Yön Haber
YÖN Radyo
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Podcast
Video
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yön Haber
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Yön Haber
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Siyaset

Özgür Özel: ”Erdoğan’dan bir tek erken seçim sandığını istiyoruz”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Dünyadaki iyi sosyal demokrat örneklerde olduğu gibi, bizim iktidarımızda gelire göre kira dönemi başlayacaktır. Çok kazananın daha yüksek, az kazananın daha az kira ödediği; hiç kazancı olmayanın temel vatandaşlık gelirini aldığı ve ücretsiz barındığı bir sistemi kurmak boynumuzun borcudur. Bu ülkeye namus borcumuzdur" dedi.

Yayınlanma Tarihi: 15 Şubat 2026 - 14:22:47
Güncelleme Tarihi: 15 Şubat 2026 - 16:50:19
Özgür Özel: ”Erdoğan’dan bir tek erken seçim sandığını istiyoruz”
PAYLAŞPAYLAŞPAYLAŞWechat

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Dünyadaki iyi sosyal demokrat örneklerde olduğu gibi, bizim iktidarımızda gelire göre kira dönemi başlayacaktır. Çok kazananın daha yüksek, az kazananın daha az kira ödediği; hiç kazancı olmayanın temel vatandaşlık gelirini aldığı ve ücretsiz barındığı bir sistemi kurmak boynumuzun borcudur. Bu ülkeye namus borcumuzdur” dedi.

CHP’nin Silivri’de tutuklu bulunan cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na özgürlük ve erken seçim talebiyle düzenlediği “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 89’uncusu Muğla’nın Milas ilçesinde düzenlendi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Atapark Meydanı’nı dolduran yurttaşları selamlayarak, şöyle konuştu:

“Bu meydana bakınca ben teslim olmayanları görüyorum. Bu meydana bakınca ben seçtiğine, seçme hakkına, iradesine sahip çıkanları bu meydana bakınca her türlü haksızlığa, eşitsizliğe, adaletsizliğe karşı durmayanları, teslim olmayanları evde oturmayan meydana çıkan ve mücadele edenleri görüyorum. Ben sizin bu azminizi, bu yüreğinizi, bu mücadele gücünüzü görünce diyorum ki hiçbir zaman karanlık kazanmaz. Her zaman aydınlık kazanır. Hiçbir zaman kötülük kazanmaz, iyilik kazanır. Zulmedenler değil zulme direnenler kazanır. Mücadele edenler kazanır. Ve sizi görünce diyorum ki biz kazanacağız.

Milas çok partili dönemde hep demokratları seçti. Bu seçimde komşunuzu Bodrum Belediye Başkanımızı Büyükşehir’e aday gösterdik. Ahmet Aras’la rekor oyla yüzde 55’le kazandık. Burada 1989’da, 1999’da 2004’te belediye başkanlığı yapan 23’üncü dönemde milletvekilliği yapan Fevzi Topuz’u yine göreve davet ettiniz. O da rekorlar kırarak kazandı. Onları kutluyorum, sizlere teşekkür ediyorum. Bu seçimlerde Muğla’da daha önce 6 olan ilçe sayımızı 13 ilçeden 11’ini kazanarak ve nüfusun yüzde 90’ından fazlasını kazanarak büyük bir rekora imza attık. Benim hemşehrilerim, akrabalarım, Ege’lilerim hem kendi evlatlarına hem Genel Başkanlarına sahip çıktılar. Seydikemer ve Kavaklıdere sizin de seçtiğiniz başımızın üstünde. Siz başka bir tercihte bulundunuz, kusur bizdedir. Sizin de gönlünüzü sizin de oyunuzu alana kadar o belediyeleri kazanana kadar çalışmaya devam edeceğiz.

Hem Fevzi Topuz hem Ahmet Aras, kendilerine görevin verildiği günden itibaren var güçleriyle çalışıyorlar. Muğla’da geçtiğimiz dönemlerde çok önemli hizmetler yapıldı. Ahmet Aras geçen yıl 4 milyar altyapı yatırımı yaptı. Bu yıl 6 milyarlık yeni bir bütçe koydu. İki yılda 10 milyarlık altyapıyla, kışın olan nüfusu yazın ona katlanan, Milas’ta deniz kenarlarında ona katlanan yerde bu hizmetleri yapabilmek için misafirleri iyi ağırlamak, altyapıya onun getirdiği yükü göğüsleyebilmek için yapılan bu yatırımların her birisine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ayrıca huzurevlerinden kreşlere, parklardan yollara kadar, gelirken başkanın gösterdiği hastanenin yolunu yapana kadar, köprüler yapana kadar, ilçe belediyesinin, büyükşehir belediyesinin aslında yetkisini, sorumluluğunu hatta bütçesini aşan işleri sırf birileri sizi ihmal edince geride kalmayasınız diye, eksik kalmayasınız diye yapan bu iki başkanıma yürekten teşekkür ediyorum. Onlara helal olsun.

Kadın Yaşam Merkezleri için, Kısa Mola Evleri denilen engellileri, dezavantajlıları unutmayan 5 yeni merkez için, ikiden sekize çıkmış olan kreşler için, bir huzurevinin bitmesi, inşaatı süren iki huzurevi için, Bodrum, Marmaris, Ortaca Katı Atık Merkezleri için, Güneş Enerjisi Santralleri için ve toplamda 131 kilometre yeni içme suyu hattı için, 101 mahallede değişen içme suyu hatları için, 40 kilometre yeni yapılmış kanalizasyon hattı için, Bodrum’da içme suyu hatlarının tamamının yenilendiği için, denizden içme suyu arıtma tesisinin son aşamasına geldiği için üreticiye yerel tohum ve meyve fidanı dağıtımı için Ahmet Aras’ı bir yürekten alkışlayalım. Kazandırdığı 11 iş makinası 30 hizmet aracı için ihtiyaç sahiplerine yapılan yüksek sosyal yardımlar için tarlada kalan kavunlardan tutun da belediyenin ürettiği portakalına kadar yoksulun mutfağına sofrasına bunları koydukları için de Fevzi Topuz’u alnından öpüyoruz.

“İLKİ GİBİ ‘KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİDİR’ DİYEN BİR CUMHURBAŞKANI…” 

Muğla’da yerel seçimde yetkiyi aldık, vazifemizdeyiz; ama Türkiye’de genel seçimde yetki Adalet ve Kalkınma Partisi’nde. Bir baktım, ne yapmışlar Muğla’ya diye. Taş üstüne taş koyandan Allah razı olsun da Muğla 2025’te Türkiye bütçesine 68 milyar lira vergi ödemiş. Peki Muğla’ya bütçeden ne kadar para ayrılmış? 5,7 milyar. Muğla’nın verdiği vergi Muğla’da kalsa bunun 12 katı hizmet olur. Muğla’dan 12 almış, 1 vermişler. Muğla’dan kepçeyle almışlar, çay kaşığıyla vermişler.

Muğla 20 yılda 418 bin dekar tarım alanı kaybetmiş; yani küçülme yüzde 17. Türkiye’dekinin yüzde olarak tam iki katı. Türkiye’de tarım alanı kaybediyoruz ama Türkiye’de olanın iki katı, iki misli oranında Muğla’da kaybediyoruz. Şehir merkezi büyüyor, köyler küçülüyor. Sabahleyin buradan Bodrum’a 20 bin kişi çalışmaya gidiyor. 20 bin kişi topraktan ekmek çıkaramadığı için gidiyorlar, Bodrum’da otellerde çalışmak durumunda kalıyorlar. Elbette her emek kıymetlidir. Ama bir ülke çiftçisini kaybediyorsa, ortalama çiftçi yaşı 58’e çıktıysa ve ‘Fırsat bulursam, asgari ücretli bir iş bulursam seneye köyde kalmam’ diyenlerin sayısı üç genç çiftçiden ikisine çıkmışsa, burada büyük bir sorun, büyük bir tehlike vardır.

Bu sorunları gören, bu sorunları çözmek isteyen ve artık bu işlere enerjisi de, kararlılığı da olan yepyeni bir iktidara, yepyeni bir enerjiye; şikâyet eden köylüye ‘Al ananı da git’ diyen bir cumhurbaşkanına değil, ilki gibi ‘Köylü milletin efendisidir’ diyen bir cumhurbaşkanına ihtiyaç vardır. 89’uncu kez bir meydandayız, bir eylemdeyiz, otobüsün üstündeyiz. Durmadık, durmayacağız. Yılmadık, yılmayacağız. Ne arkadaşlarımızı unutacağız ne bu mücadeleyi bırakacağız.

SORUNLARI GÖRÜYORUM VE O SORUNLARI TEKER TEKER ÇÖZECEĞİMİZE DE SÖZ VERİYORUM

Bu şehirde en büyük sıkıntılardan bir tanesi yüksek kiralar. Muğla’da inanılmaz bir barınma sorunu var. Ortalama 30 bin lira kirayla Allah ev sahibi olmayanlara, kiracılara, bilhassa da bu şehre tayinle gelen devletimizin memurlarına yardım etsin. Cumhuriyet Halk Partisi’nin barınma sorununu çözmek üzere hazırladığı parti programındaki bölümde kiralık sosyal konut vardır. Biz bunu söyleyince Adalet ve Kalkınma Partisi, bunun bulduğu büyük karşılıktan sonra ‘Biz de bunu yapacağız’ dediler. Ancak buradan ifade ediyoruz: 100 konuttan 5 tanesinin kiralık olması asla yeterli değildir. Bizim önerimizde olduğu gibi yüzde 15, 20, 25’li oranlarda en az kiralık sosyal konut olmalıdır.

Dünyadaki iyi sosyal demokrat örneklerde olduğu gibi, bizim iktidarımızda gelire göre kira dönemi başlayacaktır. Çok kazananın daha yüksek, az kazananın daha az kira ödediği; hiç kazancı olmayanın temel vatandaşlık gelirini aldığı ve ücretsiz barındığı bir sistemi kurmak boynumuzun borcudur. Bu ülkeye namus borcumuzdur. 4 yılda yüzde 560’lık kira artışıyla, yüzde 480’lik konut fiyatı artışıyla Muğla bu konuda en zor durumda olan illerimizden bir tanesi. Bunun için de özel olarak bu konuda Muğla’ya ayrıca katkı sağlamak boynumuzun borcu.

Antalya ve Muğla, kışlık nüfuslarını yazın ikiye, üçe, beşe, ona katlayan ilçelere sahip. Öyle olunca da burada hem altyapıyı, hem belediyelere ayrılan kaynağı, hem de orada yaşamak zorunda olan, orada turist olarak değil, oranın gerçek sahibi olanların sorunlarını görmek lazım, çözmek lazım. İşte ben bu meydanda o sorunları görüyorum ve o sorunları teker teker çözeceğimize de söz veriyorum.”

“Tabii Milas’ta olmamızın en önemli sebeplerinden bir tanesi de maalesef hükümet eliyle Akbelen’e yapılanlar. Demokrasilerde millet vekâlet verip de çekilmez. Tam olarak da bugün buraya bunu yapmaya geldik. İkizköy’e bağlı Akbelen Ormanı, 2018 yılında bir maden şirketine verildi. O tarihten itibaren İkizköy boşaltılmaya ve İkizköylülerin elinden alınmaya çalışıldı. 2019’da orman için kesim kararı çıkardılar. O günden itibaren Akbelen direnişi başladı. O günden beri çevreciler, Muğla’yı, Milas’ı sevenler ve Türkiye’nin dört bir yanından bu mücadeleye gönül ve destek verenler Akbelen’de oldular. Biz olduk, milletvekillerimiz oldu, örgütümüz oldu. Akbelen direnişini saygıyla selamlıyorum.

Şimdi meselenin ne olduğunun bütün Türkiye tarafından duyulması, canlı yayında duyulması bunun konuşulması çok kıymetli. Buradan vicdanı olan, insafı olan, Allah’a inanan, doğayı seven herkese sesleniyorum. Yapılanlara karşı Akbelenliler direndiler, karşı çıktılar. Ancak Adalet ve Kalkınma Partisi buna karşı seçimden önce 11 Mart 2024’te bir adım attı. Kendi partilileri ayağa kalktı, ‘Eyvah seçimi kaybederiz’ geri çektiler. Şimdi kötülüğü beş katına çıkarmışlar, bir kez daha getiriyorlar. 10 Ocak’ta Resmi Gazete’de yayınlanan kararla 679 parsele acele kamulaştırma kararı çıkardı.

Akbelen’deki mücadeleyi kendileri kıramayınca, bu işe Meclis’i alet ettiler. Meclis’e kanun getirdiler. Kanunda buradaki normal şartlarda zeytinlik olan yerlerin korunmasına ilişkin kanun ortada duruyorken, kendilerince bir numarayla zeytinlik olan yerlerin koordinatlarını tarif ederek, buraları madenciliğe açtılar. Aslında o acımasız şirket, ‘Ben orman kesmenin peşinde değilim. Bana 4 milyar dolarlık söz var, paramı versinler vazgeçeyim’ diyor. Ne için verdilerse, ne zaman bu sözü verdilerse o şirkete buradaki madenleri vererek bu işi halletmek istediler. Biz buna karşı çıkınca, olmayacak bir iş yaparak koordinatlarıyla buraları tarif eden kanun çıkardılar.

ERDOĞAN BU YETKİYİ AKBELEN ORMANINI LİMAK ŞİRKETİNE VERMEK İÇİN KULLANDI

Kanunu saatler içinde Anayasa Mahkemesi’ne götürdük. Ve dedik ki Anayasa Mahkemesi’ne, ‘Bu haksızlığı durdur. Bunu iptal et’. Şimdi başvurumuz Anayasa Mahkemesi’nin önünde duruyor. Bunlar Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı vermesinden endişe ederek, tuttular 10 Ocak’ta Cumhurbaşkanı imzasıyla acele kamulaştırma kararı aldılar. AK Parti’ye oy veren, MHP’ye oy veren, mübarek Ramazan’da oruç tutacak olan, günde beş vakit namaz kılan ve bu kötülükten haberdar olmayan insanlara bunları şikayet etmek farz.

Acele kamulaştırma yetkisi Cumhurbaşkanına verilmiş bir yetkidir. Doğru bir yetkidir. Bakın ne yazıyor, ‘Yurt savunması ihtiyacı ve aceleciliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen hallerde olağanüstü durumlarda kullanılmak üzere.’ Ne bu biliyor musunuz? Düşman karşıdan geliyor, buraya düşmana karşı orduyu koyacaksın ya da uçaksavar için tek doğru yer bu burun, oraya koyacaksın. Ülke savunması için acil ve alternatifsiz bir durum olacak. Oradaki de diyecek ki ‘Ben yerimi vermem’. Orayı parasını ödeyip acele kamulaştıracaksın. Bu kadar istisna bir durum bu.

Örneğin Kıbrıs’a çıkartma askeri yollayacaksın, adam diyor ki ‘Benim tarladan çıkartma gemilerine kapak attırmam.’ ‘Al paranı çekil kenara.’ Bu kadar istisna bir şey bu. Yurt savunması ve acil durumda sadece Cumhurbaşkanının kullanacağı yetki bu. Savaş, olağanüstü durum, milli menfaat. Bu Erdoğan bu yetkiyi Akbelen ormanını Limak şirketine vermek için kullandı. Bu yetkiyi düşmanı savmak için kullanmıyor, ormanı madene açmak için kullanıyor. Bunu bütün vatandaşlarımızın, bilhassa AK Parti seçmeni olan ama ormanı, doğayı, ağacı, bitkiyi seven herkese şikayet ediyorum. Bunu duyun, bunu bilin ve biz buna itiraz ediyoruz.

AKP 386 BİN MADENE RUHSAT VERDİ

80 yıllık Cumhuriyet tarihinde, 80 yıllık Cumhuriyet hükümetleri bin 186 madene ruhsat verdiler. 80 yıldan sonraki 20 yılda AK Parti 386 bin madene ruhsat verdi. 80 yılda verilenin 20 yılda 350 katını verdi. Muğla’nın yüzde 60’ını madene açtılar. Bir ilçesini Allah göstermesin, vermeyi kabul etsen Almanya’nın tapusunu üstüne yaparlar, öyle bir yer bu Muğla.

AYM ÜYELERİNE SESLENDİ

Anayasa Mahkemesi’ne gittik. Anayasa Mahkemesi bekliyor. Anayasa Mahkemesi’nin saygıdeğer başkanına, değerli üyelerine sesleniyorum. Bizim Anayasa Mahkemesi’nde bekleyen başvurularımız var. Arkadaşlarımızın hak ihlalleri, sağlıkları, özgürlükleri için ya da farklı konularda. Hiçbiri için beklemeye tahammülümüz yok ama Allah rızası için, oradaki kızılçam ormanları için, meşeler, kestaneler, zeytinler için, orada yaşayan o zavallı küçücük tilki yavrusu için, porsuklar için, tavşan için, saka kuşu için, arı kolonileri için, 200 tür bitki için, 100 farklı kuş türü için Anayasa Mahkemesi’ne Milas Meydanı’ndan çağrıda bulunuyorum. Bu canlılar için, bu güzel memleket için Anayasa Mahkemesi’ne ‘lütfen’ diyorum. Sizlere rica ediyorum. Bu milletin sesini duyun, bu ormanın sesini duyun, bu hayvanların, bu kuşların, bu ağaçların günahına girmeyin. Bu günahkar Erdoğan’a ‘dur’ deyin, ‘dur’ deyin.

Anayasa Mahkemesi’nin sayın üyeleri, bu gece başınızı yastığa koyduğunuzda o orman köylüsünü düşünün. Onun için mücadele eden, 80 yaşında bastonuyla direnen teyzeyi, onun akıttığı gözyaşını düşünün. Oraları maden olduğunda yok olacak olan o hayvanları, o güzelim ağaçları düşünün. Bir tane zeytinin bile kıymetini düşünün. 1,5 milyon zeytin ağacının kesimine ‘dur’ demek sizin yetkinizde. Bu gece onları düşünün ve artık bu başvuruyu öne çekin, görüşmesini yapın, bu katliama ‘dur’ deyin. Sizden bunu bekliyoruz.”

Özel, alandaki vatandaşlara, “Havama, suyuma, toprağıma dokunma” sloganı attırdı. Özel, “Sayın Anayasa Mahkemesi üyeleri. Bu teyzemleri görüyor musunuz? Onların hatırı için iptal bekliyoruz. Onların hatırı için. Anayasa Mahkemesi Limak’a ‘dur’ deyip bu teyzemin yüzünü güldürmeni bekliyoruz” diye konuştu.

BU İKTİDAR KİMSEYE İYİ GELMEDİ

Özel, şunları kaydetti:

“Değerli Muğlalılar, bu iktidar doğaya iyi gelmedi, tarıma iyi gelmedi. Baktığınızda kimseye iyi gelmedi. Yeni doğan bebeğe de iyi gelmedi, çocuğa da iyi gelmedi, kadına iyi gelmedi, yoksula iyi gelmedi, ortadireğe iyi gelmedi. Memura, işçiye iyi gelmedi. Çiftçiye de iyi gelmedi. Muğla Planlama Ajansı’nın hazırladığı bir rapor. Buraya çalışırken önüme geldi. Muğla’da çiftçilerin yüzde 69’u ‘Gelirim giderimi karşılamıyor’ diyor. Var mı burada çiftçiler? Yüzde 63’ü ‘Başka bir imkanım olsa çiftçiliği bırakırım’ diyor. En kötüsü de bu. Yüzde 75’i ‘Evladım benim gibi çiftçi olmasın. Başka bir işi olsun’ diyor. İşte 58 yaş ortalamasına gelen çiftçilerin düşürüldüğü durum bu.

2026 yılında bütçe yapıldı. Bütçe Cumhuriyet’in bize kazandırdığı en büyük haktır. Bir ülkede tek adam varsa, her şeye o karar verir. Ama o ülkede parlamento varsa, bütçe hakkı vardır ve bütçeye milletin temsilcileri karar verir. Bu sene parlamentoya bütçe geldi. Gelen bütçede çiftçi için ayrılan para, destekleme için sadece 168 milyar lira. Oysa kanun, ‘Gayrisafi milli hasılanın yüzde 1’i olacak’ diyor. Yani 772 milyar lira. Çiftçi beş hak etmişken, bütçeye bir koydular. Kanuna aykırı bütçe getirip geçirdiler. Çiftçi yüzde 1’ini hak ediyorken, binde 2’sini, hakkının beşte birini verdiler.

BUGÜN BU GERİ ADIM ATTIRDIK Kİ, YARIN ÇOK DAHA BÜYÜK ADIMLARI HEP BİRLİKTE ATACAĞIZ

Bu ülkede tarım bilinçli olarak bitiriliyor. Türkiye yurt dışına bağımlı hale getiriliyor. AK Parti çiftçinin değil, yurt dışından gıda ve hayvan ithal edenlerin menfaatini düşünüyor. Çiftçiler kredi kullanırken borcu yoktur kağıdı isteniyor. Bu kadar sıkıntı var, vergi borcu, SGK yani Bağ-Kur borcu olmayan çiftçi nasıl olsun? Bu kağıdı istersen nasıl kredi kullanabilsin? Nihayet dün akşam, bu gece 400 bin liraya kadar kullanılacak kredilerde ‘borcu yoktur’ kağıdından vazgeçtiler. Bu Erdoğan’ın çiftçiler için isteyerek attığı bir adım değildir. Bu, bu meydanların gücüdür. Sizin gücünüzdür. İtirazın ve ısrarlı tekrara verilen desteğin gücüdür. Bugün bu geri adımı attırdık, yarın çok daha büyük adımları hep birlikte atacağız. Çiftçisine sahip çıkan bu meydanlara yürekten teşekkür ediyorum.”

CHP Lideri Özgür Özel, konuşmasına şöyle devam etti: 

“Bağış kampanyaları ile birlikte depremden sonra toplam 71 milyar dolar toplandı. 40 milyar dolarla konutlar bitti diye hesap yaptılar. Onların yalancısıyız. Yani konutlara lazım olan para toplandı ve 31 milyar da fazlası var. Ama depremzedeye anahtar vermeden önce senet imzalatıyorlar. 100 kere söyledim, afet konutunda faiz olmaz. Ama orayı çizince anahtarı vermiyorlar. Dedik ki ‘Faiz olmasın.’ 10 gün sustular, toplumda yükselen baskıyı görünce dün açıkladı ‘Faiz almayacağız’ diye. İşte bu tekrarın, mücadelenin ve bu meydanların gücüdür. Şimdi diyor ki ‘İki yıl ödemesiz, 18 yıla böleceğim. Peşin verene beşte birine vereceğim, birkaç milyona ev vereceğim.’ Ya bu evlerin parasını bu aziz millet vergi olarak ödedi. Bağış kampanyaları ile ödedi. Daha ne parası? Buradan Erdoğan’a sesleniyorum: O boş senetleri ya yırtıp atacağız, ya yırtıp atacağız. Başka çaresi yoktur.

BU MÜCADELE ERDOĞAN’DAN BİR ŞEY İSTEME MÜCADELESİ DEĞİLDİR

Artık bu mücadele Erdoğan’dan bir şey isteme mücadelesi değildir. 20 bin liralık emekli maaşını, Erdoğan’ın eskiden olduğu gibi 1,5 asgari ücret olan 42 bin liraya çıkartmasını ya da bizim söylediğimiz gibi asgari ücreti 39 bin lira yapmasını beklemiyorum. Erdoğan’dan asgari ücrete zam, emekliye zam, depremzedeye bedava konut, öğrenciye yurt, yasaksız Türkiye, vizesiz Avrupa istemiyoruz. Erdoğan’dan bir şey istersem yazıklar olsun. Ondan bir tek şey istiyoruz. Erken seçim sandığını istiyoruz. İktidara geldiğinde 8 çeyrek altın alan en düşük emekli maaşı, bugün 1,5 çeyrek altın alıyor. 7 çeyrek altın alan asgari ücret, 2 çeyrek altın alıyor. Ortalama çiftçi geliri, 19 bin 700 lira. Asgari ücret sefalet ücreti ve maalesef ortalama ücret noktasına geldi. Cumhuriyet Halk Partisi olarak iktidar olduğumuzda bugünkü şartlarda asgari ücreti 39 bin lira, en düşük emekli maaşını önce bir asgari ücret ve sonra Erdoğan öncesi gibi iki asgari ücret yapmaya geliyoruz. Biz Erdoğan’dan zam değil, zam yapmak için milletten yetki; Erdoğan’dan da sadece ve sadece seçim sandığı bekliyoruz.

ARTIK BAKAN EVLATLARININ DEVRİ BİTECEK, VATAN EVLATLARININ DEVRİ BAŞLAYACAK

Geçtiğimiz hafta Erdoğan çıktı, bir yerde konuşma yaparken prompterdan çıktı, ‘Bu gidişi durduramayacaksınız Özgür’ dedi bana. Vallahi bozuk saat günde iki kez doğruyu gösterirmiş ya. Erdoğan’ın doğruyu söylediğini son zamanlarda ilk kez duyuyorum. Şunu bilsin hiç niyetim yok, bu gidişi durdurmayacağım. Millet sizi yolluyor, gidiyorsunuz. Bunu durdurmayacağız. Ama sen de şunu bil; bu gelişi durduramayacaksın. CHP’nin gelişini durduramayacaksın. Türkiye İttifakı’nı durduramayacaksın. Sosyal demokratları, muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratları, Kürt demokratları, liberal demokratları, sosyalist demokratları, Türkiye İttifakı’nın iktidarını, ay – yıldızlı al bayrağı elinde taşıyan Türkiye İttifakı’nın iktidarını durduramayacaksın. Bu bayrakla, ülkenin bölünmez bütünlüğüyle, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le sorunu olmayan herkes bizdendir, herkes bizimledir. Türkiye İttifakı budur. Biz kazanacağız ve bu mücadele bir dönemi kapatıp bir dönemi açacak. Artık bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak. Artık Limak’ın devri bitecek, Akbelen köylülerinin devri başlayacak. Artık yandaş müteahhitler değil, bu aldığı 20 bin lira sefalet maaşıyla bu meydana itiraza koşan emekliler; bu meydanı dolduran emekçiler, çiftçiler kazanacak. Halk kazanacak. Halkın evlatları kazanacak. Vatan evlatları kazanacak.

19 MART DARBESİNDEN BERİ TAM 333 GÜN GEÇTİ

19 Mart darbesinden beri tam 333 gün geçti. O gün demiştim ki, 47 yıl sonra partimizi birinci parti yapıp, Türkiye’de yüzde 65’e hizmet götürmeye milletten yetki alıp, bütün Türkiye’de çok büyük başarılara imza atıp Ak Parti’yi de tarihinde ilk kez ikinci bırakıp birinci parti olduğumuzda Adalet ve Kalkınma Partisi, bizi tebrik etmek, bizimle hizmette rekabet etmek, eğer genel seçimleri de kazanırsak bize ülkeyi teslim etmek yerine başka bir şeye kalkıştı. 19 Mart tarihinde, millete, ‘Hayır sen değil benim dediğim yönetecek’ dedi. Milli irade ‘Beni seçersen millidir, beni seçmeyince kirlidir’ dedi. Geçmişte seçimleri iptal ettiler, yine kazandık. AK Parti bizi gençlik kollarıyla, kadın kollarıyla, ana kademesiyle yenemeyeceğini anladığı için yargı kollarını kurdu. Hiçbir partide olmayan, demokrasiye yakışmayan ve darbeyi tankla, topla değil cübbeyle yaptıran bir işe kalkıştılar. Bu milletin seçtiklerini içeri atıp bu millete ayar vermeye, bu milleti sindirmeye ve geriye çekilmeye zorladılar.

DARBENİN HEDEFİ BİR SONRAKİ İKTİDARDIR

Bu ülke devletini sever. Çağırır, askere gider. İster, vergi verir. Laf söyletmez. Gün gelir, canını verir. Ama sen, devleti milletin karşısına dikersen, devleti bir partinin ilan edersen, kendi çıkarın için devleti işin içine sokarsan, alet eder, onu lehine kullanırsan bu millet buna ‘Dur’ der. 31 Mart’ta bu millet valilerin AK Parti il başkanı gibi çalışmasına, kaymakamın ilçe başkanlığı görevini üstlenmesine, uzman çavuşlarımızın emir altında hiç gitmedikleri ve bir daha hiç olmayacakları illerde, ilçelerde zorla oy kullandırılmasına, seçimdeki baskılara, haksızlıklara; yani devleti partinin, partiyi devletin sahibi gören AK Parti’nin kara düzenine karşı dimdik durmuştur. Ne zaman devletle millet yarışır, millet kazanır. Tayyip Erdoğan, arkasına devleti almış, devletin gücünü almış, Trump’ı almış. Bize meydan okuyor. Vallahi de biz kazanacağız. Çünkü biz milletin tarafındayız. Arkamızda millet var. Her darbenin bir hedefi var. Bu darbe öncekilerden farklı. Öncekilerden darbe iktidara yapılıyordu. Bu sefer darbeyi iktidar yapıyor. Kime yapıyor? Kendinden sonraki iktidara. Kim yaptırıyor? Cumhurbaşkanı. Niçin yaptırıyor? Kendisi için. Kime yaptırıyor? Kendinden sonraki Cumhurbaşkanı’na.

Burada madem ki devletin savcısı AK Parti’nin yargı kolları başkanı olmuştur; madem ki devlet AK Parti’yi, AK Parti devleti kendisiyle iç içe geçmiş olarak Erdoğan’ın elinde bulmuştur, o zaman buna milletle direnmek lazım. Darbenin hedefi bir sonraki iktidardır. 89’ncu kez bu otobüsün üstündeyiz. O gün bugündür diyoruz ki; ‘Öğrenci kurtulmadan polis kurtulmaz. Emekli kurtulmadan emekçi kurtulmaz. Çiftçi kurtulmadan esnaf kurtulmaz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.’

BİNİNCİ GÜNE ULAŞTIĞIMIZDA AK PARTİ İKTİDARINDAN KURTULMUŞ OLACAĞIZ

19 Mart darbesinden bugüne tam 333 gün geçti. O gün demiştim ki ‘Gerekirse Cumhuriyet tarihinin, dünya siyasi tarihinin en uzun kampanyasını yapacağız. Gerekirse bin gün kampanya yapacağız’. O gün bu lafı hafife alanlar olmuştu. Bugün 333’üncü gün. İlk günkü azimde miyiz, ilk günkü enerjide miyiz? Biraz önce sordum yapay zekaya. Dedim ki ‘666 gün sonra tarih nedir?’ 13 Aralık 2027. Hani diyorlar ya ‘Kasım 2027’de yapacağız seçimi, daha önce yapmayız.’ Yani bugüne kadar üç günün biri geçti, ikisi kaldı. Bininci güne ulaştığımızda AK Parti iktidarından kurtulmuş olacağız. AK Parti’nin kara düzeni bitmiş olacak. Vallahi yolun üçte birini yürüdük. Ben ilk günkünden daha enerjik, daha güçlü, daha heyecanlı ve daha kararlı hissediyorum. Pijamalar çıkıp, kumandalar bırakılıp, en yakındaki çağrıldığın meydana koştuğunda hiçbir şey zor değil. O zaman başaracağız. Asla katlanmak zorunda değilsin. Bize katılabilirsin ve sen kazanacaksın. Bu emekli maaşına, bu düşük ücrete, bu yoksulluğa, bu enflasyona, bu zamlara, işsizliğe, adaletsizliğe, haksızlığa katlanmak zorunda değilsiniz. Bir çaresi var. Var bir çaresi, onun da adı; Cumhuriyet Halk Partisi.

AKIN GÜRLEK SİYASİDİR

Milas’tan ilan ediyorum ki AK Parti’nin kara düzeninin sonu gelmiştir. Artık kısa çöp, uzun çöpten hakkını alacaktır. Bu meydanları dolduran yoksullar, ortadirek, ezilenler bu zengin ülkenin zenginliğinden payını alacaktır. Hep birlikte çalışıp, daha çok kazanıp, daha adil bölüşeceğiz. Zenginlerin bir elinin yağda, bir elinin balda olduğu, verginin yüzde 89’unun bu meydanlardan toplandığı AK Parti’nin kara düzenini yıkacağız. Çok kazanandan çok alacağız, az kazanandan az alacağız, garibanın yakasından bu kirli elleri çektireceğiz. AK Parti’nin kara düzenini hep birlikte yeneceğiz. Bakın nasıl suçüstü yakalandılar. Bir gün akşam İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ki hatırlayın; ne kadar tartışmalı karar varsa geçmişte hepsini alan, sonra da Anayasa Mahkemesi hak ihlalleri verdiği halde terfi ettirilen, ödüllendirilen birisi. Önce hakimdi. Siyasete girdi, Bakan yardımcısı oldu. Oradan İstanbul Cumhuriyet başsavcısı oldu. Çıkmış televizyona diyor ki… ‘Ben düne kadar…’ Bakın onun ağzıyla söylüyorum. ‘Ben düne kadar İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’ydım…’ Gece 23.59’da başsavcı. Güya tarafsız. Güya adil. Güya partisiz. Güya herkese eşit. Ama 23.59’da bu noktada, 24.00’te daha görevinden ayrılmadan, bir imzasıyla Erdoğan’ın Adalet Bakanı oldu. Ertesi gün Erdoğan’la AK Parti’nin İl Başkanları Toplantısı’na katıldı utanmadan ve AK Parti’nin il başkanlarına diyor ki ‘Partimizin başarısı için çalışacağım.’ 89 miting anlattım. ‘Bu dava siyasidir’ diye. Bu kadar güçlü anlatamazdım. Akın Gürlek siyasidir, AK Partilidir. AK Parti il başkanlarının önünde ‘Partimiz için çalışacağım’ diyen kişi, bir gün önce Ekrem İmamoğlu’na, arkadaşlarımıza iftira atan, zulmeden kişidir. Canlı yayına cesaretleri yoktur ama canlı yayını da tutuksuz yargılamayı da arkadaşlarımızın masumiyetini kanıtlamayı da hep birlikte başaracağız.

DÜNYANIN EN SİYASİ DAVASI İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR DAVASIDIR

Dünya siyasi tarihine geçecek ki dünyanın en siyasi davası İstanbul Büyükşehir davasıdır. Bileğimizi bükemedikleri, hizmette yarışamadıkları, onu yenemeyecekleri için hapse atmışlardır. Ege’nin göbeğinde, kardeşlerimin, analarımın, babalarımın yanında and içiyorum ki; biz bu mücadeleyi kazanacağız, bu iktidarı biz değiştireceğiz.

Bizim iktidarımızda; çiftçisi de hayvancısı da arıcısı da balıkçısı da hak ettiği yüzde 1’lik desteklemeyi, yani bugünün beş katı desteklemeyi alacak. Bütün ürünler, başta doğru ürüne yönlendirilen teşvik ve destek programları ile alım garantili ve ekildiğinde, dikildiğinde hangi paraya alınacağını bilerek iflasa sürüklenmeden yepyeni bir tarım politikasıyla, devlet destekli bir tarım politikasıyla, çiftçilerin de hayvancılıkla uğraşanların da yüzü gülecek. Sosyal devlet kimsesizlerin kimsesi olacak. Temel Vatandaşlık Geliri ile işi olmayanın çocuğu aç olmayacak. Ayağı çıplak olmayacak. Tenceresi boş olmayacak. Okulda gözü arkadaşının beslenme çantasında olmayacak. Hepsinin sahibi Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti olacak.

AK PARTİ MAĞDURLARINA SESLENİYORUM: KATLANMAK ZORUNDA DEĞİLSİN, BİZE KATILABİLİRSİN

Ben buradan bir hayali anlatmıyorum. Bir hakkı tekrarlıyorum. Bugün dünyadaki gelişmiş ülkeler ki hiçbiri bizim gibi zengin imkanlara sahip değil. Üç tarafı deniz, tarih ise tarih, nüfussa nüfus, madense maden, petrolse petrol, balıksa balık. Ne ararsan hepsi taşıyor memleketten ama birileri bunların hepsini kendi kesesine taşıyor. Yoksulun kesesini düşünmüyor. Onun için bir hak olanı söylüyorum ve bundan sonrası için de diyorum ki, Artık bu kabustan uyanmanın, artık silkinip ayağa kalkmanın zamanıdır. AK Parti‘ye oy verip yoksul kalanlara, işsiz olanlara, mağdur olanlara sesleniyorum: Katlanmak zorunda değilsin, bize katılabilirsin. İktidar değiştiğinde ilk senin yüzün gülecek. Çünkü sen suçsuz, günahsız, AK Parti’nin kara düzeninin oyunu aldığı, emeğini çaldığı, yarınını kararttığı güzel bir insansın. Bize katıl, bu iktidarı değiştirelim.

Tayyip Bey’in dediği gibi. Diyor ki ‘Bu gidişi durduramazsın Özgür.’ O gidişi hızlandıracağız. Seni yollayacağız, milletin iktidarını kuracağız. Bu iktidarı değiştirelim. Hakkımızı kimse vermeyecek, kendimiz alacağız. Söke söke alacağız. Biz pijamayı çıkardık, meydandayız. Pijamayı çıkarmayanın kapısına gideceğiz, gönlünü alacağız, oyunu alacağız.”

KAYNAK: ANKA

PaylaşPaylaşGönderPaylaşPaylaş
reklam metni reklam metni reklam metni
Önceki İçerik

Sahtecilik ve göçmen kaçakçılığı operasyonunda 48 kişi gözaltına alındı

Sonraki İçerik

Sancaktepe Belediyesi, Yaşar Kemal Yürüyüş Yolu ve Spor Alanı’nı hizmete açtı

İlgili İçerik

CHP’li Özçağdaş: “İktidar Muğla’yı maalesef talan edilecek bir alan olarak görüyor”
Siyaset

CHP’li Özçağdaş: “İktidar Muğla’yı maalesef talan edilecek bir alan olarak görüyor”

Son ankette çarpıcı düşüş gözler önüne geldi
Siyaset

PİAR Araştırma’nın Şubat ayı anketinde dikkat çeken sonuçlar…

CHP’li Günaydın’dan Erdoğan’a: “Paran yoksa Anagold’un vergi borcunu niye sildin”
Siyaset

CHP’li Günaydın: “Akın Gürlek, Yılmaz Tunç’u aratacağını kanıtladı”

CHP’li İlgezdi: Kafdağı’na da gömseniz, yasanın utancını gizleyemezsiniz
Siyaset

CHP’li İlgezdi’den Diyanet’e fitre tepkisi

Erbakan: “Suriye ve İran’dan sonra asıl hedef Türkiye’dir”
Siyaset

Erbakan: “2027 içerisinde seçim olacağını öngörüyoruz”

KYK borçlarının faizlerinin silinmesi maddesi Meclis’ten geçti
Siyaset

İşte TBMM’de bu hafta görüşülecek konular…

Sonraki İçerik
Sancaktepe Belediyesi, Yaşar Kemal Yürüyüş Yolu ve Spor Alanı’nı hizmete açtı

Sancaktepe Belediyesi, Yaşar Kemal Yürüyüş Yolu ve Spor Alanı'nı hizmete açtı

Gündem

CHP’li Özçağdaş: “İktidar Muğla’yı maalesef talan edilecek bir alan olarak görüyor”

CHP’li Özçağdaş: “İktidar Muğla’yı maalesef talan edilecek bir alan olarak görüyor”

Meslek örgütlerinden “Marmara depremi” uyarısı

Meslek örgütlerinden “Marmara depremi” uyarısı

Küba için imza kampanyası: “Küba asla yalnız kalmayacaktır”

Küba için imza kampanyası: “Küba asla yalnız kalmayacaktır”

Sancaktepe Belediyesi, Yaşar Kemal Yürüyüş Yolu ve Spor Alanı’nı hizmete açtı

Sancaktepe Belediyesi, Yaşar Kemal Yürüyüş Yolu ve Spor Alanı’nı hizmete açtı

Özgür Özel: ”Erdoğan’dan bir tek erken seçim sandığını istiyoruz”

Özgür Özel: ”Erdoğan’dan bir tek erken seçim sandığını istiyoruz”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi operasyonda ikinci dalga…. 47 kişi gözaltına alındı

Sahtecilik ve göçmen kaçakçılığı operasyonunda 48 kişi gözaltına alındı

Son ankette çarpıcı düşüş gözler önüne geldi

PİAR Araştırma’nın Şubat ayı anketinde dikkat çeken sonuçlar…

Xi: Çin yabancı yatırımlar için ideal, güvenli ve umut verici bir adres olmaya devam ediyor

Çin Cumhurbaşkanı Xi, Çin halkının yeni yılını kutladı

CHP’li Günaydın’dan Erdoğan’a: “Paran yoksa Anagold’un vergi borcunu niye sildin”

CHP’li Günaydın: “Akın Gürlek, Yılmaz Tunç’u aratacağını kanıtladı”

CHP’li İlgezdi: Kafdağı’na da gömseniz, yasanın utancını gizleyemezsiniz

CHP’li İlgezdi’den Diyanet’e fitre tepkisi

  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Bizi takip edin

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Video
  • Podcast
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Dünya
  • Yerel Yönetimler
  • Sağlık
  • Sürdürülebilirlik
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Spor
  • Medya
  • Asya Gündemi
  • TBMM

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist