Yön Haber
YÖN Radyo
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Podcast
Video
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yön Haber
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Yön Haber
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Kültür-Sanat

Maden filmi ve iş cinayetlerinde “mukadderat, kader, fıtrat”

Yayınlanma Tarihi: 16 Mart 2025 - 11:33:56
Güncelleme Tarihi: 16 Mart 2025 - 11:33:56
Maden filmi ve iş cinayetlerinde “mukadderat, kader, fıtrat”
PAYLAŞPAYLAŞPAYLAŞWechat

Ülkemizde, geçmişten günümüze maden kazalarında binlerce işçi hayatını kaybetti. Yakın tarihe baktığımızda, hafızalarımıza kazınan en büyük felaketlerden biri, Soma maden faciasıdır. 301 işçi, göçük altında can verdi. 2024 yılında Erzincan İliç’te yaşanan kazada ise 9 işçimizi kaybettik.

Tüm bu facialar yaşanırken, işçiler de daha iyi koşullarda çalışmak için haklarını aramaya devam ediyor.

Bunun en yakın örneği, Çayırhan Maden işçilerinin mücadelesi oldu. Ankara’da bulunan Çayırhan Termik Santrali ve Maden Ocağı’nın özelleştirilmesine karşı yapılacak ihale öncesi işçiler kendilerini madene kapattı.

Genel olarak işçi mücadelesi özel olarak da maden işçilerinin mücadelesi neredeyse kesintisiz devam ederken 12 Eylül sonrası sinemamızda emek mücadelesine odaklanan filmler yok denecek kadar az.

Bu nedenle, maden işçilerinin mücadelesi gündemdeyken, sinemamızda maden işçilerinin mücadelesini konu edinen 1978 yapımı bir filmi seçtim.

Türkiye’nin çalkantılı bir döneminde, 1978 yılında çekilen, yönetmenliğini Yavuz Özkan’ın yaptığı Maden filmi, başrollerde Cüneyt Arkın, Tarık Akan, Halil Ergün, Hale Soygazi ve Meral Orhansoy’u buluşturuyor.

Film, çalıştıkları madende meydana gelen kazada hayatını kaybeden arkadaşlarını ambulansa taşıyan işçilerin görüntüleriyle açılıyor. Ölen arkadaşlarını toprağa verdikten sonra işçiler maden ocağında bir araya geliyor. İşçi hakları konusunda politik bilince sahip olan İlyas (Cüneyt Arkın), arkadaşlarını madenin denetimi için imza toplamaya ikna etmeye çalışıyor. İlyas konuşurken, işçilerin gözü bir anda camın ardında kasabalarına gelen çadır kumpanyasına takılıyor. İşçiler, İlyas’ın sözünün bitmesini bile beklemeyip çadıra gidiyorlar.

İlyas: Arkalarından üç gün ağlıyoruz. Sonra eski tas eski hamam.

İşçiler: Mukadderat be İlyas abi… Ecel gelmiş cihana baş ağrısı bahane.

İlyas: Ecel hep bizi mi buluyor be!

Filmde geçen bu replikler, başta maden kazaları olmak üzere iş cinayetlerine yaklaşımda geçmişten günümüze bir değişim olmadığının kanıtı. Ülkemizde meydana gelen her felaketten sonra yöneticilerin ekranlara çıkıp; “mukadderat, kader, fıtrat” gibi sözleri peş peşe sıraladığı konuşmalar yapması hafızamızdaki yerini koruyor.

Maden filminde eleştiri yalnızca patronlara değil. İşbirlikçi sarı sendikaya da sert eleştiriler getiriliyor.

Nurettin (Tarık Akan):  Biz eşek değiliz. İşçiyiz işçi! Bu dünyayı biz yarattık ulan! Ne varsa bizim sayemizde var!

Bir arada oldukları her an arkadaşlarına haklarını aramaları gerektiğini anlatan İlyas’ın işçileri örgütleme çabası patronun ve sendikanın kulağına gider. Patronun adamları İlyas’a suikast düzenler. İlyas yaralanır. İşte bu olaydan sonra Nurettin’in de dönüşümü başlar. Nurettin hayatındaki değişime ve dönüşüme ailesiyle ilişkilerinden başlar. Eşine ve çocuklarına daha önce göstermediği ilgiyi gösterir. Her şeyin beyaz olması gerektiğini vurgular Nurettin. Ailesiyle birlikte yaşadığı evin duvarlarını beyaza boyayarak kendisinin ve ailesinin hayatında beyaz bir sayfa açar.

Beyazın, aynı zamanda temizliği, saflığı ve dürüstlüğü simgelediğini düşünürsek filmdeki bu sahnenin simgesel değeri daha da artıyor.

Madende işçi önderliğini artık Nurettin devralmıştır. Maden ocağına giderek arkadaşlarına konuşma yapar. Çalışma şartlarındaki sömürü düzenini değiştirmek gerektiğinden, birlik olmazlarsa daha çok arkadaşlarının öleceğinden bahseder. Arkadaşlarını bir bir madende kaybeden İlyas’ın da vurulmasıyla artık gözleri açılan işçiler, Nurettin’e destek verir. İmza toplamaya, iş yavaşlatmaya başlar.

Tüm bunlar olurken İlyas da iyileşip tekrar işe döner. Fakat patronu, kurşunlatarak canını alamadığı İlyas’ı bu defa maden kazasında öldürme planı yapar. İlyas, Nurettin ve diğer işçiler madende çalışırken bir göçük meydana gelir. Göçükten kurtulan işçiler İlyas’ın cansız bedenini ellerinin üstünde dışarıya, aydınlığa doğru çıkarır.

Göçükle başlayan film yine aynı sahneyle biter. Bitiş sahnesinde işçiler de madende arkadaşlarını kaybettikleri yere geri döner. Fakat bu defa kol kola, daha fazla kenetlenerek ve haklarını arayarak.

Maden, senaryosu, oyunculukları ve yeraltı maden ocaklarındaki sahnelerinin gerçekçi biçimde perdeye aktarılması bakımından oldukça başarılı bir film.

Yerli sinemamızın; göç, toplumsal sorunlar, kadın ve işçi konularını ele alma bakımından geçmişte daha cesur olduklarını bir kez daha görüyoruz. Üstelik bu filmler, 12 Eylül’e giden sıkıyönetim ve sansür koşullarında çekiliyor.

Maden filminde ele alınan önemli bir konu da kadına bakış açısı. Çadır kumpanyasında yer alan kadınlar sömürünün başka bir yönünü temsil ediyor. Zorlu sömürü çarkının içinde bulunan maden işçilerinin çadır eğlencesinde şarkı söyleyen, dans eden kadınlara ‘aç aç aç” diye tezahürat tutmaları sınıf bilinci henüz gelişmemiş işçilerin kadına bakışını anlatır.

Hale Soygazi’nin canlandırdığı Halkacı Kız ve Tarık Akan’ın hayat verdiği Nurettin karakteri arasında yaşananlar, Halkacı Kız’ın bir isminin bile olmaması, kadına bakış açısını yansıtan bir başka önemli sahnelerden…

Maden filmi, Tarık Akan ve Cüneyt Arkın gibi o zamana kadar daha çok Yeşilçam melodramlarında ve avantür filmlerde rol alan iki yıldız oyuncuyu emek mücadelesini konu alan bir filmde buluşturması bakımından da sinemamızda önemli bir yere sahiptir.

Tarık Akan, toplumsal gerçekçi filmlerde rol almasını, bu nedenle kendisine uygulanan ambargoyu ve Maden filminde Cüneyt Arkın’la birlikte başrolü paylaşmasını bir röportajında şöyle anlatıyor;

“Salon filmleri çekmek istemediğim için Ertem Eğilmez bana yasak koydu. “Aç kalacaksın, benim dediğimi yapacaksın” dedi. İnat ettim… Ve hiç film teklifi gelmiyordu. Bir buçuk yıl hiç film çekemedim. Bir buçuk yıl boyunca elimde biriktirdiğim paraları yavaş yavaş yedim ve bitirdim. Bu dönemde de Yavuz Özkan’ın bana vermiş olduğu “Maden”in senaryosunu okudum. Ama para yoktu. Yavuz Özkan, “Cüneyt Arkın’a da teklif edelim iki star ilk defa Türk Sineması’nda yan yana gelirse ortalığı karıştırırız” dedi. Cüneyt, senaryoyu okudu ve kabul etti. Anlaşma yaptık, şirkete ortak oldu. Ben o anlaşmayla Anadolu’da film satın alan bütün şirketlere gittim ve “Maden”i sattım. Torbalar dolusu senetlerle Yeşilçam’a geldim. Bu filmle büyük iş çıkardık! Bana ambargo koyan yedi şirketin ağzı açık kaldı, onların ambargosunu tamamen yıktım.”

Yazının sonuna doğru gelirken filmin aldığı ödüllerden bahsetmeden olmaz. Maden filmi, 15. Altın Portakal Film Festivali’nde ‘en iyi film’ ödülünün yanı sıra Hale Soygazi’ye ‘en iyi kadın oyuncu’, Tarık Akan’a ‘en iyi erkek oyuncu’ ve Meral Orhansoy’a ise ‘en iyi yardımcı kadın oyuncu’ ödüllerini getirdi. Zülfü Livaneli’ye ait olan filmin müzikleri ise hala hafızalardaki yerini koruyor.

HİLAL ÖZDEMİR

PaylaşPaylaşGönderPaylaşPaylaş
reklam metni reklam metni reklam metni
Önceki İçerik

İliç’teki maden faciasının ilk duruşması 17 Mart’ta

Sonraki İçerik

Çin Cumhurbaşkanı Xi’nin, medeniyetlerin çatışmak yerine diyalog kurduğu bir dünya inşa etme vizyonu

İlgili İçerik

‘Buradan Bakınca Daha Kalabalık’ seyirciyle buluşuyor
Kültür-Sanat

‘Buradan Bakınca Daha Kalabalık’ seyirciyle buluşuyor

AVF, 4. Uluslararası Alevilik ve Bektaşilik Çalışmaları Bilim Ödülleri Törenle verildi
Kültür-Sanat

AVF, 4. Uluslararası Alevilik ve Bektaşilik Çalışmaları Bilim Ödülleri Törenle verildi

Dijital Deneyim Merkezi’nde “Kiraz Çiçeği Günleri” başlıyor
Kültür-Sanat

Dijital Deneyim Merkezi’nde “Kiraz Çiçeği Günleri” başlıyor

MÜYORBİR’den, Müzik Sektöründe Yapay Zeka Etkisi Araştırması
Kültür-Sanat

MÜYORBİR’den, Müzik Sektöründe Yapay Zeka Etkisi Araştırması

Alman filozof Jurgen Habermas hayatını kaybetti
Kültür-Sanat

Alman filozof Jurgen Habermas hayatını kaybetti

Türk Halk Müziği sanatçısı Emre Saltık kabri başında anıldı
Kültür-Sanat

Türk Halk Müziği sanatçısı Emre Saltık kabri başında anıldı

Sonraki İçerik
Çin Cumhurbaşkanı Xi’nin, medeniyetlerin çatışmak yerine diyalog kurduğu bir dünya inşa etme vizyonu

Çin Cumhurbaşkanı Xi'nin, medeniyetlerin çatışmak yerine diyalog kurduğu bir dünya inşa etme vizyonu

Gündem

Hakkında gözaltı kararı verilen Cem Adrian’dan açıklama

Cem Adrian adli kontrolle serbest bırakıldı

Bu’ kırım’ın sorumlusu sistemdir

Zafer Arapkirli hakkında 2 yıl 6 ay hapis

Çin Cumhurbaşkanı Xi, Ortadoğu’da barış ve istikrarın teşvikine yönelik dört maddelik öneri sundu

Çin Cumhurbaşkanı Xi, Ortadoğu’da barış ve istikrarın teşvikine yönelik dört maddelik öneri sundu

YRP’li Kılıç’tan, Gülpınar tepkisi: “Gelirken selamla geldi, selamsız gitti”

Suat Kılıç: “Yeniden Refah Partisi’nin gündeminde bir erken seçim var”

Pezeşkiyan: “Tüm gücümüz ve kararlılığımızla yanıt vereceğiz”

Pezeşkiyan: Washington’un sert tutumu anlaşmaya varılmasını engelledi

Gürlek: “Sosyal medyada kimlik doğrulama esas olacak”

Akın Gürlek’ten Gülistan Doku soruşturması açıklaması

İstanbul alarm veriyor…

İPA’nın mart ayı araştırması: İş bulma umudu azalıyor

Erbakan’dan Suriye uyarısı: “Etnik ve mezhepsel çatışmalar İsrail’e hizmet ediyor”

Erbakan: “Okullarımızda güvenlik tedbirleri derhal yeniden gözden geçirilmeli”

Randevusuz Halk Buluşmaları’nın yedincisi Kayışdağı’nda gerçekleşti

Randevusuz Halk Buluşmaları’nın yedincisi Kayışdağı’nda gerçekleşti

İran: “Düşman olmayan gemiler Hürmüz Boğazı’ndan güvenli şekilde geçebilir”

İran bağlantılı dört gemi ABD’nin ablukasına rağmen Hürmüz Boğazı’nı geçti

  • Künye / İletişim
  • Gizlilik Politikası
Bizi takip edin

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Video
  • Podcast
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Dünya
  • Yerel Yönetimler
  • Sağlık
  • Sürdürülebilirlik
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Spor
  • Medya
  • Asya Gündemi
  • TBMM

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist