CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, “Aziz İhsan Aktaş sadece özgürlüğünü elde etmemiş, aynı zamanda servetine de kavuşmuş, paralarına da kavuşmuş. Elimizdeki belgelerle ispatladığımız üzere, 13 Ocakta Aziz İhsan Aktaş tutuklanmış, 24 Ocakta yakınına eski şirketinin adresinde 250 bin liralık bir şirket kurdurmuş ve bu şirkete de özellikle naylon faturalar üzerinden konkordato ilan edilmiş, konkordato komiserinin denetiminde ve mahkemenin gözetiminde olan kendi şirketlerinden tam 206 milyon lira transfer etmiş. Sahte bir paravan şirket faturalar kesiyor konkordato ilan etmiş olan şirketlere ve o şirketlerin içi boşaltılıyor” dedi.
TBMM Genel Kurulu’nda konuşan grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu. Artan uyuşturucu sorununa dikkat çeken Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye’de 2 milyon kişi uyuşturucu kullanıyor. Bunlar resmî rakamlar; 10 milyon kişinin de kullandığı tahmin ediliyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bir açıklama yaptı. Burada, bu yakalanan veya kırmızı bültenle aranan kişilerin mikrofon, kamera, GPS gibi tüm donanımları devre dışı bırakılmış kriptolu telefonlarla 82 kez uyuşturucu sevkiyatı yaptığı, bunun karşılığında büyük miktarda kara para akladığı ortaya çıktı. Bu ülke topyekûn bir akıl ve hukuk mücadelesiyle bu kirli ağları dağıtmak zorundadır. Soruşturma kapsamında 120 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş, 56 kişi için kırmızı bülten çalışması başlatılmış, tespit edilen uyuşturucu miktarı ise akıl alır gibi değil arkadaşlar. Tespit edilen uyuşturucu miktarı ne kadar, biliyor musunuz; 26 ton. Bizim istihbaratımız nerede? Bizim MİT’imiz nerede? Bizim Jandarma istihbaratımız nerede?”
KAVUNCU: VATANDAŞ GİDİP MAFYA GRUPLARINDAN ARAMAYA BAŞLIYOR
İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, çeteler ve artan suç oranlarına ilişkin şunları söyledi:
“Yürütülen yanlış ekonomi politikaları ve hukuk sistemindeki çarpıklıklar maalesef bizi artık burnumuzun dibine kadar gelen bu yeni nesil çeteler konusuyla burun buruna bıraktı. Bakın, korkunç bir durumda bu hadise; internette suç pazarı ve yeni nesil bu çetelerin reklamları yapılıyor. Âdeta açıyorsunuz, giriyorsunuz, bir hizmet kalemi açmışlar. İçinde tetikçilik var, insan taşıma var, silah temini var, para karşılığı darp, yasa dışı bahis için banka hesabı kiralama ve araç kaçakçılığı gibi böyle başlıklar var. Girin internet sitesine, bunları görürsünüz.
Türkiye’nin geldiği hâl bu. Sonra vatandaş bakıyor, affedilen çete ve mafya liderlerini görüyor ve yeni nesillerin pervasızlığını görüyor, çözümü arıyor, bulamıyor, ondan sonra, bir bakıyorsunuz, çözümü vatandaş gidip mafya gruplarından aramaya başlıyor, meşrulaştırılıyor bunlar, kahramanlaştırılıyor bunlar. Artık kendi hukukunu yaratma yoluna gidecek bir hâle bürünüyoruz, bu işin sonu bir kaostur.”
BAŞTAN SONA ADETA BİR ÇÜRÜMÜŞLÜKLE KARŞI KARŞIYAYIZ
Kavuncu, çocuk işçi ölümlerine ilişkin, “Şanlıurfa’da 15 yaşındaki bir çocuk işçi Muhammed’in maalesef bugün ölüm haberini aldık. Adli kontrolle serbest bırakılıyor bu cinayeti işleyenler, daha sonra da kamuoyu tepkisi üzerine tekrar gözaltına alındıklarını gördük. Gencecik hayat sönmüş ve failleriyle ilgili hiçbir şey olmuyor. Beraberinde, Rabia Naz Vatan; yaklaşık sekiz yıl oldu ölümünün üzerinden ve hâlâ aydınlatılamadı. Rojin Kabaiş; bir baba feryat ediyor ve çırpınan bir babayı görüyorsunuz. Bu acı yetmediği gibi, şüpheli ölümün peşinde de âdeta tek başına koşturuyor, bir de üstüne üstlük tehdit ediliyor Rojin’in Kabaiş’in babası; aynı Mattia Ahmet Minguzzi’nin annesi Yasemin Minguzzi gibi. Baştan sona âdeta bir çürümüşlükle karşı karşıyayız” dedi.
EMİR: BİR KURUŞLUK NAYLON FATURA VE BİR KURUŞLUK SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME ORTAYA KONAMADI
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise, şunları söyledi:
“Dokuz ay önce Beşiktaş Belediyemize bir iftiracının iftiraları üzerinden operasyonlar yapıldı, sonrasında İBB soruşturmasına kadar Aziz İhsan Aktaş isimli ‘iş adamı’ denilen kişinin iftiraları üzerinden bir darbe girişimi yapıldı ve siyaset dizayn edilmeye çalışıldı. Peki bu Aziz İhsan Aktaş nasıl itirafçı, gerçekte iftiracı oldu diye sorarsanız, iki şeyle oldu. Öncelikle, daha önce farklı ifadeler vermesine rağmen bir şekilde anlaştı savcılıkla ve bizim bütün arkadaşlarımızı zan altında bırakacak iftiralar söyledi ama bu iftiralarını delillendirecek bir kuruşluk para hareketi, bir kuruşluk MASAK raporu, bir kuruşluk naylon fatura ve bir kuruşluk sebepsiz zenginleşme ortaya konamadı. Ama bununla birlikte anlıyoruz ki Aziz İhsan Aktaş sadece özgürlüğünü elde etmemiş, aynı zamanda servetine de kavuşmuş, paralarına da kavuşmuş. Elimizdeki belgelerle ispatladığımız üzere, 13 Ocakta Aziz İhsan Aktaş tutuklanmış, 24 Ocakta yakınına eski şirketinin adresinde 250 bin liralık bir şirket kurdurmuş ve bu şirkete de özellikle naylon faturalar üzerinden konkordato ilan edilmiş, konkordato komiserinin denetiminde ve mahkemenin gözetiminde olan kendi şirketlerinden tam 206 milyon lira transfer etmiş. Sahte bir paravan şirket faturalar kesiyor konkordato ilan etmiş olan şirketlere ve o şirketlerin içi boşaltılıyor.”
TÜRKİYE’DE VATANDAŞIN GERÇEK SORUNU, GERÇEK GÜNDEMİ YOKSULLUK
Emir, “Türkiye’de vatandaşın gerçek sorunu, gerçek gündemi yoksulluk, fakirleşme, pahalılık, enflasyon, umutsuzluk. Aslında biz bunları konuşmak istiyoruz ama maalesef adliyeleri, iddianameleri, iftiracıları, soruşturmaları, tutuklulukları, darbeleri konuşuyoruz” dedi. Ailelerin çocuklarını besleyebilecek gıdaları dahi alamadıklarını belirten Emir, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Vatandaşlar dünyanın en pahalı etini tüketiyor, dünyanın en pahalı peynirini tüketiyor ve buna rağmen yaşamaya çalışıyor. Şimdi, siz yüksek faizle yüzde 39,5 faiz veriyorsunuz, hani ‘para babalarını düşünüyorsunuz’ diyoruz ya, ‘faizcisiniz’ diyoruz, ‘rahmetli Erbakan yerinden kalksaydı, sizi bilseydi kovalardı’ diyoruz ya, işte bu yüzden diyoruz. Faizcisiniz, yüzde 39,5 faiz veriyorsunuz ve bu faiz verirken de hiç içiniz titremiyor. Ama dönüyorsunuz bakın ‘faizi verelim, ekonomiyi soğutalım, talebi düşürelim, enflasyonu düşürelim’ modeliniz bu ama talep düşmüyor çünkü enflasyonun kaynağı gıda enflasyonu, gıdaya talep yani vatandaş o ekmeği, o zeytini, o peyniri, alabildiği 100 gram kıymayı da mı almasın? Mecburen alıyor, kredi kartı yüzde 95 faize razı oluyor, alıyor, o yüzden de sizin yüksek faiz politikanız çalışmıyor, çalışmayacak.”
TEMELLİ: TÜİK MUCİZEVİ BİR ŞEKİLDE İŞSİZLİĞİ AZALTIYOR
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, şunları söyledi:
“Ciddi bir işsizlik sorunumuz var ama TÜİK yine mucizevi bir şekilde dedi ki; ’26 bin kişi işsizlikte azalmış’. Bakın, mucize yaratmaya devam ediyor. Enflasyon rakamları, işsizlik rakamları; Bakan Şimşek’le kafa kafaya veriyor TÜİK Başkanı, her hafta yeni bir mucizeyle karşı karşıyayız, işsizlik azalmış. Oysa, Türkiye’de 10 kişiden 3’ü işsiz yani istihdam yaşında olan nüfusun yüzde 30’u işsiz. Bu net rakam, hem uluslararası istatistiklerde böyle hem de Türkiye’de DİSK-AR’ın araştırmalarında bunu görüyoruz ama TÜİK ne yapıyor? Rakamlarla oynamaya devam ediyor. Şimdi, enflasyonla oynayıp kamu emekçilerinin ve özellikle de emeklilerin hakkını gasbediyorlar, işsizlik rakamlarıyla oynayıp başka bir İŞKUR üzerinden kredilerin sermayeye akması üzerinden başka bir akla sahipler.
Buralara nereden geldik? Yirmi yıl önceden geldik. Sizin kamu istihdam politikası yaratmak yerine özelleştirmeleri tercih etmeniz nedeniyle buralara geldik. Tam 72 milyar dolarlık özelleştirme yapıldı ve 72 milyar dolarlık özelleştirme karşılığında ne oldu, biliyor musunuz? İşte, bugün yaşadığımız işsizlik manzaraları karşımıza çıktı. TÜİK ne kadar saklamaya çalışırsa çalışsın, bu özelleştirmelerin yirmi yılda yaratmış olduğu en büyük kâbus aslında kamu istihdam politikası aklını yani KİT’leri yok etmektir, yok etmiştir de. Özelleştirmelere devam ediyorlar. Ankara Çayyolu, Aydın Didim, Malatya Yeşilyurt, Şanlıurfa Karaköprü, Balıkesir Edremit; ülkenin neresinde ne varsa özelleştiriliyor, ondan sonra da işsizlik azalır mı, enflasyon düşer mi? Düşmez ancak Şimşek’in bu tür algı operasyonlarıyla bunlar düşebilir.”
KAYNAK: ANKA

















