğazı yakınındaki Büyük Tunb Adası’nı vurdu

CHP’li Gürer: “Hiçbir öğretmen yoksulluk sınırının altında maaş almasın”

CHP’li Gürer: “İşsizlik Sigortası Fonu işsizden çok işverene çalışıyor”

Ortaca’daki orman yangınıyla ilgili 1 kişi gözaltına alındı

Ortaca’daki orman yangınıyla ilgili 1 kişi gözaltına alındı

Deniz Baykal’ın eşi Olcay Baykal yaşamını yitirdi

Deniz Baykal’ın eşi Olcay Baykal yaşamını yitirdi

Çin, 2026-2030 döneminde katı atık kirliliğiyle mücadeleye yönelik plan yayımladı

Çin, 2026-2030 döneminde katı atık kirliliğiyle mücadeleye yönelik plan yayımladı

CHP’li Gülsever mevsimlik tarım işçilerini ziyaret etti

CHP’li Gülsever mevsimlik tarım işçilerini ziyaret etti

İran’dan Babülmendep Boğazı’nın kapatılabileceği iması

İran’dan Babülmendep Boğazı’nın kapatılabileceği iması

“Avrupa’da yarım milyondan fazla çocuk aşılı değil… “

“Avrupa’da yarım milyondan fazla çocuk aşılı değil… “

Benzine bir zam daha geliyor

Akaryakıta zamma tatil freni…

Haluk Levent bu kez annesi için söyledi: Vasiyet

Haluk Levent’in ifadesi ortaya çıktı…

  • Künye / İletişim
  • Gizlilik Politikası
Bizi takip edin

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Video
  • Podcast
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Dünya
  • Yerel Yönetimler
  • Sağlık
  • Sürdürülebilirlik
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Spor
  • Medya
  • Asya Gündemi
  • TBMM

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist