Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile düzenlediği basın toplantısında, “İran’a yönelik bir askeri müdahaleye karşı olduğumuzu her fırsatta tüm muhataplarımıza aktardık. Sayın Cumhurbaşkanımız bu sabah da Sayın Pezeşkiyan ile telefonda görüştüler. Buradan tekrar ediyoruz, sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız. Bunun çok fazla işe yarayacağına da inanmıyoruz. Müzakereyi ve diplomasiyi savunuyoruz. Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da, Gazze’de yaşananlar hafızamızda tazeliğini korumakta” dedi. Arakçi, “İran İslam Cumhuriyeti müzakereler konusunda masaya oturmaya hazırdır. İran İslam Cumhuriyeti hiçbir zaman nükleer silah peşinde olmamıştır” diye konuştu.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile İstanbul’da bir araya geldi. İki Bakan görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Fidan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Çok önemli gelişmeleri ele aldık. Birçok bölgesel konuyu, ikili konuyu etraflıca tartıştık. Bölgemizin istikrar ve güvenliği dış politikamızın temel öncelikleri arasında yer almaktadır. Bölgesel sorunları bölgesel sahiplenme anlayışıyla çözümler üretmemiz gerektiğini biliyorsunuz her aman savunuyoruz. Gerek Orta Doğu’da gerek Balkanlarda gerekse Güney Kafkasya’daki çalışmalarımızı da bu prensip üzerinden yürütmeye çalışıyoruz.
Bu çerçevede komşumuz İran’ı huzur ve refahı bizim için de bölge için de büyük önem taşımakta. İran’da yaşanmakta olan gelişmeleri yakından takip etmekteyiz. Protestolarda meydana gelen ölümler nedeniyle derin üzüntü duyduğumuzu ve İran halkına başsağlığı dileklerimizi yinelemek isterim. Dostuma da yineledim. Hadiselerin büyük ölçüde yatışmış olması memnuniyet vericidir. Sükunetin kalıcı olmasını diliyoruz. İran’ın iç meselelerin dış müdahale olmaksızın İran halkı tarafından barışçıl bir şekilde çözülmesini temenni ediyoruz.
PKK’YA KARŞI ORTAK MÜACADELE SERGİLEMEMİZ GEREKİYOR
Diğer taraftan PKK terör örgütünün son gelişmelerden istifade etmeye çalıştığını gördük. Bu durum PKK/PJAK terör örgütünün sadece Türkiye için değil İran için de bir tehlike oluşturduğunu göstermiştir. PKK’ya karşı ortak mücadele sergilememiz gerektiğini tekrar hatırlamak istiyoruz.
İran ile ABD arasındaki nükleer müzakerelerin yapıcı bir zeminde tekrar başlaması bölgesel gerilimin azaltılması bakımından hayati önem taşımaktadır. Müzakereler aynı zamanda İran’a yönelik yaptırımların kaldırılmasını ve İran’ın uluslararası sistemle bütünleşmesinin yolunu açacaktır. Bu adımlar tüm taraflara önemli kazanımlar sağlayacaktır. Gelinen noktada ilişkilerin yeni bir anlaşma zemininde normalleşmesi gerekmektedir.
Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere İran’a yönelik bir askeri müdahaleye karşı olduğumuzu her fırsatta tüm muhataplarımıza aktardık. Sayın Cumhurbaşkanımız bu sabah da Sayın Pezeşkiyan’la telefonda görüştüler. Buradan tekrar ediyoruz, sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız. Bunun çok fazla işe yarayacağına da inanmıyoruz. Müzakereyi ve diplomasiyi savunuyoruz. Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da, Gazze’de yaşananlar hafızamızda tazeliğini korumakta. Geçmişin yaralarını sarmaya çalışırken bölgemize başka bir yaranın açılması hiç kimse fayda getirmeyecektir. Bölge ülkeleri huzur, istikrar ve barış istemektedir. Bu bağlamda tarafları müzakere masasına çağırıyoruz. Müzakere masası kurulduğunda da sorunların ayrı ayrı ele alınmasının çözüme ulaşılmasını kolaylaştıracağını değerlendiriyoruz.
İSRAİL’İN ABD’Yİ İRAN’A ASKERİ SALDIRI YAPMAYA İKNA ETMEYE ÇALIŞTIĞINI GÖRÜYORUZ
Türkiye’nin sorunun barışçıl yollarla çözümü için her türlü desteği sağlamaya hazır olduğunu yineledim. Öte yandan İsrail’in ABD’yi İran’a askeri saldırı yapmaya ikna etmeye çalıştığını da görmekteyiz. İsrail’in bu çabaları bölgemizin kırılgan durumudaki istikrarına büyük zarar verme potansiyeli taşımaktadır. ABD yönetiminin sağduyuyla hareket ederek buna fırsat vermeyeceğini ümit ediyoruz. İsrail bölgedeki sitikrarsızlaştırma poltiikalarına son vermelidir.
Kıymetli mevkidaşımla bugün Gazze’ye ilişkin son gelişmeleri de ele almaktayız. Bugün önümüzdeki acil mesele Gazze’deki kardeşlerimizin acılarının dindirilmesi ve geleceğe umutla bakmalarını sağlamaktır. Gazze Barış Planı’nın ikinci aşamasına geçilmiştir. Gazze’de ateşkesin sağlanmasına ülkemiz ciddi katkı sağlamıştır. Bundan sonraki süreçte de aktif şekilde yer almaya devam edeceğiz. Barış Kurulu’nun mekanizmalarında yer almaktayız. Ben de Gazze’nin Yönetimi Ulusal Komitesi’ni ve yüksek temsilcisinin çalışmalarına destek vermek üzere Gazze Yürütme Kurulu çalışmalarına katılacağım.
GAZZE, GAZZELİLER TARAFINDAN YÖNETİLMELİ
Gazze’deki temel hedeflerimiz bellidir. Gazze, Gazzeliler tarafından yönetilmelidir. Gazze’nin sınırları değiştirilmemelidir. Gazze’de yeniden imar, Gazze halkının ihtiyaçları ve geleceği esas alınarak Gazzeliler için gerçekleştirilmelidir. Türkiye olarak bu esaslar temelinde sorumluluk almakta ve inisiyatif üstlenmekteyiz.
MUTABAKATI YAKINDAN İNCELİYORUZ
Bugün gündem maddelerimiz arasında Suriye de yer almakta. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğini hedef alan her türlü çabanın karşısında kararlılıkla durmayı sürdürüyoruz. Bilindiği gibi 24 Ocak’ta uzatılmış bulunan bir çatışmasızlık süreci yaşanmakta. Bugün de entegrasyon konusunda bir mutabakata varıldığını duyduk; gece itibarıyla bize mesajlar gelmişti. Bu mutabakatı tabii ki yakından inceliyoruz. Gerçek bir entegrasyon Suriye’nin yararınadır. Bunun şartlarını zaten taraflar biliyor. Cezaevlerindeki tutukluların güvenli şekilde Irak’a transferinin tamamlanması büyük önem taşımakta.
Diğer taraftan ortak komşumuz Irak’ta parlamento seçimleri sonrasında yeni hükümetin kurulmasına yönelik süreci de yakından takip etmekteyiz. Değerli dostumla Irak’taki güvenlik ve istikrar ortamının idamesinin hem ülkelerimiz hem bölgemiz için taşıdığı önemin altını da çizdik. Yeni kurulacak Irak hükümetiyle bu doğrultuda yakın çalışma arzusu ve iradesine sahibiz.
Türkiye ve İran bulundukları coğrafyanın iki önemli aktörüdür. Bu çerçevede temasların devamlılığının sadece ikili ilişkilerimiz bakımından değil; bölgesel güvenlik ve refah için de yararlı olduğuna yürekten inanıyorum. Değerli dostum Sayın Arakçı’ya bugünkü ziyareti kapsamında yaptığı katkılar için teşekkür ediyorum. Bugün toplantımızdan sonra Cumhurbaşkanımız da kendilerini kabul edecekler.”
KAYNAK: ANKA

















