Yön Haber
YÖN Radyo
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Podcast
Video
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yön Haber
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Dünya
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Daha Fazla
    • Yaşam
    • Sağlık
    • Yerel Yönetimler
    • Medya
    • Avrupa
    • Sürdürülebilirlik
    • Teknoloji
    • Spor
    • Video
    • Podcast
    • Asya Gündemi
    • TBMM
Yön Haber
Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Siyaset

Özgür Özel: ‘Adayın Özlem’i çıkar karşımıza, kararı Aydın versin!’

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 101’incisi Kuşadası’nda düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde, kalabalığın Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nu kastederek, "Özlem pabucu yarım çık dışarıya oynayalım" sloganı atması üzerine, "Özlem sokağa çıkabiliyor mu? O yapamıyorsa ben milli irade hırsızlığının en tepesine sesleniyorum: Ey Erdoğan! Sen almadığın bir seçimi siyasi kapkaçla cebine koymaya kalktın. Çok mu güveniyorsun Özlem’e, çok mu inanıyorsun Özlem’e? AK Parti elinde, iktidar elinde, Özlem elinde; teklif burada. Aydın'da, CHP ve AK Parti isterse seçimleri yenileyebiliyoruz. Adayın Özlem’i çıkar karşımıza, koyalım sandığı ortaya, kararı Aydın versin. Hodri meydan" dedi.

Yayınlanma Tarihi: 29 Mart 2026 - 15:02:54
Güncelleme Tarihi: 29 Mart 2026 - 17:24:30
Özgür Özel: ‘Adayın Özlem’i çıkar karşımıza, kararı Aydın versin!’
PAYLAŞPAYLAŞPAYLAŞWechat

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Aydın Kuşadası’nda gerçekleştirilen Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi’ne katıldı. Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Yiğit efelerin diyarına, korkunun değil cesaretin adasına, haksızlığa karşı diz vuran ama diz çökmeyenlerin yurduna, canım Aydın’a, cennet Kuşadası’na merhaba. Bugün buraya 19 Mart darbesinin bu adaya nasıl gelmeye çalıştığını, darbecilerin adaya çıkartma yapmaya çalıştığını anlatmaya ve bu adanın cesur, kararlı, seçme hakkına sahip çıkan, seçtiğine sahip çıkan, mili irade hırsızlarına, siyasi kapkaççılara meydan okuyan cesaretine saygı duyarak bu adanın vicdanına sığınmaya geldik” dedi. Özel, şunları söyledi:

“BU MEYDANLARI DOLDURAN ERDOĞAN’IN ZULMÜDÜR”

“Buradan sesleniyorum; ey Erdoğan darbeciler sokaklardan korkar, diktatörler meydanlardan korkar. Ama bu meydan korkuyu evde bırakanların, cesareti kuşananların meydanıdır. Bu meydanları dolduran ben değilim, senin zulmün. Bu milleti ayağa kaldıran ben değilim, senin yaptığın haksızlıklar. Bu kumpaslarla bu ülkenin iradesine sen çökmeye çalıştıkça millet ayaktadır. Kuşadası ayaktadır. Aydın ayaktadır. Türkiye ayaktadır. Bugün Kuşadası’nın üzerinde kara bulutlar geziyor. Darbeciler Kuşadası’nı kuşatmaya çalışıyor. Kuşadası’nın güneşi Çağlayan’daki AK Toroslar çetesince, Adalet Bakanlığı’ndaki AK Parti yargı kolları başkanınca hapsedilemez, kuşatılamaz. Kuşadası teslim olmaz. Efeler diz vurur ama diz çökmez. Bugün bu meydan çok anlamlı ve çok önemli bir meydan. Biz dün Çanakkale’de; geçilmez Çanakkale’de, emperyalistlerin baskınına karşı teslim olmayan, geçilmeyen Çanakkale’de 100’üncü mitingimizi yaptık. Soruyorlardı, ‘Mitingler ne olacak? Ara verecek misiniz? Duracak mısınız? Geri çekilecek misiniz?’ diye. İşte 101’inci miting. 100’ün ertesi gününde aynı kararlılıkla, aynı cesaretle Aydın’da millet ayaktadır. Seçtiğine sahip çıkanlara; bugün bu yağmurun altında aynen dün Çanakkale’de olduğu gibi ‘Bu yağmurda mitinge gidilmez’ diyenlere ‘Biz mitinge değil direnmeye gidiyoruz, eyleme gidiyoruz, mücadeleyle gidiyoruz’ diyenlere selam olsun, helal olsun.”

“ÖMER GÜNEL, SİLİVRİ’DE AMA MİLLETİN GÖNLÜNDEDİR”

“Bu meydana damgasını vuran seçtiğine, Ömer’ine, evladına sahip çıkma iradesidir. Kuşadası’nda çok partili dönemde sekiz kez belediye başkanı seçtirdik. Dördü üst üste aralıksızdır. Ömer Başkan’la iki dönemdir oyumuzu artırarak; ilkinde ittifakla, sonuncusunda ittifaksız ama tüm adayla ittifak yaparak, kimseyi dışlamadan, bütün adayı kucaklayarak ve sosyal demokratlarla muhafazakar demokratı, milliyetçi demokratı, Kürt demokratı, liberal demokratı bir araya getirerek, elbette ve elbette bu ülkesini, bayrağını seven, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile derdi olmayan herkesle kol kola girerek başardık bunu. İşte ‘Yalnız değildir’ diye bağırdınız Ömer Günel kardeşiniz, evladınız bu ilçede uzun süredir beklenen hizmetleri yılmadan, yorulmadan, arı gibi çalışarak, örgütümüzle ve grubumuzla uyum halinde Kuşadası’nın gönlünde olan her şeyi tüm kısıtlı imkanlara rağmen yapmaya çalıştı. Önümde Ömer Günel’in karnesi var. 830 milyon liralık yatırımla 70 stadyumluk yatırımı Kuşadası’na kavuşturan Ömer Günel’dir. Çocuklara ücretsiz süt dağıtan, öğrencilerin beslenme çantalarını hazırlayan, ihtiyaç sahiplerine gıda ve nakdi yardım yapan, bu şehre gelen üniversite öğrencilerine; her akşam 300 üniversite öğrencisine ücretsiz akşam yemeği veren Ömer Günel’dir. Anne – Baba Çocuk Evi’yle, taziye eviyle, kütüphanesiyle, Kitap Kafesi’yle, kültür merkeziyle, İstasyon Dijital Eğitim Merkezi’yle Kuşadası’nda yaptığı hizmetleri ‘Yahu bu bir ilçe belediyesi mi, yoksa bir büyükşehir belediyesi mi?’ dedirten Ömer Günel’dir. Adabahçe Halk Market, konukevi, üç müze, sergi alanları, çocuk ve kadın dayanışma merkezleri, Davutlar İkinci Bahar Merkezi ve Gençlik Merkezi, tenis kulübü, Kıyafet Evi’yle özgün projeleri hayata geçiren, çalışkan ve genç siyasetçi sizin evladınız Ömer Günel’dir. Sokak hayvanlarına rehabilitasyon ve bakım desteğiyle, mama üretim tesisinde yaptığı 154 tonluk üretimle, hayvanseverlerin örnek gösterdiği ilçe belediye başkanı, Kuşadası Başkanı Ömer Günel’dir. Adalı Kart’ın sağladığı indirimlerle, Ada Mobil’in hayatı kolaylaştıran hizmetleriyle, bizzat açılışını yaptığım Otizm Yaşam ve Destek Merkezi’yle yaptığı hizmetleri saya saya bitiremediğimiz sizin kardeşiniz, evladınız Ömer Başkan’ın kıymetli eşinin ve oğluna adını verecek kadar sevdiği adanın, Ada evladının huzurunda alnından öpüyoruz. Ömer Başkan şimdi Silivri’desin, 12 metrelik bir hücredesin. Gözün, kulağın burada. Bir tarafta Kuşadası’nın ve Aydın’ın oyunu alıp kaçanlar, bir tarafta sağanak yağmurun altında pazar günü bu meydanı doldurup ‘Ömer Günel yalnız değildir, Ömer Günel onurumuzdur’ diyen binlerce hemşerin var. Sen milletin gönlündesin.”

“AYDIN’IN İRADESİNİ ÇALMAYA KALKTILAR”

“Değerli Kuşadalılar biliyorsunuz ki geçtiğimiz ağustos ayında Aydın büyük bir travma yaşadı. Malum Ege’deki bütün iller Cumhuriyet Halk Partisi tarafından alınmıştı. Yani Balıkesir’den Manisa’ya, Muğla’dan Denizli’ye; Afyon, Kütahya, Uşak, tüm iller Cumhuriyet Halk Partisi tarafından alınmıştı. Artık Ege’den deport edilenler, ‘Artık sizi Ege’de istemiyoruz. Talanınızı istemiyoruz, yalanınızı istemiyoruz. Buraya dayattığınız bu rant düzenini istemiyoruz’ diyenler, Adalet ve Kalkınma Partisi’ni Ege’de belediyesiz bırakmışlardı. Seçimde milletin bu tercihine saygı duymak, bir sonraki seçime hazırlanmak, hatayı, kusuru kendinde aramak yerine birileri siyasi bir yankesiciliğe, milli irade hırsızlığına soyundular. Aydın’ın iradesini çalmaya kalktılar. Dünya kadar arkadaşımız iftiralara direnirken, dünya kadar arkadaşımız onurunu, haysiyetini koruyup zindanlara katlanırken Aydın’ın büyükşehir belediye başkanının önüne bazı dekontlar koydular. Allah muhafaza o dekontu bilsek, o yolsuzluğu bilsek, o faturaların o üçkağıtçılara ödetildiğini bilsek onu partide zaten kendimiz tutmazdık. Ama ona şunu dediler; ‘Ya hapse atılacaksın ya AK Parti’ye katılacaksın.’ O da dedi ki ‘Evet, ben Aydın’ın iradesini satarım, çalarım ama bir de şirketimiz var. Onun da kurtarılmasını isterim.’ İşte Ömer Günel’e yapılan operasyon Aydın’ın iradesinin AK Parti’ye satılmasının, eski adı ‘topuklu efe’ olan topuklayan efenin transferinin bedellerinden biridir. Bu transferle Aziz İhsan Aktaş’ın Özlem Çerçioğlu’na kurduğu kirli ilişkinin temizlenmesi, hakkında yürüyen operasyonların bir kenara getirilip, takipsizlik verilmesi, beraat verilmesi vaatlerin biridir. Bir diğeri, eşinin batan aile şirketinin kurtarılmasıdır. Üçüncü taksit de kendisinin yaptığı bu ihanete itiraz eden, direnen, sizin iradenizi savunan Ömer Günel’e iftira atılmasıdır.”

“KUŞADASI BAŞSAVCISINA GÖTÜRSEN DÖNÜP BAKMAZ”

“Eğri oturup doğru konuşalım. Ömer Günel’e yöneltilen iftiralar ortada. Bunları alıp da Kuşadası Cumhuriyet Başsavcısı’na götürsen dönüp de bakmaz. Niye? Daha önce beş kere müfettişlerin geldiği, didik didik inceledikleri, dikilen bitkilerin, çiçeklerin tek tek sayıldığı, hata arandığı, kusur bulunamadığı bir dosya ortadadır. Ömer Günel’e ‘Öyle duydum, böyle duydum ama kanıtım yok’ diye iftira atanı dinleyecek bir başsavcılık Kuşadası’nda yoktur, Aydın’da yoktur. İşte bu yüzden o milli irade hırsızı 14 Ağustos günü gidip AK Parti’ye katıldıktan sonra 10 Eylül günü Kuşadası’ndan bir meczup, bir yalancı, elinde kanıtı olmayan bir iftiracı İstanbul’a götürülmüş, AK Toroslar çetesine ifade verdirilmiş ve Ömer Günel’in tutuklanmasına ancak ‘evet’ diyebilecek tek savcı, tek hakim İstanbul’da bulunduğu için ‘Ömer Günel burada yolsuzluk yapıyor. Parayı da Ekrem İmamoğlu’na aktarıyor’ yalanı atılmıştır. Olay, iddiaya göre 2025 yılında yaşanmıştır. Oysa o tarihte Ekrem İmamoğlu, Silivri cezaevindedir, bütün arkadaşlarımız Silivri cezaevindedir. Cezaevine olan birine para aktarmak gibi bir suç, gerçekten kopuk olduğu gibi ahlaktan ve vicdandan uzak, alçakça bir iftiradır. Buradan bir kez daha söylüyoruz. 100 mitingde söyledik, 101’incide söylüyoruz. Biz insanların arasındayız. Milletin yüzüne bakıyoruz. Kuşadası’nın gözünün içine baka baka söylüyorum ki Ömer Günel masumdur, Ekrem İmamoğlu masumdur.”

“ÖZLEMLİ AKP’NİN OYU YÜZDE 18,6, SEÇİMDE AYDIN EZECEK”

“Gençler burada şöyle bağırıyorlar, o topuklayana diyorlar ki ‘Özlem pabucu yarım, çık dışarıya oynayalım.’ Özlem sokağa çıkabiliyor mu? Aranıza gelebiliyor mu? Hatır sorabiliyor mu? Yüzünüze bakabiliyor mu? O yapamıyorsa ben milli irade hırsızlığının en tepesine sesleniyorum. Ey Erdoğan, ben Aydın’da yaptığımız o muhteşem mitingde sana bir çağrıda bulunmuştum. Şimdi o günden bugüne sustun. Kulağının üstüne yattın. Şimdi bir kez daha tekrar ediyorum. Özlem Çerçioğlu bu partinin, bu şehrin AK Parti’ye verilmeyen, AK Parti’ye verilmeyen, Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve demokratların ittifakına verilen oyları aldı ve senin partine katıldı. Şimdi ‘Aydın’ı, Aydınlılar CHP yönetsin’ dedi. Sen almadığın bir seçimi siyasi kapkaçla cebine koymaya kalktın. Çok mu güveniyorsun Özlem’e? Çok mu inanıyorsun Özlem’e? AK Parti elinde. İktidar elinde. Özlem elinde. Teklif burada: Aydın’da Cumhuriyet Halk Partisi ve AK Parti isterse seçimleri yenileyebiliyoruz. Adayın Özlem’i çıkar karşımıza, koyalım sandığı ortaya. Kararı Aydın versin. Hodri meydan. Buradan Erdoğan’a sesleniyorum: Kuşadası’ndayım, Aydın’dayım. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı olarak sana meydan okuyorum. Milli irade hırsızlığına meydan okuyorum. Aydın’daki 10 binlerin, 100 binlerin beklentisini söylüyorum. Patron millettir, sandığı milletin önüne getir, kararı millet versin. Buraya Özlem Çerçioğlu’nu, ampulün altına ismini, resmini koyup karşımıza çıkmaya cesaret edebilir mi? Edebilir mi? Edemez. O da görüyor, son ankette Özlemli AKP yüzde 18,6’dır oyu. Bakın 18,6. Er ya da geç, zaten genel seçime kadar kaçarsa genel seçimde, ama sandık Aydın’ın önüne gelince o Özlem’i de, milli irade hırsızlarının hepsini de Aydın böyle ezecek, böyle.”

“PARTİYİ, ADAYLARI DEĞİL; REJİMİ SAVUNUYORUZ”

“Onun için buradan Aydın’ın bütün demokratlarına sesleniyorum. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu süreçte tek başına bir partiyi değil, bir partinin adaylarını değil, bir sistemi, bir rejimi savunuyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi, kurucusundan emanet Cumhuriyet’in en büyük kazanımı olan sandığı savunuyor. Sandık olur, patron millettir. ‘Gel’ dediği gelir, ‘Git’ dedi gider. Ama bu millet eğer sandığına el uzatılırsa, darbeye kalkışılırsa asla ve asla o darbeyi yapanlara sessiz kalmaz. Ne 1960, ne 12 Mart muhtırası, ne 1980 darbesi, ne 15 Temmuz darbesi darbeyi yapanlara bir şey kazandırmamış, darbeyi yapanları savunan kimse kalmamış, o darbenin mağdurları eninde sonunda bu millet tarafından tekrar baş tacı edilmiştir. Buradan Erdoğan’a sesleniyorum. Sen bu ülkede Başbakanlık yaptın, Cumhurbaşkanlığı yaptın. Tarihe başarıları olan, seçimler kazanmış bir Başbakan bir Cumhurbaşkanı olarak geçebilirdin. Yeniden aday olup yenilsen de şerefti. Aday olmayıp çekilsen de. Ancak sen bunun yerine cunta başkanı olmayı, darbe yapmayı, bir darbenin başına geçmeyi tercih ettin. Tarih boyunca bu yaptığın utançla yaşayacaksın, böyle anılacaksın.”

“ÜSTÜMÜZE DÜŞENİ YAPACAK AMA TESLİM OLMAYACAĞIZ”

“Buradan son günlerde yaşadığımız bir konuyu ve önümüzdeki günlerde yaşayabileceğimiz bir konuyu milletimize hatırlatmak isterim. Belediyelerimiz yapılan siyasi operasyonlar, bunların İstanbul merkezli yönetilmesi, İstanbul’da oluşturulan ve bütün amacı Cumhuriyet Halk Partisi’ni yıpratmak olan bir organizasyon ortadadır. Adana’daki Zeydan Karalar’a da Adıyaman’daki Abdurrahman Tutdere’ye de Kuşadası’ndaki Ömer Günel’e de aynı eller uzanmıştır, amaç bellidir. Geçtiğimiz günlerde Uşak Belediyesi’ne de İstanbul tarafından mali konularında bir AVM’nin sorunları var, çözmek istiyor. Belediyeye ‘10 tane kamyon al.’ O da ‘10 almayayım üç alırım’ diyor. Gidiyor, şikayetçi olup ifade veriyor. Buna benzer mevzular ve bunun yanında yapılan bir gece yarısı baskını. O baskında polis tarafından elde edilen devlete emanet görüntüler ve saatler içinde iktidara yakın gazeteler, internet sitelerinden yapılan büyük bir rezillikle karşı karşıyayız. Dün söyledim. Ben, partim bu konuda üzerimize düşen neyse yapacağız. Ortaya çıkana sessiz kalmadık, susmadık, üstüne yatmadık. Bunu açıkça söylüyoruz. Ancak bir ülkenin iktidarı, iktidarı kaybetmemek için polisin elindeki devletin kamerasını paparazzi kamerasına çevirirse, o görüntüleri yandaş gazetelere, sitelere vermekten bir menfaat beklerse, bu FETÖ kumpasçılığından öğrenilmiş bir rezalettir. Bu milletin tüm verileri ve bilgileri devlete emanetken, bunu Ankara Emniyeti partimize, arkadaşlarımıza ‘Sakın bizden bilmeyin, özel İstanbul’dan gelmişler, haberimiz olmadan yapmışlar’ demişken biz hangi kirli kumpasın, hangi kirli planın neye hizmet ettiğinin farkındayız. Biz üzerimize düşeni yapacağız ancak bu FETÖ kumpasçılığına, bu rezalete, bu bel altı siyasetine de teslim olmayacağız.”

“ADAPAZARI İÇİN BİRİNİZ KONUŞMADINIZ”

“Bir sözüm AK Parti lehine yazanlara, çizenlere: Bu işten AK Parti’ye siyasi menfaat çıkarmak için sözde etik kuralları hatırlatanlara şunu söylüyorum. AK Parti’nin Adapazarı Belediye Başkanı, üç haftadır aynı belediyede çalışan birisiyle olan ilişkisi üzerinden eleştirildi. Yazıldı, çizildi. Biriniz konuşmadınız. 920 sayfa yazışma var, hepiniz sustunuz. Ne zaman Cumhuriyet Halk Partisi dün Çanakkale mitinginde kendisi ile ilgili yarım günlük meseleye aldığı tutum, milletten takdir gördü. AK Parti bir kelime konuşmadan, Allah’ın kulu Tayyip Erdoğan’a sormadan, o çok kerli ferli gazeteciler bu konuda bir soru sormadan Adapazarı Belediye Başkanı kendi gördüğü lüzum üzerine partisinden istifa etti. Buradan, bu çifte standartçılara söylüyorum: ‘Ya hapse atıl, ya AK Parti’ye katıl. Eğer AK Parti’ysen her rezaletin üstünü örterim, CHP’liysen devletin polisini bu tip işlerde kullanır, bu işten siyaset çıkarmaya çalışırım.’ Millet böyle bir utanmazlığa asla ve asla sessiz kalmadı, kalmayacak. Cumhuriyet Halk Partisi’nin haklılığına, doğruluğuna ve tutumuna inanıyor musunuz? Bize güveniyor musun? Bu alçaklıktan hesap soracak mısınız?”

“KEÇİÖREN’DEKİ TOSUNCUĞUN TRANSFER ÇABASI VAR”

“Şimdi buradan Erdoğan’a sesleniyorum. Hadi Aydın’ın iradesini ‘Ya partime katıl, ya hapse atıl’ diye çaldın. ‘Karşıma çık’ diyorum, çıkmıyorsun. İstanbul’dan yaptığın izlemelerle gece yarısı otel operasyonları videolarından siyaset bekliyorsun. Bak Tayyip Erdoğan, Keçiören’de seçilen bir Tosuncuk vardı. Bunun için Osman Gökçek ve Turgut Altınok. Osman Gökçek dediğin partinin Ankara milletvekili. Turgut Altınok dediğin son Ankara Büyükşehir Belediye başkan adayın. ‘Bunun için, yolsuzluklardan kurtulmak için partimize gelmek istiyorlar’ dedi. Portaş’la ilgili bu kişi hakkında dosya savcılık tarafından çoktan istendi. Bu kişi aynı şekilde topuklayan efede olduğu gibi senin partine gelmek ve yolsuzluklarından kurtulmak istedi. Sizi suçüstü yakaladık. Ankaragücü taraftarını toplayıp da gruba getirip kendini tezahürat ettirsin diye hazırlarken, bizim partimizden belediye meclis üyelerine ‘AK Parti’ye geçiyoruz’ derken, dosyasının kapatılması vaadiyle ki, bizim bu konuda kendisine sorduğumuz sorular, aldığımız yanıtlar ortadayken sen bu kişiyi partine davet etmeye, bunu partine katmaya, ona rozet takmaya tenezzül ettin. Şimdi buradan Erdoğan’a sesleniyorum: Erdoğan, Keçiören Belediye Başkanı’nı partine getirmenin, onu partiye katmanın peşindesin ve şunu söylüyorlar. ‘Bu hafta ortalık karışık, bu gürültü içerisinde alalım, katılalım, geçelim’ diyorlar.”

“‘YOLSUZLUKTAN KURTULMAK İÇİN KAPIMIZDA’ DİYORLARDI”

“Buradan milletimize soruyorum. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bu yaptıklarına, Keçiören’e dosya göstermelerine, dosyasını İstanbul’a istemelerine, kendileri ‘Yolsuzluktan kurtulmak için kapımızda’ demelerine rağmen AK Parti’nin onu transfer çabalarına sessiz kalacak mısınız? Peki tüm bu yaşananlar varken bu Özlem Çerçioğlu’nun bugünlerde oyları CHP’lilerden alıp, seçilip parti değiştirdikten sonra, örneğin Çine’de, örneğin Koçarlı’da, daha önce yapılmış hizmet binalarını, daha önce yapılmış olan düğün salonlarını, belediyeden alıp kendisine oy veren Koçarlılı, Çineli vatandaşlarımızı cezalandırıp kendine oy vermeyen AK Partili belediyelere hizmet götürmesinin hesabını soracak mısınız? İşte demokrasi böyle bir şey. Mücadele böyle bir şey. Bir yanda kocasının şirketinin kurtaranlar, bir yandan tehdide boyun eğenler, şantaja teslim olanlar, çünkü kirli olanlar. Bir yanda evladının, eşinin yüzüne bakamayacak hiçbir şeyi olmayan, Kuşadası’nın gönlünde olan Ömer’in adaletini bu ilçeye getiren 12 metrekarede aslan gibi direnenler, aslan gibi. Şimdi burada yağmur yağdı, dağılmadınız. Yağmur dindi, dağılmadınız. İradeniz için buraya geldiniz. Ömer Başkan’a sahip çıkmak için buraya geldiniz. Türkiye’ye sahip çıkmak için, her türlü haksızlıklara direnmek için. Emeklinin uğradığı haksızlığa isyan için, emekçinin açlığa, yoksulluğa itilmesine itiraz için. Gençlerin umutları için, Türkiye’nin yarınları için geldiniz. ”

“NE ÖMER’İ VERİRİZ, NE EKREM’İ VERİRİZ”

“Soruyorlar; ‘Bundan sonra ne olacak?’ diye. Bundan sonra olacağı söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı olarak, şu anki Genel Başkanı olarak, son Genel Başkanı olarak, burası Kuşadası, bütün Türkiye’ye Kuşadası’ndan sesleniyorum. Burada Kuşadası’nda Kanapiçe Koyu var. Yıl 1934. Bu koyda o zaman teknoloji bu kadar yüksek olmadığı için düşman ülkelerin ajan çıkarmasına engel olmak için, asker çıkarmasına engel olmak için koylarda nöbetçiler var. Kanapiçe Koyu’nda da Balıkesirli asker Er Musa var. Demişler ki ‘Bu koy sana emanet Musa. Gazi Mustafa Kemal memleketi kurtardı. Düşmanı denize döktü, bayrağı dikti. Bu bayrak sana emanet Musa. Bu koya yabancı gelirse parolayı sorarsın. Bilirsen ne ala. Bilmezsen uyarırsın, ikinciye uyarırsın, üçüncüye uyarırsın. Olmadı memleket sana emanet vazifeni yaparsın.’ İngiliz gemisi gelir Kanapiçe Koyu’na. Bir ajan askeri indireceklerdir. Musa parolayı sorar, bilmezler. İhtar eder, durmazlar. Havaya ateş eder, dinlemezler. Musa görevini yapar, bir İngiliz askeri hayatını kaybeder. İngiltere buna çıldırır. Çıldırır. ‘Nasıl olur? İngiliz askeri bir Türk eri tarafından vurulur.’ Türkiye’ye nota verirler. Talep: ‘Ya verin biz yargılayalım, ya da idam edin. Bizim gözümüzün önünde o askeri idam edin ve İngiliz askerinin bedelini ödeyin’ derler. Gazi Mustafa Kemal Paşa bunu kabul etmez. ‘Görev yeri dahi değiştirilmeyecek. Musa’ya bir soru sorulmayacak. Verdiğimiz vazifeyi yapan Musa’nın arkasında durulacak.’ Bunun üzerine yedi İngiliz savaş gemisi Kanapiçe Koyu’na doğru harekete geçer. Türkiye’ye son notayı verirler. O nota karşılığı Atatürk’ün önüne gelince Atatürk bakar ve der ki ‘Balıkesirli Er Musa’yı bunlara vermektense Büyük Britanya Kralı ile savaşmayı göze alıyorum.’ İşte 101’inci eylemden bütün Türkiye’ye sesleniyoruz. Biz Mustafa Kemal’in kurduğu partide siyaset yapıyoruz. Allah nasip etti, onun emaneti koltukta bulunuyoruz. Soranlara söylüyorum. Ne Ömer’i, ne Ekrem’i… Kendi iktidarlarını sürdürmek için haksızca hedef alanlara şunu söylüyorum; ne Ömer’i veririz, ne Ekrem’i veririz. Gerekirse ölümü göze alırız. Sizin önünüzde eğilmeyiz. Deneyin bakalım.”

“EMİN OLUN, HEP BERABER BAŞARACAĞIZ”

“Şimdi burada bir miting var. Bir miting de burada var. Normalde miting alanının arkasındakilere bir şey demiyorum. Çünkü öyle olunca ön tarafa geçmiyorlar. Ama Bülent Tezcan diyor ki; ‘Bizim bunlar ön tarafa geçer ama ön tarafta yer kalmadı, ne yapsınlar’ diyor. Ben meydanı böyle dolduran Kuşadalılar’a, yazın ortası değil kışın ortasında, baharın başında daha misafirler yokken neredeyse evde kimseler kalmamış, bu meydanı dolduran Kuşadası’ndan teşekkür ediyorum. Hepinize teşekkür ediyorum. Arka tarafa soralım; Ömer Başkan’ı seviyor musunuz? Ona güveniyor musunuz? Milli irade hırsızlarından hesap soracak mısınız? Emin olun, hep beraber başaracağız. Hep beraber başaracağız. Bu meydan büyük bir mücadelenin, direncin, tam 100 eylemin üzerine bir yenisinin, ikinci 100 eylemin birincisinin, 101’incisinin evsahipliği yapmıştır. Bu meydanlar şehirlerde geçmişte dolmazken, şimdi ilçelerde dolmakta; gözün alamadığı, meydanın alamadığı bu kalabalıklar Türkiye’nin yarınlarına umut olmakta, ümit vermektedir. Bu meydan böyle oldukça Adalet ve Kalkınma Partisi geldiğinde 1,5 asgari ücret alıp şimdi 20 bin liraya mahkum edilen emekli, Adalet ve Kalkınma Partisi geldiğinde 8 çeyrek altın alıp şimdi 1,5 çeyrek altına mahkum edilen emekli; 7 çeyrekten 2,5 çeyreğe düşen asgari ücretli; 1 kilo buğday satıp 6 litre mazot alan, bir kilo pamuk karşılığında 2,5 litre mazot alabilen ve bugün zor durumda kalan çiftçiler ve yine Türkiye’den ümidini kesip yurt dışında hayal kuran gençler bu meydanlardan umut bulmaktadır. Onlar bu meydanlarda dayanışmayla, bu meydanlarda omuz omuza durmakla Türkiye’nin yarınları için birbirlerine güç vermektedir. Biz burayı elbette Ekrem Başkan’a, Ömer Başkan’a sahip çıkmak açısından önemli görürken esas olarak herkesin ortak geleceğimize sahip çıktığı alanlar olarak görüyoruz. Bu meydan çağrıldığında koşup gelenlerin, mücadele edenlerin, ayakta kalanların, ayakta duranların Türkiye’de yarın kendisi için bir iktidar kurulacağına inancın göstergesidir.”

“CUMHURİYET DİMDİK AYAKTA, ŞİMDİ İŞ SANDIĞA ULAŞMAKTIR”

“Bu meydanlar yeteri kadar dolu olursa, bu mücadele azmi sürerse, karda kaçmayan, soğukta üşümeyen, yağmurda dağılmayan, güneşin altında bayılmadan bu meydanı terk etmeyenler Türkiye’nin 100 yıl sonra yeniden kurucu irade umududur. Bu topraklar işgalden kurtarılmış, bu topraklarda Cumhuriyet kurulmuş, Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesi olmuştur. Hepimizin kusurlarıyla 25 yıl süren bir iktidar Cumhuriyet’in kolonlarına saldırmış, kirişlerini kırmış, kolonlarını kesmeye çalışmıştır. Ama Cumhuriyet onu sevenlerin ve onu kuran kadrolara minnet duyanların sayesinde dimdik ayaktadır. Şimdi iş, seçim sandığına ulaşmaktır. Bütün göstergeler, meydanlar, rakamlar, sesler, anketler bir devrin kapandığını, bir devrin açıldığını göstermektedir. Cumhuriyet kurulduğu günden beri önemli kırılma noktalarından birindedir. Önemli bir kilometre taşındadır. Önemli bir noktadadır. Siz bir devri kapatıp bir devri açmak üzere iradesini gösteren, öyle evde oturmak, ya da şikayet etmek yerine kaderine el koyan mücadele eden 10 milyonlardan birisiniz. Bu meydanların esas sahibi sizlersiniz. Bir devri kapatıp yeni bir devri açmaya hazır mısınız? Bir devri kapatıp yeni bir devri açmaya hazır mısınız? Sizde bu inanç oldukça artık iktidar değişimi sadece sandığın gelişini bekleyen bir süreçten ibarettir. Er ya da geç o sandık gelecek, er ya da geç o seçim yapılacak, er ya da geç bir devir kapanacak yeni bir devir açılacaktır. Size söz veriyorum bakan evlatlarının devri bitmektedir vatan evlatlarının devri başlayacaktır. Bir devri kapatmaya hazır mıyız? Bir devri başlatmaya hazır mıyız? Kendinize güveniyor musunuz? Sonuna kadar mücadeleye var mıyız? Ne zaman çağrılırsak meydanlarda mıyız? Birlikte başaracak mıyız? Birlikte kazanacak mıyız? Birlikte yürüyecek miyiz iktidara? İktidara birlikte yürüyecek miyiz? O zaman hadi bakalım. Yolunuz açık olsun, yolumuz açık olsun. Yürüyelim arkadaşlar, yürüyelim arkadaşlar.”

KAYNAK: ANKA

PaylaşPaylaşGönderPaylaşPaylaş
reklam metni reklam metni reklam metni
Önceki İçerik

Sancaktepe’de 54 hak sahibi tapularına kavuştu

Sonraki İçerik

Çin’in Chongqing kentinde Tesla süper şarj istasyonları hizmete girdi

İlgili İçerik

Özgür Özel: “Emekliden ve emekçiden yana bir iktidar gelecek, sıkıntıların tamamı kalkacak”
Siyaset

CHP’nin 102’nci mitingi Kütahya’da yapılacak

CHP’li Emir: Ak Parti’lilere el altından aşı yapılıyor
Siyaset

CHP’de Emir: “İbrahim Kalın, Hakan Fidan’ın sözlerini onarıcı bir yaklaşım sergilemiş”

İBB ve Zeytinburnu Belediyesi ortak  çalıştı, 30 yıllık imar sorunu çözüldü
Siyaset

İşte TBMM’de bu hafta görüşülecek konular…

Özgür Özel: “Birlikte göğüsledik zoru biz, güzeli hep birlikte düşledik”
Siyaset

Özgür Özel: “Birlikte göğüsledik zoru biz, güzeli hep birlikte düşledik”

Özgür Çelik: Korku duvarları yıkılmıştır
Siyaset

Özgür Çelik: Korku duvarları yıkılmıştır

CHP’li Emre: “Bir nesil gözümüzün önünde kayıp gitmektedir”
Siyaset

CHP’li Emre: Yasada olmayan, yasanın aksini uygulayan bir hukuk düzeni var

Sonraki İçerik
Çin’in Chongqing kentinde Tesla süper şarj istasyonları hizmete girdi

Çin'in Chongqing kentinde Tesla süper şarj istasyonları hizmete girdi

Gündem

İBB’den yaşlı bakımında bütüncül yaklaşım konferansı…

İBB’den yaşlı bakımında bütüncül yaklaşım konferansı…

Tutuklu gazeteciler için Kadıköy’de eylem

Tutuklu gazeteciler için Kadıköy’de eylem

Çin’in Chongqing kentinde Tesla süper şarj istasyonları hizmete girdi

Çin’in Chongqing kentinde Tesla süper şarj istasyonları hizmete girdi

Özgür Özel: ‘Adayın Özlem’i çıkar karşımıza, kararı Aydın versin!’

Özgür Özel: ‘Adayın Özlem’i çıkar karşımıza, kararı Aydın versin!’

Sancaktepe’de 54 hak sahibi tapularına kavuştu

Sancaktepe’de 54 hak sahibi tapularına kavuştu

Özgür Özel: “Emekliden ve emekçiden yana bir iktidar gelecek, sıkıntıların tamamı kalkacak”

CHP’nin 102’nci mitingi Kütahya’da yapılacak

CHP’li Emir: Ak Parti’lilere el altından aşı yapılıyor

CHP’de Emir: “İbrahim Kalın, Hakan Fidan’ın sözlerini onarıcı bir yaklaşım sergilemiş”

İBB ve Zeytinburnu Belediyesi ortak  çalıştı, 30 yıllık imar sorunu çözüldü

İşte TBMM’de bu hafta görüşülecek konular…

İsrail, Suriye-Lübnan sınırında operasyon başlattı

İsrail, Suriye-Lübnan sınırında operasyon başlattı

ABD’de Trump’a karşı “No Kings” eylemleri

ABD’de Trump’a karşı “No Kings” eylemleri

  • Künye / İletişim
  • Gizlilik Politikası
Bizi takip edin

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Hiç Sonuç Bulunamadı
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Video
  • Podcast
  • Emek Dünyası
  • Kültür-Sanat
  • Dünya
  • Yerel Yönetimler
  • Sağlık
  • Sürdürülebilirlik
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Spor
  • Medya
  • Asya Gündemi
  • TBMM

© 2020 YÖN Haber | Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Create New Account!

Fill the forms bellow to register

All fields are required. Log In

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist