Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR) Nisan 2026 İşsizliğin Görünümü Raporu’na göre, geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 850 bine çıkarak yüzde 31,5 oldu.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR) Nisan 2026 İşsizliğin Görünümü Raporu yayımlandı. Geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 850 bine çıkarak yüzde 31,5 oldu. Geniş tanımlı kadın işsizliği ise yüzde 40,3. Yine rapora göre, dar ve geniş tanımlı işsizlik oranı arasındaki puan farkı 23,4’e çıkarken, 4 buçuk milyon kişi haftalık 40 saatten az çalışıyor ve daha fazla çalışmak istiyor. 5,4 milyon kişi ise çalışmak istemesine rağmen iş bulamıyor.
İŞSİZLERİN YÜZDE 81,7’SİNİN İŞSİZLİK ÖDENEĞİ ALAMIYOR
Her 10 işsizden 8’i işsizlik ödeneğinden yararlanamadığını belirten DİSK-AR, raporda, “TÜİK’in resmi dar tanımlı işsizlerin ezici çoğunluğu işsizlik ödeneğinden yararlanamıyor. İşsizlik ödeneğinden yararlanma koşullarının ağır olması ve işsizlik sigortası kaynaklarının amacı dışında kullanılması sebebiyle işsizlerin büyük çoğunluğu işsizlik ödeneğinden yararlanamıyor. Mart 2026’da TÜİK toplam dar tanımlı işsiz sayısını 2 milyon 873 bin kişi olarak açıkladı. İŞKUR’un Mart 2026 İşsizlik Sigortası Bültenleri verilerine göre ise bu ayda işsizlik ödeneği alabilenlerin sayısı 526 bin 826’dır. Böylece Mart 2026’da resmi işsizlerin sadece yüzde 18,3’ü işsizlik ödeneği alabildi. 2,3 milyon işsiz, işsizlik ödeneğinden yoksun kaldı. Bu da işsizlerin yüzde 81,7’sinin işsizlik ödeneği alamadığı anlamına geliyor” ifadelerine yer verdi.
DİSK’TEN İŞSİZLİKLE MÜCADELE ÖNERİLERİ
DİSK’ten işsizlikle mücadele önerileri
DİSK-AR raporda işsizlikle mücadele önerilerini de sıraladı. DİSK-AR’ın önerileri şöyle:
“- ‘Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması’ ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.
– Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) ‘insana yaraşır iş’ yaklaşımı temelinde herkese
güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.
– İş Yasasının 25/II. Maddesi yeniden düzenlenmeli ve keyfi işten çıkarmalar sona ermelidir.
– İşsizlik sigortası ödeneğinden yararlanma koşulları ve ödenek miktarı iyileştirilmelidir.
– İşsizlik Sigortası Fonu’nun amaç dışı kullanımına son verilmelidir. Fon’dan işverenlere dönük
teşvik ve destekler sona erdirilmelidir.
– Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu
ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve
hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.
– İşbaşında eğitim adı altında çırak, stajyer, kursiyerlerin ve bursiyerlerin ucuz işgücü deposu
olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.
– Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.
– Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı,
herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
– Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi
uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz
bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.”
KAYNAK: ANKA

















